MAZLUMDER
ŞUBAT
2003 INSAN HAKLARI RAPORU
YAŞAMA HAKKI
Faili Meçhul Cinayetler/Şüpheli
Ölümler :
Çatışmalarda Ölenler ve
Yaralananlar:
Sivillere Yönelik Eylemler
:
KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ
Kaçirma ve Kayiplar :
Cinsel Taciz/Tecavüz:
İşkence/İşkence İddiasi :
Çeşitli Amaçlarla Yapilan Baski ve Tehditler:
Gözaltilar :
Tutuklamalar :
Yerleşim Merkezlerine Yönelik
Baskilar :
Cezaevlerinde Yaşanan Olaylar :
Cezaevlerinde Ölüm :
DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜGÜ:
İstenen Ceza:
Verilen Ceza:
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
Kapatılan/Toplatılan/Yasaklanan
Yayın ve Etkinlik :
Gazetecilere Ve Yayın
Organlarına Yönelik Baskılar :
Gözaltına Alınana Gazeteciler:
20
DİN ÖZGÜRLÜĞÜ:
Soruşturma Geçiren/Ceza
Alan/Atilan Ögrenci :
Gayrimüslimlere Yönelik
Baskılar:
Gözaltılar :
ÖĞRENİM ÖZGÜRLÜĞÜ:
Soruşturma Geçiren/Ceza
Alan/Atilan Ögrenci :
ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ:
Sivil Toplum Örgütlerine Yönelik Baskilar :
SIĞINMA HAKKINA YÖNELİK
İHLALLER:
ÇALIŞMA YAŞAMINA YÖNELIK
IHLALLER
Ölenler :
Yaralananlar:
İşten Atılanlar :
SAĞLIK:
____________________
(*) MAZLUMDER İnsan Hakları İhlallerini İzleme
Komisyonu'nca hazırlanmıştır.
MAZLUMDER
ŞUBAT
2003 INSAN HAKLARI RAPORU
YASAMA
HAKKI
FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER/ŞÜPHELİ
ÖLÜMLER -(31)
İstanbul Kadıköy'de Fenerbahçe
Birleşik Grup Başkanı Aziz Yılmaz'ın koruması Hasan Sanıvar (34), 31 Ocak 2003
tarihinde saat 12.00 civarında Kadıköy Moda Caddesi'nde, daha önce müdürlüğünü
yaptığı AS Sineması'nın önünde 34 FB 5118 plakalı özel otomobiline bindiği
sırada kimliği belirlenemeyen bir kişitarafından silahla öldürüldü.
31 Ocak 2003 tarihinde İzmir'in
Buca İlçesi'nde Yıldız Mahallesi 206/5 Sokak'taki ormanlık alanda sabaha karşı
35 T 5087 plakalı taksinin sürücüsü Hasan Fırlatan (50), kimlikleri
belirlenemeyen kişiler tarafındantabanca ile vuruldu. Ayrıca, olay yerine 10-
2 Şubat 2003 tarihinde Istanbul
Laleli Ordu Caddesi 275 numarada faaliyet gösteren avukat Hüseyin Özer'in (45)
bürosuna gelen bir kişi, çikan tartişma sonucu silahini çekerek Özer'i sag
koltuk altindan tek kurşunla yaraladi. Saldirgan olay yerinden kaçarken,
Istanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tip Fakültesi Hastanesi'ne kaldirilan Özer,
müdahalelere ragmen kurtarilamadi.
Demirkiran Mahallesi Velioglu Caddesi Nihan
Sokak'a giren ve plakasi bezle sarili kirmizi renkli otomobilden, yola atılan
Osman Tali hayatını kaybetti.
2 Şubat 2003 tarihinde Istanbul
Bagcilar'da, Yüzyil Mahallesi, TEM Otoyolu üzerinde bulunan Mahmutbey
Köprüsü'nde, Yusuf Atalay (41), henüz kimligi belirlenemeyen kişi ya da
kişilerin tabancali saldirisi sonucunda olay yerinde öldü.
