Ülkemizde sivil inisiyatifin devredışı bırakıldığı müdahalelerden sonuncusu ve post-moderni olan 28 Şubat’ın yıldönümü haftasında böyle bir etkinlikle karşınızdayız.
Yüzyılı aşan demokratikleşme süreci hep sancılı devam etti. Halen de milletle devlet arasındaki gerilim giderilmiş değil.
Halkına kendi doğrusunu dayatan ideolojik devlet, ne kendini ne de halkını mutlu edebilir.
Devlet, halkının taleplerini yerine getirmeye çalıştığında asıl gücüne kavuşur. Çünkü böyle bir yapıda, devletinden memnun olan bir vatandaşın aidiyet duygusu üst düzeye çıkar ve üretime bu güven içinde katılır.
Haklar ve özgürlüklerin sahibi devlet değildir.
İnsan evrensel tabii hukukun alanını oluşturan temel haklara doğrudan ve kendiliğinden sahiptir. Devlet bu hakları teminat altına almak için vardır. Onu Hukuk Devleti yapan da bu özelliğidir.
Kısaca siyasi tarihimize baktığımızda, pek çok acının yaşandığına şahit oluruz. Neredeyse on yılda bir yapılan “halkı devre dışı bırakma” işlemi binlerce mağdur oluştururken, yasalar değiştirilerek hak ve özgürlük alanları daraltılmıştır.
Darbelere ve muhtıralara baktığımızda, her dönem muhalif olanın üzerine gidilmiş ve renk seçimi yapılmamıştır.
Buradan çıkarılacak ders, “darbenin iyisi olmaz” tesbiti olmalıydı.
Her darbe ve muhtıra; sivilleşememiş, özgürleşememiş kesimlerin desteğini alarak var olabilmiştir. Üzülerek görmekteyiz ki, bugün dahi darbeleri onaylayan ve alkışlayan zihniyetin varlığı sürmektedir. Aynı zihniyet, yüksek öğrenim kanunu ile ilgili anayasa değişikliğini de; “Anayasa değişti ama benim fikrim değişmedi. Uygulamam değişmeyecek” ifadeleriyle hiçe sayarak, gençlerimizin eğitim-öğretim haklarını engellemekte ve yasayı tanımamaktadır.
Bu programla, yakın tarihimizde yapılmış olan ve geniş anlamda özgürlükleri kesintiye uğratan darbelerde yaşanan süreçleri; “canlı tanıklıklar”la ve “siyasal simgeler ve yasal imgeler” sergisiyle insanımızın hafızasında yeniden canlandırmayı hedefliyoruz.
Dileriz bu etkinlik; bir hafıza tazelemesiyle beraber halkın demokratikleşme sürecine verdiği önemli bir katkıya dönüşür.