Basın Açıklamaları

MAZLUMDER İnsan Kaçakçılığı İle İlgili Küçükçekmece Kayabaşı Köyü`nde Yaşanılan Vakayı Araştırdı

MAZLUMDER-İstanbul Şubesi'nce görevlendirilen Hak İhlalleri Komitesi üyeleri, Av. E. Betül Avcı, Av. Kaya Kartal ve Taha Ayhan İnsan Kaçakçılığı mağdurlarını tutuldukları Eşref Bitlis Lisesi Spor Salonunda ziyaret ederek mağdurların hem mevcut durumlarını gözlemlediler hem de yaşadıkları insanlık dışı yolculuk hakkında konuştular.

"İnsan Kaçakçılığı"nın Kurbanı Olan 100 İnsanla İlgili Ziyaretimizin Notları:

Pakistan, Burma, Afganistan, Filistin ve Bangladeş'ten kaçarak daha iyi şartlarda yaşama hayali ile Yunanistan'a gitmeyi amaçlayan ancak Türkiye'ye geldikten sonra Küçükçekmece'de bir TIR'IN içerisinde bazıları havasızlıktan ölmüş, geri kalanı da ölmek üzereyken bulunan göçmenlerle yaptığımız ziyarette son derece vahim gerçeklerle karşılaştık.

Şu anda Küçükçekmece Eşref Bitlis Lisesi'nin Spor Salonunda tutulan 100 kadar mültecinin Pakistan'dan Türkiye'ye yaptıkları yolculuk aslında korkunç ihmaller zincirini de gözler önüne seriyor.

İstanbul'a kadar üç ayrı TIR değiştirerek gelen göçmenler Uluslar Arası İnsan Kaçakçılığı işinde örgütlenmiş bir şebekenin son kurbanları olmuşlardır.

Pakistan'da aylık 50 dolara çalışmak ve yaşamak zorunda bırakılan bu insanlar yaşadıkları sıkıntılardan kurtulmak ve para kazanabilmek için binlerce kilometrelik yolu ve başlarına gelebilecek her türlü macerayı da göze alarak yola düşmüşler.

İnsan tacirlerine kişi başı 2000 ile 5000 dolar arası para vererek kendilerini Yunanistan' a ve diğer Avrupa ülkelerine götürecek bir yolculuğa çıkan yaklaşık 140 kişiden 14'ü son bindikleri üçüncü TIR içerisinde havasızlıktan ve açlıktan ölmüş, geri kalanlar ise ölmek üzereyken kurtarılmıştır. Yunanistan'ın kendilerine vize vermemesi üzerine böyle bir yola başvurduklarını söyleyen göçmenlerin içerisinde 13 yaşında bir de çocuk bulunmaktadır.14 yaşında başka bir çocuğun ismi de TIR içerisinde havasızlıktan ölenler arasında kayıtlara geçmiştir.

Günlerce süren yolculuk boyunca yola çıkan göçmenler önce Pakistan'dan İran'a oradan da, Türkiye sınırını yürüyerek geçmek suretiyle bindikleri birinci TIR ile Van'a gelmişlerdir. Van'da başka bir TIR'a binerek feribot ile Van Gölü'nü geçip daha sonra üçüncü bir TIR ile aktarma yapmışlardır. Bu üçüncü TIR'la İstanbul'a doğru hiç mola vermeden 26 saat süren bir yolculuk yapan 140 kişinin aktarma yaptıkları son TIR, içlerinden bazıları için tabuta dönüşmüştür.

Her tarafı metal olan ve sadece 20 saatlik oksijen imkânı sağlayan TIR'ın içerisinde hava dolaşımını sağlayan küçük bir fan dışında hiçbir havalandırma kaynağı bulunmadığı Polis tarafından da doğrulanmıştır. Bu şartlarda daha fazla hava alabilmek için paniğe kapılanlar fanın önünde izdiham oluşturmuş ve bazı mağdurların ellerinde kesikler ve yanıklar oluşmuştur.

Yol boyunca alkol aldığını söyledikleri TIR şoförünün arkadaki konteynır içerisinde yaşanan izdihamdan ve hayatta kalma mücadelesinden haberdar olmadığı için yolculuk süresinin uzadığını söyleyen mağdurlar, konaklama mekanı olan Küçükçekmece Kayabaşı'ndaki çiftliğe ulaştıklarında şoförün birçok mültecinin öldüğünü görünce panikleyerek kaçtığını söylediler.

Arazide 13 cesedi gören vatandaşların polise haber vermesi üzerine yakalanan göçmenler, kendilerinden 5 gün önce başka bir TIR ile getirilip oradaki çiftliğe bırakılan başka göçmenlerle beraber Eşref Bitlis Lisesi'nin spor salonunda ülkelerine dönecekleri günü bekliyorlar.

Kendileri ile görüştüğümüz bu insanlar ülkelerindeki 50 dolar aylık gelire razı olduklarını ama bir daha asla böyle bir yolculuğa çıkmayacaklarını söylediler.

