Sözleşmeler

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yönergesi

Mahkeme Uygulama Yönergeleri, (2005)
(Çeviren: Osman Doğru, Hasan Kemal Elban)
Geçici Tedbir Talepleri
Mahkeme İçtüzüğünün 32. maddesine göre Mahkeme Başkanı tarafından 5 Mart 2003’te çıkarılmıştır.
Mahkeme İçtüzüğünün 39. maddesine göre geçici tedbir talebinde bulunan , aşağıda gösterilenbaşvurucuların veya hukuki temsilcilerinin şartlara uymaları gerekir.
Bu şartlara uymamak, Mahkeme’nin bu tür talepleri gereği gibi ve zamanında inceleyememesi sonucunu doğuracaktır.
[Ayrıntılı haberleşme bilgileri verilmelidir.]
I. Faksla, e-maille veya kuryeyle yapılacak talepler
Özellikle iade veya sınırdışı etme gibi acil durumlarda, İçtüzüğün 39. maddesine göre yapılacak geçici tedbir talepleri, faksla veya e-maille veya kuryeyle gönderilmelidir. Talep mümkünse Sözleşmeci Devletlerden birinin resmi dilinde yapılmalıdır. Bütün taleplerin başında, koyu harflerle şu başlık yer almalıdır:
“Rule 39 – Urgent / Madde 39 – Acil”
Faksla veya e-maille yapılacak talepler, kesinlikle gerekmedikçe, Bir talep e-maille gönderilmişçalışma saatlerinde gönderilmelidir. ise, aynı zamanda kağıda yazılı bir kopyası da gönderilmelidir. Mahkeme’nin gereği gibi inceleme yapmasına zaman bırakmama riski bulunduğundan, bu tür talepler adi postayla gönderilmemelidir.
Mahkeme, İçtüzüğün 39. maddesine göre yapılan bir acil talebi, ümit edilen süre zarfında yanıtlamadığı taktirde, başvurucular veya temsilcileri, çalışma saatleri içinde telefonla, Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğüne durumu sormalıdır.
[Mahkeme Yazı İşlerinin bir mensubuyla önce telefonla temas kurduktan sonra, e.mail adresine gönderiniz. Telefon ve faks numaraları Mahkeme’nin web sitesinde (www.echr.coe.int) bulunmaktadır.]
[Çalışma saatleri, Pazartesi – Cuma, 08:00 – 18:00 arasıdır. Fransa saatler GMT’nin bir saat önündedir.]
II. Taleplerin zamanında yapılması
Geçici tedbir talepleri normal şartlarda, meseleyi inceleyebilmesi için Mahkeme’ye ve Yazı İşleri Müdürlüğüne yeterince zaman tanımak üzere, iç hukukta nihai kararın verilmesinden hemen sonra gönderilmelidir.
Ancak, iç hukukta nihai kararın verilmesinden hemen sonra sınırdan çıkarma işlemi için adımların atılabileceği iade veya sınırdışı etme olaylarında, nihai kararın verilmesinden önce, taleple ilgili bir yazının ve taleple alakalı evrakın sunulması tavsiye edilir.
Başvurucular ve temsilcileri, son anda gönderilen taleplerin zamanında ve gereği gibi incelenmelerinin mümkün olmayabileceğinin farkında olmalıdırlar.
III. Birlikte gönderilecek bilgiler
Taleplerle beraber, destekleyici tüm belgelerin ve özelikle alakalı ulusal yargı yeri veya mahkeme tarafından verilen kararlar veya diğer kararlarla birlikte, başvurucunun iddialarını kanıtlayıcı nitelikte başka bütün materyalin gönderilmesi esastır.
Olayın daha önce Mahkeme önüne getirilmiş olması halinde, verilmiş olan başvuru numarası belirtilmelidir.
İade veya sınırdışı etme ile ilgili olaylarda, ülkeden çıkarmanın beklendiği tarih ve saat ile başvurucunun adresi veya tutulu bulunduğu yer ve resmi dosya numarası belirtilmelidir.
