TÜRKİYE HABERLERİ
4 Ekim 2008, Zaman
Aktütün Karakolu'na beşinci baskın: 15 Mehmetçik şehit
Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Karakolu, 1992'den bu yana PKK'nın beşinci baskınına uğradı. 15 asker şehit olurken, 21'i de yaralandı. İki uzman erbaş ise kayıp. İddiaya göre bir grup PKK'lının saldırı için sınırdan sızdığı tespit edildi. Uzmanlar, Dağlıca'da olduğu gibi ihmale dikkat çekiyor.
Türkiye, güne yürekleri yakan acı haberle uyandı. Hakkari'deki Aktütün Karakolu, önceki gün 1992'den bu yana PKK'nın 5. baskınına uğradı. Saldırıda 1 astsubay, 6 uzman erbaş ile 8 erbaş ve er olmak üzere 15 güvenlik görevlisi şehit olurken, 6'sı ağır 21 asker de yaralandı. İki uzman erbaş ise kayıp. Saldırıda 23 terörist etkisiz hale getirildi.
PKK, 400 askerin bulunduğu bölüğün Bayraktepe unsurlarına saldırıyı öğleden sonra düzenledi. Büyük bölümü ilk ateşte olmak üzere çok sayıda asker şehit düştü. Saldırıdan önce görüntü tespit edilen noktalara helikopter takviyesinde top atışı gerçekleştirildi. Akşama kadar süren çatışmada yaralanan askerler ambulans uçakla GATA'ya sevk edildi.
Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğg. Metin Gürak, bölgenin saldırıdan önce jandarma özel harekât timiyle takviye edildiğini söyledi. Ayrıca bir jandarma özel harekât bölüğü ve komando bölüğünün de karakolda bulunduğunu kaydetti. Gürak, zayiatın çok olmasını, Irak'ın kuzeyinden ağır silahlarla saldırılmasına bağladı.
PKK, Irak'tan saldırdı
PKK, hain saldırılarına bir yenisini daha ekledi. Dört kez saldırdığı Şemdinli'deki Aktütün Jandarma Karakolu'na önceki gün öğle saatlerinde bir baskın daha düzenledi. Sınır bölüğünün batıdan emniyetini sağlayan ve yaklaşık 400 askerin konuşlandığı Bayraktepe'deki unsurlara karşı önceki gün öğleden sonra Irak'ın kuzeyindeki ağır silahlarının da desteğiyle saldırdı. Emniyet güçlerinin anında karşılık verdiği çatışmada çoğu ilk ateşte olmak üzere 1 astsubay, 6 uzman erbaş, 8 erbaş ve er olmak üzere 15 güvenlik görevlisi şehit düştü, 21 asker ise yaralandı. Van ve Hakkari'de yapılan ilk müdahalenin ardından yaralı askerlerden durumu ağır olan 6'sı ambulans uçakla Gülhane Askerî Tıp Akademisi'ne (GATA) sevk edildi. Saldırı sonrası iki uzman erbaşla iletişimin de koptuğu aktarıldı. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı ise 23 olarak açıklandı.
Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, yeni bir uygulamayla Genelkurmay Karargahı'nda konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Gürak, saldırıdan önce bir Jandarma Özel Harekât timiyle takviye edilen emniyet unsurlarının bulunduğu Bayraktepe bölgesinde bir bölüğe yakın kuvvet olduğunu ifade ederek, ayrıca bölgenin gelişmelere bağlı olarak bir Özel Harekât ve komando bölüğüyle de takviye edildiğini söyledi.
Asker, baskından önce havanlarla ateş açmış
Çatışmanın başlamasından önce görüntü alınan bölgelerin topçu ve havanlarla ateş altına alındığını ve 2 kol taarruz helikopterlerinin de bölgede görev aldığını anlatan Tuğgeneral Gürak, ayrıca Aktütün Karakolu'na 10 kilometre mesafede Irak'ın kuzeyinde bir terörist grup tespit edildiğini ve bu terörist grubun önce Hava Kuvvetleri, daha sonra topçu tarafından ateş altına alındığını belirtti. Çatışmaların akşam karanlığına kadar devam ettiğini bildiren Tuğgeneral, "Zayiatın büyük kısmı Irak'ın kuzeyinden yapılan ağır silah atışları nedeniyle meydana gelmiştir. İki uzman erbaş ile henüz temas kurulamamış olup, bölgede arama faaliyetleri devam etmektedir. Çatışmalar süresince 23 terörist etkisiz hale getirilmiş olup, Hava Kuvvetleri ve topçu ateşleri sonucunda etkisiz hale getirilen terörist miktarı henüz tespit edilememiştir. Bölücü terör örgütü ile mücadeleye devam edilecektir.'' diye konuştu.
