Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi ile 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin verdiği iki ayrı "Görevsizlik kararı" nedeniyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilen dava dosyası, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı üzerine Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine iade edildi. Kararda, "sanıklara yüklenen suçların askeri suç olmadığı, askeri bir suça bağlı bulunmadığı, sanıkların Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkilerinin kesildiği, böylece askeri mahkemede yargılamalarını gerektiren ilginin kesilmiş olduğu'" belirtildi. Davanın, adli yargıda görülmesinin gerektiği kaydedilen kararda, şu ifadelere yer verildi: "Sanıklara yüklenen eylemlerin subay ve astsubay konumundaki asker kişiler ile birlikte işlendiği, bu kişiler hakkında açılmış ya da açılacak olan davada bu sanıkların da birlikte yargılanmalarının askeri yargı yerine ait olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de sanıklara yüklenen 'cürüm işleme için teşekkül oluşturmak, birden fazla adam öldürmek, kasten yangına sebebiyet vermek ve patlayıcı madde atmak' suçlarının Askeri Ceza Kanunu'nda yazılı olmayan suçlardan olması nedeniyle sanıkların adli yargı yerinde yargılanmaları gerektiği açıktır"
Jandarmadan 'gizli' belge
Kararda, ayrıca Jandarma Genel Komutanlığının "'gizli" ibareli bir yazısına da yer verildi. PKK itirafçısı olan sanıklar Adil Timurtaş, Ali Ozansoy, Hüseyin Tilki, Abdülkadir Aygan, Hayreddin Toka, Fethi Çetin, Recep Tiril'in, 1991-2005 tarihleri arasında Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığı emrinde sivil işçi ve memur olarak görev yaptıkları belirtilen kararda; "Ancak sanıkların çeşitli nedenlerle TSK ile ilişkilerinin kesildiği, Jandarma Genel Komutanlığı'nın mahkemeye gönderdiği 20 Ekim 2006 tarihli 'gizli' olduğu belirtilen yazısından anlaşılmıştır" denildi.
'Ergenekon ile birleştirilmeli'
Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmeye başlanan davanın tutuksuz yargılanan sanıkların katılmadığı duruşmasında ise, müdahil avukat Tahir Elçi hazır bulundu. Avukat Elçi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği suç duyurusunu okuduktan sonra mahkeme heyetine sundu. Olayın "Ergenekon" faaliyetleri kapsamında gerçekleştiğini belirten Elçi, davanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen "Ergenekon Davası" ile birleştirilmesini talep etti. Elçi, şöyle dedi: "Sanıklardan PKK itirafçısı Hacı Hasan, Susurluk olayının ardından İbrahim Babat sahte ismiyle Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı'na 11 sayfadan oluşan mektup gönderdi. Babat, davaya konu olan 4 kişinin kurşuna dizilerek öldürülmesi olayının talimatını, dönemin JİTEM Komutanı Cem Ersever ile şu anda Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan emekli Albay Arif Doğan'dan aldığını anlatmıştı. Bu nedenle Ergenekon soruşturmasında adı geçen şüpheliler Arif Doğan, Sinan Yaşar, Şaban Bayram, Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Doğu Perinçek, Veli Küçük, Levent Ersöz ve diğer sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Bu davanın Ergenekon davasıyla birleştirilmesini istiyoruz.'' Mahkeme heyeti ise, duruşmayı erteledi. (HABER MERKEZİ)
JİTEM dosyasında ne var?
JİTEM üyesi PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan, '90'larda işlediği ve tanık olduğu suçları Ülkede Özgür Gündem gazetesine 2004 yılında itiraf etti. Gazetede yayınlanan itiraflarda, 1993 yılında kaçırıldıktan sonra bir daha haber alınamayan Murat Aslan isimli genci öldürdükleri ve Silopi'de bir yerde gömdüklerini açıkladı. Cesedin yerini tarif etti. Bunun üzerine Murat Aslan'ın babası İzzet Aslan'ın başvurusu ile savcılık, 11 yıl sonra; tam da Aygan'ın belirttiği yerde Aslan'ın kemiklerini buldu.
Ardından Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı Abdulkadir Aygan, "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım, emekli Binbaşı Abdulkerim Kırca, Siirt Jandarma Komutanlığı'nda görevli Uzman Çavuş Uğur Yüksel, itirafçı Muhsin Gül, Fethi Çetin, Kemal Emlük ve eşi Saniye Emlük hakkında iddianame hazırladı. Sanıklar hakkında "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, bir suçu söyletmek için işkence yapmak, taammüden adam öldürmek" gibi suçlardan ömür boyu hapis istendi. İddianamede, sanıkların "JİTEM adı altında oluşmuş; sözde devlet adına yasadışı yollarla birçok adam öldürme, adam kaçırma, PKK yandaşı olarak inandıkları kişiler aleyhine kendi çıkarlarına yönelik gasp eylemlerine giriştikleri" belirtiliyordu.
Evrensel