Konu
İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı’nca düzenlenen 25.kıtalararası Avrasya Maratonu her yaştan katılımcının iştirakiyle 19.10.2003 tarihinde koşulmuştur.Söz konusu koşuya katılanlardan 13 kişi 2911 sayılı kanuna muhalefet ettikleri gerekçesiyle gözaltını alınmışlardır.
Aşağıda adları belirtilen katılımcıların haksız olarak gözaltına alındıkları ve gözaltı süresi içerisinde hak ihlaline maruz kaldıkları iddiasıyla derneğimize müracaat etmeleri üzerine MAZLUMDER İstanbul Şubesi hukuk komitesi adına işbu rapor ilgili görülen kişilerle görüşülerek ve gerekli görülen araştırmalar yapılarak tarafımızca hazırlanmıştır.
Raporun hazırlanmasında kullanılan yöntem
Rapor hazırlanırken,başvurucuların halen yargılaması devam eden ceza davasının duruşma tutanaklarının fotokopileri,olay ve yakalama tutanağı,sağlık raporları,üst arama tutanakları,ifade verme tutanaklarının fotokopileri temin edilip tetkik edilmiştir.Başvurucularla ve avukatlar; Necip Kibar ve Mustafa Ercan ile görüşülüp beyanları alındı.Başvurucuları yakalayıp göz altına aldıkları iddia edilen kişilerin yazılı ifadeleri temin edildi.Ayrıca yapıldığı iddia edilen hak ihlalleri ve konu ile ilgili sair hukuki mevzuat derlenerek rapora eklendi.
Olayların Gelişimi
Bu kısımda rapora konu edilen olaylar kronolojik bir şekilde ele alınmıştır raporda adı geçen ve derneğimize müracaat eden kişiler "başvurucular" sıfatıyla adlandırılacaktır:
1-Başvurucular;Şükran Turan, Ruhşan Aydın, Çiğdem Orakçı, Emine Kavak, Suna Savur, Ayşe Taşbey, Zekiye Yağmurcu, İsmail Köklü, Murat Ayar, Mehmet Ali Aslan, Zeynep Aydın, Zehra Çomaklı, Fatma Turan adlı katılımcılar,19.10.2003 tarihinde kıtalararası Avrasya maratonu koşusu esnasında sivil polislerce gözlem altına alınmış ve Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliğine teslim edilmişlerdir.
2-Başvurucular hakkında aynı gün olay ve yakalama tutanağı,sağlık raporu,üst arama ve el koyma tutanakları düzenlenmiştir.
3-Başvurucuların 19.10.2003 tarihinde akşam saatlerinde ifadeleri alınmış 20.10.2003 tarihinde Üsküdar Cumhuriyet Savcılığına sevk edilmişlerdir.Başvurucu 1989 doğumlu Fatma Turan(14)hakkında Yaşı Küçük olduğu için Çocuk Büro amirliğince tahkikat yapılmıştır.
4-20.10.2003 tarihinde Üsküdar Cumhuriyet Savcısı başvurucuların toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28/1 maddesine aykırı davrandıkları gerekçesiyle iddianame hazırlamış ve de Üsküdar Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine Sunmuştur. 1989 doğumlu Fatma Turan'a ait evrakları ise İstanbul Çocuk Mahkemeleri Cumhuriyet Başsavcılığına
görevsizlikle göndermiştir.
5-20.10.2003 tarihinde Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada,olay ve yakalama tutanağını düzenleyen şahısların dinlenmesine,ceza süresi ve sanıkların sorgularının yapılmış olması göz önüne alınarak başvurucu/sanıkların serbest bırakılmalarına ve duruşmanın 24.02.2004 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir.
İDDİALAR
Gözaltına alınan şahısların iddiaları
1-Zehra Çomaklı: Olay günü halk koşusuna katılan şahıs; elinde ÖZGÜR-DER adlı sivil toplum örgütünün flamasıyla 100-150 metre yürümüşken sivil polisler tarafından ikaz yapılmadan durdurulup çember altına alındığını,yerlere yatırıldığını,ağzının kapatılıp boğazının sıkıldığını daha sonra tekme tokat dövüldüğünü yerde itekleyerek polis otosuna bindirildiğini,polis otosunda tartaklandığını bu esnada bir arkadaşının bayıldığını iddia etmiştir.
2-Zeynep Aydın:Maraton koşusunda sivil giyimli bir ekip tarafından saldırıya uğradığını,kolunda morluk oluştuğunu,polis tarafından ikaz edilmediğini,gözaltına alınma nedenini sorduğunda ağır küfürler işitip tartaklanarak polis otosuna bindirildiğini iddia etmiştir.