Dava açma
Sözleşme’nin 34. maddesine göre bireysel başvurular
Mahkeme İçtüzüğünün 32. maddesine göre Mahkeme Başkanı tarafından 1 Kasım 2003’te çıkarılmıştır. Bu uygulama yönergesi, Mahkeme İçtüzüğünün 45 ve 47. maddelerini tamamlamaktadır.
I. Genel olarak
1. Sözleşme’nin 34. maddesine göre bir başvuru, yazılı olarak yapılır. Telefonla başvuru yapılamaz.
2. Bir başvuru aşağıdaki adrese gönderilmelidir:
The Registrar
European Court of Human Rights
Council of Europe
F – 67075 STRASBOURG CEDEX
3. Bir başvuru normal olarak, Mahkeme İçtüzüğünün 47(1). fıkrasında sözü yapılır. Ancak bir başvurucu, şikayetlerini bir mektuplaedilen formla da yapılabilir.
[Söz konusu form, Mahkeme’nin web sitesinden (www.echr.coe.int) indirilebilir.]
4. Bir başvuru resmi formla yapılmamışsa veya gönderilen ilk mektup İçtüzüğün 47. maddesinde belirtilen tüm bilgileri içermiyorsa, Yazı İşleri Müdürlüğü başvurucudan bu formu doldurmasını isteyebilir. Form kural olarak, Yazı İşlerinin mektup tarihinden itibaren altı hafta içinde, doldurulup geri gönderilmelidir.
5. Başvurucular, faks Ancak başvurucular,göndermek suretiyle bir başvuruda bulunabilirler. faks çektikleri tarihten itibaren beş gün içinde, başvurunun imzalı orijinalini göndermek zorundadırlar.
00 33 (0)3 88 41 27 30; diğer faks numaraları Mahkeme’nin web sitesinden bulunabilir.][Faks no.
6. Bir başvurunun Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından alındığı tarih, alındı damgasıyla kaydedilir.
7. Bir başvurucu, başvurunun konusunu anlatan ilk ileti tarihinin, Sözleşme’nin 35(1). fıkrasındaki altı aylık süre kuralına uygunluk bakımından kabul edilecek tarih olduğunu bilmelidir.
8. Davanın konusunu anlatan ilk iletiyi alan Yazı İşleri Müdürlüğü, bir dosya açar; bu dosya numarası bundan sonraki bütün muhaberatta belirtilmek zorundadır. Bu numara mektupla başvurucuya bildirilir. Başvuruculardan daha başka bilgi veya belge de istenebilir.
9.
1. Bir başvurucu, Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü ile haberleşirken özenle davranmalıdır.
2. Yazı İşleri Müdürlüğüne cevap vermeme veya cevap vermekte gecikme, başvurucunun başvurusunu artık izlemek istemediğine dair bir işaret olarak görülebilir.
10. İçtüzüğün 47(1) ve (2). fıkralarında gösterilen şartları yerine getirmemek ve Yazı İşleri Müdürlüğünün istediği bilgileri sağlamamak (bk. yukarıdaki 8. paragraf), Mahkeme’nin başvuruyu incelememesi sonucunu doğurabilir.
11. Bir başvurucunun, bir yıl içinde, başvuru formunu doldurup göndermemesi veya Yazı İşleri Müdürlüğünün kendisine gönderdiği her hangi bir yazıyı yanıtlamaması halinde, dosya imha edilecektir.
II. Biçim ve içerik
1. Bir başvuru, İçtüzüğün 47. maddesinin gerektirdiği bütün bilgileri içermek zorunda olup, aynı maddenin 1(h) bendinde sözü edilen belgeler eklenmelidir.
2. Başvuru okunaklı el yazısıyla, tercihen daktilo veya bilgisayarla yazılmalıdır.
3. Bir başvuru, istisnai olarak 10 sayfayı geçtiğinde (dokümanları sıralayan ekler hariç), başvurunun kısa bir özeti de yer almalıdır.
4. Başvurucular yaptıkları başvuruyu destekleyici nitelikte belge göndereceklerse, bu belgelerin orijinallerini göndermemelidirler. Belgeler, tarihe göre, ard arda numaralanmış olarak sıralanmalı ve ne oldukları (yani yazı, karar, hüküm, temyiz gibi) belirtilmelidir.
