Basın Açıklamaları

301. MADDE HAKKINDA HÜKÜMET SAMİMİ Mİ?

Son günlerde Türk Ceza Kanunun 301. maddesi hakkında basında yer alan haberler, ne yazık ki tam olarak gerçeği yansıtmıyor. MAZLUMDER olarak bu konuda kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirmek istiyoruz. Söz konusu haberlerde; hükümetin 301.madde hakkında, 18 Sivil Toplum Kuruluşundan görüş istediği, ancak Sivil Toplum
06.02.2007
301. MADDE HAKKINDA HÜKÜMET SAMİMİ Mİ?

Son günlerde Türk Ceza Kanunun 301. maddesi hakkında basında yer alan haberler, ne yazık ki tam olarak gerçeği yansıtmıyor.

MAZLUMDER olarak bu konuda kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirmek istiyoruz.

Söz konusu haberlerde; hükümetin 301.madde hakkında, 18 Sivil Toplum Kuruluşundan görüş istediği, ancak Sivil Toplum Kuruluşlarının hükümete bu konuda görüş bildirmeyerek topu tekrar hükümete attıkları bilgisi yer alıyor.

Bu konudaki haberler ilk bakışta doğru görünmesine karşın, gözden kaçan ya da kaçırılmak istenen önemli bir husus vardır:

Dikkat edilirse görülecektir ki; 301.madde hakkında hükümet tarafından görüşleri istenen 18 Sivil Toplum Kuruluşunun arasında, bir tane bile İnsan Hakları Örgütü yoktur.

Bundan önce sadece hükümet ile yargı arasında tartışılan 301.madde konusuna, içinde İnsan Hakları Örgütleri bulunmayan Sivil Toplum Örgütlerinin de dâhil edilmiş olması, sorunun çözümünden çok çözümsüzlüğüne katkı sunacaktır.

Oysa 301. madde, daha taslak halinde iken bile, en ağır eleştirileri insan hakları çevrelerinden almıştır. Söz konusu madde, içeriği itibarıyla Düşünce Özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmiş ve her kesim maddeyi büyük ölçüde bu yönüyle ele almıştır. Bugün İnsan Hakları Örgütleri nezdinde, 301. maddenin tamamen kaldırılması gerekmektedir. Hükümet ve diğer devlet yetkilileri, bu konuda İnsan Hakları Örgütlerinin görüşünü yakinen bilmektedir.

Tam da bu yüzden, şimdi yapılmak istenen; 301.madde hakkında öncelikle görüşünün alınması gereken İnsan Hakları Örgütlerinin, saf dışı bırakılmak istenmesidir.

Bu durum asla kabul edilemez. Böyle bir yöntemle; 301.maddenin demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından meşruiyetinin sorgulanması, bir tür oldu-bittiye getirilerek engellenmek istenmektedir.

Dün itibarıyla, seçilen 18 Sivil Toplum Örgütü toplanmış ve yasanın mevcut halinde bulunan "Aşağılama" tabirinin, "Tahkir ve Tezyif" olarak değiştirilmesini önermişlerdir. Bu, sadece bir önceki TCK'nun 159.maddesine geri dönüş anlamına gelmektedir.

MAZLUMDER olarak biz; hükümet yetkililerini bu son derece kaygı verici tutumlarından derhal vazgeçmeye ve 301.maddeyi İnsan Hakları Örgütlerinin görüşünü alarak yeniden ele almaya çağırıyoruz.

Selahattin Üneş

MAZLUMDER

Genel Yönetim Kurulu Üyesi

Kütahya Şube Başkanı