Basın Açıklamaları

Katiller serbest

Tuzla'daki Gisan tersanesinde 16 işçinin kobay gibi bindirildiği filikanın devrilmesi sonucu üç kişinin ölümüne yol açan "kaza"nın ardından gözaltına alınan kimse yok. Tersane sahipleri suçu taşeronlara atarken, işçiler tehlikeli işleri reddetme haklarının olmadığını, ekmek parası uğruna seslerini çıkaramadıklarını söylediler. Tersane önünde toplanan işçilerin bir kısmı ölümler karşısı

Önceki gün Gisan tersanesinde 'can salı' diye tabir edilen filikanın test edilmesi sırasında üç işçinin hayatını kaybettiği kazadan sonra gözaltına alınan kimsenin olmadığı öğrenildi.
Tersane yetkilileri yaptıkları açıklamada suçu Armatöre ve can salının testini kum torbaları yerine işçi konularak yapan taşeron firmaya yüklediler. Bu arada filikanın test edilmesi sırasında 19 işçiyi kobay olarak kullanan tersanenin sürekli bu yöntemi uyguladığı ve kum torbası kullanmadığı öğrenildi.

YA BİNECEK YA DA ATILACAKSIN " Tersane işçileri bu türs testler yapılırken adı konmamış tehditlerin yaşandığını söylediler. Bu testler yada başka tehlikeli şeyleri red ettiğimizde işlerinden olduklarını belirten işçiler. Ekmek kavgası ölümün bile önüne geçiyor dediler. Başka bir tersanede çalışan Abdulselam A. işten atılma korkusuyla işçilerin patronların her istediğini yaptığını belirterek, "Ben boyacı olarak 12 yıldır bir firmada çalışıyordum. Üç ay önce iskele kurulan bir yere çıkıp boya yapmam istendi. Ama çıkmamı istenilen yerin güvenliği yoktu. Beni işten atmakla tehdit ettiler. Ben yinede çıkmadım.Ve daha sonra 12 yıldır çalıştığım yerden atıldım. İşsiz insan çok olduğu için anadoludan insanlar iş bulurum umuduyla buraya geliyorlar. Teşeron firmalarda bu durumu kullanıp işçileri tehlikeli bir şekilde çalıştırıyor. Daha önce çalıştığım firma beni işten attığı gibi bana herhangi bir tazminatta ödemedi. Burada da aynı durum oldu. Eğer o insanlar o sala binmeselerdi işlerinden atılma durumuyla karşı karşıya kalacaklardı. Hiçbir işçi işsiz kalmayı göze alamaz" dedi.

KUM TORBASI KULLANILMALIYDI " Denizlerde yaşanacak olası kazalarda gemicilerin hayatlarını kurtardığı için Can salı adı verilen ve mini bir denizaltıya benzeyen filikanın üç işçiye mezar olması ile birlikte Tuzla tersanelerinde bu yıl içinde ölen işçi sayısı 17'ye yükseldi. Türkiye genelinde ise bu yıl içinde toplam 23 işçi kazalarda hayatını kaybetti. Can salı olarak bilinen filikaları 26 yıldır üreten GEPA firması'nın genel müdürü Mehmet Çatal, filikaları kesinlikle kum torbaları konarak test ettiklerini söyledi. Ürettikleri filikaları test sırasında 20 metreden denize bıraktıklarını söyleyen Çatal, "Türkiye'de lisanslı olarak bu filikaları sadece biz üretiyoruz. Fakat bizim ürettiğimiz mallar pahalı geldiği için son yıllarda özellikle Çin'den filikalar getirtiliyor. Dünkü kazada camları kırılan filikada Çin'den getirtilmişti. Can salının testlerini yaparken iki kişi filikaya biner bunlar son derece uzman kişiler olur. Geriye kalan ağırlığı ise ortalama 75 kg olarak hesaplanıp kum torbaları koyarız. Bir malın kaliteli olup olmadığını test etmeden insan koymak cinayettir" dedi.