5. Mahkeme önünde daha önce yaptığı bir başvurusu bulunan başvurucu, bundan Yazı İşleri Müdürlüğünü haberdar etmeli ve başvuru numarasını söylemelidir.
6.
1. Bir başvurucu, kimliğinin açıklanmasını istemediği taktirde, İçtüzüğün 47(3). fıkrası gereğince, bunun sebeplerini yazılı olarak bildirmelidir.
2. Başvurucu, kimliğinin gizli tutulmasına Daire Başkanı tarafından izin verildiği taktirde, adının ve soyadının baş harfleriyle mi, yoksa “X”, “Y”, “Z” gibi tek bir harfle mi anılmak istediğini belirtmelidir.
Dilekçeler
Mahkeme İçtüzüğünün 32. maddesine göre Mahkeme Başkanı tarafından 1 Kasım 2003’te çıkarılmıştır. Bu yönerge, İçtüzüğün 45 ve 47. maddelerini tamamlamaktadır.
I. Dilekçelerin verilmesi
Genel olarak
1. Bir dilekçe (layiha), İçtüzüğün 38. maddesine göre tespit edilen süre içinde ve aynı maddenin 2. fıkrasında gösterilen tarzda Yazı İşlerine verilmek zorundadır.
2. Bir dilekçenin veya diğer bir dokümanın Mahkeme Yazı İşleri tarafından alındığı tarih, o dokümanın üzerine alındı damgasıyla kaydedilir.
3. Bütün dilekçeler ve bunlara ekli bütün dokümanlar, postayla 3 kopya olarak ve mümkünse bir kopya da faksla Yazı İşlerine gönderilmelidir.
4. Gizli dokümanlar taahhütlü postayla gönderilmelidir.
5. Daire Başkanı aksine karar vermedikçe (bk. İçtüzük md. 38(1)), istenilmeden gönderilen dilekçeler dava dosyasına konmaz.
.
Faksla dilekçe gönderme
1. Bir taraf, dilekçeleri veya diğer dokümanları faksla Mahkeme’ye gönderebilir.
00 33 (0)3 88 41 27 30; diğer faks numaraları Mahkeme’nin web sitesinden bulunabilir.][Faks no.
2. Bir dilekçeyi imzalayan kişinin kim olduğunun belirlenebilmesi için, adının da yazılması gerekir.
II. Biçim ve içerik
Biçim
1. Bir dilekçede şunlar yer almalıdır:
1. başvuru numarası ve davanın adı;
2. içeriğin niteliğini gösteren bir başlık (yani, kabuledilebilirlik [ve esas] hakkında görüşler; Hükümetin / başvurucunun kabuledilebilirlik [ve esas] hakkındaki görüşlerine yanıt; esas hakkındaki görüşler; kabuledilebilirlik [ve esas] hakkında ilave görüşler; memorial gibi).
2. Bir dilekçe normal kural olarak:
1. A4 kağıda, kenarlarında en az 3.5 cm boşlukla yazılmalı;
2. bütünüyle okunaklı el yazısıyla, tercihen daktiola veya bilgisayarla yazılmalı;
3. bütün sayılar rakamlarla ifade edilmeli;
4. sayfalar bir birini ardına numaralı olmalı;
5. numaralandırılmış paragraflarla ayrılmış olmalı;
6. Mahkeme kararlarının ve sonkararlarının biçim ve sitiline karşılık gelecek şekilde bölümlere ve/veya başlıklara ayrılmalı (“Davanın Esası” / “İç hukuk [ve uygulama]” / “Şikayetler” / “Gerekçe”; bu son bölüm, duruma göre, “… hakkında ilk itirazlar”; “… maddesinin ihlali iddiası” gibi başlıklar altında yazılmalı);
7. Mahkeme’nin sorduğu bir soruya veya diğer tarafın argümanlarına ayrı bir başlık altında yanıt verilmeli;
8. dilekçede veya bunun ekinde sözü edilen her bir dokümana veya delile gönderme yapılmalıdır.
3. Dilekçe 30 sayfayı aşıyorsa, kısa bir özeti de verilmelidir.
4. Bir taraf dilekçeyle birlikte dokümanlar ve/veya başka şeyler sunacak olursa, her bir delil ayrı bir listede sıralanmalıdır.
