Bu vesile ile içinde bulunduğumuz Mübarek Ramazan'ı
Şerifinizi de tebrik ediyor, barış, huzur, adalet ve istikrara vesile olmasını
diliyoruz.
Yine bu hafta başında geçirmiş olduğumuz 1 Eylül Dünya Barış Gününü de
kutluyoruz.Her ne kadar bir savaşın başlangıç tarihi olsa da, adındaki "barış"
a ithafen tamda dünya gündeminin soğuk savaş
rüzgarlarıyla gerildiği şu günlerde "barış"ın güzelliğini ve gerekliliğini
hatırlatması bakımından önemli buluyoruz..
Geçtiğimiz günlerde Aydın Üniversitesinde bir "başörtüsü taahhütnamesi"
skandalı yaşandı.. Kayıt sırasında öğrencilere imzalatılan bu taahhütnamenin
basına yansıması sonucunda fail ya da failler bunu sahiplenmediler ve senet
ortada kaldı.
Bu olay başörtüsü konusundaki hukuksuzluk ve keyfiliğin nerelere varabildiğini
göstermesi açısından ibret vericidir. Böylesine anayasal dayanağı olmaksızın
keyfice hareket edilen ve insanlara
zulmedilen başka bir alan var mıdır ? Ve
bu kanayan yaranın durdurulması için neyi beklemekteyiz ?
Kaç gencimizin ve ailesinin daha hayallerinin yıkılması gerekiyor ?
Başörtüsüne özgürlük arayışları , AKP'nin kapatılması istemiyle açılan dava
sonrası gündemden çıkarılmış gibi görünmektedir.Çare sorunu hasıraltı etmek midir ?
Özgürlük için daha fazla çaba gerekiyor ve biz bunun için girişilen hareketleri
destekliyoruz.
Sivil anayasa çalışmaları da gündemin değişmesine kurban edilmemelidir.
Türkiye'nin hak ettiği özgür ve müreffeh günlere en kısa zamanda ulaşması
temennimizle...
MAZLUMDER KOCAELİ Şubesi üyesi
Haydar DİRİCİ