Sündüs Katliamı Standında İftar
18 Temmuz 1993 tarihinde Bahçesaray/Miks Miran yaylasında Sündüs bölgesinde 24 masum insan hunharca öldürüldüler. Yaklaşık altı çadırdan oluşan bu yaylada 26 kişi yaşıyor ve bunların çoğu da kadın ve çocuklardan oluşuyordu. Katiller gece başlarken bir tepeden ellerinde el fenerleriyle indiler ve yaylada yaşayanların hepsini bir çadıra topladıktan sonra kurşuna dizdiler. İki kişi cesetlerin altında kalarak ölümden kurtuldu, ancak geçen bu yirmi yıl zarfında o kurtulduklarını zanneden bu iki kişi acıyla her gün öldüler. Kuşkusuz onları öldüren, öldürme emrini veren ve bundan haberdar olanlar da hergün ölüyorlar…
Van Mazlumder Şubesi, mağdurlardan birinin başvurusu üzerine olayın takipçisi olmaya başladı. Önce, medya kanalıyla işlenen bu vahşice cinayeti gündeme taşımaya çalıştı ve bunda da yeterli oranda başarılı oldu. Daha sonra toplumsal baskıyı yoğunlaştırmak maksadıyla STK ve bazı siyasi partileri dolaşarak olayı duyurmaya ve onların bu konularda duyarlı olmalarını sağlamaya çalıştılar.
Yargı alanında yaptıkları çalışmayla Baro kanalıyla dava açılmasını sağlayarak, zaman aşımı olayının etkisiz kılınmasına çalışıldı. Konuyla ilgili özel yetkili savcının işlenen bu cinayetle ilgili olarak olumlu sinyaller vermesi, katliamda hayatlarını kaybedenlerin yakınları için yeni bir ümit kaynağı olmuştur. Mazlumder bu çabasının devamında toplumsal duyarlılığı ve bilinçlenmeyi sağlamak amacıyla Feqîyê Teyran Parkında bir stant açarak broşür dağıtımı ve bizzat bilgilendirme yoluyla toplumun bu katliamdan haberdar olmasını sağlamaya çabalamıştır.
17 Temmuz günü açılan stant, halkın yoğun ilgisiyle karşılanmış ve akşamüzeri parkın önüne serilen yer sofrasında tahmin edilemeyen bir kalabalıkla iftar yemeği yenilmiştir. Katliama dikkatleri çekmek maksadıyla parkın önünde kurulan yer sofrası, tahminlerin üzerinde ilgi toplamıştır. Aslında sadece Mazlumder çalışanları ve birkaç misafir hesaplanarak kurulan sofraya gelen misafirler sığmamış, parkın içerisinde iftar açanların sayısının oldukça artmış olduğu gözlemlenmiştir.
İftardan sonra başlatılan imza kampanyasıyla, hem katliam halka duyurulmuş ve hem de 18 Temmuz günü Bahçesaray’da katliamı anma yıldönümüne katılım sağlanması için duyurular yapılmış ve okunan basın açıklamasıyla katliamı gerçekleştirenler bir kez daha lanetlenmiştir. İki gün sürecek imza kampanyasında istenilen rakamın yakalanması için yoğun bir çalışma devam ediyor.
Stant gönüllüleri, 18 Temmuz Perşembe günü halkın Bahçesaray’a gitmesi yolunda duyurularını devam ettiriyorlar ve Sündüs Katliamı karşısında sessiz kalınmaması durumunda Roboski türü katliamlara kimsenin cesaret edemeyeceğini dillendiriyorlar.
Mazlumder Van Şubesinin konuyla ilgili yaptığı basın açıklamasının tam metni aşağıdadır:
Yeni Sündüs Katliamları olmasın!