.
İçerik
1. Başvurunun Hükümete iletilmesinden sonra, tarafların gönderecekleri dilekçelerinde şunlar yer almalıdır:
1. davanın maddi olayları hakkında yapmak istedikleri yorumlar; ancak
1. bir tarafın, Yazı İşlerinin hazırladığı maddi olaylara ilişkin beyanda anlatılan olaylara itirazı yoksa, görüşlerini bu anlama gelecek bir beyanla sınırlı tutmalıdır;
2. bir tarafın, Yazı İşlerinin anlattığı olaylara kısmen itirazı varsa veya bunlara ek yapmak istiyorsa, görüşlerini bu belirli noktalarla sınırlı tutmalıdır;
3. bir taraf, diğer tarafın anlattığı olayların tamamına veya bir kısmına karşı çıkıyorsa, itiraz konusu olmayan olayları açıkça belirtmeli ve görüşlerini uyuşmazlık konusu noktalarla sınırlı tutmalıdır;
2. hukuki argümanlar, ilk olarak kabuledilebilirlik konusunda, ikinci olarak davanın esası konusunda sunulmalıdır; ancak
1. bir tarafa maddi veya hukuki noktalar hakkında özel sorular sorulmuş ise, İçtüzüğün 55. maddesi saklı kalmak kaydıyla, argümanlarını bu sorularla sınırlı tutmalıdır;
2. bir dilekçede diğer tarafın argümanlarına yanıt veriliyorsa, bu özel argümanlar zikredilerek yukarıdaki sıra düzeni içinde sunuş yapılmalıdır.
2.
1. Başvurunun kabul edilmesinden sonra, tarafların gönderecekleri dilekçelerde şunlar yer almalıdır:
1. davanın maddi olayları hakkında kabuledilebilirlik kararında ortaya konulan tarafın görüşünü teyid eden kısa bir beyan;
2. davanın esasıyla ilgili hukuki argümanlar;
3. Mahkeme’nin maddi veya hukuki noktalar hakkındaki sorularına verilen yanıt.
2. Aynı zamanda adil karşılık talebinde bulunan başvurucu taraf, bunu adil karşılık talebinde bulunulmasıyla ilgili uygulama yönergesinde belirtildiği şekilde yapmalıdır.
[Henüz çıkarılmamıştır; şimdilik bk. İçtüzük md. 60.]
3. Dostane çözüm yargılamasının gizliliği nedeniyle (bk. Sözleşme’nin 38(2). fıkrası ve İçtüzüğün 62(2). fıkrası), bir dostane çözüm çerçevesinde sunulan bütün görüşler ve dokümanlar, dilekçeden ayrı olarak sunulmalıdır.
4. İhtilaflı yargılama sırasında verilen dilekçelerde, dostane çözümle bağlantılı olarak sunulan her hangi bir teklife, kabule veya başka bir beyana gönderme yapılamaz.
III. Süreler
Genel olarak
Dilekçelerin ve bunlarla birlikte diğer dokümanların veya delillerin Mahkeme’ye zamanında ulaşmasını sağlamak tarafların görevidir.
.
Sürenin uzatılması
1. İçtüzüğün 38. maddesine göre verilen süre, tarafın talebi üzerine uzatılabilir.
2. Bir dilekçe sunulması için verilen sürenin uzatılmasını isteyen taraf, uzatmayı haklı kılan koşulların farkına vardığı andan itibaren en kısa süre içinde ve her halükarda sürenin bitmesinden önce bir talepte bulunur. Bu taraf, gecikmenin gerekçelerini belirtir.
3. Uzatma verildiği taktirde bu uzatma, kendisi için sürenin işlediği taraf için olduğu gibi, uzatmayı istemiş olmayan taraflar için de geçerlidir.
IV. Dilekçeler için öngörülen şartlara uyulmaması
1. Bir dilekçe, bu uygulama yönergesinin 8-15. paragraflarında belirtilen şartlara uygun şekilde verilmediği taktirde, Daire Başkanı, ilgili taraftan dilekçesini bu şartlara uygun şekilde yeniden sunmasını isteyebilir.
