
Putin’in ziyareti vesilesiyle bir basın açıklaması yapan MAZLUMDER, İHH, Kafkas Çeçen Dayanışma Derneği, Kafkas Vakfı ve çok sayıda sivil toplum örgütü, Çeçenistan’daki katliamların durdurulması çağrısında bulundular
Türkiye çevresindeki Müslüman coğrafyalarda katliam ve işgaller sürerken, bunlardan biri olan Çeçenistan işgali Putin’in ziyareti öncesinde sivil toplum örgütlerinin gündemindeydi. Aralarında İHH, Mazlumder, Kafkas Çeçen Dayanışma Derneği, Kafkas Vakfı, Dağıstan Kültür Derneği, Kafkasya Forumu, Birleşik Kafkasya Derneği, GOP Kuzey Kafkasyalılar Kültür ve Dayanışma Derneği’nin bulunduğu çok sayıda sivil toplum örgütü, Rusya Lideri Viladimir Putin’in ziyareti öncesinde düzenledikleri basın toplantısında, Çeçenistan’daki katliamların durdurulmasını ve bu konuda Türkiye’nin girişimde bulunmasını istediler. Basın toplantısının açılışında Putin’in ziyareti öncesinde Türkiye’de Kafkasya kökenli sığınmacılara karşı gerçekleştirilen gözaltılara değinen İHH Başkanı Bülent Yıldırım, gözaltıları kınayarak “Putin, elinde çeçen kanıyla Türkiye’ye geliyor. Türkiye yetkililerinden beklentimiz, onu elini sıkarak sırtını sıvazlamak yerine, Çeçenistan’daki barış için bu ziyareti bir fırsat olarak kullanmasıdır” dedi. Kafkas Çeçen Dayanışma Derneği Başkanı Ali Yandır da basın toplantısına katılan tüm sivil toplum örgütleri adına okuduğu bildiride şu görüşlere yer verdi: “Çeçenistan’daki katliamlardan dolayı savaş suçlusu olan Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin, daha önce ertelediği Türkiye ziyaretine 5 Aralık tarihinde başlıyor. Ancak Putin’in kendisi Türkiye topraklarına ulaşmadan, zulmü ulaştı. Putin’in Türkiye ziyareti öncesinde çok sayıda Çeçen gözaltına alınarak sorgulanırken, benzer gözaltıların Putin’in ziyareti sırasında artmasından endişe ediliyor. 2 Ekim 1999 tarihinde Çeçenistan topraklarına giren Rus güçleri, ülkedeki tüm sivil yerleşim birimlerini kullanımı yasak kimyasal bombalarla yok etmiş, geriye ülke yerine kilometre karelerce büyüklükte bir enkaz kalmıştır. O tarihten bu yana 250 bin kişi hayatını kaybetmiş, 185 bin kişi yaralanmış ve 27 bin çocuk yetim kalmıştır. 20 binden fazla insan yargısız infaza tabii tutulmuştur. Sadece Çeçenistan’da değil, can güvenliği sebebiyle bu ülkeden kaçan yüzbinlerce sığınmacı, İnguşetya, Gürcistan, Azerbaycan, Kabarday-Balkar, Dağıstan ve Kuzey Osetya Cumhuriyetleri ile Türkiye’de oldukça zorlu koşullar altında yaşamaya çalışmaktadır. Halen Çeçenistan sınırları dahilinde yerinden edilenlerin sayısı 170 bini bulurken, ülke dışına kaçan Çeçen mültecilerin sayısı 400 bini aşmıştır. Dünya Irak ve Filistin’deki tutuklama merkezlerinde yaşanan insani trajediyi yakından gördü. Ama Rus askerlerinin denetimindeki toplama kamplarında 15 binden fazla insan; Irak, Afganistan, Guantanamo ya da başka bölgelerdekinden hiç de farklı olmayan işkencelere maruz kalmaktadır. Bugün Çeçen halkı adeta yetim gibi uluslar arası toplumda tek başına bırakıldığından yaşanan dram gerekli tepkiyi ne yazık ki görmemektedir. Tüm bu trajedinin sona erdirilmesi ve bölgedeki soruna kalıcı bir barış bulunması vakti gelmiştir. Çeçenistan’daki insani sorun özellikle Beslan kentindeki olaydan sonra daha da sahipsiz bir hale gelmiştir. Çeçen halkı normal hayata dönmek istiyor. Sadece Çeçenler değil, savaş yorgunu Rus toplumu da Çeçenistan’daki savaşın bir an önce bitmesini ve evlatlarının bir avuç iktidar oligarşisinin heveslerinin kurbanı olmamasını arzu etmektedir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye yapmış olduğu ziyaret bu açılardan oldukça önemli bir fırsattır. Putin ile yapılacak görüşmelerde Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Çeçenistan’daki sorunun çözümü için arabuluculuk teklifinde bulunmalıdır. Zira Çeçen halkı ne Avrupa ne de başka ülkelere olmadığından daha çok Türkiye’ye güven duymaktadır. Bu güven, Ankara’nın Putin’e karşı Çeçen barışı konusunda getireceği tekliflerde elini güçlendirecektir. Putin ile yapılacak görüşmelerde Çeçenistan’ın bir terör sorunu gibi ele alınması ve bölgede halen yaşanan insani felaketin gözlerden kaçırılması, Türkiye’deki 8 milyon Kafkasya asıllı yurttaşın kalbini yaralayacaktır. Türkiye hükümeti, şu an Rusya karşısında hem ekonomik hem de siyasi açıdan oldukça güçlü kozlara sahiptir ve bu kozları bölgede barışın hakim olması için kullanabilecek imkanları harekete geçirebilir. Beklentimiz, Ankara’daki resmi görüşmelerde Çeçenistan’da barışa fırsat verilmesi ve Putin’e barış konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesidir. Bunun yanı sıra, Çeçen diplomatların bölgede barış için yaptıkları seyahatlerde zorluk çıkarılmaması ve kendilerine barış görüşmeleri konusunda kolaylıkların sağlanması çözüme önemli ölçüde katkı yapacaktır. Putin’in ziyareti öncesinde gözaltına alınan tüm sığınmacılar serbest bırakılmalıdır.” Ali Yandır’dan sonra söz alan Mazlumder İstanbul Şubesi Başkanı Mustafa Ercan da Çeçenistan’daki hak ihlallerinin bir an önce durdurulması için çaba harcanmasını isterken, Türkiye’de gözaltına alınan Çeçen sığınmacıların da daha fazla mağdur edilmeden serbest bırakılmalarını istedi. Daha sonra diğer sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de söz alarak, hükümetten Çeçen sorunun çözümü için gerekli çabaları göstermesini istediler. Bu arada ziyaret sebebiyle Türkiye’nin değişik yerlerinde ve özellikle İstanbul’daki Rus konsolosluğu önünde protesto gösterileri düzenleniyor.