28 ŞUBAT SÜRECİ YENİ MAĞDURİYETLERLE DEVAM ETMEKTEDİR!
Bir taraftan Gazze’de yaşanan soykırımı önlemek için somut hiçbir adım atılamamasının öfkesini yaşarken diğer taraftan 28 Şubat darbesinin mağduriyetlerin halen giderilmemiş olmasının kızgınlığını yaşıyoruz.
1997 yılındaki 28 Şubat darbesinin üzerinden 27 yıl geçmiş olmasına rağmen toplumun önemli bir kısmını etkileyen ciddi haksızlıklar ve mağduriyetler devam etmekte, diğer taraftan 28 Şubat döneminden geri kalmayan yeni hak ihlalleri yüzbinlerce insanı etkilemeye devam etmektedir.
Darbeciler tarafından 1000 yıl süreceği ifade edilen 28 Şubat, darbe hazırlık süreçlerine tekabül eden 92-93 yılından itibaren orduda, yargıda, medyada, üniversitelerde ve kamu imkanları ile semirtilmiş sermaye çevrelerinde derin bir aklın ürünü olarak olgunlaştırılmıştır. Bu iş birliği sürecinde gerçekleştirilen darbe, önceki darbelerde olduğu gibi çok farklı başlıklarda insan hakları ihlallerine sebep olmuştur. Üstelik bu ihlallerin önemli bir kısmı halen devam etmektedir.
Darbe sürecinde inançlı insanlar, küçük fikir grupları ve çeşitli cemaat mensupları resmî ideolojinin dayattığı yaşam ve düşünce biçimini kabul etmedikleri için, fikir ve düşüncelerinden dolayı yargılanmış ve hapsedilmiştir. İnsanlar işkence altında ve avukatsız olarak zorla imzalatılan ifadelerle, emniyette konulan örgüt isimleri ile tutuklanmış ve idam cezalarına, müebbet cezalarına çarptırılmıştır.
MAZLUMDER tarafından, o dönemin brifingli yargı kararları ile yargılanıp mahkûm edilen insanların yeniden yargılanabilmeleri için uzun süreli bir kampanya yürütülmüştür. Bir kısmı ile ilgili olumlu sonuçlar alınmış olsa da halen cezaevinde olan ve bedel ödeyen mahpuslar ve aileler bulunmaktadır.
28 Şubat’a ilişkin yaşanan diğer bir önemli mağduriyet ise dönemin baskıcı ortamından dolayı kamu görevinden çıkartılmış veya istifaya zorlanmış, kamu görevine alınmamış, başörtüsü yasakları sebebiyle eğitim öğretim süreçlerini tamamlayamamış kişilerin yaşadığı mağduriyetlerdir.
Konuyla ilgili bazı yasal düzenlemeler yapılmış ve birtakım haklar iade edilmiş olsa da farklı statüler sebebiyle ya da kanuni düzenlemenin kapsamı dışında kaldığı için görevine dönemeyen ve halen hakları iade edilmeyen ya da eksik iade edilen kişiler bulunmaktadır. Örneğin kamu kurumlarında görevine iade edilen kişilere, çalışmadıkları döneme ilişkin özlük hakları –ilgili sürenin emekliliğe sayılması hariç- verilmemiştir.
Diğer bir temel sorun da darbe sürecinin tam olarak aydınlatılamamış olması ve sürece dahil olan yargı, medya, üniversiteler, sermaye çevreleri gibi unsurlardan hakkıyla hesap sorulmamasıdır. Oysa yüzleşilmeyen ve hakkıyla hesap sorulmayan her darbenin bir sonraki darbe ya da girişimlerin tetikleyicisi olduğu gerçeği ortadadır. Aynı şekilde 28 Şubat sürecinin ürünü olan istihbari raporlar da halen devletin hafızasını oluşturmakta olup bu konuda bile bir adım atılmamıştır.
MAZLUMDER olarak;
Binlerce insanın hayatını karartmış olan 28 Şubat sürecinin her yönüyle aydınlatılmasını ve bu sürecin bütün aktörlerinin açığa çıkartılarak bunlardan hesap sorulmasını bekliyoruz.
28 Şubat sürecinde oluşturulan istihbari kayıtların bugün dahi insanların önüne engel olarak çıktığı gerçeğinden hareketle devletin kirli ve manipüle edilmiş hafızasının temizlenmesi gerektiğini vurguluyoruz.
Kıyıda köşede kalmış, sesini duyuramamış insanların mağduriyetlerinin ortaya çıkarılıp çözülmesini sağlayacak bir yüzleşme ve hesaplaşma mekanizmasının ya da bu konularda icra-i yetkilere sahip bir komisyonun kurulması gerekliliğini hatırlatıyoruz.
Göreve dönemeyen kişilerin derhal göreve döndürülmelerini, diğer mağdurların ise hakların parça parça ya da yüzeysel olarak değil tam anlamıyla iade edilmesini, maddi manevi zararların tazmin edilmesini bekliyoruz.
28 Şubat sürecindeki siyasi yargı kararlarının iptal edilerek 28 Şubat’ın brifingli-siyasi yargılamalarının yok sayılmasını, halen cezaevlerinde tutulan 28 Şubat mahpuslarının hiçbir bahane ya da erteleme olmaksızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.
28 Şubat 2024
MAZLUMDER ADANA ŞUBE