Basına ve kamuoyuna;
Van’ın Bahçesaray ilçesinin Sündüs yaylasında 18 Temmuz 1993 yılında yaşanan katliamı kamuoyuyla paylaşmak için burada bulunuyoruz. Her yıl yaz mevsiminde yaylaya giden köylüler 18 Temmuz gecesi gerilla kıyafeti giyiminde oldukları söylenen 7 kişi tarafından, bir çadırda toplanmaları istendi.� Köylüler bu silahlı kişilerin kötü niyetli olduklarını anladıklarında, “buraya aileleriyle birlikte geldiklerini ve herhangi bir siyasi amaç gütmediklerini” ifade etmelerine rağmen, gelenler arasında sarı sakallı mavi gözlü birinin elindeki telsizden aldığı direktiften sonra, çadırda toplanan 26 köylünün üzerine ateş açmaya başladılar. 14’u çocuk 9’u kadın olmak üzerine 24 sivil ve savunmasız insanı hunharca katledilir.
PKK açıklamasında olayla hiçbir ilişkinin bulunmadığını bildirdi ve daha sonralarda Murat Demir ve Murat İpek ismindeki itirafçılar olayın JİTEM tarafından yapıldığını söylediler. Üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen katliamı organize eden derin güçler ve gerçek failler yakalanmamış; yargılanmamıştır. Olayın bu şekilde örtbas edilmiş olması insanlık için bir kara leke olarak tarihe geçmiştir.
18 Temmuz’da zaman aşımına uğrama ihtimali bulunan katliamla ilgili yargı sürecinin başlatılması için Van Baro başkanı Murat Timur ile yaptığımız görüşme neticesine suç duyurusunda bulunulmuştur. Bu süreç zarfında yapılan çalışmalarla kamuoyu bilgilendirmesi yolunda gerekli çalışmalar yapılmış ve onun akabinde yapılan suç duyurusuyla insanlık aleyhinde işlenen bu cinayetin tarihin karanlık dehlizlerinde kaybolmamasına çalışılmıştır. Yaklaşık iki hafta boyunca Van’da bulunan STK ve Partiler imkân dâhilinde ziyaret edilerek Sündüs Yaylası Katliamıyla ilgili olarak bilgilendirme yapılmış ve onlardan bu vahşet karşısında duyarlı olmaları ve 18 Temmuz günü Bahçesaray’da düzenlenecek anma etkinliğine katılmaları çağırısında bulunulmuştur.
Feqîyê Teyran Parkında açtığımız bu stantla da katliamın bilgisini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflemekteyiz.� Bu çabalarımızla, karanlıkta kalmış bütün cinayetlerin ve kirli ilişkilerin ortaya çıkmasını hedefliyor; katliamın yıldönümü anma etkinliklerine katılarak mağdurların yalnız olmadığını göstermek istiyoruz. Sizin vesilenizle bir kez daha bütün STK’lara bu konuda duyarlı olmaya ve anma etkinliğine imkân dâhilinde kalabalık bir şekilde katılmaya davet ediyoruz. Şuna inanıyoruz ki, eğer toplum olarak çevremizde yapılan katliamlara sessiz kalmasaydık ve toplumsal baskının oluşması için duyarlı davransaydık yeni katliamlar olmayacaktı. Yani, eğer Sündüs Katliamı karşısında insanlar korkularına mağlup olup susmasalardı, Roboski katliamları olmazdı.
Van Mazlumder olarak masum bir insanı öldürmenin tüm insanlığı öldürmek ve bir insanı yaşatmanın tüm insanlığı yaşatmak olduğu ilkesinden yola çıkarak üzerinden 20 yıl geçse bile yaşanan bu katliama sessiz kalmadığımızı ve kalmayacağımızı, bunun için gerekli tüm imkânlarını seferber ederek insanlığın sesini yükseltmeye çalışacağımızı belirtmek isteriz. Tarihin utanç sayfalarından biri olan 18 temmuz1993 Sündüs katliamını unutmadığımızı, unutturmayacağımızı yeniden bu vesile ile hayatını yetirenlere bir kez daha Allahtan rahmet yakınlarına sabırlar dileriz.
Basına ve kamuoyuna saygılarımızla.
Mazlumder Van Şubesi adına
Betül Güngür