HUKUK MANTIĞI VE AHLAKI ZEDELENİYOR
Danıştay'ın Y ÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin üniversitelere gönderdiği genelgenin yürütmesini durdurması kararının yasakçıların ekmeğine yağ sürmek için kullanılmasını esefle kınıyoruz. Bu kınamamız bu olayı hukuksuzca algılayanadır. Danıştay kararında başörtüsüne yasak getirmemiştir. Teknik açıdan tek başına YÖK başkanının genelge yayınlayamayacağına karar vermiştir. Bu doğrudur, fakat serbestlik anayasa ile gelmiştir YÖK başkanının genelgesi olsa da olmasa da serbestlik yürürlüğe girmiştir. Bu sebeple bu kararı yasaklama olarak duyuran ve Anayasa Mahkemesi'ni bu yol ile baskı altına almaya kalkan zihniyeti kınıyoruz.
Hepimizin hatırladığı gibi Anayasa'ya başörtüsü ile ilgili getirilen değişikliğin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden çoğunluğun oyu ile geçmesinin ardından değişiklik Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayına sunuldu. Gül'ün onaylamasının ardından resmi gazetede yayınlanan değişiklik resmen uygulanabilir hale geldi. Ancak bu süreç de sadece üniversitelere getirilen başörtüsü özgürlüğünü hazmedemeyen baskıcı zihniyetler "Laiklik elden gidiyor, ülke elden gidiyor" yaygarasını, çoğunluğa tahakküm etme adına kopardılar. Statüko figüranları sadece siyasi partiler olmadı bu Ülke'de. Yargı kararları ile de çoğu kez insan hak ve özgürlüklerini rafa kaldıran uygulamaların altına imza attılar. Yakın geçmişte bir başka mesele üzerinde tezahür eden aynı anlayış bu günde tekerrür ediyor. Eşi başörtülü Cumhurbaşkanı'nı hazmedemeyen kısır zihniyetler, demokrasi olgusunu takmaksızın meseleyi Anayasa mahkemesine götürüp ret oyunu kamuoyu baskısı ile çıkartmışlardı.
Aynı zihniyet başörtüsü konusunda halkın değerlerine, kutsalına bir yandan hakaret ederken bir yandan hukuku kendi istem ve anlayışlarına uygun yorumlayarak halkı ötekileştirip bu uygulamaları çarşaf çarşaf halkın önüne seriyor. Düşünme inanma, ya da düşünür inanırsan ifade etme, inandığını yapma yoksa kötü olur diyip, sopasını sallayarak halkı hizaya getirmeye çalışıyor. Emekli siyasetçilerden de görüş alan "güzide, gürbüz" basınımız bu böyle uygulanmaya kalkar, sonra ters teper sokakta kapalı olmak da sorgulanır diye görüşler alıp bu çarşafa ek yapmaktadırlar. O emekli siyasetçilerimizin de anaları tam tesettürlü halde kabirlerinde kemikleri sızlayarak yatmaktadır. Yakın geçmişte başörtüsünün üniter yapıya ters olduğuna dair akıl almaz açıklamalarda bulunan bu yargı kurumları, evrensel, genel geçer hukuk kurallarını kendi ideolojilerine göre yorumlayan, sanki siyasi bir parti imiş gibi hareket eden ve bağımsız olmayan yargı organları ülkeyi hukuk'un viraneye döndüğü bir yere çeviriyor. Birkaç gün önce yine bir yargı mensubumuzun "darbe över" açıklamalarını halkımız üzüntü ile dinleyerek asılmış ve daha sonra anıtı yapılmış Adnan Menderes'i hatırlayarak kahrolmuştur. Artık bu zihniyet acı kan gözyaşından beslendiği halkımızca malumdur.
Başından beri getirilen çözüm önerisinin yarım çözüm olduğunu belirten bir kurum olarak soruyoruz; siyasi bir parti imiş gibi yorumda bulunan yargı organları, yine Anayasa Mahkemesi'nden başörtüsünün ret çıkması için baskı yolunu mu seçiyor? Bu strateji ile de bu meselenin halkoyuna sunulmasını mı bekliyorlar?
Kendileri bu mesele halkoyuna kalırsa sadece üniversitelerde değil, kamu kurum ve kuruluşlarında da özgürlük olması yönünde bir referandum olması ihtimalini de göz önünde bulunduruyorlar mı?
İnanç üzerinden pazarlık yapan AKP Hükümeti ve MHP'de bilmeli ki; daha cesur adım atma cesaretini göstermeksizin dar alanda özgürlüğü garantileyen söylemlerden uzak durup halkın gerçek beklentilerine cevap vermelidirler.
Devletin bir kesimi töhmet altına bırakacak hukuk dışı fiillerde bulunduğuna şahit olmuşlar olarak da, halkın hukuksuz fiillere prim verecek tavırdan uzakta duracağını biliyoruz. Halkın hak ve özgürlüklerin gerçek adaletin, demokrasinin ne olduğunu gerekirse meydanlarda, gerekirse sandıklarda, gerekirse okul kapılarında göstereceğini bilmeleri gerekmektedir. Siz hukuktan nasibinizi almamış uygulamalara imza attıkça halk; hukuku, demokrasiyi, adaleti size öğretmek ve daha adil bir Dünyada yaşamak için size Demokrasi dersini verecektir.
Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU
MAZLUMDER Kocaeli Şube Başkanı