İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ KANUN ÖNÜNE ÇIKARILMALIDIR
Başörtüsü yasağının kamuoyunun gündemine oturduğu şu günlerde üzerine vazife olan-olmayan, kendisini yasakta söz sahibi gören - görmeyen herkesin çığırından çıkmış açıklamalar yaptığına, demeçler verdiğine şahit oluyoruz.
Peşinen belirttik, burada bir defa daha ifade edeceğiz. Başörtüsü ancak ilahi buyrukla uyum içinde olmanın sembolüdür. Başörtüsü inancımızın hürriyet sembolüdür. Bunu böyle görmeyi reddederek, yasağın çözümüne karşı çıkarak "Devlet elden gidiyor" borusunu öttüren CHP, inancımız konusunda pazarlık hakkını kendinde gören, eğitim kurumlarında özgürlüğü garanti altına alırken diğer yanda kamu kurum ve kuruluşlarında yasağın meşrulaşmasına kapı aralayacak nitelikte adım atan AKP ve MHP de bilmelidir ki hak ve hukukumuzu sizlere teslim edip köşeye çekilmedik, çekilmeyeceğiz.
Bi sözlerimiz de tüm yasakçılara, tüm faşist zihniyetli sözde birlik ve beraberlikçilere olsun. Yıllardır bu ülke insanlarını yalnızca birey olarak "Devlete karşı sorumlulukları" noktasında var saydığınız, vergi vermek, askere gitmek ülkenin birlik ve beraberliğini korumada görevleri olduğunu hatırlattınız. Binlerce başörtülü insanın temel haklarını gasp ettiniz, kamu kurum ve kuruluşlarından, eğitim öğretim alanlarından tecrit ettiniz. Buda yetmedi kişilik haklarına saldırdınız. Bir birey değil, birilerinin güdümünde hareket eden varlıklar imişcesine, "Şu alanda başını şu şekilde bağlaya bilirsin, bu alanda başını bu şekilde bağlaya bilirsin" ifadelerini kullanacak kadar küstahlaştınız. Bu tablo kendilerini demokrat ilan eden bir güruhun din konusunda ki korkuları ve düşmanlıklarının tezahürüdür aynı zamanda.
Küstahlığı, din düşmanlığını bizler en son İstanbul Üniversitesi'nin yeni rektörü Mesut Parlak da gördük. Parlak başörtüsüne " Pimi çekilmiş bomba" benzetmesini yaparken "Bizim yandaşlığımız Cumhuriyet kazanımları. Türban, Cumhuriyet kazanımlarına ters. Bizim örf-adetlerimize uygun değil." ifadeleri ile, düzenlemenin Anayasa dan döneceği ve "Türbanlı bir öğrenciye, cumhuriyet ilkelerinin kıyafetlerine aykırı diye hak ettiği notu vermeyeceğiz" beyanları ile bizlere asıl huzur ve barış ortamının tehditçilerinin adresini gösteriyor.
Herkes sizin hakim zihniyet adına, birilerine yaranma adına insanları kendi zihin ölçünüze vurarak "laik", "uygar" ilan edip, sıkışınca darbe şakşakçılığı yapan bir avuç azınlıktan ibaret olduğunuzu biliyor. Bildikleri gibi sizi vicdanlarında yargılıyor. Bizler bu yargılamanın sadece vicdanlardan kalmasını istemeyenler olarak bugün buradayız. Bu sebeple de "hukuk düzenini" bozucu yorumlar yapan, barış ve huzur avcılarının kanun önüne de hesap vermesini talep ediyoruz.
SUÇ DUYURUSU METNİ:
KOCAELİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
Şikayet eden : İNSAN HAKLARI VE MAZLUMLAR İÇİN DAYANIŞMA DERNEĞİ (MAZLUMDER) Kocaeli Şubesi adına Kocaeli Şube Başkanı Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU /Tepecik Mah. Yavuz Sok. Afyonoğlu Kardeşler İş Hanı Kat: 4 No:18 İzmit / KOCAELİ
Şüpheli : Mesut PARLAK İstanbul Üniversitesi Rektörü İSTANBUL
Suç : TCK'nun 122. maddesinde düzenlenen ayrımcılık suçuna teşebbüs ve ülke kanunlarına uymayacağını açıkça ilan etmek.
Suç Tarihi : 31.1.2008
Olaylar
31.1.2008 tarihinde Kanal1 adlı televizyonda ana haber programının sunucusu Fatih ALTAYLI'nın konuğu olan şüpheli gündemde yer alan başörtüsü değişikliği ile ilgili olarak sunucuya aynen şu beyanlarda bulunmuştur: "Bu gerginlik bizi bile etkileyecek. Belki hiç hakkımız olmadığı halde, türbanlı bir öğrenciye, cumhuriyet ilkelerinin kıyafetlerine aykırı diye hak ettiği notu vermeyeceğiz."
Şüpheli bu sözleriyle TCK'nun 122. maddesinde Ayrımcılık başlığı altında düzenlenen yasa maddesini ihlal etmiştir. Şüpheli TBMM tarafından Anayasanın 10. ve 42. maddeleri ile YÖK'nun Ek 17. maddesinde yapılması düşünülen bir düzenleme ile süregelmekte olan başörtüsü yasağının kaldırılması halinde başörtülü öğrencilerin hak ettikleri notu vermeyebileceklerini belirtmiştir. Bu söylem şüphelinin bulunduğu mevki itibariyle yukarıda belirtmiş bulunduğumuz yasa maddesinde düzenlenen suça teşebbüs niteliğindedir.
Ülkemizde Anayasanın ve yasaların değiştirilmesi/düzenlenmesi yetkisi TBMM'nin dir. Bu husus yasalarda açıkça vurgulanmaktadır. Şüpheli TBMM tarafından yapılacak olan Anayasa ve yasa değişikliklerine rağmen buna uymayacağını açıkça ilan etmiştir. Yine şüpheli intikamcı bir şekilde tavır takınarak başörtülü öğrencilerin notlarını kırabileceğini belirtmiştir.
Böylece yukarıda belirtilen suçu işlemiş bulunmaktadır.
İstem Sonucu : Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı şüpheli hakkında gerekli soruşturma yapıldıktan sonra hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU
MAZLUMDER Kocaeli Şube Başkanı