3-Mehmet Ali Aslan:ÖZGÜR-DER'de haber bölümünde editörlük yaptığını barış koşusuna fotoğraf makinesiyle katıldığını Özgür-DER flaması taşıyan guruba sivil giyimli ekiplerce saldırıldığını saldıranlardan kimlik sorulduğunda biz devletiz kimden kimlik soruyorsunuz diyerek saldırıya devam ettiklerini bu sırada çekim yaparken kendisinin de saldırıya uğradığını yere yatırıldığını tekme tokat dövülüp makinesinin zorla alındığını polislerin iddialarının aksine hiçbir ikaz yapılmadığını iddia etmiştir.
4-Murat Ayar:Yürüyüş sırasında sivil polislerce ikaz yapılmadan çembere alınıp yere yatırıldığını ağzının kapatılıp boğazının sıkıldığını tekme tokat dövülürken bayıldığını daha sonra itekleyerek polis otosuna götürülüp otoda tartaklanıp sinkaf edildiğini hakaret ve küfür eden polislere kimlik sorduğunda biz devletiz ulan sana kimlik mi göstereceğiz karşılığını aldığını ayrıca bir polisin 48 no'lu ekiptenim sicilim 236318 sıkıysa şikayet et dediğini ve de yeni ayıldığım halde kimlik sorduğum için 6-7 kişinin kendisini koltuk arasına sıkıştırıp dövdüklerini iddia etmiştir.
5-İsmail Köklü:Barış Koşusu koşulurken sivil giyimli kişilerce saldırıya uğradığını niçin gözaltına alındığını sorduğunda yüzüne birkaç yumruk yediğini polis otosuna sokulurken sert davranıldığı için dizinin döndüğünü tartaklanıp küfre maruz kaldığını üst araması yaparken kendisine aptal dendiğini iddia etmiştir.
6-Zekiye Yağmurcu:Ellerinde flama taşıyan bir gurup başörtülü görünce yanlarına gittiğini bu arada görevli polislerin hiç bir ikazda bulunmadan kendisini zorlayarak polis aracına bindirdiğini hiç slogan atmadığını gösteri yapmadığını iddia etmiştir.
7-Ayşe Taşbey:Avrasya Maratonunda yürürken sivil giyimli bir ekip tarafından saldırıya uğradığını her iki kolunda ağrı oluştuğunu polislerin hiçbir ikazda bulunmadığını gözaltı nedenini sorduğunda ağır küfürler işittiğini tartaklanarak otobüse bindirildiğini iddia etmiştir.
8-Suna Savur:Koşuya kardeşi ile katıldığını başörtülü bazı şahısların birlikte yürüdüklerini gördüğünde birlikte yürümek için yanlarına gittiğini bu esnada görevli polislerin hiçbir ikazda bulunmadan toplayıp araçlara bindirdiklerini kardeşinin koşu alanında tek başına kaldığını iddia etmiştir.
9-Emine Kavak:Koşuya katılmak için boğaz köprüsüne indiğini başörtülü bir gurubun birlikte yürüdüğünü gördüğünde birlikte yürümek için aralarına katıldığını bu esnada görevli polislerin hiç bir ikazda bulunmadan kendisini alıp zorla polis otosuna bindirildiğini hiç slogan atmadığını gösteri yapmadığını gösteri yapanları bile görmediğini iddia etmiştir.
10-Emine Kavak:Barış koşusundayken başörtülü bazı şahısların birlikte yürüdüğünü görünce yanlarına gittiğini bu esnada görevli bazı polislerin hiç uyarmadan zorlayarak kendisini de polis otosuna bindirdiklerini slogan atmayıp gösteri yapmadığını slogan atanları da görmediğini iddia etmiştir.
11-Çiğdem Orakçı:Halk koşusuna katıldığını elinde özgür-der flaması bulunduğunu yürürken sivil polislerin hiç bir ikazda bulunmadan çember altına aldıklarını yere yatırıldığını ağzının kapatılıp boğazının sıkıldığını sonra da tekme tokat dövüldüğünü bir arkadaşının bayıldığını iteklenerek polis otosuna bindirildiğini otoda tartaklanıp sinkaf edildiğini iddia etmiştir.
12-Rahşan Aydın:Barış koşusuna kardeşiyle birlikte katıldığını baş örtülü bazı bayanların birlikte yürüdüğünü gördüğünü görünce aralarına katıldığını bu arada görevli polislerin ikaz etmeden kendisini alıp polis otosuna bindirdiğini hiç slogan atmadığını gösteri yapmadığını iddia etmiştir.