2 Şubat 2003 tarihinde
Ankara'nin Kizilcahamam Ilçesi'nde, 06 BJ 801 plakali şarampole yuvarlanmiş
otomobilin içinde tabancayla öldürülmüş Kazan Turizm şirketinin ortaklarindan
Adem Akdere'nin (40) cesedi bulundu.
Şirnak'in Silopi ilçesinde, 31
Ocak 2003 Cuma günü Silopi'ye bagli Verimli (Wahsit) köyünden, eve bayram
erzaki almak için ayrilan ve bir daha kendisinden haber alinamayan 11 yaşindaki
Suat Aykan, Silopi Devlet Hastanesi yakinlarinda boş bir inşaatta ölü olarak
bulundu.Şubat'tan alindi)
5 Şubat 2003 tarihinde Istanbul
Eyüp'te Alibeyköy Karadolap Mahallesi Ilkbalatli Sokak 19 numarada oturan
ailesinin, kendisini başindan vurarak intihar ettigini söyledigi Zeynep
Mengügeç'in (21) ölümü şüpheli bulundu. Başinda kurşun yarasi olan genç kizin
cesedinin yaninda bir adet ruhsatsiz tabanca ile 2 adet boş kovan bulan
ekipler, silahta, Zeynep Mengügeç'in agabeyi Akin Mengügeç'in parmak izi
bulundugunu tespit ettiler.
5 Şubat 2003 tarihinde
Balikesir'in Avşa Adasi'nda, Kamburtepe Mevkii'nde balikçilarin ihbari üzerine
halk plajina giden güvenlik güçleri, çürümüş halde kimligi belirsiz bir erkek
cesediyle karşilaşti.
8 Şubat 2003 tarihinde Samsun
Çatalçam Beldesi Karakavuk Köyü ormanlik alaninda, 20-25 yaşlarinda bir kadina
ait yanmiş ceset bulan vatandaşlar, durumu Jandarma Komutanligi'na bildirdi.
9 Şubat 2003 tarihinde
Gaziantep'te güvenlik güçlerine, 69 yaşindaki Mehmet Toy'un kaldigi otelde,
merdivenlerden düşerek hayatini kaybettigi bildirildi. Polisin yaptigi
incelemenin ardindan, ölüm olayi şüpheli bulunarak soruşturma başlatildi.
10 Şubat 2003 tarihinde Sakarya
Akyazi Ilçesi'ne bagli Kepekli Köyü'nde oturan 55 yaşindaki Şerafettin Esen köy
yakinlarinda ölü bulundu.
13 Şubat 2003 tarihinde
Istanbul Beşiktaş'ta, Etiler Incesu Sokak'ta Tamer Apartmani'nin 2'nci katindan
gelen sesler üzerine olay yerine çagirilan polis, çilingir yardimiyla girdigi
dairede, Kemal Baş'in cesedini buldu.
13 Şubat 2003 tarihinde
Malatya'da ihbar üzerine Begre Köyü Madolar mezrasi yakinlarina gelen Jandarma
ekipleri, Süleyman Çoban'a ait cesetle karşilaşti.
İzmir'in Buca İlçesi'nde 15 Şubat 2003 gecesi , 35 CDC 88 plakalı
otomobil içinde Gülçimen Bayantemur'u (32) başından iki kurşunla vurulmuş olarak bulundu.
15 Şubat 2003 tarihinde
Eskişehir'de, 11 suçtan sabikali Kazim Serçe, Beceri Sokaktaki müstakil evinde
bogazi kesilerek öldürülmüş halde bulundu.
16 Şubat 2003 tarihinde
Haydarpaşa Gari'ndaki bir trende, 4 parçaya ayrilmiş bir erkek cesedi bulundu.
16 Şubat 2003 tarihinde
Konya'da, Kömürcüler Sitesi arkasindaki boş arazide bir çuval içinde bogularak
öldürülen Sezai Çakar'in cesedini buldu.
16 Şubat 2003 tarihinde
Ankara'da, Gölbaşi-Haymana yolundaki kullanilmayan ahşap atölyesinin
kuyusunda Y.D. 'ye ait oldugu belirlenen bir ceset bulundu.
