
Bir grup başörtüsü yasağı mağduru öğrenciden oluşan Başörtüsüne Özgürlük Girişim Grubu başörtüsü yasağından dolayı uğramış oldukları ayrımcılık ve insan hakları ihlalleri nedeniyle Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı ayrımcılığın Tasfiyesi Komitesine başvuru yaptı.
Öğrenci başvuru formları, haberler, raporlar vs. çeşitli belgelerden oluşna başvuru formlarını 23.09.2003 tarihinde sirkeci Postanesi önünde yaptıkları basın açıklaması ile gönderen Gruba MAZLUMDER, Özgür-Der, AKABE Vakfı ve birçok başörtülü öğrenci de destek verdi.
Basına yapılan değerlendirmede MAZLUMDER İstanbul Şube Başkan Yardımcısı Av. Gülden Sönmez; ?Türkiye?de insan hakları konusunda iyileştirme çabaları, çok geniş kitleleri ilgilendiren başörtüsü yasağına dokunmayışı ve halen binlerce insanın bu konuda çok yönlü mağduriyetler yaşamasına sebep olmaktadır. İnsan hakları ihlallerinin yoğun bir şekilde bu yasak nedeniyle varlığını korumaktadır. Hükümet bu uygulamaya son verecek gerekli tedbirleri almalı ve uygulamanın önüne geçmelidir? dedi.
Özgür-Der?in Başkanı Hülya Şekerci ; ?Halkın büyük çoğunluğunun bu yasağa karşı olduğunu, yapılan anketlerin bunu açıkça gösterdiğini ve Türkiye?nin bu ayıptan kurtulması gerektiğini? belirtti.
?Başörtüsüne Özgürlük girişim Grubu temsilcisi Sibel Cantemir ise aşağıdaki açıklamayı yaptı:?Şu ana kadar, başörtüsü yasağının kaldırılması adına, Meclisi ziyaret de dahil bir takım faaliyetler yürütmüş olan ?Başörtüsüne Özgürlük Girişim Grubu olarak Birleşmiş Milletler?e başvuruyoruz. Eylül 2000 ?de imzalanan sözleşme taraf devletlere kadınlara karşı ayrımın uygun yollardan faydalanılarak gecikmeksizin ortadan kaldırılması görevini vermektedir. Bu doğrultuda taraf devletler, kadınların haklarını kullanma ? eğitim de ? dahil konularında önlem almakla görevli kılınmıştır. Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi İhtiyari Protokolü ile Sözleşmenin taraf devletlerce ihlali halinde,
Birey ve devletlerden oluşan gruplara başvuru hakkı tanımakta,
Taraf devletler ihlal konusunda komiteyi aydınlatıcı bilgi sunmak, açıklama yapmak ve aldığı düzeltici önlemeleri komiteye bildirmekle yükümlü tutulmakta,
Ciddi ve sistematik bir ihlal durumunda komite ile ilgili ülkede inceleme yapmakta, Komite üyelerinden birini veya birkaçını ihlallere ilişkin araştırma yapmakla görevlendirmektedir.
Ancak bugüne kadar ?Kadınlara Karşı Her türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi?ni imzalayan devlet yetkilileri, imzaladığı sözleşmenin gereklerini yerine getirmemiştir. Başörtüsü yasağı, tüm ülkede uygulanmaya devam etmektedir.
Bizler, Başörtüsüne Özgürlük Girişimi Grubu olarak bu yasağı kadınlara karşı bir ayrımcılık şeklinde görmemekteyiz. Yasak, İslami kimliğiyle yaşamak isteyenlere karşı uygulanan sistematik bir saldırının sadece bir ayağını teşkil etmektedir. Ancak, bu başvuruyu yaparak, sadece kadınların değil, tüm duyarlı insanların kanayan yarası olan başörtüsü yasağını Birleşmiş Milletlere taşımak amacındayız.
Bu amaçla Birleşmiş Milletlere gönderilmek üzere, bu yasağın haksızlığını, tutarsızlığını ve keyfiliğini dile getiren bir rapor hazırlamış bulunuyoruz. Raporda, öncelikle başörtüsünün Müslüman bir kadını için taşıdığı anlam açıklanmaya çalışıldı. Daha sonra ise başörtüsü yasağının Türkiye cumhuriyeti tarihinde ilk defa karşılaşılan bir yasak olmadığı vurgulanarak 1923 yılından günümüze kadar yasağın tarihçesi sunuldu. Yasakla birlikte Türkiye?deki eğitim sistemi anlatılarak çarpıklığın sadece bu yasakla sınırlı kalmadığı ifadelendirildi. Hukuki olarak yasağın hiçbir haklılığının olmadığı ise ?Yasağın hukuki Açıdan Değerlendirilmesi? başlığı ile açıklandı. Daha sonra ise neden Türkiye?deki iç hukuk yollarını tüketmeden yurt dışındaki kurullara başvurduğumuz üzerinde duruldu. Anketler ve araştırmalarla, halkın büyük çoğunluğunun yasağa karşı olduğu da işlenen başlıklar arasında bulunmaktadır. Raporun sonuç kısmında ise, Birleşmiş Milletler?e sunulan talepler yer almaktadır. Raporla birlikte, yasağı birebir yaşamış kişilerin şikayet formları da bulunmaktadır.
Neden Bu Başvuruyu Yapıyoruz?
Başvurumuzla birlikte hem tüm dünyayı uygulanan bu zulme şahit tutmak hem de devlet erkanı bir an önce yasağı kaldırmak adına harekete geçme davet etmek istiyoruz . yıllardır inatla ve keyfice uygulana gelen yasağın hiçbir haklı yanının olmadığını ve uygulayıcılarının ve kaldırmak adına herhangi bir faaliyette bulunmayanların günün birinde tarihin sayfalarına yasakla birlikte kara harflerle kazınacaklarını yineliyoruz. ve hatırlatmak istiyoruz ki; adaletsizlikler sonsuza kadar sürmeyecektir. Fakat bu adaletsizlikleri kaldırma onuru ancak bu konuda azimle direnen ve mücadele verenlerin olacaktır.?