Eylemler

AKYAZI İnanç Özgürlüğü Platformu 88.Hafta Basın Açıklaması

Başörtüsü yasağı konusundaki kararlı direnişimiz devam ediyor. Dünya sivil direniş tarihine geçecek bu isteği gerçekleştiren Akyazı'lı kardeşlerimi tekrar tebrik ediyorum. Aklın, mantığın, halkın kabul etmediği bu yasağın devam etmesinin bir avuç elitin marifeti olduğunu biliyoruz. Ama bu yasağı bitirmenin de halkın ortaya çıkan ısrarlı talebi ile o

AKYAZI BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU

88.BASIN AÇIKLAMASI

BASKININ HER ÇEŞİDİNE KARŞI OLMADIKÇA ÖZGÜRLEŞEMİYECEĞİZ

Başörtüsü yasağı konusundaki kararlı direnişimiz devam ediyor. Dünya sivil direniş tarihine geçecek bu isteği gerçekleştiren Akyazı'lı kardeşlerimi tekrar tebrik ediyorum. Aklın, mantığın, halkın kabul etmediği bu yasağın devam etmesinin bir avuç elitin marifeti olduğunu biliyoruz. Ama bu yasağı bitirmenin de halkın ortaya çıkan ısrarlı talebi ile olacağının da farkındayız. Yol uzun olabilir ama bu yolun sonunu getirmenin çelik iradeler ile olacağının bilincindeyiz. Bu iradeyi canlı tutan Kocaeli'deki, Sakarya'daki, Ankara'daki, Van'daki, Antalya'daki, Konya'daki kardeşlerimi kutluyor, yolları açık olsun diyorum.

"Başörtüsü özgürleşirse toplumsal çatışma olur" demişlerdi. Oysa bu bir avuç elitin uyguladığı politikalar yüzünden ülke bugün bir toplumsal çatışma ortamına sürükleniyor. Doğru politikalar ortaya konulsa halledilebilecek iken, yanlış politikalarda ısrar sonucu ülke bir etnik çatışma ortamına sürükleniyor. Şiddet olaylarının yüzyıllardır kardeşçe yaşayan Türk ve Kürt halkını etnik çatışmaya itme tehlikesi son zamanlarda belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Aslında Türklerin ve Kürtlerin birbirleri ile hiç bir sorunu yoktur ve olmamıştır. Ama Türklerin ve Kürtlerin yıllardır dayatmacılık ve tektipleştirme yapmaya çalışan yönetim anlayışları ile sorunu olmuştur.Toplumu kendi kafasına göre şekillendirmeye çalışan "başörtüsü yasak dedikse yasaktır, halkın buna karşı çıkması beni ilgilendirmez" diyen bir anlayışla, Güneydoğu'da çatışmalar yıllarca sürsün ama ben demokratikleşme çabalarına izin vermeyeceğim" demek arasında bir fark var mıdır.? "Vatandaşların dini tercihleri olamaz ancak benim sizlere sunduğum dini yaşam biçimi tercih edilmesi gerekendir" demek ile "vatandaşların kendi kimliğini, kültürünü, folklorunu yaşaması yasaklanmalıdır, herkes benim boyama boyanmalıdır" demek arasında bir fark var mıdır? Bu ülkenin gariban çocukları Türk'üyle Kürdüyle ölürken, golf oynayanlara sesleniyorum. "Gölge etmeyin başka ihsan istemez" Bu halkın çocukları yüzyıllardır süren kardeşliklerini devam ettirmeyi çok iyi başarır. Onları yanlış politikalarla birbirinden koparmayın yeter. Onları çirkin bir savaş tezgahının kıyısına çekmeyin yeter. Halkın çocuklarının canlarını hiçe sayan politikalar izleyenler yüzünden daha dün Çanakkale'de omuz omuza çarpışmış, kanları birbirine karışmış bir toplumun çocukları birbirine düşürtülemeyecektir. Türküyle Kürdüyle dindarı ile dinsizi ile bu ülke'de artık herkes eşit haklara sahip olduğunu hissetmelidir.

