ERZURUM CEZAEVİ
OLAYLARI RAPORU
Hazırlayanlar
Mazlumder
İHD
ÇHD
TOHAV
İstanbul Barosu
Erzurum Cezaevi Olayları Raporu
Konu ve Açıklama
Erzurum Özel Tip Cezaevi’nde bulunan PKK, TKP/ML ve diğir sol franksiyonlara mensup hükümlülerin başlattığı süresiz açlık grevi ile ilgili gözlem raporudur.
Erzurum Özel Tip Cezaevi’nde bulunan hükümlü yakınlarından Suna Genç ile İbrahim Karadeniz 20.03.1997 tarihinde derneğimize müracatla, yakınlarının Cezaevi idaresi tarafından suimuameleye tabi tutulduklarını, cezaevinde yoğun bir tecrit politikasının uygulandığını, yakınları ile diyalog kurmalarının engellendiğini, bütün bu sebeplerden dolayı hükümlülerin sessiz açlık grevine başladıklarını, idarenin ise hiçbir surette diyaloğa yanaşmadığını bildirmişlerdir. Bunun üzerine, İHD, ÇHD, TOHAV ve İstanbul Barosu temsilcilerinden oluşan bir hukukçu heyeti ile birlikte Erzurum Cezaevine gidilmiştir.
İdarenin Heyete Karşı Tutumu
1. Cezaevine varıldığında müvekkil bir kısım hükümlülerle görüşülmek istendiği idareye iletilmiş ancak idare başsavcının bu konuda kesin talimat verdiğini, vekaletle dahi olsa hükümlülerle görüşemeyeceğimizi bildirmiştir.
2. Heyet bu durum üzerine Başsavcı Hakkı Köylü ve Cezaevi mümessil savcısı Hasan Kanlı ile görüşmüş, savcı hükümlülerle hiçbir İnsan Hakları Derneği temsilcisinin görüştürülmeyeceği hususunda Adalet Bakanlığından talimat aldıklarını bu nedenle görüşme yapamayacağımızı söylemiş ise de sonradan heyetten ancak üç kişinin görüşme yapmasına müsaade edileceğini söylemiştir. Ancak yaşanan gergin polemiğin sonucunda savcı tüm heyetin mümessil savcı ile birlikte hükümlü ve tutuklularla görüşmelerini kabul etmiştir.
Savcı İle Görüşme
1. Savcı yaşanılan sıkıntının temelinde Diyarbakır Cezaevinden yeni gelen 10 kişilik bir grubun olduğunu, bu grubun amacının cezaevinde idareyi ele geçirmek olduğunu söyleyerek, hükümlülerin kendilerine 25 maddeden oluşan bir talepte bulunduklarını, bu taleplerin kahir ekseriyetinin halihazırda karşılandığını/karşılanabileceğini, ancak bir kısım taleplerin idarece kabul görmesinin mümkün olmadığını söylemiştir. Söz konusu talepler;
• Koğuş temsilcilerinin haftada bir mümesil toplantısı yapmaları
• Idarenin koğuşlar arası sportif faaliyetlere izin vermesi
• Koğuşlararası ziyaretin mümkün hale getirilmesi
• Idarenin açık görüşe izin vermesi
• Bloklararası değiş-tokuşun sağlanması ve bu suretle aynı suçtan hükümlülerin birarada kalmalarının mümkün hale getirilmesi
2. Açlık grevinin 38. Gününde on hükümlünün durumunun ağırlaştığını, üçünün hastanede müşahade altında bulunduğunu, hükümlülerin ise tedaviyi kabul etmediklerini bildirmişlerdir.
3. Hastanedeki üç kişini isimleri savcı tarafından ısrarla saklanılmak istenilmiş ise de sonradan bu hükümlülerin Maruf Türkan, A.Kerim Türkan, Kurat Akoğlu oldukları öğrenilmiştir.
