Basın Açıklamaları

Dernekler Yönetmeliğinde Yapılan Değişiklik Örgütlenme Özgürlüğüne Aykırıdır, Değiştirilmelidir!

Dernekler Yönetmeliğinde Yapılan Değişiklik  Örgütlenme Özgürlüğüne  Aykırıdır, Değiştirilmelidir!
İçişleri Bakanlığınca Dernekler Yönetmeliğinde Yapılan Değişiklik ile iligili Mazlumder Ankara Şubesi'nin Yaptığı Basın Açıklaması

Dernekler Yönetmeliğinde Yapılan Değişiklik

Örgütlenme Özgürlüğüne  Aykırıdır, Değiştirilmelidir!

 

İçişleri Bakanlığı tarafından Dernekler Yönetmeliğinde 1 Ekim 2018 tarihinde  yapılan değişiklikle derneklerden, üyelerinin rızası aranmaksızın kişisel bilgileri Derbis sistemine girmesi istenmektedir.

Bu hukuksuz talebin uygulanması durumunda Sivil toplum alanı olumsuz etkilenecektir.

Mülki idare amirliklerine  verilmesi istenilen , üye bilgisi düzenlemesi “Kişisel verilerin korunması yasası’na aykırıdır.

Yasa, kişisel verilerin ilgili kişilerin açık rızası alınmaksızın işlenemeyeceğini öngörmektedir.

Haliyle kişilerin rızası olmaksızın kişisel verilerin işlenmesi, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin, bilhassa özel alanın ihlal edildiği anlamına gelmektedir.

Yönetmelikteki düzenleme kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesine sebebiyet verebilir.

Bu yönüyle de yasaya tamamen aykırıdır.. Bu yönetmelik örgütlenme özgürlüğüne aykırıdır

Daha önce Dernekler Yönetmeliği’ne göre; dernek yönetim kurulu başkanları, her yılın ilk 4 ayı içinde, bir önceki yıla ait “Dernek Beyannameleri”ni mülki idare amirliğine vermekle yükümlüydü. Eski yönetmeliğe göre bu yükümlülüğün gereği olarak dernekler; asıl ve onursal üyelerinin sadece sayısını bildiriyordu. Toplam sayıyı kadın ve erkek olarak ayrı ayrı iletiyordu.

Yeni beyanname formuna göre derneklerin üyelerinin adlarını soyadlarını, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarını, mesleklerini, üyeliğe kabul tarihleri veya üyelikten çıkma veya çıkarılması tarihlerini bildirmeleri gerekecek.

OHAL sonrasında yapılan bu yönetmelik değişikliği bizi 1982 anayasasının da gerisine düşürmüştür.

Yapılan bu değişiklik, sivil toplum faaliyetlerinde bulunan insanlarda fişlenme endişesi yaratmıştır.

Bu endişe ve korkunun sivil toplum faaliyetlerinde büyük bir gerileme oluşturacağı açıktır. Ülkedeki normal ve yasal faaliyetlere de kriminal bir gözlükle bakmak, ülkeyi sivil, sosyal ve sanatsal faaliyetler açısından çorak bir vahaya çevirecektir.

Ayrıca yönetmelikte yapılan bu değişiklik hem anayasaya (Özel hayatın gizliliğinin korunması Madde:20) hemde kişisel verilerin korunması kanununa(madde 5-6) açıkça aykırıdır.

Temennimiz, anayasaya ve yasalara aykırı olarak düzenlenen bu değişikliğin, sivil toplum faaliyetlerini daha fazla etkilemeden bir an önce iptal edilmesidir.

 

MAZLUMDER ANKARA ŞUBESİ