4 Ekim 2008, Star
Eşini ve 5 çocuğunu yakmak istedi
Antalya'da cezaevinde yatarken, savcılığa dilekçeyle başvurarak, kardeşlerinin, biri imam nikahlı 2 eşi ve 2 kızına, tecavüz ettiğini ve onlara zorla fuhuş yaptırdığını iddia eden kişi, cezaevinden çıkınca, imam nikahlı eşi ve 5 çocuğunu yakmak istedi.
Alınan bilgiye göre, çıkar amaçlı suç örgütü liderliği suçlamasıyla cezaevine giren ve yaklaşık 1 ay önce tahliye edilen Burhanettin G. (37), Mehmet Akif Ersoy Mahallesi, Mehmet Atay Caddesi'ndeki apartmanın 7. katında imam nikahlı eşi ve 5 çocuğunu benzin dökerek yakmak istedi.
Burhanettin G'nin resmi nikahlı eşinin, başından ve vücudunun diğer yerlerinden yaralanmış şekilde polise başvurarak, ''Eşim evde imam nikahlı diğer eşini ve 5 çocuğumuzu benzin dökerek rehin aldı. Beni de dövdü, ben kaçtım'' demesi üzerine olay yerine giden polisler, Burhanettin G'yi ikna etmek için çaba harcadılar. İtfaiye ve acil sağlık ekipleri de müdahale amacıyla bina girişinde beklediler.
Yaklaşık 3 saatlik uğraş sonucu Burhanettin G'yi ikna ederek, kadını ve çocukları kurtaran polis ekipleri, zanlıyı gözaltına aldı. Polis ekipleri evde yaptıkları incelemede benzin bidonu ve benzin dökülen eşyaları buldu.
-SAVCIYA DİLEKÇE YAZMIŞ-
Yapılan incelemede, Burhanettin G'nin çıkar amaçlı suç örgütü liderliği suçundan cezaevinde yattığı sırada, savcılığa dilekçeyle başvurarak, eşlerine ve 2 kızına, kendi kardeşleri tarafından tecavüz edildiği ve onlara fuhuş yaptırıldığını iddia ettiği belirlendi.
Savcılık emriyle polis tarafından yapılan soruşturmada ifade veren kadınlar ve iki kızının, Burhanettin G'nin iddialarını doğruladıkları öğrenildi. Kadınların ifadeleri doğrultusunda, 4 kişiyi gözaltına alan ve aynı mahallede, kadınların para karşılığı birlikte oldukları öne sürülen 8 kişinin ifadesini alan polis ekipleri suçlamaların asılsız olduğu sonucuna vardı.
İddiaları karşısında gerekli işlemlerin yapılmadığını ileri süren Burhanettin G'nin, cezaevinden çıktığı dönemde iddialarını içeren dilekçeleri Valiliğe ve İçişleri Bakanlığına da faksladığı kaydedildi.
Zanlının bir hafta önce de evde balta ve satırla eşlerini ve çocuklarını rehin aldığı, ancak şikayetçi olunmaması üzerine zanlı hakkında işlem yapılamadığı bildirildi. Zanlının sorgusu sürüyor.
4 Ekim 2008, Hürriyet
Konya'daki kaçaklara jandarma baskını
KONYA'nın Akören İlçesi Kışla Köyü'nde çiftçilerin yanında aylık 600 YTL ücretle kaçak çalıştıkları belirlenen Türkmenistan uyruklu 12 kişi, jandarma tarafından gözaltına alındı.
Bir ihbarı değerlendiren jandarma ekipleri, Kışla Köyü'ne baskın yaparak kaçak çalıştıkları belirlenen Türkmen işçileri yakaladı. Çalışma izinleri olmayan 12 Türkmen, Konya Numune Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sınır dışı edilmek üzere Konya Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi'ne teslim edilecek.
4 Ekim 2008, Hürriyet
220 kaçak yakalandı
Yurt içinde ve sınırlarda gerçekleştirilen operasyonlarda, dün ve önceki gün 220 kaçağın yakalandığı bildirildi.
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesindeki yasa dışı sınır geçişlerine ilişkin duyuruya göre, önleyici kolluk güçlerince dün Edirne, Van ve Şanlıurfa il merkezlerinde yapılan kontrollerde, 42'si Pakistan, 33'ü Afganistan, 25'i Irak, 24'ü Filistin, 21'i Burma, 3'ü Somali, 2'si İran uyruklu ve 5'i de Türk vatandaşı toplam 155 kaçak gözaltına alındı.