50 LİRADAN OLDUK " Önceki gün meydana gelen iş cinayetinde üç işçinin boğularak ölmesi nedeniyle üretime ara veren Gisan tersanesi işçilerinin tepkileri de farklıydı. Tersanenin önünde toplanan işçilerden bazıları isim vermeden arkadaşlarının bilerek ölüme gönderildiklerini o filikaya binmedikleri taktirde işten atılacaklarını söylediler. Bir bölüm işçi ise gazetecilere tepki gösterdi.Bir işçi günde 50 lira aldığını belirterek, "Siz yazdığınız için tersaneler kapatılıyor. Biz yevmiyemizden oluyoruz. Evde çoluk çocuk ekmek bekliyor. Tersane kapalı kaldığı sürece bu parayı alamayacağız. Evde bekleyenlere ne götüreceğiz" dedi. Önceki günkü kazada üç arkadaşını kaybeden ve filikada olsaydı muhtemelen ölecek olan tersane işçisinin söyledikleri Tuzla'da yaşanan insanlık dramının bir göstergesi oldu. İşçiler için Tuzla'da ölüm kol gezse de kobay olarak kullanılsalar da ekmek parasını kazanmak her şeyden daha önemliydi. Yine Gisan tersanesinde çalışan bir işçi E-5 karayolunu göstererek, "O yolda her gün insan ölüyor. O yola katil deyip. Yolu trafiğe kapatıyormusunuz" şeklinde bir soruyu da gazetecilere yöneltti.

SELAH 'DA ÜÇ VARDİYA " Bu yıl içinde iki ayrı kazada dört işçinin öldüğü Selah tersanesi üç vardiyalı çalışma sistemine geçti. Mayıs ayanda meydana gelen kazalar nedeniyle bir hafta kapatılan tersane aldığı siparişleri yetiştirmek için gece çalışmasına başladı. Tehlikeli iş kolu yönetmenliğine tersanelerde gece çalışmaları sadece belirli yerlerde yapılabiliyor. Özellikle tamir gemilerinde risk fazla olduğu için gece çalışması yapılması yasak. Bu rağmen Cengiz Kaptanoğlu'nun ortağı olduğu Desan tersanesinde tamir gemisinde çalışan bir işçi geminin güvertesinden düşüp hayatını kaybetmişti. Tuzla'da görüştüğümüz işçiler Tersanelerde gece çalışmasının çok riskli olduğunu belirterek, "Patronlar gece vardiyalarına daha fazla ücret ödüyor. Bu nedenle riskli olmasına rağmen bir çok işçi gece çalışmasına kalıyor. Gündüz 50 lira olan yevmiye gece çalışmasına kalındığında 100 liraya kadar çıkıyor."

MÜSTEŞAR TERSANEDE " Gisan tersanesine gelip incelemelerde bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müsteşarı Ahmet Erdem tersanede müfettişlerle birlikte incelemelerde bulundu. Müfettişlerin kazayla ilgili olarak rapor hazırladıklarını belirten Erdem bu raporları daha sonra kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi. Filikada can veren üç işçiden Ramazan Ergün İstanbul'da toprağa verildi. Ramazan Çetinkaya Zonguldak'a Emrah Varol ise Samsun'a toprağa verilmek üzere gönderildi.

BAYRAM MERAL: ÖLDÜRTÜYOR DEMEM " Uzun yıllar Türk-İş Genel Başkanlığı yapan CHP milletvekili Bayram Meral önceki günkü kazada yaralanan işçileri ziyaret ettikten sonra Gisan tersanesinde incelemelerde bulundu. CHP'li bir heyetle tersaneye gelen Meral, tersane yetkilileri ile birlikte kazanın olduğu yere gidip inceleme yaptı. Yarım saate yakın tersane de kalıp inceleme yapan Eski Türk-iş Genel Başkanı Meral, gazetecilere yaptığı açkılamada olayın kaza olduğunu ve tersane patronlarının da bu kazaya çok üzüldüğünü söyledi. Gazetecilerin "Siz buna kaza mı diyorsunuz" ısrarı üzerine "Bana patronlar işçileri öldürüyor dedirtemezsiniz" dedi. CHP milletvekili Meral'in bu sözü Süleyman Demirel'in 80 öncesi başbakanken yatığı "Bana sağcılar adam öldürüyor. Dedirtemezsiniz" sözünü hatırlattı.

SORUNLAR TESPİT EDİLİYOR AMA BİR TÜRLÜ ÇÖZÜLEMİYOR " Tuzla tersanelerindeki çalışma koşullarına ilişkin hazırlanan resmi raporlar birbiri ardına yaşanan kazaların nedenleri konusunda önemli veriler sunuyor. Konuya ilişkin, Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanan bir çalışmada, Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde yaşanan sorunların temelinde alan darlığı, fazla çalışma, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yeterli olmayışı, kayıtdışılık, alt işverenlik sistemindeki problemler, işçilerin mesleki eğitimlerinin yetersizliği, korunma kültüründeki eksikliklerin yer aldığı vurgulanıyor. Aynı saptamalar daha önce Meclis'te oluşturulan Tuzla Tersaneler Bölgesi Araştırma Komisyonu raporunda da yer aldı. Ancak, bugüne kadar oluşturulan rapor ya da araştırmaların hiç birinde "olumsuz çalışma koşullarına izin veren", "yasal düzenlemeler konusunda sorumlu olan" birimlerin kimler olacağı sorgulanmadı. Örneğin, Çalışma Bakanlığı'nın iş kazalarıyla ilgili hazırladığı ''Tersaneler ve Tuzla Gerçeği'' konulu çalışmasına göre;

