
TGTV´nin öncülüğünde MAZLUMDER’in de aralarında bulunduğu bazı STK’lar, Topkapı Eresin Otel´de ortak bir basın açıklaması yaparak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ak Parti´ye açtığı kapatma davasının hukuki temellere dayanmadığını belirttiler.
STK’lar adına TGTV Başkanı Av. Necati Ceylan´ın yönettiği toplantıda söz alan
İslam dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Genel Sekreteri Necmi Sadıkoğlu yargıyı aklıselime davet etti. Müsiad başkanı Ömer Bolat ise : “Siyasi olarak iktidara gelemeyenler bunu yargı yoluyla sağlamaya çalışmışlardır.Cuma günü tarihe kara Cuma olarak geçecektir.” diyerek hukukun siyasi mücadele aracı haline getirilmemesi gerektiğini, bir gün herkese lazım olacak hukuku ve adaleti korumanın her vatandaşın görevi olduğuna dikkat çekti.
Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı ise çözüm kaynağı olan hukukun, problemlerin kaynağı haline getirildiğini zikrederek daha kısa yollar bulmak istiyorlarsa kafalarından geçen herhangi bir ismi Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtabileceklerini, bunu mesela Baykal’ın seve seve kabul edebileceğini söyledikten sonra daha da garanti olması bakımından halka da 10 yıl oy kullanmama cezası verilebileceğini ekledi.
MAZLUMDER Başkanı Ayhan KÜÇÜK;
“Siyasi partiler demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Yapılan son seçimlerde neredeyse her iki seçmenden birinin oyunu almış bir siyasi partiye -tam da sivil anayasa çalışmalarının gündeme taşındığı sırada- kapatma davası açılması, demokrasiye ve örgütlenme özgürlüğüne vurulmak istenen bir ket olup, manidardır.
“Laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmak” gibi soyut bir iddia ile iddianame hazırlamak dahi hukuki bir vahamettir.
Anayasa Mahkemesi tarihi bir imtihanın eşiğindedir. Mahkemenin, hukukun üstünlüğünden, hak ve özgürlüklerden yana tavır alacağına olan inancımızla, yapılacak değerlendirmede, konu ile ilgili anayasa değişikliğinin göz ardı edilmeyeceğini ve kamu vicdanını yaralayan bir karar verilmeyeceğini umut ediyoruz.” dedi.
İHH Genel Başkanı Av. Bülent Yıldırım;
“Öngörü olarak ülkeye milyonlarca dolar götürüsü olacak bu girişimin hesabını değil kendileri, torunları dahi kolay kolay veremeyecektir. Ancak bu insanların hesap vermeleri gerekmektedir. Nasıl ki vakti zamanında Vural Savaş hesap verdiyse bu insanlar da Türkiye’nin itibarını zedeledikleri için hesap vermelidirler. Bu meselenin ülke gündeminden bir an evvel çıkması ve bir daha ülke gündemine girmemesi için hükümet ve siyasi partiler önlem almalıdırlar.” Şeklinde beyanat verdi.