Basın Açıklamaları

SINIR ÖTESİ OPERASYON

Siyasi erkin, Kürt meselesinin çözümünü militarist zihniyete havale etmesi, bölgede yapılan operasyonlar ile PKK örgütünün yoğun saldırıları sonucu birçok asker ve sivil yaşamını yitirmiş, bunun üzerine Meclis sorunu çözmek

24.10.2007/DİYARBAKIR

SINIR ÖTESİ OPERASYON

Siyasi erkin, Kürt meselesinin çözümünü militarist zihniyete havale etmesi, bölgede yapılan operasyonlar ile PKK örgütünün yoğun saldırıları sonucu birçok asker ve sivil yaşamını yitirmiş, bunun üzerine Meclis sorunu çözmek iddiası ile hükümete yetki veren bir

tezkereyi 507 milletvekilinin oyu ile TBMM den geçirmiştir. "Sınır ötesi Operasyon" tezkeresi ile siyasi irade, askeri vesayetin ağır tazyiki altında kalmıştır.

Tezkere çıkmasına rağmen bu yetkiyi kullanmak siyasi iradenin elindedir. Tezkere çıkmıştır ancak savaşı önlemek mümkündür. Hükümet soğukkanlı, sağduyulu davranışla hareket etmeli, savaş çığırtkanlarına değil toplumsal barışa öncelik vermelidir. Öncelikle hükümet, askeri bürokrasiden; onca güvenlik tedbirleri altında meydana gelen aşırı kayıplarda, ihmal ve kusuru olanların hesabını sormalıdır.

Kangrenleşen "Kürt Meselesi"nin şiddet ve yaşam hakkı ihlalini doğuracak olan militarist yöntemlerle çözümlenmeye çalışılması, ülkede şiddeti tırmandırmaktadır. Bu tutum, etnik yapılar içerisinde çatışma ortamını doğuracak niteliktedir.

Öncelikle belirtmeliyiz ki, yaşam hakkı, temel haktır ve hiçbir düşünce ve mülahazaya kurban edilemez. Kim tarafından kime karşı yapılırsa yapılsın yaşam hakkını ihlal eden, yok eden saldırıları, kınamakta ve insanlık dışı fiiller olduğunu belirtmekteyiz. Yaşamını

yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyoruz.

Rehin alınan askerlerin koşulsuz olarak derhal serbest bırakılması gerekir. Bu hususta oluşacak arabuluculuk çalışmalarını desteklemekte, İnsanların yaşam hakkı üzerinden pazarlık yapılmaması gerektiğini de bildirmekteyiz.

Kuzey Irak'a askeri müdahaleyi doğru bulmuyoruz. Irak yönetimi ve tüm dünyanın olumsuz tutumu karşısında yapılacak bir müdahale hukuk dışı sonuçlar doğuracaktır. Müdahale daha fazla sivil ve askerin ölmesi anlamına gelmektedir. Şimdi sorulması gereken; Şimdiye kadar yapıldığı söylenen 24 adet sınır ötesi operasyonun muhasebesi yapılmış mıdır? Umulan fayda sağlanmış mıdır?

Kolluk kuvvetlerinin görevinin sivil yurttaşlara yüklenmesi şeklindeki tutumlar doğru değildir. Gerginlik politikasıyla, geliştirilen tepkiler, yurt sathında Kürt yurttaşlarımızın, yaşam güvenliğini tehdit eder boyutlara gelmiştir. Aşırı milliyetçi kesimler ile toplum mühendislerinin katkılarıyla oluşturulan nefret mitingleri tertip edilmesi, çatışma çağrıları, bir kısım medyanın, yaşanan sürece tahrik etmesi, geri dönüşü mümkün olmayan elem, acıların oluşmasına sebep olabilir.

DTP gibi legal siyaset yapan ve "Siyasi Partiler Kanunu"na tabi olan ve bir kesimin taleplerini meclise taşıyan bir partinin bu denli kuşatılması ve kundaklanıp taşlanmayan il ilçe binasının kalmaması, haksız fiillerdir. Bunu önleyecek ciddi tedbirler alınmalıdır.

Öfkeden hareketle, Kürt Meselesi"nin yegâne boyutunun güvenlik ve askeri müdahale olarak görülmesi yanılgıdır. Sorunun kaynağını hesaba katmayan anlayış, sorunu çözemez. İnkar politikasından vazgeçilmeli ve gereken siyasi açılımlar derhal sağlanmalıdır. Sorunu

ısrarla askeri yöntemlerde görmenin ne kadar yanlış olduğunu, yaşanan tablo bize göstermektedir. Sonuçlar üzerinden politika yapmanın açmazı, militer anlayışı beslemekten başka bir şey değildir. Siyasi irade için 'sözün bittiği yer' olamaz, olmamalıdır.

Temel meselelerin çözümü, insan haklarına riayet, daha fazla özgürlük ve hakkın teslimi ile olabilir. Yoğun hak ihlallerine ortam oluşturan Olağanüstü halin çözüm olarak gündeme getirilmesi doğru değildir.

Son olarak; Düşünce özgürlüğü haber verme ve almayı da içermektedir. Bu açıdan çatışma bölgelerinde meydana gelen hadiselerle ilgili ve güvenlik güçlerinin ihmallerinin sorgulanması ile ilgili haberlerin yayınlanmasına engel konulmasının bir sansür olduğunu,

insan hakları ile bağdaşmadığını belirtiriz.

MAZLUMDER olarak,

-Herkesi sağduyuya davet etmekteyiz.

-Hükümetten; gerginlik ve öfke politikalarına ve militarist baskıya tabi olmadan soğukkanlılıkla sorunları, sebeplerini dikkate alarak çözmeye çalışmaya davet etmekteyiz.

-Kürt meselesinin çözümünde, bölge milletvekillerinin tümü muhatap kabul edilip sorunun çözümü -siyaset zemini üzerinden geliştirilmelidir.

-PKK örgütü tarafından kaçırılan 8 askerin derhal serbest bırakılmasını istemekteyiz.

MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı

Selahattin ÇOBAN