Türkiye'den Yunanistan'a yasa dışı olarak geçmeye çalışan 31 Filistin, 8 Moritanya, 6 İran, 5 Burma, 4 Somali, 3 Irak, 2 Gürcistan, 1 Eritre, 1 Afganistan ve 1 Pakistan uyruklu toplam 62 kaçak da dün ve önceki gün ele geçirildi.
Suriye'den Türkiye'ye yasa dışı olarak geçen 3 Türk vatandaşı da dün güvenlik güçlerince yakalandı.
4 Ekim 2008, Hürriyet
Pamuk tarlasında Kalaşnikof'lu çifte cinayet
DİYARBAKIR'daki bir pamuk tarlası içerisinde Kalaşnikof tüfekle öldürülen 2 kişinin cesedi bulundu.
Merkeze bağlı Ekinciler Köyü'nde pamuk toplamaya giden köylüler 2 erkek cesediyle karşılaştı. Pamuk işçileri, durumu Jandarmaya bildirmesi üzerine gelen güvenlik kuvvetleri Kalaşinkof tüfekle açılan ateşle öldürülen kişilerin 30 yaşındaki Nazim Çınar ile 35 yaşındaki Mahmut Demir'e ait olduğunu tespit etti. Demir ve Çınar'ın cesetleri Diyarbakır Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, olayla ilgili soruşturmaya başlandı.
4 Ekim 2008, Evrensel
Rastlantı değil!
Mustafa Aydın
Gerginlikten siyasi rant elde etmeye çalışanların Altınova'daki saldırıları kışkırttığı belirtildi. Olaylara gerekli müdahalelerin yapılmadığı da iddia ediliyor
Balıkesir'in Ayvalık İlçesi'ne bağlı Altınova Beldesi'nde gençler arasında sözlü sataşmayla başlayan kavganın, Küçükkuyu, Sarımsaklı ve Ayvalık'tan gelen ülkücü grupların ve MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un belde halkını kışkırtmasıyla Kürtlere yönelik linç girişimine dönüştüğü iddia edildi. Altınova Belediye Başkanı Ahmet Akça'nın geçmişteki ayrımcı uygulamalarının olayların bu noktaya taşınmasında rol oynadığı öne sürüldü. DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, etnik çatışmayı körüklemek isteyenlerin karşılarında DTP'yi bulacağını belirterek, Altınova'da yaşananları Meclis gündemine taşıyacaklarını belirtti.
Altınova Beldesi'nde gençler arasında sözlü sataşmayla başlayan ve 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan kavganın Kürtlere karşı lince dönüştürülmesinin ardından beldede başlayan olaylar durmak bilmiyor. 3 gündür her akşam "Şehitler ölmez, vatan bölünmez", "Kürtlere ölüm" sloganları atarak yürüyüşler düzenleyen kalabalık gruplar, Kürtlere ait çok sayıda işyerini ve evi de taşlayarak talan etti. Olayların büyümesiyle birlikte beldede takviye askeri birlikler sevk edilirken, olaylara karıştığı iddia edilen 46 kişi gözaltına alındı. Askerlerin Kürtlere ait evlerin bulunduğu mahallelerde sabaha kadar nöbet tutarken, beldeye giriş çıkışlar da jandarma kontrolü altında gerçekleştiriliyor. Can ve mal güvenliğinden yoksun olan Kürtlerin, saldırıların süreklileşmesi ve güvenlik zaafiyetinin hissedilir ölçüde ortaya çıktığı beldeyi terk etmeye başladığı bildirildi.
Altınova'da 'kara' bayram
Bayramın 'zehir' edildiği beldede, Kürtler sokağa çıkamazken, kaldıkları evlerde de toplu olarak ve ışıklarını kapatarak kalabiliyor. Çünkü olayların başladığı günden bu yana Altınova'da yaşayan 3 Kürt yurttaşın evi basıldı, evdekiler dövüldü, 2 Kürt vatandaşın da evi ateşe verilerek yakılmak istendi. Beldedeki Kürtlerin, sokağa çıkamadıkları için yiyecek, su, ilaç gibi ihtiyaçlarını gece yarısından sonra Ayvalık'tan beldeye gelen yakınları karşılıyor. Bu arada ilginç detaylardan biri de Kürtlere yönelik saldırılar başlamadan hemen önce elektriklerin kesilmesi. Elektriklerin kesilmesiyle eşzamanlı saldırıların başlaması, olayların organize olarak gerçekleştirildiği izlenimini veriyor.
