PKK mensupları ve Güvenlik Güçleri arasında devam eden çatışmalar nedeniyle çeşitli tarihlerde gerçekleşen sivil ölümleri ve yaralanmaları devam etmektedir. Kamuoyuna açık kaynaklar üzerinden erişilen bilgiler göstermektedir ki, doğrudan çatışan tarafların ateşinden veya dolaylı olarak mühimmatından kaynaklanan birçok mağduriyet ve yaşam hakkı ihlali bulunmaktadır. Gündemin yoğunluğu içinde sivil ölümlerinin yeterince dile getirilememesi bu ölüm ve yaralanmaların gitgide olağan karşılanmasına neden olmaktadır. Buna karşın hiçbir şekilde meşru görülemeyecek ve normal karşılanamayacak bu yaşam hakkı ihlallerine yeniden dikkat çekmek gerekmektedir.
Son bir ayda tespit edebildiğimiz sivillere yönelik yaşam hakkı ihlalleri aşağıda belirtilmiştir.
1. 09 Temmuz 2016 günü Ağrı’nın Diyadin ilçesi Taşkesen köyünde, kırsal alanda koyun otlatan iki çocuğun mayın veya EYP infilakı nedeniyle yaralandığı, çocuklardan 14 yalındaki Fettah ERDEN’in yaralanma sonrası hayatını kaybettiği, 19 yaşındaki Sinan ÇİFTÇİ’nin ise ağır yaralı olduğu öğrenilmiştir. Daha öncesinde askeri birlikler tarafından operasyon yürütüldüğü bilinen bu kırsal alanda infilak eden patlayıcının, PKK mensupları tarafından döşendiği iddia edildiği gibi askeri birlikler tarafından kullanılan bir mayın olduğu da iddia edilmektedir. Yine iddialara göre, yaralı Sinan ÇİFTÇİ’nin durumunun bildirilmesine rağmen ambulansın olay mahalline gidişine izin verilmediği ve iki kilometrelik bir mesafede bekletildiği, yaralının köylülerin çabası ile ambulansa ulaştırıldığı söylenmektedir.
2. 09 Temmuz 2016 günü Hakkari’nin Çukurca ilçesinde Tugay Komutanlığına PKK mensupları tarafından yapılan saldırıda o esnada yoldan geçen Remzi Kanat idaresindeki araca havan topu isabet ettiği öğrenilmiştir. Havan topunun isabet etmesi sonucu 12 yaşındaki Doğan KANAT’ın olay yerinde öldüğü ve araçtaki altı kişinin yaralandığı, yaralananlardan 5 yaşındaki Viyan KANAT isimli kız çocuğunun ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği öğrenilmiştir.
3. 18 Temmuz 2016 günü Hakkari ili Yüksekova ilçesinde Büyükçiftlik beldesi Derav yolu mevkiinde tarlada çalışan yakınlarına yemek götüren Sürmi İnce (57) isimli kadının ateşli silahla vurularak öldüğü öğrenilmiştir. Eşi ve çocuklarının yanındayken vurulduğu söylenen Sürmi İnce’nin karakoldan açılan ateşle öldüğü iddia edilmektedir.
4. 18 Temmuz 2016 günü Mardin ili Nusaybin ilçesinde, operasyonların sonlandığı fakat sokağa çıkma yasağının devam ettiği Yenişehir Mahallesindeki evlerine giden Heyhat Müjde (44) ve kızı Saadet Müjde (21) isimli kadınların evleri civarında bulunan bir bombanın patlaması sonucu hayatlarını kaybettikleri öğrenilmiştir.
5. 25 Temmuz 2016 günü akşam vakitlerinde Muş ili Bulanık ilçesinde polis arama noktasında içinde sivillerin bulunduğu araçtaki altı sivil kişi yaralanmıştır. Bölgeden alınan bilgilere göre olay, yaralananların bulunduğu araç polis arama noktasında polisin talebi üzerine beklerken gerçekleşmiştir. Polisin dur ihtarına uymayan başka bir araca açılan ateş sonucunda polisin beklettiği aracın yaylım ateşine maruz kaldığı belirtilmektedir. Ateş sonucu araçtaki altı sivil kişi (ikisi ağır olmak üzere) yaralanmıştır.
6. 10 Ağustos 2016 günü akşam saatlerinde Diyarbakır On Gözlü Köprü yakınında polis aracı geçerken PKK mensuplarınca patlatılan bomba sonucunda aynı aileden olan Behiye Yıldırım (52), Derya Yıldırım (23), Demet Yıldırım Aydın (31), Oğuz Kaan Aydın (8), Ceylinaz Aydın (3) hayatını kaybetmiştir. Beş kişinin vefatına neden olan bu saldırıda ayrıca yine bu aileden Necati Yıldırım ve Muhammed Aydın’ın da aralarında bulunduğu 7 sivilin ise ağır şekilde yaralandığı duyurulmuştur.