Ortaya çıkan sorunlar daha çok baskı ile daha çok insan hakları ihlali ile çözülemez. 28 Şubat sürecinde din istismarı görüntüsü verilen bir takım provokasyonlar sonucu dindar kitlelerin elinden dini özgürlükleri alınmıştı. Şimdi de Aktütün karakolu baskını ve Diyarbakır saldırısı bahane edilerek insan haklarını rafa kaldırıcı yasa değişiklikleri devreye sokulmak isteniyor. Dini istismarın çözümü dini ortadan kaldırmak değil ise şiddet olaylarının çözümü de baskıcılığı arttırmak, en tabii hakları rafa kaldırmak değildir. Her zaman insan haklarının artması ile insani özellikler ve güzellikler ortaya çıkmıştır. Toplumda başörtüsünün özgürleştirilmesi nasılki toplumsal uzlaşmayı artıracaksa, farklı ırkların kendisini eşit vatandaş hissetmesi de toplumsal huzuru ve bütünleşmeyi artıracaktır.

İstanbul'da özel yüzyıl ışıl ilköğretim ilkokulunda geçtiğimiz günlerde bir veli sırf başörtülü olduğu için okul veli toplantısına alınmamıştır. Öğrencileri bırakın velilere dahi uygulanmaya çalışılan bir yasak ile karşı karşıyayız. Baskıcı anlayışı kendi haline bırakırsanız doğacak sonuçlar bunlardır. Güneydoğu'daki savaşı bitirmek için insan hak ve özgürlüklerini rafa kaldıracak yasa teklifleri isteyenlerin diğer baskıcılardan ne farkı vardır.?Toplumsal bir empatiyi gerçekleştiremediğimiz müddetçe huzursuzluğumuz devam eder. Doğudaki insan batıdakinin sorununu anlamadıkça, batıdaki insan doğudakinin sorununu anlamadıkça, dindar dinsiz birbirinin sorununu anlamaya yanaşmadıkça, anlayış, barış nasıl sağlanacaktır.? Dindarı ve dinsizi ile Türkü ve Kürdü ile bu toplumda barış içinde yaşamak istiyoruz. Bırakın öğrencileri, velilerin gözyaşları bitmedikçe sorunlar bitmeyecektir. Yönetimi sımsıkı elinde bulundurmaya çalışan elitlerin de bu gözyaşlarını bitirmeye hiç niyeti yoktur. Güneydoğu'da ölenlerin anaları "niye hep bizim canımız yanıyor, bu savaşı bitirmenin insani bir yolu yok mudur?" diye sormadıkça da bu ülke'de gerçek anlamda sorunları çözmeye niyetlenen çıkmayacaktır. Özgürlüğümüzü, canımızı, malımızı bizlerin koruması gerekir. İnsan haklarını, hiçe sayanların elinde bir oyuncak yapmamak zorundayız. Tüm vatandaşlar olarak üzerimizde oynanan oyunların farkında olmak zorundayız. Bu ülke Danıştay basıp hakim öldürtenlerin sırf başörtüsü zulmünü devam ettirmek isteyen dehşet verici bir senaryonun sahibi çeteciler olduğunu gördü. Ki onlar ölenlerin cenazesinde gözyaşı döküyordu. Kardeşçe yaklaşımlarla güneydoğuda da sorunlarımızı çözmek halen çok kolay iken elitlerin hala kardeş kavgası seçeneğini göstermesi çok üzücüdür. İnsan haklarını esas alan siyasi yaklaşımlar yerine karanlık ve kirli ilişkiler üzerine bina edilmiş tercihler ne kötüdür.

Herkese adalet başörtüsüne özgürlük

Herkese adalet dayatmacılığa ve kardeş kavgasına son

Akyazı Başörtüsüne Özgürlük

Platformu Adına

Dr.Ömer Faruk Gergerlioğlu

MAZLUMDER Genel Başkanı