Belde halkına ülkücü kışkırtma
2 kişinin öldüğü kavganın duyulmasının ardından Küçükkuyu, Sarımsaklı ve Ayvalık'tan aralarında ülkücülerin de bulunduğu grupların beldeye geldiği ve belde halkını kışkırtarak kavgayı etnik bir çatışmaya dönüştürmek istediği iddia edildi. Adeta etnik çatışma provalarının yapıldığı Altınova'da, yanına aldığı ülkücülerle birlikte Ezer Kırcalı'nın cenaze törenine katılan MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un cenaze töreninde söylediği sözler de skandal niteliğinde. Bulut'un törende yaptığı konuşmada, "Hadise tamamıyla burada bir grubun halk üzerinde tahakküm kurma adına yapmış olduğu faaliyettir. Buna Altınova, Ayvalıklı insanlarımız izin vermeyeceklerdir" dediği ve halkı kışkırttığı öne sürüldü.
İHD: Güvenlik zaafiyeti var
Beldede incelemelerde bulunan İHD heyetinden İHD Marmara Bölge Sorumlusu Veysi Altay ise, Balıkesir Valisi Selahattin Hatipoğlu, Ayvalık Kaymakamı Nihat Nalbant, Altınova Belediye Başkanı Mehmet Ali Akça ile olaylarda mağdur olan yurttaşlarla görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti. Altay, görüşmeler sonucunda edindikleri izlenimlere göre olaylar sırasında güvenlik zaafiyetinin yaşandığını söyleyebileceklerine dikkat çekerek, "Görüştüğümüz tüm mağdurlar, saldırılar sırasında güvenlik önlemi alan jandarmanın sadece seyrettiğini, gruba müdahalede bulunmadığını ifade ettiler. Bu sıkıntının aşılması gerekliliğini yetkili makamlara da ilettik. Yetkililer konuyla ilgili hassas davrandıklarını ve gerekli tedbirlerini aldıklarını söylüyorlar. Açıkçası biz bu konuda hemfikir değiliz" şeklinde konuştu.
'Yaşananlar tanıdık'
Beldede Türk-Kürt çatışmasının bulunmadığını, belli bir kesimin Kürtlere karşı saldırılarının söz konusu olduğunu vurgulayan Altay, bu saldırıların asıl sorumlusunun devleti yöneten bazı kurumlarda bulunan kişiler olduğunu savundu. Altay, daha önce de bu tür linç kampanyalarının örgütlendiğini hatırlatarak, şunları kaydetti: "Bunlar tanıdık olaylar. Milli hassasiyetlerin yüksek olduğu dönemlerde bu olaylar bir elden tertipleniyor. Burada da yaşanan budur. Bu saldırıları gerçekleştirenler cezasızlıkla ödüllendirildiği sürece de bu tanıdık olaylar devam edecektir. Biz yetkili makamlara taleplerimizi ilettik. Altınova'da mağdur olan yurttaşların öncelikle can ve mal güvenliğinin sağlanmasını, olayın sorumlularının yargı önüne çıkarılmasını, mağdurların zararlarının tespiti ve tazmininin bir an önce yapılmasını talep ediyoruz."
Olay Meclis'e taşınacak
Altınova'da yaşanan olaylara ilişkin temaslarda bulunmak üzere Ayvalık'a gitmek isteyen, ancak Altınova girişinde jandarma barikatıyla karşılaşan DTP Eşbaşkanı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna da, yaptığı açıklamada, Altınova'da belirli grupların etnik çatışmayı körüklemek istediğini belirterek, olayı Meclis gündemine taşıyacaklarını söyledi.
Ayna, yaşanan olaylar sonucunda iki kişinin hayatını kaybetmesinin oldukça üzücü olduğunu dile getirerek, olası provokasyonlara karşı Kürt vatandaşları uyardı.