2. Yukarıda sıralanan şartların yerine getirilmemesi, dilekçenin usulüne göre verilmediğinin kabul edilmesi (bk. İçtüzük md 38(1)) sonucunu doğurabilir.
Adil karşılık talepleri
Mahkeme Başkanlığı tarafından Mahkeme İçtüzüğünün 32. maddesi uyarınca 28 Mart 2007 tarihinde çıkarılmıştır.
I. Giriş
1. Adil karşılığa (just satisfaction / hakkaniyete uygun tazmine) hükmedilmesi, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi tarafından İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve Protokollerinin ihlaline karar verilmesinin otomatik bir sonucu değildir. Sözleşme'nin 41. maddesinin ifadesine göre, Mahkeme’nin sadece iç hukukta bütünüyle bir giderime olanak bulunmadığında ve hatta sadece “gerektiği taktirde” (Fransızca metinde «s’il y a lieu») adil karşılığa hükmedeceğini öngörmektedir.
2. Dahası, Mahkeme böylesi bir adil karşılığa sadece olayın şartları içinde “hakkaniyet gereği” (Fransızca metinde «équitable») olduğunu düşündüğü zaman hükmedecektir. Bu nedenle, her olayın özel şartlarına bakılacaktır. Mahkeme zarar görüldüğü iddia edilen bazı başlıklar bakımından parasal bir tazminata gerek olmaksızın, ihlal tespitinin başlı başına yeterli bir adil karşılık oluşturduğuna karar verebilir. Mahkeme ayrıca, fiilen uğranılan zarardan ya da gerçekten katlanılan ücret ve masraflardan daha az bir miktara hükmedilmesini ve hatta hiç bir tutara hükmedilmemesini hakkaniyete uygun bulabilir. Örneğin, şikâyet edilen durum, zararın miktarı ya da ücretlerin düzeyi başvurucunun kendi hatası yüzünden artmışsa, durum böyledir. Mahkeme hükmedilecek miktarı belirlerken, ayrıca ihlalden zarar gören taraf olarak başvurucunun durumunu ve kamu yararını sağlamakla görevli Sözleşmeci Devletin durumunu dikkate alabilir. Son olarak, Mahkeme normal olarak yerel ekonomik koşulları dikkate alacaktır.
3. Mahkeme Sözleşme’nin 41. maddesi uyarınca bir tutara hükmederken iç hukuktaki standartları rehber olarak alabilir. Ancak asla bu standartlarla bağlı değildir.
4. Talepte bulunanlar, adil karşılığa hükmedilebilmesi için Sözleşme’den ve Mahkeme İçtüzüğünden kaynaklanan usule ve esasa ilişkin koşullara uygunluğun şart olduğu konusunda uyarılırlar.
II. Adil karşılık taleplerinin sunulması: usule ilişkin gereklilikler
5. Adil karşılık taleplerinin sunulması için süreler ve diğer usule ilişkin gereklilikler Mahkeme İçtüzüğünün 60. maddesinin ilgili bölümlerinde düzenlenmiştir:
"(1). Sözleşme’deki bir hakkının Mahkeme tarafından ihlal edildiğinin tespit edilmesi halinde Sözleşme’nin 41. maddesine göre adil bir karşılığa hükmedilmesini isteyen bir başvurucu, bu yönde özel bir talepte bulunmalıdır.
(2). Daire Başkanı aksine karar vermedikçe, başvurucu bütün taleplerini başlıklar altında ayrıntılı olarak ve destekleyici belgelerle birlikte, kendisine esas hakkındaki görüşlerini sunması için verilen süre içinde sunmak zorundadır.
(3). Başvurucunun yukarıdaki fıkralardaki şartlara uymaması halinde, Daire, talepleri bütünüyle veya kısmen reddedebilir.
…"
Bu nedenle Mahkeme, belirli taleplerin uygun belge delili ile desteklenerek yapılmış olmasını aramaktadır; aksi halde tazminata hükmetmeyebilir. Mahkeme ayrıca başvuru formunda belirtilmiş, ancak yargılamanın uygun bir aşamasında yeniden sunulmamış ya da süresinde yapılmamış talepleri reddedecektir.
