MAZLUMDER olarak Mısır'a iade edilme tehlikesi bulunan ve halen İstanbul Havalimanı'nda tutulan Mohamed Abdelhafız Abdalla'nın son durumu hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve yetkililere çağrıda bulunmak üzere basın açıklaması düzenledik.
Düzenlenen basın açıklamasında MAZLUMDER MYK Üyesi Av. Ömer Faruk Karataş olayın hukuki boyutu hakkında bilgilendirme yaparken, Mohamed Abdelhafız'ın akrabası Ahmed Ali Muhammed tarafından da Abdelhafız'ın son durumu aktarıldı. Av. Musa Melih Demirbaşcı tarafından okunan basın açıklamasıyla toplantı sona erdi.
Basın Açıklaması
"Bugün kamuoyunun dikkatine sunacağımız konu, yalnızca bireysel bir mağduriyetin ötesinde, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve devletlerin uluslararası yükümlülükleri bakımından son derece önemli bir sınav niteliği taşımaktadır.
Mohamed Abdelhafız Abdalla, Mısır’daki askeri darbe sonrasında ülkedeki ağır insan hakları ihlallerinden kaçarak 8 yıl önce Türkiye’ye sığınmış, burada ailesiyle birlikte yaşamını sürdüren bir eğitimci, edebiyatçı ve dört çocuk babasıdır. Gerek sivil toplum faaliyetleri gerekse eğitim alanındaki çalışmalarıyla kamuoyunda bilinirlik kazanmıştır.
Ancak kendisi, bir yurtdışı seyahatinden dönüşü sırasında, 21 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmış ve hakkındaki “tahdit kodu” gerekçesiyle Türkiye’ye girişine izin verilmemiştir. Halihazırda havalimanı transit alanında bekletilmektedir.
Bu durum, Mohamed Abdelhafız’ın, doğrudan Mısır’a veya Mısır’a iade etme ihtimali bulunan üçüncü bir ülkeye gönderilme riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Oysa herkesçe malumdur ki Mısır’da darbe sonrasında muhaliflere yönelik sistematik işkence, keyfi tutuklamalar ve infazlar yaygın bir biçimde sürmektedir. Abdelhafız’ın iade edilmesi halinde hayati tehlike ile karşı karşıya kalacağına dair ciddi ve güçlü göstergeler mevcuttur.
Daha önce benzer bir şekilde sınır dışı edilen Muhammed Abdulhafız Hüseyin’in başına gelenler, bu riskin somut ve ağır sonuçlar doğurabileceğini acı biçimde ortaya koymuştur. Bu bağlamda, geri gönderme yasağı (non-refoulement) ilkesi bir kez daha hatırlatılmalıdır.
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesi,
- 1951 Cenevre Sözleşmesi ve ek protokolleri,
- Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesi ve
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca, hiçbir insan, zulüm görme riski bulunan bir ülkeye gönderilemez. Bu ilkeler, iç hukuk normlarıyla da güvence altına alınmış evrensel insan hakları düzenlemeleridir. Ayrıca bu şekilde bir geri göndermenin rutin bir sınır dışı işlemi değil suçlu iadesi olduğu göz ardı edilmemelidir.
İçişleri Bakanlığı benzer uygulamalarıyla sınır dışı işlemi adı altında suçlu iadesi yapmakta, bununla ilgili katı prosedürleri ve kanunu yok saymaktadır.
MAZLUMDER olarak:
- Mohamed Abdelhafız’a yönelik tahdit uygulamasının yeniden değerlendirilmesini,
- Türkiye’ye girişine derhal izin verilmesini ve,
- Hayatını Türkiye’de güvenli biçimde sürdürebilmesine imkân tanınmasını talep ediyoruz.
Aksi yöndeki herhangi bir işlem, hem ulusal hem uluslararası hukuk bakımından ağır sonuçlar doğuracak ve kamu vicdanında derin yaralar açacaktır. Türkiye, son zamanlarda sıkça tekrarlanan hukuksuz geri gönderme, iade ve tahdit kodu tesisi gibi uygulamalardan vazgeçmeli, zulümden kaçan mazlumlara kucak açmalıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."