Provokasyona zemin oluşturmamak için sorumlu davrandıklarını kaydeden Ayna, Altınova girişinde karşılaştıkları barikata da değinerek, "Biz İHD heyeti ile görüşüp ihtiyaç oluştuğu takdirde Altınova'ya gitmeyi düşünüyorduk. Ancak gördüğümüz manzara karşısında Ayvalık Kaymakamı ve Emniyet Müdür Yardımcısı ile görüştük. Barikatın hoş olmadığını kendilerine de belirttik ve bunu yok sayıyoruz dedik. Bir milletvekilinin nereye gireceğine jandarma karar veremez. İhtiyaç olsaydı Altınova'ya giderdik" şeklinde konuştu. (Balıkesir/DİHA)
--------------------------------------------------------------------------------
Eğitim Sen'den Altınova uyarısı
Altınova'daki olayların Kürt düşmanlığına dönüştürülmesi karşısında yetkilileri duyarlı olmaya ve acil önlem almaya çağıran Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, olaya büyük ciddiyetle yaklaşılmasını ve gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Mehmet Bozgeyik dün yaptığı yazılı açıklamada, "Altınova'daki olayların Kürt düşmanlığına dönüştürülmesi karşısında yetkilileri duyarlı olmaya ve acil önlem almaya çağırıyoruz" dedi. Olayda yaşamını yitirenlerin ailelerine, başsağlığı dileyen Bozgeyik, "Bu durum ne yazık ki, şiddetin günlük yaşamımıza ne denli girdiğinin acı bir göstergesidir. Fakat her gün ülkemizin birçok yerinde yaşanması muhtemel bir olayın, Kürt kökenlilerin evlerinin ve işyerlerini tahrip edecek saldırılara dönüştürülmesi, kendiliğinden olacak ya da olağan karşılanabilecek bir olay değildir" dedi. Ortada Türk-Kürt gerginliği olmadığını, sıradan olayları etnik gerilime tahvil etmek isteyen, bu tür olayları bizzat tezgahlayan provokatörlerin varlığına dikkat çeken Bozgeyik, bu nedenle tehlikenin büyük olduğunu yineleyerek, başta hükümet olmak üzere yetkilileri olaya ciddiyetle yaklaşmaya ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemleri almaya çağırdı.
Devletin hoşgörüsü rol oynamıştır
Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, Balıkesir Valisi Selahattin Hatipoğlu'nun olayın ardından yaptığı açıklamada "Acıdan dolayı bazı taşkınlıkları hoş gördük" sözlerini hatırlatarak, "Faşist saldırılarda devletin hoşgörüsü bu tarz olaylarda bugüne dek cesaretlendirici rol oynamıştır" dedi. Özgür-Der tarafından yapılan yazılı açıklamada sorunun bu noktaya gelmesinde devletin sorumluluğunun daha derin olduğu belirtilerek, "Devletin inkarcı resmi politikası topumun bir kesiminde milliyetçiliğin artmasına, karşıt milliyetçiliklerin doğmasına, özellikle Kürt sorununun çözülmeyişi faşizmin taban bulmasına yol açmakta ve tüm bunlar halklar arasına düşmanlık tohumları serpmektedir" denildi.
"Genelkurmay'ın Kürtleri düşman ilan eden ırkçı bildirileri, iki milyon seçmeni olan bir partiyi terörist ilan etmesi ve her askerin cenazesini mitinge dönüştürme çağrısı yaşanan psikolojik bölünmede etkili olmuştur" denilen açıklamada, inkarcı devlet politikasının terk edilmesi ve Kürtlere karşı ayrımcı politikaların son bulması ile sorunun çözümünün mümkün olacağı ifade edildi. (HABER MERKEZİ)
--------------------------------------------------------------------------------
BDP binası ateşe verildi
Balıkesir'in Ayvalık İlçesi'ne bağlı Altınova Beldesi'nde Kürtlere yönelik linç girişiminin yankıları sürerken, İzmir'in Dikili İlçesi'nde Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ilçe binası ateşe verildi.
Edinilen bilgiye göre, İsmet Paşa Mahallesi'nde bulunan BDP İlçe binası gece saatlerinde kimliği belirsiz kişilerce ateşe verildi.
Çıkan yangın, olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, görgü tanıkları 15-16 yaşlarında iki kişinin binanın camını kırıp, içeriye yanıcı madde attığını söyledi. (İzmir/EVRENSEL)
--------------------------------------------------------------------------------
Gergin beldedeki zanlılar adliyede
Ramazan Bayramı'nın birinci günü 2 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kavga ve ardından tırmanan gerginlik sonucu yaşanan olaylarla ilgili gözaltına alınan, aralarında M.A.'nın da bulunduğu 19 kişi geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Gözaltındaki diğer 20 kişinin de gün içinde adliyeye sevk edilecekleri bildirildi.
Öte yandan M.A.'nın Küçükköy Beldesi'nde oturan akrabası E.A.'nın park halindeki kamyoneti de kimliği belirsiz kişilerce kundaklandı.
Dün saat 05.00 sıralarında M.A.'nın Altınova Beldesi'ne 5 kilometre mesafedeki Küçükköy Beldesi'nde oturan akrabası E.A.'nın Mimar Sinan Caddesi, Vacit Türkyılmaz Sağlık Polikliniği önünde park halindeki 10 YZ 616 plakalı kamyoneti kimliği belirsiz kişilerce kundaklandı. Küçükköy Belediyesi İtfaiye ekipleri tarafından söndürülen kamyonet kullanılmaz hale geldi. E.A., kendilerinin olaylarla hiçbir alakası olmadığını belirterek, "Buna rağmen kamyonetim kundaklandı. Bu insanlığa sığar mı?" dedi. Jandarma kamyoneti kundaklayan kişilerin yakalanması için çalışma başlattı.