13-Şükran Turan:Boğaziçi köprüsüne girdiğinde sivil giyimli bir ekip tarafından saldırıya uğradığını gözaltı nedenini sorduğunda ağır küfürler işittiğini ve tartaklanarak otobüse bindirildiğini iddia etmiştir.
Emniyet Güçlerinin iddiaları
Emniyet güçlerince tanzim olunan, Olay ve yakalama tutanağı okunduğunda şu iddialara yer verildiği görüldü;Boğaz içi köprüsünde ABD Ortadoğu’dan çekil diyerekten slogan atan bir grup,özgür düşünce ve eğitim hakları derneği adına eylem yaptıklarını kendilerinin guruba hitaben yaptıklarının yasal olmadığı hakkında ikazda bulunduklarını buna rağmen söz konusu gurubun ikaza uymayarak eyleme devam ettiklerini bu vesileyle yetkili müdürlerimizce verilen göz altı emri uyarınca adı geçen şahısları zor kullanarak göz altına aldıklarını grubun amacının Irak'a asker gönderilmesini protesto etmek olduğunu iddia etmişlerdir.
Savcılık İddianamesi
Savcılık iddianamesinde barış koşusuna katılan şahısları 2911 sayılı gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet ettikleri gerekçesiyle cezalandırılmak üzere ilgili mahkemeye sevketmiştir.
Üsküdar 4.Asliye Ceza Mahkemesi
1-20.10.2003 tarihinde duruşma yapıldı ve olay tutanağını düzenleyen şahısların tanık sıfatıyla dinlenmelerine,gözaltına alınmış olan şahısların serbest bırakılmalarına karar vermiş olup duruşmayı 24.02.2004 tarihine bırakmaya karar vermiştir.
2-24.02.2004 tarihinde duruşmaya devam edildi.Dinlenmeyen diğer tanıkların
dinlenmesine,ilçe emniyet müdürlüğünce video kamerayla tespit edilen görüntülerin mahkemeye ulaştırılmasına ve de duruşmanın 06.04.2004 tarihine bırakılmasına karar vermiştir.
KONUYA İLİŞKİN HUKUKİ DÜZENLEMELER
A- ANAYASA
Madde 34. - Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
B. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
B- Sayılı Toplantı Ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı
Madde 3 - Herkes, önceden izin almaksızın, bu Kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Yabancıların bu Kanun hükümlerine göre toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemeleri, İçişleri Bakanlığının iznine bağlıdır. Yabancıların bu kanuna göre düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde topluluğa hitap etmeleri, afiş, pankart, resim, flama, levha, araç ve gereçler taşımaları, toplantının yapılacağı mahallin en büyük mülkî idare amirliğine toplantıdan en az kırksekiz saat önce yapılacak bildirimle mümkündür.
İstisnalar
Madde 4 - Aşağıda belirtilen toplantı ve faaliyetler bu Kanun hükümlerine tabi değildir.
c) Spor faaliyetleri ile bilimsel, ticari ve ekonomik amaçlarla yapılan toplantılar,
C- Emsal Karar
Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesi
Esas no : 2003/370, Karar no :2003/360
“Demokratik hukuk devleti çerçevesinde bireyin devlet karşısında ya da örgütlü oluşumlar karşısında etkinliğinin sağlanması açısından örgütlü olarak hak arama hürriyetinin bulunduğu, bu kapsamda yasalara aykırı olmamak kaydı ile, gerekli girişimlerde bulunabilecekleri, bu şekilde oluşturacakları baskı gruplarının yürütme organı üzerinde oluşturacağı etkinlik sonucu, muhtemel toplum taleplerinin yürütme organı tarafından dikkate alınarak, olası yanlışların engelleneceği, bu uygulamanın Avrupa Topluluğuna dair bütün hukuk devletlerinde olağan olduğu ve Anayasamız ile ve ayrıca yasalarımızla güvence altına alındığı,
Gösteri yapılırken bildirimde bulunma hususunun gösteri yapacak kişilerin gösteri mıntıkasında muhtemel uğrayacakları saldırılar karşısında güvenliğini temine yönelik, gösteri yapan kişiler yöneliğinde olup, yasa koyucunun da buna yönelik olduğu, bu hususa uyulmamasının yasal bir yaptırım gerektirmediği, ancak gösteri yapan şahısların uğrayacakları bir saldırı karşısında kamu görevlilerini sorumlu tutma konumundan kurtarmaya yönelik olduğu…. olayda bu haliyle suç unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış, her iki sanık yönünden aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Sanıklar Ahmet.. ile Abdurrahman..ın ayrı ayrı BERAATLERİNE..“
DEĞERLENDİRMEMİZ
1- Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının Anayasa ve 2911 sayılı yasa kapsamında korunan temel bir hak olduğu açıktır. İncelemeye konu olayda; İstanbul Büyükşehir Belediyesince düzenlenen ve insanların koşarak ve yürüyerek iştirak ettikleri sportif bir etkinlik söz konusudur. Polisin tanzim ettiği tutanakta başvurucuların; “Yürüyüşe geçtikleri, Slogan attıkları, İkaz edildikleri,İkaza uyulmadığı için gözaltı işlemi yapıldığı” yazılıdır. Şu hale göre;
A- Olay yerinin bir koşma ve yürüme yeri olduğu dikkate alındığında, başvurucuların yürüyüşe geçmiş olmaları gibi bir iddianın kabul edilerek, dinlenmesi mümkün değildir. 2911 sayılı yasanın 4-c maddesinde yazılı olduğu üzere sportif faaliyetler 2911 sayılı yasa kapsamı dışındadır. Aksi halde istisna kapsamındaki herhangi bir toplantıda itirazların yüksek sesle yapılmasına polisin müdahalesini gerektiren bir durum olarak bakmak gerekir. Ki, hayatın olağan akışında bunun kabul edilemez olduğu da açıktır. Örneğin; siyasi parti toplantıları da 2911 sayılı yasa kapsamında istisnai faaliyettir ve polisin slogan atan topluluğa müdahalesi mümkün değildir.
