Soyut iddialardan ibaret, kişinin iç dünyasına ait
düşüncesini açıklattırmaya matuf suçlamalar ile Anayasa'nın 25. maddesinde
ifadesini bulan 'Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve
kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve
suçlanamaz' hükmüne açıkça aykırı davranılmaktadır. Gözlem altına alınan kişiler
hakkında başka türlü delil elde etme imkânı olduğu halde hukuka aykırı bir
şekilde ve uzun süre iletişimleri dinlenilmektedir.
Bu kanunsuzluk ve hukuksuzluk zincirinin son
halkası, Güngören çevresinde bulunan ve aynı mahallede oturan, çoğu esnaf olan
kişilerden oluşan, toplam 22 kişinin gözaltına alınıp 12 kişinin tutuklaması ile
devam etmiştir. Keyfi gözaltı ve tutuklamalar o kadar ileri gitmiştir ki
birbirine zıt siyasi tarzları ve üslupları olan insanlar bile aynı örgüte üye
olmaktan ötürü tutuklanmışlardır.
El-Kaide düşüncesi ve pratiğini hem yazdığı
yazılarla hem de yaptığı toplantılarla sürekli eleştiren insanlar bile
el-Kaide'ye üye olmak iddiasıyla sorgulanıp tutuklanmıştır. Bu insanlardan
birisi de HAK-DER (Haznedar Kültür ve Dayanışma Derneği) eski başkanı ve üyesi
olan, Ezher Üniversitesi mezunu, mütercim, araştırmacı
yazar Ali Rıza Akgün'dür.
Bu tür uygulamaların artması, toplumun
inançlarından ve faaliyetlerinden dolayı cezalandırılmak istendiği yönünde bir
kanaatin oluşmasına neden olmuştur. İnsanların din ve vicdan özgürlüğü, düşünce
ve kanaat hürriyeti, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ve örgütlenme hakkı
son yapılan operasyonlar ile ciddi şekilde yara almıştır. Vatandaşların
dini/sosyal ve kültürel faaliyetleri El-Kaide adına yapılan militan kazanma
çalışmaları gibi sunularak temel haklar hukuka aykırı bir şekilde
engellenmektedir.
Gözaltına alınan kişilerin somut olarak neyle
suçlandıkları, hangi eylem ya da eylem girişiminden sorumlu tutuldukları halen
bilinmemektedir.
Bu operasyonun da diğer birçok operasyon gibi baskı
ve sindirme amaçlı, gözdağı vermeye yönelik bir girişim olduğunu düşünüyor ve bu
tür keyfi muamelelerin devam etmemesi gerektiğini yüksek sesle tekrar ediyoruz.
Türkiye insanı hürriyet ve güvenlik ikileminde hukuka değer verilmesini talep
etmektedir. Çünkü hukuk bir gün herkese lazım olacaktır.
MAZLUMDER İstanbul
Şubesi