Basın Açıklamaları

Bir Kısım Medya Öyle Diyor, Ya siz

CMK Madde 2: “Şüpheli : Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, _x000D_ Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itiba¬ren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, _x000D_ Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, _x000D_ Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başla¬yıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi, kapsamaktadır” şeklinde tanımlıyor. _x000D_

_x000D_ BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 11. maddesi “Bir suç işlemekten sanık herkes, savunması için kendisine gerekli bütün tertibatın sağlanmış bulunduğu açık bir yargılama ile kanunen suçlu olduğu tespit edilmedikçe masum sayılır” derken TC. Anayasasının 38. maddesi “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” şeklindeki ifadeyle bildirgeyi destekliyor ve ‘Masumiyet karinesi’nin güvence altında olduğunu belirtiyor. _x000D_

_x000D_ Yasaları boş verelim, bir kısım medya bu konularda ne diyor? Bazı medya organları hukukun “şüpheli” dediğine “terörist” diyor ve daha gözaltındayken birçok insanı “örgüt elebaşı” ilan ediyor. Bu kuruluşlar, her ne hikmetse,“gizlilik” kararı verilen, müdafi avukatların dahi göremediği soruşturma dosyalarını görebiliyor, içeriğinden bilgi alabiliyor ve “gizli” (!) olan dosya içeriğini yargıyı yönlendirebilecek yorumlarla yayınlayabiliyor. Hatta “yargısız infaz”la insanların kaderlerini değiştirecek yayınlar yapabiliyor._x000D_

_x000D_ Kimi zaman olayın adı “Ergenekon” oluyor, kimi zaman “El Kaide”, kimi zaman “PKK”. İsim önemsenmiyor, sansasyonel haber yapabilmek adına yaşlarına, konumlarına bakılmaksızın “örgütün üyeleri (!), yardım yatakçıları (!) hatta elebaşları (!) bulunduğu” söylenip doğrudan hüküm veriliyor. Şüpheli kişiler, isimleri de deşifre edilmek suretiyle “terörist” olarak itham ediliyor. Öyle bir hüküm veriliyor ki, ne temyizi mümkün oluyor, ne yargılamanın iadesi._x000D_

_x000D_ Bu ülkede isim benzerliği, herhangi bir tanışıklık ya da ele geçirilen herhangi bir belgede adı geçmek suretiyle soruşturma kapsamına alınan kişilerin sayısının binlerle ifade edildiği biliniyor. Bu insanların büyük bir çoğunluğu hakkında takipsizlik ya da beraat kararı verildiği halde, medyanın yaptığı yayınlarla şüphelilerin aile yaşantılarının, iş-eğitim hayatlarının ve geleceklerinin karartılması görmezden geliniyor. _x000D_

_x000D_ Kamuoyu aydınlanmak istiyor. Adalet Bakanlığından, İçişleri Bakanlığından, bir kısım medya patronundan, yazı işleri müdürlerinden ve ilgili tüm birimlerden cevap bekliyor. Bu çok gizli (müdafilerle dahi paylaşılmayan) bilgilerle ilgili olarak yasalarda; “yargılamanın gizliği, kayıtsız şartsız sanığı, sanık vekili / müdafiini kapsar. Bir kısım medya ve diğer kurum ve kuruluşlar bu gizlilik ilkesiyle bağlı değildir. Soruşturmanın selametini düşünen ve dosya hakkında bilgi edinmek isteyen sanık ve müdafi emniyete ve savcılığa müracaat yerine, dosya içeriği hakkında basından bilgi alabilir” hükmü var da hukukçuların mı bilgisi yok._x000D_

_x000D_ Böyle bir yasal hüküm yok ise savcıları, yapılan sorumsuz yayınlarla ilgili göreve davet ediyoruz. _x000D_

_x000D_ Bizler bu ateşin; hukuku, insan haklarını ve adaleti yakacağını, masumiyetin yanması halinde ise kokusunun adaleti ve kamu vicdanını saracağını düşünürken, yetkilileri sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz.