
MAZLUMDER Kocaeli Şubesinde “Mülteciler:Haksızlıktan,karanlıktan kaçanlara da gün doğsun!” konulu panel yapıldı.Panele konuşmacı olarak KAFKAS Vakfı Kocaeli Temsilcisi Altuğ Nasır Dağüstü,MAZLUMDER Kocaeli Şubesi Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, MAZLUMDER Kocaeli Şubesi Mülteci Hakları Komitesi Başkanı Aziz Bayram katıldı.
MAZLUMDER Kocaeli Şube Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu yaptığı selamlamadan sonra konuşmasını şu sözlerle devam ettirdi:”Yaşadığımız çağda zulüm,silahlı çatışma ve şiddet olayları yüzünden ülkelerini terk eden insanların yaşadığı dram önceki yüzyıllardan farklı değildir.İnsanlar,sığındıkları ülkede de dışlanmakta güvensizlik ve belirsizlik ortamında yaşamaktadırlar.Kadın ve çocuklar daha zor durumdadır.Bu yolculukta kimi zaman paraları gasp edilmekte kimi zaman kaldıkları kamplarda kimsesiz bir şekilde ölmektedirler.Kaçak olarak çalıştırılmakta ucuz iş gücü olarak sömürülmektedirler.Kamu oyunun ilgisinden uzaktırlar.Onlara ön yargılı bakılıyor.Ekonomiye bir yük olarak düşünülüyorlar.Çocukları eğitimlerine devam edememekte açlık ve hastalığa yenik düşmektedir.Psikolojileri bozulmakta aile içi şiddet artmaktadır. ” Gergerlioğlu,ardından 1944-51 yılları arasında 20 milyon insanın yer değiştirdiğini,1979’da Afganistan’dan kaçan 6 milyon mültecinin,Körfez Savaşından sonra Irak’tan kaçarak İran’a sığınan 1.3 milyon,Türkiye’ye sığınan 460 bin kürdün ,1989’da 345 bin türk kökenli Bulgaristan vatandaşının,1992 yılında 25 bin Bosnalı’nın,1999’da 10 bin Kosovalı mültecinin olduğunu ve herhangi bir anda kaçak olarak dünyada dolaşanların 10-15 milyon arasında olduğunu ,Türkiye’nin 1994’te 51 Antlaşmasını çekince koyarak imzaladığını ve Avrupa dışından gelenleri mülteci statüsünde görmediğini belirterek bu insanların yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi için MAZLUMDER’ce önerilen değişikliklerin şunlar olduğunu söyledi:”Anayasal koruma sağlanmalı.İltica hakkı yasal bir zemine kavuşturulmalı. Kanunun1951 sözleşmesi ve 1967 protokolü korumasına mutlak saygı ve bağlılığının sağlanması gerekir.Mülteci tanımı genişletilmeli.Coğrafi sınırlama kaldırılmalı.Ayrıca S.T.K lar konuya daha duyarlı olmalı.” Kafkas Vakfı Kocaeli Temsilcisi Altuğ Nasır Dağüstü ise yaptığı konuşmasında Çeçenlerin istediği tek şeyin 5000 senedir yaşadıkları topraklar üzerinde hür ve bağımsız olmak olduğunu belirterek bu talebin insan hak ve hürriyetleri,anlayış,teamül ve beyannamelerine ve uluslar arası hukuka göre de meşru bir hak olduğunu söylemiştir.Dağüstü “Bağımsız Çeçenistan Cumhuriyetinin varlığı Rusya Federasyonu yasalarına göre de meşrudur.Sovyetler Döneminde özerk cumhuriyet olan ve Sovyetlerin dağılmasıyla 1991 yılında Bağımsız Cumhuriyetini ilan eden çeçenler Rusya Federasyonuna dahil olmamışlardır.1994 yılında Rusya’nın çeşitli bahaneler uydurarak başlatmış olduğu saldırı ve işgal 1996-97 yıllarında Çeçen ve Rus üst düzey yetkililerinin ve devlet başkanlarının karşılıklı imzaladığı antlaşmalarla sona ermiştir.Bu antlaşmalar Çeçenistan’ın bağımsızlığını bir defa daha pekiştirmiş,tescil etmiştir. Tüm hak,hukuk ve teamüllere rağmen Rusya bitmek tükenmek bilmeyen emperyalist arzularla 1999 senesinde Çeçenistan’ı tekrar işgal etmiştir.Bu işgale acilen son verilmelidir.Dünya’nın bir çok yerindeki çeçen mültecileri çok ciddi sıkıntılarla yaşıyor.Bu konuda birçok devletin samimiyetsizliğini görüyoruz.Demokratik yollarla seçilmiş bir kadronun bile katledilmesine ses çıkartmıyorlar.Çevreciler de aynı şekilde…Yapılan tahribata,özürlü,ölü doğan çocuklara onlar tarafından da göz yumulmaktadır.” diyerek konuşmasını sona erdirmiştir. MAZLUMDER Kocaeli Şubesi Mülteci Hakları Komitesi Başkanı Aziz Bayram mültecilerin yaşamış olduğu bu sorunun bütün müslümanların ortak sorunu olduğunu ve Allahu Teala’nın her zaman olduğu gibi yaşananlara müsebbib olan zalimleri yine başka zalimler eliyle bertaraf edeceğini söylemiştir.Bayram,”2000 yılında Gebze’de bir hastanede çalışırken tevafuk eseri gittiğim Fenerbahçe Mülteci Kampında 400-500 insanın rutubetli,pis bir ortamda çok zor şartlar altında yaşadığını gördüm.O zaman elektrik ve suları da kesikti.Sağlık taramasını bile çok keskin soğuktan dolayı gerektiği kadar yapamadık. İzmit’e geldikten sonra orada gördüklerim hususunda Allah’a nasıl hesap vereceğimi düşündüm.Ve arkadaşlarımla beraber 15-16 ziyarette bulunduk. Kadınların orada nasıl ağladığına hep şahit olduk. Siz kendi evinizde perdelerinizi, koltuklarınızı nasıl en güzeliyle değiştireceğinizi düşünürken onlar orada açlık çekiyor ve çok zor şartlar altında vatanlarından uzak bir şekilde yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.Onların çoğu doktorluk,avukatlık ve mühendislik gibi mesleklere sahipler.Fakat mülteci statüsünde bile olmadıkları için çalışamıyor ve geçimlerini kendileri sağlayamıyorlar.. “ diyerek katılımcıları mülteciler konusunda daha duyarlı olmaya çağırdı.