B- Başvurucuların slogan atıp atmadıkları, bunun üzerine ikaz edilip edilmedikleri yargılama sonucu tespit edilecektir. Bu hususta açık ve adil bir yargılama yapılması gereği titizlikle takip edilmelidir.
Ne var ki, burada atıldığı iddia edilen “Kahrolsun ABD, Ortadoğudan defol” sloganın dahi yukarıda emsal kararda yazılı “baskı gruplarının yürütme organı üzerinde oluşturacağı etkinlik sonucu, muhtemel toplum taleplerinin yürütme organı tarafından dikkate alınarak, olası yanlışların engelleneceği, bu uygulamanın Avrupa Topluluğuna dair bütün hukuk devletlerinde olağan olduğu ve Anayasamız ile ve ayrıca yasalarımızla güvence altına alındığı” gerçeği karşısında ikaz edilerek engellenecek veya yasal takibat başlatacak bir husus olarak değerlendirilmemektedir. Herkes anayasada yazdığı şekliyle silahsız ve saldırısız olmak şartıyla bu tür etkinlikler yapabilecektir. Aksi halde, şekli uygulamalar ile hakların özü kaybedilecek ve toplumun ortak aklının oluşması, ifadesi ve bundan yararlanılması mümkün olmayacaktır.
C- Dosya içeriğinde, resmi makamların “izinsiz gösteri” kavramını kullanmaya devam ettikleri görülmüştür. Halbuki, gerek anayasa gerek ise 2911 sayılı yasa kapsamında herkes önceden izin almaksızın toplantı ve gösteri yürüyüşü yapabilir. Yani bu faaliyetler izne tabi değildir.
Öte yandan, 2911 sayılı yasada yer alan 48 saat önceden bildirim koşulu dahi yasal yaptırım gerektiren bir düzenleme değildir. Nitekim yukarıda anılan emsel kararda; “Gösteri yapılırken bildirimde bulunma hususunun gösteri yapacak kişilerin gösteri mıntıkasında muhtemel uğrayacakları saldırılar karşısında güvenliğini temine yönelik, gösteri yapan kişiler yöneliğinde olup, yasa koyucunun da buna yönelik olduğu, bu hususa uyulmamasının yasal bir yaptırım gerektirmediği, ancak gösteri yapan şahısların uğrayacakları bir saldırı karşısında kamu görevlilerini sorumlu tutma konumundan kurtarmaya yönelik olduğu” vurgusu yapılmıştır.
2- Dosya içeriğinde, gözaltına alınan başvurucular, sivil giyimli ekiplerce gözaltına alındıklarını, hatta bunlardan bazılarının ekip kodu ile sicil numaralarını verdikleri kayıtlıdır. Bu itibarla adil bir yargılama yapılabilmesi bakımından daha hazırlık soruşturmasında bu husus araştırılmalı ve adli tabip raporu ile de desteklenen kötü muamele ve fotoğraf makinasının alındığı ve haksız müdahale yapıldığı iddiaları karşısında sorumlularının tespiti ile adil bir yargılamaya muhatap kılınmaları gerektiğini düşünmekteyiz. Bu hususta disiplin soruşturması yapılması da yasa ve hukuk gereğidir diye düşünmekteyiz. Ancak emniyet güçlerinin veya iddia makamının bu yönlü bir çalışmasına dosyada rastlanılmış değildir.
Saygılarımızla
Hazırlayan
Ahmet Sait Öner