"
1982 yılından 2000 yılına kadar Türkiye'de tesaneler yüzde 15 kapasiteyle çalışırken, 2002 yılında dünyada talep patlaması yaşandı. 2003'ten bu yana dünya gemi inşa sanayi yüzde 89, Türkiye gemi inşa sanayi yüzde 360 büyüdü. Böylece, 46'sı Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde olmak üzere Türkiye'deki tersane sayısı 86'ya ulaştı.

"
Tuzla'daki 46 tersane, toplam 1 milyon 279 bin 714 metrekarelik alanda faaliyet göstermek zorunda kaldı. Yani, bölgede tersanelerin kurulu olduğu alanlar 2 bin 126 metrekare ile 196 bin 376 metrekare arasında değişti. Oysa, bu alanda dünya sıralamasında ilk üçte yer alan Güney Kore'de sadece bir tersanenin kapladığı alan ortalama 500 bin metrekare civarında.

"
Bu saptamaları yapan Çalışma Bakanlığı, sorunların temelinde; alan darlığı, fazla çalışma, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yeterli olmayışı, kayıtdışılık, alt işverenlik sistemindeki problemler, işçilerin mesleki eğitimlerinin yetersizliği, korunma kültüründeki eksiklikler olarak sıralıyor.

"
Bölgede, 2002 yılından önce alt işveren bulunmazken haziran itibarıyla 480 alt işveren yani taşeronun faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Üstelik bu sayı, işin yoğunluğuna göre değişiyor. Alt ve asıl işverenler bünyesinde 2002 öncesinde sadece 5 bin işçi istihdam edilirken bugün bu sayı 23 bin 680 kişiye ulaştı. Ancak bu işçilerin sadece 5 bin 180'i asıl işverene bağlı olarak çalışırken, 18 bin 500'ü alt işverenlerde istihdam ediliyor.

"
Tersanelerde, yüksek talep ve siparişlerin iyi bir planlama yapılmadan alınması nedeniyle çok yoğun çalışma yapılıyor. İşlerin büyük kısmı alt işverenler marifetiyle yürütülüyor. Hatta aynı tersanede aynı işi yapan birden çok alt işveren bulunuyor.

"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü verilerine göre 38 tersanenin ruhsatı bulunmuyor.

"
Çalışma Bakanlığı'nın çalışmasında, "Bakanlığımızın yetkisi dahilinde olup da yapmadığı hiçbir görev bulunmamaktadır'' deniliyor.

" BUNLARI MERAK ETTİK:

"
Uluslararası standartların altındaki alanlarda tersane işletme ve kurma ruhsatını hangi birim veya bürokratlar verdi?

"
İşverenlerin gelinen noktada sorumluluğu büyük ancak, tersanelerin faaliyetleri konusunda yasal düzenlemeler yetersizse bu yetersizlikte hangi hükümet ve/veya hangi bakanlıkların sorumluluğu var?

"
Tersane ve işçi sayısının standartların çok üzerine çıkmasına fırsat vererek bugün önlem alınmasını zorlaştıran yasal muhatap hangisi?

"
Bakanlık sorunların temelinde yatan unsurlardan birinin de kayıtdışılık olduğunu belirtiyor. Her tersanenin girişi sıkı denetim altındayken, kayıtdışı işçi çalıştıran tersaneyi tespit edemeyen bakanlık veya birim hangisi? Tespit edememe gerekçeleri ne?

"
Resmi raporlarda, sıkıntının önemli kısmının altında taşeron şirket çalıştırmanın yattığı ve 2002'ye kadar bölgede taşeron bulunmadığı belirtiliyor. Peki bu taşeron çalışmasına fırsat vererek asıl işverenlerin kazalardaki sorumluluğunu ortadan kaldıran kim veya hangi birim?

"
Yoğun çalışma ve işlerin önemli kısmının alt işverenler tarafından yapılması sakıncalıysa bu konuda yapılması gereken yasal düzenlemeyi yerine getirmeyen birim hangisi?

"
Ruhsatı bulunmayan 38 tersaneden söz ediliyor. Toplam 46 tersanenin bulunduğu Tuzla'da 38 işletmenin ruhsatsız çalışmasına göz yuman ya da fırsat veren yasal birimler hangileri?

"
Çalışma Bakanlığı üzerine düşeni yerine getiriyorsa getirmeyenler kimler?