HUKUKA SÖZDE DEĞİL ÖZDE BAĞLI MAHKEME İSTİYORUZ
Cumhurbaşkanlığı seçim turları ile ilgili olarak CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin verdiği karar her bakımdan hukuk dışı olmuştur. Bilindiği üzere devlette her kurumun görev ve yetkileri başta anayasa ve anayasaya bağlı olarak yasa ve diğer mevzuat ile belirlenir. Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini belirleyen Anayasa 148.madde ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 18.maddesinde seçimlere müdahale yetkisi veren bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin verdiği karar yetkisizlikle maluldür; "YOK" hükmündedir.
Kaldı ki; Anayasa Mahkemesi yetkili olsa idi dahi, Cumhurbaşkanlığı seçim turlarında Anayasa 102.maddesinin aradığı toplantı yeter sayısı hiçbir şekilde 367 olarak kabul edilemez. Bu hususta bir izaha gerek bulunmadığı gibi hukuki yorumlarda farklılık yoktur. Yorum farkı siyasi nedenlerle ortaya çıkmaktadır. Nitekim CHP'nin açtığı davanın siyasi nedenlere dayanmaktadır. Bu CHP açısından anlaşılabilir veya milletin takdirine bırakılabilir. Ancak Anayasa Mahkemesinin üstelik yetkisiz olduğu bir hususta hukuk dışına çıkarak siyasi mülahazalarla karar vermesi kabul edilemez bir durumdur.
Anayasa Mahkemesi yetkisiz ve hukuk dışı kararıyla, bu ülkede millet iradesinin doğrudan veya temsilcileri yoluyla sonuç doğurmasının önüne geçmiştir. Bu nedenle karar hukuk dışı olması yanında siyaset dışı bir durum doğurmuştur. Bu yönüyle de hiçbir zaman unutulmayacak bir karar olmuştur.
Dünyadaki diğer benzerlerinin aksine hak ve özgürlüklerden yana değil, bir kısım baskıcı azınlık düşünceden yana tavır alarak hak ve özgürlükleri daha çok daraltma eğiliminde olan bir Anayasa Mahkemesi'ne Türkiye'nin ihtiyacı yoktur.
Sadece anılan bu kararla değil, aynı anlayışla verdiği başka konulardaki kararlarla da, Anayasa mahkemesi hukuk dışı, siyasi ve ideolojik kararlar verebilen bir aygıt olmaktan öteye gidememektedir. Genelkurmay bildirgesi sonrası verilen bu karar ile hukuk devleti ve demokrasi, diğerleriyle kıyaslanmayacak kadar ağır bir darbe almıştır. Ama bir hukuk kurumu olarak, hukuk ve adalet adına hareket etmesi gerekirken, muhtıra ve CHP doğrultusunda karar vermesi ile Anayasa Mahkemesi de toplumdaki güvenilirliğini ve saygınlığını yitirmiştir.