4 Ekim 2008, Evrensel
95 yaşındaki nineye sağlam raporu verdiler
Murat Sarıoğlu
Şanlıurfa'nın Viranşehir İlçesi'nde oturan 95 yaşındaki Susi Kaya, Şanlıurfa Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'ndan yardım alabilmek için sağlık raporu çıkarmak istedi. Komşusu Abdülkerim Yayan'ın yardımı ile Şanlıurfa Devlet Hastanesi'nden sağlık raporu alan 95 yaşındaki Kaya'ya yüzde 85 oranında sağlığının yerinde olduğu ve yüzde 15 oranında ise 'iş göremez' olduğuna dair rapor verildi. Gözleri tam olarak görmeyen ve yüzde 85 oranında sağlıklı olduğuna dair rapor alan Kaya, komşularının yardımı ile yaşıyor ve aldığı 'yaşlılık maaşı' ise geçinmesine yetmiyor.
Kaya'ya raporu alabilmesi için yardımcı olmayan çalışan komşusu Abdulkerim Yayan hayrete düştüğünü anlatarak, şunları söyledi: "Bu yaşlı kadının kimsesi yok. Biz de ona daha iyi koşullarda bakarız diye rapor çıkarmak istedik. Fakat sonuç ortada. Kadının kendisi yürümekte oldukça güçlük çekiyor. Yemeğini biz yediriyoruz. Kendi başına hiç bir şey yapamıyor. Birinin mutlaka ona bakması lazım. Gözleri iyi görmüyor. 95 yaşındaki bir kadın nasıl yüzde 85 sağlam olur anlamıyorum"
Susi Kaya ise sorduğumuz sorulara bile yanıt vermekte zorlandı. Resmi olarak 95 yaşında görünen Susi Kaya'nın gerçekte ise 110 yaşında olduğu belirtiliyor.
(Şanlıurfa/DİHA)
DÜNYA HABERLERİ
4 Ekim 2008, Hürriyet
ABD, Pakistan'da füze saldırısı düzenledi
Pakistan'ın kuzeybatısındaki aşiret bölgesine düzenlenen Amerikan füze saldırısında ölenler arasında "Arap militanlar" olduğu öne sürüldü.
Pakistanlı istihbarat yetkilileri, El Kaide ve Taliban militanlarının yoğun olduğu belirtilen Kuzey Veziristan'daki Miranşah'ın batısında bulunan Muhammed Hel köyüne dün geç saatlerde Amerikan insansız uçağıyla düzenlenen saldırının ardından ölenleri belirlediklerini söyledi.
Amerikan saldırısında 20 kişi öldürüldü
Yetkililer, 20 ceset bulduklarını, bunlardan 8'inin aynı hane halkı üyeleri, 5'inin diğer köylüler, 8'inin ise yabancılar olduğunu kaydetti. Bir yetkili, bu yabancıların milliyetlerinin bilinmediğini, ancak Arap olduklarının düşünüldüğünü belirtti.
Bu arada "News" gazetesi, füze saldırısının, Taliban yanlısı aşiret üyelerinin davet ettiği yabancılar bulunduğu bilgisinin ardından yapıldığını öne sürdü.
4 Ekim 2008, Sabah
Güney Osetya'da Rus gücüne saldırı
Rusya ile Gürcistan arasında ipler bir kez daha geriliyor. Güney Osetya'nın başkenti Tshkinvali dün Rus barış gücü askerlerine yönelik büyük bir saldıya sahne oldu. Saldırıda aralarında Rus Barış Gücü komutanlarından Albay İvan Petrik'in de bulunduğu 7 asker hayatını kaybetti. Yabancı haber ajansları saldırının araca bomba yerleştirilmesi sonucu gerçekleştiğini belirtti. Güney Osetya lideri Eduard Kokoity yaptığı açıklamada saldırıdan Gürcü istihbarat ajanlarını sorumlu tuttu.
4 Ekim 2008, Hürriyet
Kırgızistan'da milletvekili kayıp
Kırgızistan'da Sosyal Demokrat Partisi (SDP) milletvekili Ruslan Şobatayev'in kaybolduğu bildirildi.
Parti lideri Bakıt Beşimov, mecliste yaptığı açıklamada, 30 Eylül akşam saatlerinde evden çıkan milletvekili Şobatayev'den bir daha haber alınamadığını söyledi.
Şobatayev'in cep telefonunun cevap vermediğini ve yakınlarının nerede olduğunu bilmediklerini ifade eden milletvekili Beşimov, Meclis Başkanı Aytibay Tagayev'den de yardım istedi.
Meclis Başkanı Tagayev'in de milletvekilinin bulunması için Milli Devlet Güvenlik Komitesine başvuruda bulunduğu kaydedildi.
Öte yandan 24 Eylülde çocuğunu kreşe götürmek için evinden çıkan SDP milletvekili Cusupcan Ceenbekov'un oğlu Bahtiyar Amirajanov'dan da (34) haber alınamadığı belirtildi.
4 Ekim 2008, Hürriyet
Afganistan'da 19 Taliban militanı öldürüldü
Afganistan'da Amerikan ve NATO güçleri askerlerinin de katıldığı 4 ayrı operasyonda, toplam 19 Taliban militanı öldürüldü.
Koalisyon güçlerinden yapılan açıklamada, doğudaki Gazne'de, yola bomba yerleştiren El Kaide ve Taliban militanlarını hedef alan operasyonda 5 militanın, Kunar'da da 3 militanın öldürüldüğü belirtildi.
Kandan istihbarat yetkilisi Abdülkayyim Katavzi de, vilayet sınırları içinde perşembe ve cuma günü düzenlenen iki ayrı operasyonda 11 Taliban militanını öldürüldüğünü söyledi.
Afganistan'da Taliban rejiminin devrildiği 2001 yılından sonra bu yıl, en şiddetli çatışmaların çıktığı bir yıl oldu.
MAZLUMDER HABERLERİ
4 Ekim 2008, Cihan
Altınova`da, kamyonetle taş getirildiği iddia edildi
Balıkesir`in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği(MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi`nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin`in, `Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken `ne yapalım, öle istiyorlar` dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz` dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy`un, `Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu`lu oldukları için evleri taşlandı` dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP`li bir vatandaşın; `Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden` dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, `Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı.` şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Dünya Bülteni
Altınova`daki olaylarla ilgili şok iddia
Balıkesir`in Altınova İlçesi`ndeki olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığı belirtildi.
Balıkesir`in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Balıkesir`in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği(MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi`nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin`in, `Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken `ne yapalım, öle istiyorlar` dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz` dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy`un, `Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu`lu oldukları için evleri taşlandı` dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP`li bir vatandaşın; `Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden` dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, `Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı.` şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Samanyolu Haber
Altınova`daki olaylarla ilgili şok iddia
Balıkesir`in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Balıkesir`in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği(MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi`nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin`in, `Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken `ne yapalım, öle istiyorlar` dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz` dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy`un, `Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu`lu oldukları için evleri taşlandı` dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP`li bir vatandaşın; `Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden` dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, `Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı.` şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Sıcak Gündem
Altınova ile ilgili şok iddia
Altınova`da incelemelerde bulunan MAZLUMDER Genel Başkanı Gergerlioğlu çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Balıkesir`in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği(MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi`nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin`in, `Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken `ne yapalım, öle istiyorlar` dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz` dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy`un, `Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu`lu oldukları için evleri taşlandı` dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP`li bir vatandaşın; `Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden` dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, `Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı.` şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, 8 Sutun
Altınova`yla ilgili şok iddia
Balıkesir`in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Balıkesir`in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği(MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi`nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin`in, `Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken `ne yapalım, öle istiyorlar` dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz` dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy`un, `Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu`lu oldukları için evleri taşlandı` dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP`li bir vatandaşın; `Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden` dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, `Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı.` şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Zaman
Altınova`daki olaylarla ilgili şok iddia
Balıkesir`in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirledikle
MAZLUMDER Bursa Şubesi`nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin`in, `Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken `ne yapalım, öle istiyorlar` dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz` dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy`un, `Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu`lu oldukları için evleri taşlandı` dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP`li bir vatandaşın; `Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden` dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, `Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı.` şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Porttakal
Altınova'daki olaylarla ilgili şok iddia
Balıkesir'in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında Belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin'in, "Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken 'ne yapalım, öle istiyorlar' dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz" dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy'un, "Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu'lu oldukları için evleri taşlandı" dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP'li bir Vatandaşın; "Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden" dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, "Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu Vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olMuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı." şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Habervaktim
Altınova'daki olaylarla ilgili şok iddia
Balıkesir'in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Balıkesir'in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin'in, "Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkanı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkanım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken 'ne yapalım, öle istiyorlar' dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz" dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy'un, "Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu'lu oldukları için evleri taşlandı" dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP'li bir vatandaşın; "Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden" dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, "Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı." şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Rojhelat
Balıkesir'in Altınova İlçesi'ndeki olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığı belirtildi.
MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi.
Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin'in, "Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken 'ne yapalım, öle istiyorlar' dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz" dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy'un, "Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu'lu oldukları için evleri taşlandı" dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP'li bir vatandaşın; "Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden" dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, "Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı." şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Haber 10
ALTINOVA'DAKİ OLAYLARLA İLGİLİ ŞOK İDDİA
Balıkesir'in Altınova İlçesi'ndeki olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığı belirtildi.
Balıkesir'in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Balıkesir'in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin'in, "Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken 'ne yapalım, öle istiyorlar' dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz" dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy'un, "Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu'lu oldukları için evleri taşlandı" dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP'li bir vatandaşın; "Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden" dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, "Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı." şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Haber Aktüel
Altınova'daki olaylarla ilgili şok iddia
Balıkesir'in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Kamyonetle taş getirildiği iddia edildi.
Balıkesir'in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin'in, "Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken 'ne yapalım, öyle istiyorlar' dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz" dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy'un, "Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu'lu oldukları için evleri taşlandı" dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP'li bir vatandaşın; "Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden" dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, "Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı." şeklinde konuştu.
4 Ekim 2008, Hürhaber
Altınova'daki olaylarla ilgili şok iddia
Altınova'da incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu'ndan ilginç iddialar!
Balıkesir'in Altınova beldesinde incelemelerde bulunan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, olaylar sırasında belediyeye ait kamyonetle şehir dışından taş taşındığının iddia edildiğini, evleri saldırı altında bulunan ailelerin halen dışarıya çıkamadığını söyledi. Gergerlioğlu, olaylara asılsız söylentilerin neden olduğunu belirlediklerini açıkladı.
MAZLUMDER Bursa Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında, MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube yöneticileri Mehmet Gün, Ethem Tatar ve kendisinin de bulunduğu dernek heyetinin inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Gergerlioğlu, olayların tüm taraflarıyla konuştuklarını, basit, adi bir olayın etnik köken kavgasına dönüştürülmek istendiğini belirlediklerini kaydetti.
Gergerlioğlu, görüştükleri kişilerin söylediklerini aynen kayda aldıklarını belirtti.
Evi saldırıya uğrayan Kasım Yeğin'in, "Otuz yıl önce beldeye yerleştim, beyaz eşya dükkânı işletiyorum. Ölüme sebebiyet veren kişiyle akrabalığım yok. Yapılan taşlı saldırılarda dükkânım tarumar edildi. Yıllardır dostluk yaptığım kişiler bile evime taş atarken 'ne yapalım, öle istiyorlar' dediler. Halen ben ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, ekmeği bile başkalarına aldırıyoruz" dediğini aktaran Gergerlioğlu, olayın bazı kesimlerce çarptırıldığını söyledi.
Gergerlioğlu, belde halkından kahveci Mustafa Aksoy'un, "Olayın başlangıçta siyasi bir yanı yoktu. Evleri taşlananların olaylarla ilgisi yok, sadece Doğu'lu oldukları için evleri taşlandı" dediğini hatırlattı.
İsmini açıklamak istemeyen MHP'li bir vatandaşın; "Kürtlerle bir etnik sorunumuz yok. Kız alıp-verdik. Büyük işler aldılar. Ama farklılar düğünlerini ayrı yapıyorlar. Düğünlerde silah kullanıyorlar. Sözde PKK bayrağı renklerini taşıyorlar. Olayların siyasi bir yönü yoktu. Ama insanların üzerine araba sürülüyor. Onlar camları kırılan arabaların camlarını yeniden takıp, insanları tahrik ediyorlar. Halk öyle galeyana geldi ki, sırf esmer olduğu için bir JİTEM görevlisini zor aldım ellerinden" dediğini hatırlatan Gergerlioğlu, hükümetin olaya duyarsız kaldığını savundu.
Gergerlioğlu, "Heyetimiz, olayların başlamasında etkili olan, kavganın 2 ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen kavga ve sonunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığını belirledi. Ana cadde üzerinde 10 işyeri tahrip edilmiş, ara sokaklara giremediğimiz için maddi hasarı tespit edemedik. Belediye başkanı ve kaymakam, halkı yatıştırmak için yeterli duyuruyu yapmamıştır. Evi taşlananların ve diğer doğulu vatandaşların evlerinde bayrak görülmüştür. Tespitler için gezdiğimiz sırada motosikletli gençler geziniyordu. Baz işyerlerine bu kişilerce molotof kokteyl atılmış. Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önlemler alınmamış. Olayların büyümesine asılsız söylentiler neden olmuş. Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar partisi gidip bölgede inceleme yapmamıştır. Mağdur aileler evlerine kilitlenmiş durumdalar. Okullar açıldığında beldede çok ciddi olaylar olabilir, gerekli önlemler şimdiden alınmalı." şeklinde konuştu.