
Hiçbir hukuki dayanağı olmayan, hem kanunlara, hem de insan haklarına aykırı olan bu yasak artık kabul edilemez boyutlardadır. Yasak; artık o kadar çirkin bir boyuta taşınmıştır ki gün geçmiyor akıl almaz bir hadise duymayalım. Kızının diploma törenini izlemek için giden bir anne, aniden bastıran yağmurdan korunmak için okula girmek isteyince bile başörtülü olduğu için üniversite kapısından içeri alınmıyor. Neden mi? Öğrenci olmayan başörtülü anne kamusal alana girerse kıyamet koparmış!..
ve sonrasında yapılan haksızlığın hesabının sorulmayacağı rahatlığı içerisinde kaba hatta argo üslupla itilip kakılarak dışarı çıkarılıyor. Yasak; halkı dikkate almak yerine, halka yön vermeye kalkan, halka dayatmalarda bulunan, hukukla bağdaşmayan ve halkın kişisel tercihlerini hiçe sayan dayatmacı bir zorbalıktır. Tahrip edilen bu ülkenin temel değerlerinden biridir, tehdit edilen bu ülkenin gençliğidir, geleceğidir. Hukuk metinlerini zorlayarak yasakta direnenler kanundan destek bulamayınca genelge ve yönetmeliklere dört elle sarılmaktadırlar. Biliniz ki insanın en temel hakkını hiçbir şey iptal edemez. Yıllarca kadın haklarından söz eden, bunu yaparken toplumun cehaletini, töresini, batıl görüşlerini eleştiren kadın hakları koruyucularından nedense bu konuda hiç ses çıkmamaktadır. Başörtüsü çapa yapan Ayşe teyzenin başında olduğunda sorun yok, yeter ki avukat Ayşe Hanım’ın başında olmasın diyen yasakçılara kadın hakları savunucuları niçin sessiz kalıyor? Soruyoruz kafasını başörtüye takanlara; Başörtülü öğrencileri engel oldukları gerekçesiyle eğitim hakkından mahrum bırakmakla nasıl bir ilerleme kaydettiniz? "Haydi kızlar okula" diyenleri bu sözlerinde samimi olmaya davet ediyoruz. Hayatımızı kelepçelemeyin, bizim istikbalimizin önünü kesmeyin. Hırsızlık, yolsuzluk yapmayan görevini kötüye kullanmayan zimmetine para geçirmeyen, kısacası hiçbir yüz kızartıcı davranışta bulunmayan ve utanacak fiili olmayan sadece başörtülü oldukları için hayattan bizi dışlamaya çalışıyorsunuz. Aslında hayatımıza pranga vurmaya çalışıyorsunuz. Ama bizler bu oldu bittiyi kesinlikle kabullenmeyeceğiz. Büyük bir haksızlığa uğrayan arkadaşlarımın adına tüm kamuoyundan haklı hak arama mücadelemizde destek talep ediyorum. Bu gün ellerimizde bulunan kelepçeler aslında yıllardır inandığımız gibi eğitim alma özgürlüğümüze vurulan zincirlerdir. İnancımıza, düşüncemize ve ifademize vurulan zincirler hayatlarımızda yerini koruyor. Ama özgür ruhlarımızın birleştiği ellerimiz er yada geç bu zincirleri kıracaktır. Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu adına başörtüsü mağduru Sümeyye Karaosmanoğlu