Doktor Afiyet Sıddıki… Pakistan asıllı İngiltere vatandaşı… Amerika'da eğitim görmüş, MIT'de (Massachussetts Institute of Technology) tıp okumuş, nöroloji alanında çalışmış… Üç çocuk annesi… 2003 yılında Karaçi’den İslamabad’a seyahat hakkını kullanırken, Pakistan polisi tarafından yakalanır… Amerikan askerlerine para karşılığı teslim edilir… Yıl 2008’in son ayları… Dr. Afiyet Sıddıki’den ve onun gibi birçok esirden haber yok!
Hikâye kısaca bu ama acısı çok derin. Dr. Afiyet Sıddıki’nin yakalandığı 2003 yılından bugüne kadar nerede olduğu bilinmemektedir.
2003 yılında Pakistan topraklarında yakalandıktan sonra ABD’ye teslim edilerek Afganistan’daki Bagram üssüne nakledilmiştir. 2002 yılında Afganistan'da esir alınan İngiliz vatandaşı Muzam Begg, Dr. Afiyet Sıddıki'ye 2003 yılında Bagram’daki ABD esir kampında rastladığını söylemiştir. Dr. Sıddıki, Bagram'da "650 No'lu esir’ olarak adlandırılmıştır.
Dr. Sıddıki’nin Bagram esir kampında bulunan tek esir bayan olduğu, işkence, tecavüz, dayak ve ağır hakarete uğradığı ifade edilmektedir. Sıddıki'nin tuvalet ihtiyacını herkesin gözü önünde, erkekler tuvaletinde gidermek zorunda kaldığı açıklanmaktadır.
BM Evrensel İnsan Hakları Bildirisi’nde ve diğer temel insan hakları belgelerinde kişinin yaşam hakkı ve özgürlüğü teminat altına alınmış, hiç kimsenin zalimane insanlık dışı onur kırıcı ceza ve muameleye tabi tutulamayacağı, keyfi olarak tutuklanamayacağı ve sürgün edilemeyeceği deklare edilmiştir.
Bu belgelere imza koyan ABD buna rağmen Dr. Afiyet Sıddıki ve onlarca kişiye zalimane, insanlık dışı ve onur kırıcı uygulamalar yapmakta, İnsan Hak ve Özgürlüklerini yok etmektedir. ABD’nin şüpheliler ile ilgili uygulamaları göstermektedir ki; insanlığın hak ve özgürlük anlayışında uzun mücadeleler sonucunda geldiği noktadan gerilere doğru gidilmektedir. Yapılan uygulamalar ile ABD hukuk tanımayan bir terör devletine doğru gitmektedir. Bu anlamda Dr. Afiyet Sıddıki’nin ve ismi açıklanmayan diğer mağdurların yaşam hakkı ve yıllar süren tutuklamalar ile adil yargılanma hakkı ihlal edilmektedir. İşkence, eziyet ve insanlık dışı muamele ile insanlık onuru hiçe sayılmaktadır. Bütün bu hak ihlallerine karşı etkili başvuru yolu da tanınmamaktadır. Kısacası ABD’de asgari hukuk standartları yoktur.
Bütün dünya kamuoyu ve İnsan Hakları Kuruluşları olarak;
ABD’den, Bagram, Ebu Gureyb, Guantanamo gibi üslerde kimliği bilinmeyen/bildirilmeyen kaç kişinin bulunduğunu, mahkemeye kaç kişinin çıkarıldığını, kaç kişinin uzun yıllar tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldığını öğrenmek istiyoruz.
Soruların cevabını ve 650 numaralı esirin akıbetini merak ettiğimizi belirtirken, hukuk ve adaletin bir gün herkese lazım olabileceğini, Bagram, Ebu Gureyb, Guantanamo gibi “hukukun kara deliği” niteliğindeki uygulamaların bir gün faillerini de yutabileceğini hatırlatmak isteriz.
Bütün Dünya Kamuoyu ve İnsan Hakları Örgütleri bu soruların cevabını beklemektedir. Aksi takdirde ABD insanlığın vicdanında bıraktığı kara leke ile anılmaya devam edecektir.