7. 10 Ağustos 2016 günü akşam saatlerinde Mardin Kızıltepe’de Devlet Hastanesinin bulunduğu yolda polis aracı geçerken PKK mensuplarınca patlatılan bomba sonucunda Aslı Aydemir (13) ve Abdurrahman Çeçen (24) hayatını kaybetmiştir. Bu patlamada, Valilik açıklamasına göre 15 sivilin de yaralandığı duyurulmuştur.
Sivillerin ölümüne neden olan bu olaylar haricinde, PKK bağlı birimi olan YPS mensupları eliyle doğrudan hedef gözetilerek öldürüldüğü iddia edilen kişiler de bulunmaktadır. Son bir ay içinde bu şekilde öldüğü veya yaralandığı şüphesi edinilen kişiler ise aşağıda belirtilmiştir.
1. 17 Mayıs 2016 tarihinden itibaren kendisinden haber alınmayan Sadık Boyacı’nın (30) YPS tarafından ajan olduğu iddiasıyla öldürüldüğü iddia edilmektedir. Bu kişiye ait olduğu söylenen görüntülerin yakın zamanda sosyal medya üzerinden dağılımı ise iddiayı güçlendirmektedir.
2. 31 Temmuz 2016 günü ise Doğan Dal (25) isimli kişinin “ajanlık faaliyeti yaptığı” iddiasıyla YPS tarafından öldürüldüğü PKK çizgisindeki haber ajanslarında duyurulmuştur.
3. Şırnak ili Silopi ilçesinde ise Temmuz sonu itibariyle üç kişinin yine “ajanlık faaliyeti yaptığı” iddiasıyla YPS tarafından öldürüldüğü iddia edilmekte, fakat bu kişilerin isimlerine dair bir bilgiye rastlanamamıştır.
4. Cizre’de darbe girişimi sonrası “Demokrasi Nöbeti”ni organize eden ve bu nedenle tehdit edilen kişilerden Mehmet Zeki Macartay’ın (54) 10 Ağustos 2016 günü akşam saatlerinde evine giderken sokak ortasında üç kurşunla vurulduğu ve ağır yaralandığı öğrenilmiştir.
Bazı sosyal medya hesapları ve internet siteleri ile PKK ile ilintili ajanslar gibi açık bilgi kanallarının taranması sonucunda edinilen bilgilere göre; yukarda ismi anılan kişiler dışında başka kişilerin de benzer iddia ve ithamlar ile tehdit edildiği ve henüz ismi öğrenilemeyen ölümlerin olduğuna yönelik şüpheler edinilmiştir.
Çatışma ortamında çatışan tarafların ateşinin etkisiyle hayatını kaybeden veya yaralanan sivillerden farklı bir şekilde doğrudan hedef alınarak öldürüldüğü düşünülen kişiler üzerinden toplumun korku atmosferine çekildiği, can güvenliğinden endişe eder hale geldiği gözlenmektedir. Bu durum PKK ve bağlı birimlerinin güçlü olduğu bölgelerde muhalif kişi ve grupların kendisini baskı altında hissetmesine neden olmaktadır. Söz konusu baskı hissi, Kürt meselesinde bütün toplumsal kesimlerin dahil olabileceği bir uzlaşma ve barış sürecinin de önünü tıkamaktadır.
Yukarıda andığımız bu olaylarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diliyoruz. İnsanların yaşamını kaybetmesine veya yaralanmasına neden olan bu olayların faillerini kınıyor, bu ihlallerin hiçbir şekilde normalleştirilmeyeceğini ve meşrulaştırılmayacağını yeniden hatırlatıyoruz.
MAZLUMDER olarak, çatışan taraflarla ilişkisiz sivillerin hayatını kaybetmesine neden olabilen yukardaki olayları göz önüne alarak; güvenlik güçlerinin çatışma ortamında sivillerin can güvenliğine yönelik her türlü önlemi alma sorumluluğu olduğunu yeniden hatırlatıyoruz. Bununla beraber, PKK ve bağlı birimlerini her türlü silahlı eylemi sonlandırmaya ve PKK ile bağlı birimleri tarafından ithamlar yöneltilen savunmasız sivillere yönelik her türlü şiddeti derhal durdurmaya çağırıyoruz. Kürt sorununda barışçıl bir çözüm imkanını yeniden oluşturmak dışında başka bir çare olmadığını bütün taraflara tekrar hatırlatıyoruz.
MAZLUMDER Çatışma İzleme ve Çözüm Grubu