Basın Açıklamaları

Mazlumder Diyarbakır Şube Açılışı

Mazlumder Diyarbakır Şube Açılışı
Mazlumder Diyarbakır Şube açılış etkinliği, basın mensuplarının ve STK temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti.

Mazlumder Diyarbakır Şube açılış etkinliği, basın mensuplarının ve STK temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Gerçekleşen etkinlikte basına ve kamoyuna Mazlumder Diyarbakır Şubenin açılışı deklare edildi. Okunan basın açıklamasından satır başları şöyle;

 

BASINA VE KAMUOYUNA

Diyarbakır 12.09.2019

 

Değerli misafirler ve basın mensupları,

MAZLUMDER Diyarbakır şube açılışına hepiniz hoş geldiniz şeref verdiniz.

‘Kim olursa olsun zalime karşı, Mazlumdan yana’ temel ilkesini esas alacak olan Diyarbakır şubesinin kurulduğunu kamuoyu ile paylaşmak için bir araya gelmiş bulunmaktayız. 

Zulüm, kim tarafından ve kime karşı yapılırsa yapılsın, hak ihlallerine karşı mücadele etmek, zalimleri ve zulmün teşhiri için, imkanlarımız dahilinde İnşaAllah çalışacağız.

İnsanların can, mal, nesil, akıl ve inancını koruma temelinde; birarada, eşit ve adil bir yaşamı diliyoruz.

Baskı, cebir ve şiddeti, bir hak arama biçimi olarak görmüyoruz. Bu fiilleri kullanmadan, en geniş şekilde ifade ve örgütlenme özgürlüğü korunmalıdır. Ortak bir yaşam için birbirimizle farklılıklarımızı kavga aracı yapmadan konuşmalı ve anlamaya çalışmalıyız. 

Bu bağlamda, Kürt meselesinde insanlarımız haksız yere ölmemeli, yaşam hakkı korunmalıdır. Gençlerimiz, kişi ve grupların ölüm aracına dönüşmemeli; ilim ve hikmetle kendilerine, ailelerine ve topluma faydalı olmalıdır. Bir hak talebi iddiasıyla, başkasının yaşam hakkı da ihlal edilmemelidir. Başta Anayasanın tektipçi ve etnik kimlikli vatandaşlık tanımından başlamak üzere, mevzuatta ve uygulamada ayrımcılık içeren hükümler kaldırılmalı, herkes, eşit vatandaş olduğunu hissedebilmelidir. Talebin azlığı veya çokluğundan öte, anadilde eğitim hakkı tanınmalıdır. Geçmişle samimi şekilde yüzleşilmeli, devlet yada örgütler adına günümüze kadar işlenen tüm faili meçhul kalmış olaylar, aydınlatılmalı, zalimler hesap vermelidir. Silahlı şiddet, birarada yaşamayı zorlaştırmakta, örgütlerin vesayetini artırıp, sivillerin ve siyasi partilerin çalışma alanını daraltmakta, militarize etmekte, insanlarımız için hukuki sorunlar oluşturmaktadır. Kurtarıcılardan kurtulmak, silahların yeniden susması, toplumsal bir barış için, silahlı örgütün tasfiyesi ile elemanlarının topluma, yaşama katılacağı yasal ve fiili süreçler başlatılmalıdır. 

Türkiye’de ve ilimizde Adalet; sadece benim için, bizim için değil, hepimiz için olmalıdır. Temel hak ve özgürlükler; ırk, dil, din, meşrep farkı gözetilmeksizin, herkes için tanınmalı ve korunmalıdır. Hukuk dışına çıkan yetkililerin hesap vermesi, geçmiş yıllara göre azalan, işkence ve kötü muamele uygulamaları etkin bir şekilde soruşturulmalıdır. OHAL ve KHK uygulamaları sonucunda; zulüm niteliğindeki darbeye karışan ve fiili destek verenlerin hak ettikleri cezaların verilmesine devam edilmesi gerekir. Bununla birlikte darbeye karışmamış, şiddet ve zulüm yapmamış kişilerin ise dini ve sosyal çalışmalarından dolayı suçlanmaması, beraat ve takipsizlik alanların işe başlatılması, sayıları yüzbinleri bulan ve adalet bekleyen kişiler ve ailelerin dertlerine etkin bir şekilde çare bulunmalıdır. 

Yetimin hakkını yiyen, kamudaki görevlerini kötüye kullanan yetkililerin veya kişilerin de etkin bir şekilde soruşturulup, kamuoyu vicdanına ses verilmelidir.

İlimizde HDP binası önünde ailelerin başlattığı oturma eylemi meşru bir ifade ve örgütlenme özgürlüğüdür.Anaların kim tarafından yönlendirildiklerinden bağımsız olarak, çocuklarını örgütten isteme hakları vardır. Benzer şekilde Cumartesi annelerinin de evlatlarının bulunmasını ve hesap sorulmasını isteme hakkı vardır. İktidarın, HDP ve diğer partiler ile sivil toplumun bu ateşe su dökülmesi için inisiyatif almasını, siyasal beklentilerle meşru amaçların kirletilmemesini, ölümü değil, yaşamı korumaya çağırmaktayız.

Yine ilimizde belediye kayyum atanmasıyla ilgili olarak da; bu durumu barışçıl şekilde bugün de protesto eden vatandaşların ifade ve toplanma hakkı meşru olup engellenmemelidir. Aslolan seçimle gelenin seçimle gitmesidir. Kayyım atanmasıyla ilgili kamuoyuna bildirilen soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alındığında hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü bulunmadığını hatırlatır, adil yargılanma ile hakikatin ortaya çıkabileceği, yaptırımların ölçülü ve orantılı olması gerektiğini belirtiriz. Seçmen iradesine katılıp katılmadığımızdan bağımsız olarak; bir belediye başkanının görevden alınması halinde, aynı partiden bir yetkilinin atanması ile seçme ve seçilme hakkının korunması yoluna gidilmelidir.

Kentimizde çocuklarımızın ve ailelerin, sığınmacıların yaşam hakkı, güvenlik, sağlık, sosyal haklarının korunması için etkin çalışmalar yürüteceğiz. İnsan hakları eğitimlerini de önceleyeceğiz.

 

İnsanca yaşama, adalet için, mazlumların hukukunun korunması ve zalimlerden hesap sorulabilmesi için; hep birlikte, ortaklaşılabilen ilkeler temelinde çalışabiliriz. Hak mücadelesinde gayret göstereceğimizi kamuoyuna bildiririz. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. 

 

 

MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı

      Av. Mahmut AYTEKİN