Gerçekleştirdiğimiz ziyaretteki en önemli gözlemlerimizden birisi de göçmenler arasında henüz 13 yaşında olan ve Yunanistan'daki babasına ulaşmaya çalışan Osman isimli çocuğun durumudur. İki abisiyle beraber babasına ulaşmak için yola çıkan Osman'ın bir abisi ölmüş diğeri de onunla beraber spor salonunda sınır dışı edilmeyi beklemektedir.

Filistinli bir başka göçmen ise yol güzergâhını; Katar, Arabistan, Kuveyt, Irak, İran ve Türkiye olarak tarif etmiştir. Geride eşini ve çocuklarını bırakarak para kazanmak için yola çıkan bu şahsın yol boyunca yaşadıkları da diğerlerinden farklı değildir.

Şu anda Küçükçekmece Kaymakamlığı, Belediyesi ve Emniyet Müdürlüğü gözetiminde geri dönecekleri günü bekleyen mağdurlara yönelik başta İHH insani Yardım Vakfı olmak üzere bazı Sivil Toplum Örgütleri tarafından çeşitli özel yardımlar da yapılmaktadır.

Görevli polis memurlarının yakın ilgisinden oldukça memnun olduklarını gözlemlediğimiz mağdurların yaşadıkları, yaşanılan son trajedi olur mu bilinmez ama Türkiye üzerinden yürüyen insan kaçakçılığının bu kadar rahat işliyor olması son derece vahimdir. Van'dan çıkan bir TIR'ın 140 insanla İstanbul'a kadar gelmiş ve İstanbul boğazından problem yaşamadan geçmiş olması denetimsizlik, ağır ihmal veya insan kaçakçılığının bir rant kapısı haline gelmiş olması gibi hayati önem taşıyan bir çok sorunun varlığını yeniden gündeme getirmiştir.

Mültecilerin durumları ile ilgili görüştüğümüz bazı yetkililerin konu ile ilgili açıklamaları şu şekildedir.

Küçükçekmece Kaymakamı Osman Ebiloğlu ile yaptığımız görüşme:

Kaymakam Küçükçekmece Kayabaşı köyü civarında 13 ceset bulunduğunu, bunun dışında ölmek üzere olan onlarca insanın da polis tarafından çağrılan ambulanslarla hastaneye kaldırıldığını belirtti. Ayrıca bu kişilerin göçmen kaçakçıları tarafından araziye bırakıldığını, bırakan şoför ve diğer ilgili kişilerin yakalanmak üzere olduklarını da ifade etti. Ayrıca göçmenlerin İran'dan Van'a oradan da İstanbul'a getirildiklerinin de anlaşıldığını beyan etti.

Kaymakam göçmenlere Küçükçekmece Belediyesinin de desteğiyle yer ayarladıklarını, yemek ve diğer temel ihtiyaçlarının da belediye tarafından karşılandığını belirtti. Ayrıca göçmenlere yönelik sağlık hizmeti de verdiklerini ve tutuldukları spor salonuna doktor gönderdiklerini de ifade ettiler.

Kaymakam kaçakların emniyet müdürlüğü yabancılar şubesindeki işlemlerinin devam ettiğini, işlemler bittirildikten sonra göçmenlerin sınır dışı edileceklerini söylediler.

Küçükçekmece Emniyet Müdürü ile yaptığımız görüşme:

Emniyet müdürü kendilerine bağlı asayiş ekiplerinin sabah saatlerinde vatandaşların ihbarı üzerine Kayabaşı mevkiine intikal ettiklerini ve söz konusu insanlık dışı durumla karşılaştıklarını beyan etti. Olay yerine vardıklarında 13 cesetle karşılaştıklarını, birçok insanın da yaralı olduğunu söyleyen emniyet müdürü, bölgede dağınık halde bulunan birçok kaçağın ise sonradan yakalandığını belirttiler.

Küçükçekmece DTP İlçe Başkanı Salih Baykal ile yaptığımız görüşme:

DTP Küçükçekmece ilçe başkanı olayla ilgili mevcut bilgileri verdikten sonra bu olayın bölgedeki ilk olay olmadığını, 13 kişini ölmesi dolayısıyla daha fazla ses getirdiğini söyledi. Asıl sorulması gerekenin, vatandaşların dahi Van'dan İstanbul'a gelirken en az 5-6 yerde kontrol ve aramadan geçirilmesine rağmen sınırdan giren 140 insanın bir tır ile Van'dan İstanbul'a kadar nasıl gelebildikleri olduğunu ifade ettiler.

Ayrıca insan kaçakçılığının Küçükçekmece'nin merkezden uzak yerlerinde insanlar için bir gelir kapısı haline geldiğini üzüntüyle gözlemlediklerini, bu işten rant elde edenlerin olduğunu, bir çok kaçak işçinin bölgede özellikle tekstil ve diğer alanlarda çalıştırıldıklarını belirttiler.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi