Öte yandan, hukuk sistemimize ve temel haklar
rejimimize 'özgürlük' pek nüfuz edememiştir. Hatta tersine, Anayasa'dan
başlayarak kanunlarımıza neredeyse 'suçluluk karinesi' hâkimdir. Onun içindir
ki, Türkiye'de her özgürlük kullanımına potansiyel bir suç gözüyle
bakılmaktadır. Türkiye'nin hâlihazırdaki en büyük özgürlük sorunu işte budur.
Farklılığı
yok etmeyi kendi varlığının devamı için zorunluluk olarak gören zihniyet Hrant
Dink'i öldüren zihniyettir. Sahici bir 'bir arada yaşama' arayışının, her
şeyden önce, bir arada yaşamanın 'benzeşmek'
ve 'birini diğerinden daha değerli görmek' demek olmadığını idrak ederek
işe başlayıp insan haklarını, hukuk devletini, demokrasiyi, çoğulculuğu,
kültürel çeşitliliği iç ve dış barışı savunarak bu zihniyeti yok etmek gerekir.
Şemdinli davası eski Başsavcısı Ferhat Sarıkaya'yı
görevden alan zihniyet, şunu iyi anlamalıdır ki topluma deli gömleği
giydiremeyeceklerdir. Hukuk ve adaleti ise yalnızca
egemenlerin, mülk sahiplerinin çıkarına işleyen bir yapı haline getirmeye çalışılmaktan
bir an evvel vazgeçilmelidirler.
ABD'nin Irak'ta
yaşattığı ikinci Vietnam, Guantanamo'daki insanlık dışı muameleler,
Çeçenistan'da, Filistin'de, Güney Osetya'da ve Güneydoğu'da yaşananlar bize
göstermektedir ki hiçbir sınır yaşam hakkından daha değerli değildir. Adı savaş olan şey "ötekileştirilmiş olanı yok etmektir."
Oysa Kürtlerin ve tüm ötekileştirilip dışlananların kendilerini bu ülkenin asli
unsuru hissetmedikleri sürece özgürlük ve barışı elde edemeyiz. Barış Dağlıca'da
teslim olan askerlere "keşke ölselerdi" deyip ölümü yaşamdan daha kutsal ve
daha değerli gören bir zihniyetle sağlanmaz.
Biz MAZLUMDER olarak şunu söylüyoruz:
-Anayasa'nın 301., 318., 277. ve 288. maddeleri
olan düşünceyi suç olmaktan çıkarmak için değiştirilmesi gereken maddeler
değiştirilmeli, faili meçhul cinayetler ve suikastlar aydınlatılmalı, işkence
ortadan kaldırılmalı ve cezaevi koşullarında iyileştirmeler yapılmalıdır.
—Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) özgür eğitimin
önündeki engel olmaktan çıkartılmalı, üniversitelerde başörtüsü yasağı
kaldırılmalı, Alevilerin ve diğer dinsel yapıların talepleri göz önünde
bulundurulmalıdır.
—Darbe yıllarının
izlerini taşıyan anayasa yerini daha sivil ve daha özgürlükçü bir sivil
anayasaya bırakmalı, yargı her kesim için güven mekanizması oluşturmalı ve
siyasallaşmaktan kurtulmalıdır. Önerdikleri çözümler
nedeniyle siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıracak, azınlıkların haklarını
güvence altına alacak; kültürel tekelciliği dışlayan, özgür, özerk, eşit
bireylerden oluşan, hukukun egemenliğinin hakim olduğu
bir sivil anayasa oluşturulmadır.
—Kürt sorununu terör sorunu olarak
adlandırmaktan vazgeçerek onun çözümünü kolaylaştıracak adımlar atılmalı, sınır ötesi operasyonlar ve binlerce insanın yaşam hakkını yitirdiği
bölgedeki çatışma ortamı karşılıklı olarak acilen durdurulmalı, kamusal alanda
ve okullarda Kürtçe'nin serbestçe kullanılabilmesi, kültürel araştırmaların
yapılabilmesi için yasal ve hukuksal düzenlemeler yapılmalı, Kürtlerin siyasal
alanın aktif özneleri olabilmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
—Ordu siyasal ve toplumsal alana müdahale
edip gece yarısı muhtıraları yayınlamaktan vazgeçmeli. Ahmet Taner Kışlalı, Uğur
Mumcu, Musa Anter, Hrant Dink cinayeti ve Koşuyolu Parkı'ndaki patlama gibi
tarihin tozlu raflarında askıya alınan toplumsal barışı, özgürce birlikte barış
içinde yaşama iradesini zedeleyen Ergenekon çetesinin sonuna kadar
gidilmelidir. Ve yeni Ergenekonların oluşmaması için devlet içinde
şeffaflaşmalar bir an evvel sağlanmalıdır.
Barışa fırsat verelim. Barışın kazanması
hepimizin kazanması anlamına geliyor.
MAZLUMDER DİYARBAKIR ŞUBE BAŞKANI
SEHER
AKÇINAR BAYAR