Hükümlü ve Tutuklularla Görüşmemiz
Cezaevinde PKK’lı hükümlü ve tutuklulardan Yaşar Karadeniz, Suat Kaya, Mehmet Baysal, Atlık ve Sait Yıldırım ile DHKP-C’li hükümlü M.Erkan Çetin ile görüşülmüş, hükümlü ile tutukluların şikayet ve taleplerinin şu noktalarda yoğunlaştığı görülmüştür;
1. Hükümlü ve tutuklular temel sorunun idarenin yaklaşımı ile ilgili olduğunu, kendilerine insanca muamele edilmesi halinde sıkıntı olmayacağını diğer hususların detaydan ibaret olduğunu belirtmişlerdir. Idarenin şov yaptığını, bilhassa cezaevi müdürünün ve mümessil savcının amaçlarının kendilerini ispatlama çabasından ibaret olduğunu,
2. Mahkumların bir kısmı bugüne kadar farklı cezaevlerinde bulunduklarını ve hiçbir cezaevinde karşılaşmadıkları uygulamalar ile burada karşılaştıklarını, buraya farklı bir imaj verilmeye çalışıldığını (...burası Erzurum burayı başka yerle karıştırmayın gibi) bunların gittikçe daha da aşağılayıcı, tahkir edici bir boyut kazandığını belirtmişler ve en ufak sorunumuzu gardiyanlara ilettiğimizde bize “siz camiden gelmiyorsunuz. Suçlusunuz.” denildiğini söylemişlerdir. İnfaz koruma memurlarının “siz geçmişten ders almadınız, size geçmişi yaşatacağız” dediklerini, bu nedenle endişe hali içinde oldukları,
3. Cezaevinde yoğun bir tecrit çalışmasının olduğunu, gelen arkadaşlarının hücrelere alındığını ve itirafçılığa zorlandıklarını, Diyarbakırdan gelen arkadaşlarının B-Bloka yalnız konulduklarını, açlık grevinin ancak otuzuncu gününde idarece refakatçi temin edildiğini, arkadaşlarının durumlarından endişe duyduklarını,
4. Aileleri ile görüştürülmediklerini, bilhassa türkçe bilmeyen ailelerin yakınları ile görüşmelerinin kasıtlı olarak engellendiğini,
5. Faks ve telgraf yazışmalarının engellendiğini, bir bloktan diğer bloka faksın 4 günde ulaşabildiğini
6. Kendilerine, Erzurum-Dadaş frekansına sabitlenmiş ve başka frekansları çekmeyen radyoların dağıtıldığını,
7. Adalet eski bakanı Mehmet Ağar döneminde çıkarılan üç genelgeninde, Adalet Bakını Şevket Kazan tarafından iptal edilmiş olmasına rağmen halen kendilerine uygulandığını belirmişlerdir.
8. 25 maddelik taleplerinin bulunduğunu, ancak bunların asıl önem arzedenlerinin şunlar olduğunu tarafımıza iletmişlerdir ;
8.1 Koğuşlararası dağılımda isteklerimiz dikkate alınsın
8.2 Bloklar arası geçiş mümkün hale getirilsin
8.3 Koğuşlararası ziyaret ve sportif faaliyet engellenmesin
8.4 Açık görüşten siyasi hükümlü ve tutukluların da yararlanması sağlansın
8.5 Koğuş mümessillerinin haftada bir biraraya gelip toplantı yapmaları temen edilsin
8.6 Bloklar arası faks görüşmesi yerine, fiili doğrudan görüşme sağlansın
8.7 Tecrit politikası terk edilsin
8.8 Cezaevinin fizik şartları iyileştirilsin
8.9 Ailelerimizle görüşmemizde varolan fiziki enggel kaldırılsın
9. hükümlüler yukarıdaki taleplerinin karşılanmasanın yetmeyeceğini, idarenin zindancı, işkenceci mantığı değişmedikçe mevcut uyuşmazlığın tekrar nüksedeceğini belirtmişlerdir.
Kısmi Uzlaşma ve On Kişinin Açlık Grevinden Vazgeçirilmesi
1. tüm bu görüşmelerin sonunda idare bir kısım tavizler vermiş çeşitli vaatlerde bulunmuştur. Şöyleki;
1.1 Koğuşlararası makul dağılımı yeniden yapabiliriz
1.2 Bir bloktan br kişinin, haftada bir diğer bloktaki bir temsilci ile görüşmesini temin edebiliriz
1.3 Aile ziyaretlerinde, talep edilen düzen zaten mevcuttur, diğer fevri ve bireysel sıkıntıları ise özenli bir şekilde denetleyeceğiz
1.4 Açlık grevine ilk başlayan on ikişinin B-Bloktaki diğer koğuşlara yerleeştirilmelerini sağlayabiliriz
1.5 Muamelenin insaniliği temin edilecek
1.6 Koğuşlararası görüşmelerin moral/psikolojik bakımdan yararlı olabileceğini bakanlığa ileteceğiz
2. Cezaevi idaresini sözkonusu taviz ve vaatleri sonucunda mümessil hükümlü ve tutuklular açlık grevine ilk başlayan 10 arkadaşlarının açlık grevine son vereceklerini, ancak bu hususu diğer arkadaşları ile görüştükten sonra netleştireceklerini, diğerlerinin açlık grevlerini, vaatlerin yerine getirilmesinden sonra düşüneceklerini belirtmişler ve bu hususta hükümlü mümesilleri ile idare mutabık kalmışlardır.
Kanaatimiz
1. Temel sorun kaanatimizce karşılıklı yaklaşım biçimi sorunudur. Bu arıza salt idareden kaynaklanmamaktadır. Cezaevindeki aşağılayıcı, kahkir edici trafik tek yönlü değildir.
2. Taraflar arasında yoğun bir ideolojik savaşın mevcudiyetinin izlerini görmek mümkündür. Idare Ümkücü/Türk Milliyetçiliği anlayışlı insanlardan müteşşekkil, hükümlü ve tutuklular ise çoğunlukla PKK’lı olup katı şoven bir çizgide gözükmektedir.
3. Insanlar birbirlerini sevmek zorunda değildir. Düşmanlar arasında da pekala bir hukuk mevcut olabilir. Böyle bir hukukun tesisi kaçınılmazdır. Derneğimiz bu konuda diğer insan hakları dernekleriyle sivil anlamda denetleyici olmayı ısrarla takip etmektedir.