MAZLUMDER Genel
Başkanı M.Halit ÇELİK Mülteci sorunları ile ilgili aşağıdaki açıklamayı
yapmıştır:
"İnsan haklarına dayalı anlayış, bireylere sadece insan olmaları nedeni ile saygı göstermeyi gerektirir. Bunun için bireyin tabiiyeti, cinsiyeti, dini ve düşüncesi önemli değildir. Bu nedenlerle zulme uğrayacağından korkarak ülkesini terk etmek zorunda kalan kişilere yani mülteciler konusunda da aynı hassasiyet gösterilmelidir.
Ülkesini terk ederek başka bir ülkeye sığınan kişi gerçekten ilgiye ve desteğe muhtaçtır. Şiddetin, savaşın mağdurlarına gereken önem verilmelidir.
2.Dünya Savaşı sonrası 1951 tarihli "Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Cenevre Sözleşmesi" mülteciler için önemli bir koruma ve güvence oluşturmuştur. Ancak koruma mekanizmalarına erişim yollarını bilmeyen ve ulaşma konusunda yetersiz, cesaretsiz, imkansız olan mülteciler için bu mekanizmanın işlemesinde büyük güçlükler bulunmaktadır.
Burada en önemli güvence "non-refoulement" yani "geri gönderilmeme" kuralıdır. Ama ne yazık ki birçok ülke bu kuralı ihlal ederek kendisine sığınan kişilerin iddialarını ciddi ve yeterli incelemeksizin ülkelerine iade etmektedir. Üzüntüyle ifade etmek gerekir ki, Türkiye de bu kurala uyma konusunda pek parlak bir karneye sahip değildir. Burada en önemli problem ise "coğrafi çekince" kuralının varlığıdır. Yani belli bir coğrafi bölgeden gelenlerin mülteci olarak kabul edilmeyeceğinin sözleşmenin imzalanması esnasında deklere edilmesidir. Malta'nın da çekinceyi kaldırmasından sonra Türkiye bu çekinceyi uygulayan tek Avrupa ülkesidir. Buna göre Türkiye'nin doğusundan gelenler Türkiye'de mülteci kabul edilmemekte, ancak batıdan gelenler mülteci olabilmektedir. Ancak başka ülkelere gidebilmeleri için geçici "sığınmacı" statüsü verilmektedir. Bu durumda ya 2 ay içinde ülkelerine iade edilmekte veya çok uzun süren iltica prosedürü nedeni ile büyük mağduriyet yaşamaktadırlar.
Türkiye'de Aralık-06 itibarı ile 9.000.civarında mülteci başvurusu yapmış yabancı bulunmaktadır. Bunların çözümlenmesi gereken ciddi problemleri bulunmaktadır. Gıda, barınma, tedavi ve resmi işlemlerin uzun sürmesi en önemli sorunlardır. Mülteci adaylarının BMMYK ile görüşme ve sonuçlanma işlemlerinin kimi zaman 2 yılı bulması dayanılması zor güçlükler oluşturmaktadır.
MAZLUMDER yasama meclisi ve hükümete "coğrafi çekince"nin hemen kaldırılması için hemen harekete geçme, mültecilerle doğrudan ve devamlı ilişki içinde olan güvenlik birimlerine bu kişilere özel hassasiyet gösterilmesi, misafirhanelerin koşullarının iyileştirilmesi, yapacakları girişimlerde kolaylıklar gösterilmesi ve sivil toplum kuruluşları ile dayanışma içinde olunması, yerel yönetimlere mültecilerin barınma ve gıda ihtiyaçlarının karşılanması için imkân sağlama, uluslar arası kurumlara ve devletlere şiddet ve savaşa son verme ve acilen mültecilere daha fazla kaynak aktarma, sivil toplum kuruluşlarına da mülteciler konusunda kamuoyu bilincini artırma, kamunun görevlerini hatırlatma için baskı gücünü harekete geçirme çağrısı yapıyoruz."