III. Adil karşılık taleplerinin sunulması: esasa ilişkin gereklilikler
6. Sözleşme'nin 41. maddesi uyarınca adil karşılık aşağıdakilere ilişkin olabilir:
a) maddi zarar;
b) manevi zarar; ve
c) ücret ve masraflar.
.
1. Genel olarak zarar
7. İddia edilen ihlal ile meydana geldiği ileri sürülen zarar arasındaki nedensellik bağı açıkça ortaya konmalıdır. Mahkeme iddia edilen ihlal ile zarar arasında yalnızca ince bir bağlantıyla veya olmuş olabileceklere ilişkin salt spekülasyonlarla tatmin olmayacaktır.
8. Zararlar için tazminat, zarar tespit edilen ihlalin sonucu olduğu taktirde hükmedilebilir. Yargılamanın ilk aşamasında kabuledilemez olduğu açıklanmış şikâyetler için veya Sözleşme’yi ihlal etmediği tespit edilmiş olayların veya durumların neden olduğu zararlar için tazminata hükmedilemez.
9. Mahkeme’nin tazminata karar vermesinin amacı, bir ihlalin doğurduğu mevcut zararlı sonuçlarını gidermektir. Bundan sorumlu Sözleşmeci Devleti cezalandırmak amaçlanmaz. Bu nedenle Mahkeme, şu ana kadar “cezalandırıcı”, “ağırlaştırıcı” ya da “ibretlik” olarak gördüğü tazminat taleplerini kabul etmemiştir.
.
2. Maddi zarar
10. Maddi tazminata ilişkin ilke şudur: başvurucu mümkün olduğunca, ihlal meydana gelmemiş olsaydı şimdi içinde bulunacağı duruma, yani restitutio in integrum (eski hale iade) durumuna getirilmelidir. Bu, hem aktüel olarak uğranılan kaybı (damnum emergens / fiili zarar) ve hem de gerçekleşmesi beklenen kazanç azalmalarını veya kayıplarını (lucrum cessans / kaçırılan kazanç, kar mahrumiyeti) kapsar.
11. Maddi zararını iddia edilen ihlalden ya da ihlallerden kaynaklandığını göstermek başvurucuya düşer. Başvurucu mümkün olduğunca, sadece zararın varlığını değil, zararın miktarını ya da değerini de kanıtlayacak ilgili belgeler de sunmalıdır.
12. Normal olarak Mahkeme’nin hükmettiği miktar, hesaplanan zararın tamamını karşılayacaktır. Bununla birlikte, aktüel zarar kesin bir şekilde hesaplanamazsa, Mahkeme önündeki olgular temelinde bir değerlendirme yapacaktır. Yukarıda 2. paragrafta işaret edildiği gibi, Mahkeme’nin hakkaniyet temelinde belirlenen kayıp miktarının tamamından daha az bir tazminata hükmetmesi de mümkündür.
.
3. Manevi zarar
13. Mahkeme’nin manevi tazminata ilişkin hükmü, ruhsal veya fiziksel acılar gibi maddi olmayan zararlar için parasal karşılık sağlanmasını amaçlar.
14. Manevi zarar, niteliği gereği kesin olarak hesaplanmaya elverişli değildir. Eğer böyle bir zararın varlığı tespit edilmiş ve Mahkeme de bir para ödenmesinin gerekli olduğuna karar vermişse, kendi içtihatlarında ortaya koyduğu standartları dikkate alarak hakkaniyet temelinde bir değerlendirme yapacaktır.
15. Manevi zararlarının tazmin edilmesini isteyen başvurucular, kendilerince hakkaniyetli olduğunu düşündükleri bir meblağı belirtmeye davet edilirler. Birden fazla ihlalin mağduru olduklarını düşünen başvurucular, iddia edilen bütün ihlalleri kapsayacak tek bir toplam miktar talep edebilecekleri gibi her ihlal için ayrı bir miktar da talep edebilirler.
.
4. Ücretler ve masraflar
16. Mahkeme, başvurucunun ihlalin meydana gelmesini önlemek veya meydana gelmiş ihlalin giderilmesini sağlamak için önce iç hukukta ve sonra da Mahkeme önündeki yargılama sırasında ödediği ücretlerin ve masrafların başvurucuya geri ödenmesine karar verebilir. Bu ücretler ve masraflar, tipik olarak avukatlık ücretlerini, mahkeme harçlarını ve benzerlerini kapsayacaktır. Özellikle Mahkeme önündeki bir duruşmaya katılma nedeniyle seyahat ve kalma masraflarını da buna dahildir.
