23.03.08/Bursa
BU BİR AKIL TUTULMASIDIR
Cumhuriyet
Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya Ak Partinin kapatılması istemiyle Anayasa
Mahkemesine başvurdu. Ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan
başta olmak üzere 71 kişiye de siyaset yasağı getirilmesini talep etti.
Ve
gerekçe de Ak Parti laikliğe aykırı
eylemlerin odağı olmuştur, deniyor.Başbakanın Cuma namazına gitmesi,başörtü yasağının
kaldırılması için yasa çıkarılması YÖK Başkanının
, üniversitelerde özgürlükle ilgili yaptığı açıklamalar iddiaların bazılarıdır
.Bunlar Ancak totaliter devletlerde olabilecek iddialardır..Halkın % 47 sinin
oy vermiş olduğu bir partiye böyle gerekçelerle dava açılması temelli kapatma talebinde
bulunulması akla Türkiye ,1940lara götürülmek
mi isteniyor sorusunu getiriyor.
İnsan hak ve özgürlüklerini en fazla gözetmesi gereken yargı, insanların özgür
iradeleriyle seçtiği ve iktidara taşıdığı bir partiyi hukuk dışı suçlamalar ve vehimlerle
kapatmaya çalışması öncelikle insan haklarını ve milli iradeyi hiçe saymadır.
Savcının neredeyse başbakanın konuşmalarının içinde din ve başörtüsü geçen her cümleyi
iddianameye koyması düşündürücüdür.
Başsavcı
görevi kötüye kullanmak, zorla delil tespit etmek suçunu işlemektedir Savcı
hakkında soruşturma başlatılmalıdır ve görevden alınmalıdır. Hiç kimsenin,
Cumhuriyet Başsavcısı olsa dahi mesnetsiz iddialarla ülkeyi kaosa sürüklemek
hakkı yoktur
Sayın
başsavcıya sesleniyor ve diyoruz ki demokrasilerde meclis ne işe yarar? Yasa yapmayacaksa
ve kanun çıkarmayacaksa eğer. Halktan, 2 kişiden birisinin oyunu almış bir
partiye karşı girişilen bu talepler aslında milli iradeyi yok saymaktan başka
bir şey değildir.
Şunu
açıkça belirtmek istiyoruz ki, bu halkta, bu parlamento da bunu hak etmiyor. Bu
yöntemler çağdaş dünyada olmaması gereken yöntemlerdir. Bu halk iradesine karşı
girişilen bir tehdittir. Demokrasilerde partileri halk kurar ve halk kapatır
Muhalefet görevini de partiler yapar mahkemeler değil
Meclis
bir insan hakları ihlali olan öğrenim hakkının engellenmesini ortadan kaldıran
bir yasa çıkardı diye kapatmaya kalkışmak bu ülkeye ve halka en hafif şekliyle
saygısızlıktır, hakarettir
Artık
halkı yok sayma ve halkın bir kısmını ikinci sınıf vatandaş sayma
alışkanlığından vazgeçin, halkın iradesinin karşında durmayın. Özgürlüklerin,
insan hakları ve inanç özgürlüğü alanında parlamentonun attığı adımları herkes
hazmetmeli ve meclisin iradesine saygı göstermelidir.
Biz
bir insan hakları örgütü olarak milletimiz ve ülkemiz adına bu girişimi
kınıyoruz ve bu yanlıştan dönülmesini istiyoruz. Anayasa mahkemesi bu dosyayı
derhal geri iade etmelidir. Ve cumhurbaşkanı ülkenin siyasi ve ekonomik
istikrarını düşünerek, yetkisini kullanıp savcıyı azletmelidir. Aksi takdirde
milli, irade hiçe sayılacak, ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü baskı
altına alınmış olacak, anayasal suç işlenmiş olacaktır. Ve ülkemize,
insanlarımıza yapılan bu haksızlığı bu gayri hukuki girişimi halkımız af
etmeyecektir.
Hükümet
bu hukuksuzluğu sürdürmede ısrar edenlerin ve her fırsatta buna malzeme çıkaranların,
ellerindeki bu yetkiyi demokrasi yanlısı sivil güçlerin konsensüsüyle
aciliyetle çıkarılacak bir sivil anayasa ile almalıdır. Demokrasi bir oyun olmaktan
kurtarılmalıdır.
MAZLUMDER BURSA ŞUBE
BAŞKANI
Ahmet TİLCİ
