Basın Açıklamaları

İNSAN HAKLARI VE SÖMÜRGECİLİK PANELİ

Mazlumder Bursa şubesi " 21 Şubat Sömürgecikle Mücadele Günü " olması sebebi ile sömürgecilik konulu bir panel düzenledi>>>
21.02.2007
İNSAN HAKLARI VE SÖMÜRGECİLİK PANELİ

Mazlumder Bursa şubesi " 21 Şubat Sömürgecikle Mücadele Günü " olması sebebi ile sömürgecilik konulu bir panel düzenledi.

Yeşil Konak'ta düzenlenen programın panelistleri, Mazlumder genel başkanı Ayhan Bilgen, Birikim yayınları genel yayın yönetmeni Ömer Laçiner ve Toç-Bir-Sen genel başkanı Günay Kaya'ydı. Panelde sömürgeciliğin ortaya çıkışı, felsefesi, tarihsel süreci ve bu gün geldiği nokta masaya yatırıldı. İlk olarak söz alan Laçiner, göçebe toplulukların zamanla yayılarak büyüdüklerine ve yerleşik tarım topluluklarını sömürdüklerine değindi. Mesela Moğollar gibi... Endüstri devriminden sonra ticari burjuvazinin ortaya çıktığını kendi mallarını satabilmek için ticari sömürüler oluşturduklarını söyleyen Laçiner, Belçika'nın Kongo'yu işgalinde 50 milyon nüfusu olduğunu, zamanla 40 milyonunu katlettiğini söyledi.

İngiltere'nin Hindistan'da ilk etapta hammadde sömürgesi yaparken endüstri devriminden sonra oraya kumaş satmak istediğini, fakat pahalı sattığı için pazarda yer bulamayınca; Hindistanlı bez üreticisi 10.000 kişinin ellerini kestiğini de sözlerine ekledi.20. yy lın başından itibaren Marksist teorisyenlerin emperyalizm dedikleri bir safha başladığını; Emperyalizmle birlikte sömürünün türünün değiştiğini, mal ihracının gündeme geldiğini, bu insanlara silah satıldığını savaşmalarını gerektirip yeni silah ihtiyacı ortaya çıkardıklarını veya yeni tüketim mallarını zorla almaları için dayattıklarını ve her yeni mal ihracında sömürülen ülkenin bir dalının kesildiğini belirterek, sonuçta oradaki hayatı kendilerine entegre ettiklerini söyledi.

İkinci olarak söz alan Günay Kaya ise,

Konunun sanayi devrimi sonrası konumuna değindi. Bir anda atölye üretiminin seri üretime geçtiğini bu durumun dış Pazar ihtiyacı gerektirdiğini dolayı ile dış duvarların zorlandığını karşılaşılan engellerinse güç kullanarak aşıldığını söyleyen, Kaya, uluslararası kuruluşların hedefinin bölge ölçeği değil dünya ölçeği olduğunu, bu kuruluşların aktörünün ABD olduğunu belirterek, Gücü elinde bulunduran ve herkesin önüne geçebilmesi için aldatma metotlarını ve güç unsurlarını kullanıyorlar dedi. Siyasal anlamda BM rin, iktisadi anlamda Dünya Bankası ve IMF ' in, askeri anlamda Nato'nun bu olduğunu söyleyerek sözlerini sürdürdü. Kaya konuşmasını, " Egemenlik milletin değil, egemenlik insanın ve o insanı yüceltecek evrensel bir hukuk, evrensel bir adalet, evrensel bir hak değerlerini bütün dünya üzerinde hakim kılmadığınız müddetçe sömürgecilik dünde vardı, bu günde var, yarında olacak." Diyerek konuşmasını bitirdi.

Son olarak söz alan Mazlumder Genel Başkanı Ayhan Bilgen, Tarih analizi yapılırken dinler savaşı eksenli analizlerin daha belirgin olduğunu, ekonomik anlamda savaşın dindarlığın bir gereği olarak arka plana atıldığına değinerek, haçlı savaşları örneğine değindi. Belirleyici ana dinamik nedir diye bakılırsa, haçlı savaşlarının özünde ekonomik kaygılar güden saldırı olduğunu bunu güçlendirmek için din adamlarına roller yüklendiğini söyledi. Sömürgeciliğe karşı yürütülen mücadelede her yolu mubah olamayacağının da altını çizen Bilgen, sömürgecilerin ahlakının sömürülenlere örnek teşkil etmemesi gerektiğini söyleyerek sözlerini sürdürdü.