17. Mahkeme tespit edilen ihlallerle bağlantılı olduğu sürece, ücret ve masraf taleplerini kabul edecektir. Taleplerin ihlal tespit edilmesine yol açmamış ya da kabuledilemez bulunmuş şikâyetlere ilişkin olduğu zaman bunları reddedecektir. Böyle olduğu durumda, başvurucular belirli şikâyetler için ayrı kalemler altında talepte bulunmak isteyebilirler.
18. Ücretler ve masraflar gerçekten yapılmış olmalıdır. Yani başvurucu, kanuna ya da sözleşmeye dayanan bir yükümlülük uyarınca bunları ödemiş veya ödeme taahhüdünde bulunmuş olmalıdır. İç hukuk mercileri ya da Avrupa Konseyi tarafından hukuki yardım olarak yapılmış ya da yapılacak bir ödeme hükmedilen miktardan düşülecektir.
19. Ücretler ve masraflar, gerekli olduğu için ödenmiş olmalıdır. Yani bunların, ihlali önlemek ya da ihlalden dolayı giderim elde etmek yapılması kaçınılmaz hale gelmiş olmalıdır.
20. Miktar bakımından makul olmalıdırlar. Mahkeme bunların aşırı olduğunu tespit ederse, kendi değerlendirmesine göre makul gördüğü bir miktara hükmedecektir.
21. Mahkeme, ayrıntılı fatura ve makbuz şeklinde kanıt istemektedir. Bu kanıtlar, Mahkeme’nin yukarıdaki koşullara ne dereceye kadar uyulduğunu belirlemesine olanak verecek şekilde yeterince ayrıntılı olmalıdır.
.
5. Ödeme bilgileri
22. Başvurucular ödenmesini istedikleri miktara ilişkin bir banka hesabı bildirmeye davet edilirler. Başvurucular belirli bir miktarın, örneğin hükmedilecek ücretler ve masrafların ayrı olarak, yani doğrudan temsilcilerinin banka hesabına yatırılmasını isterlerse, bunu da bildirmelidirler.
IV.
Mahkeme’nin hükmettiği ödemenin şekli
23. Mahkeme eğer tazminata hükmederse, bu tazminat tespit edilen ihlalin mağdur ya da mağdurlarına davalı Hükümet tarafından bir miktar para ödenmesi şeklinde olacaktır. Mahkeme sadece çok nadir durumlarda, mevcut ihlale son verilmesi ya da ihlalin giderilmesi için Hükümete bir talimat vermeye karar verir. Mahkeme bununla birlikte kararın icrası için rehberlik yapma önersinde bulunmaya da karar verebilir (Sözleşme’nin 46. maddesi).
24. Sözleşme’nin 41. maddesi uyarınca herhangi bir parasal tazminat, başvurucunun talebinde belirttiği kurdan bağımsız olarak Avro (EUR, €) kurundan olacaktır. Eğer başvurucu Avro’dan başka bir kurda ödeme kabul edecekse, Mahkeme ödeme tarihindeki kambiyo kuru üzerinden diğer kura çevrilerek miktarın ödenmesini emredecektir. Başvurucu taleplerini formüle ederken, uygunsa, ödenmesini istediği miktarın farklı bir para biriminden Avroya çevrilmesi ya da tersini istemenin etkileri ışığında bu politikanın yaratacağı sonuçları düşünmelidir.
25. Mahkeme, ödenmesi gereken miktar için resen bir süre belirleyecektir. Normal olarak bu süre kararın kesinleşmesi ve bağlayıcı hale geldiği tarihten itibaren üç ay olacaktır. Mahkeme ayrıca belirlenen sürenin aşılması halinde, normal olarak ödeme dönemi için, Avrupa Merkez Bankasının belirlediği en düşük ödünç faizine 3 puan eklenerek belirlenen miktara eşit bir basit faizin, gecikme faizi ödenmesine hükmedecektir.