18 Şubat 2003 tarihinde
Istanbul Kartal'da Çamçeşme Mahallesi, Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde bulunan
boş bir arazide kimligi henüz belirlenemeyen, 19-20 yaşlarinda bir erkek cesedi
bulundu.
Üsküdar Paşalimani sahilinden
2-
18 Şubat 2003 tarihinde , sabah
namazi için evinden ayrilan Çanakkale ilçe merkezinde oturan Hasan Kasçi
(61) bogazi kesilmiş bir halde bulundu.
19 Şubat 2003 tarihinde saat
10.00 siralarinda Keçiören Ovacik Köyü Kavaklar Mevkiinde kimligi tespit
edilemeyen20-25 yaşlarinda genç kadin cesedi bulundu.
19 Şubat 2003 tarihinde Manisa
Taytan Beldesinde tavuk besiciligi yapan Enver Karacaoglan'in evinden silah
sesi gelmesi üzerine, durum jandarmaya bildirdi. Karacaoglan'in, pencereden
açilan ateş sonucu vurularak öldügü belirlendi.
20
Şubat 2003 tarihinde Denizli Serinhisar ilçesine bagli Yatagan beldesinde bir
evin çati katinda cesedi bulunan Hasan Gökalan'in, yapilan otopsiyle, yaklaşik
7 ay önce öldügü belirlendi.
21 Şubat 2003 tarihinde
Istanbul Küçükçekmece'de, Altinşehir Olimpiyat yolu kenarindaki kanala,
başindan iki kurşunla vurularak öldürüldükten sonra el ve ayaklari bagli
şekilde cesedi atilan kişinin, Istanbul Tip Fakültesi Dermatoloji Bölümü'nde
görev yapan Dr. Aykut Ege (38) oldugu anlaşildi.
23 Şubat 2003 tarihinde
Nevşehir'in Kozakli Ilçesi'nde, Kizilkoyunlu Mahallesi'nde yalnız yaşayan Döndü
Erbay (75), gece pencereden evine giren kimligi belirlenemeyen kişi ya da
kişilerce elleri ve gözleri baglandiktan sonra dövülerek öldürüldügü
bildirildi.
25 Şubat 2003 tarihinde Hatay
Gazipaşa Mahallesi'ndeki evinde yalniz yaşayan 56 yaşindaki Tevfik Zeydan,
evinde ölü olarak bulundu.
26 Şubat 2003 tarihinde Nigde
Üniversitesi Mimarlik Mühendislik Fakültesi Sekreteri Mehmet Karacaevinde ölü
olarak bulundu.
26 Şubat 2003 tarihinde
Tokat'ta, Erbaa trafik ekipleri, D-100 karayolu üzerinde, kafasina aldigi darbe
ile öldügü anlaşilan Musa Taşova'ya (73) ait cesedi buldu.
YERİNDE İNFAZ ve İŞKENCE İLE
ÖLÜM (3)
Mardin'in Ömerli İlçesi'ne
bağlı Kayaballı Köyü'nde 1994 yılında Mehmet Zeki Özdemir adlı köylünün
dövülerek öldürülmesi olayına karıştıkları iddia edilen 32 korucu hakkında
aradan 9 yıl geçtikten sonra dava açıldı. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 7
Şubat'ta görülen davaya 23 Ağustos
2002'de Ömerli Kaymakamı Muammer Balcı "soruşturma izni" vermişti.
Hacettepe Üniversitesi
öğrencisi Birtan Altınbaş'ı 1991'de işkenceyle öldürdüğü iddia edilen dört
polisin yargılandığı davada, davanın başından bu yana bulunamayan emekli polis
memuru Naip Kılıç, avukatların iki yıl önce "bu adreste oturuyor" diye
mahkemeye bildirdikleri adreste bulundu. İki yıldır mahkemeye "bu adreste kimse
yok" yanıtını veren polis, bu kez davanın başından bu yana aynı adreste oturan
sanıklardan İbrahim Dedeoğlu'nun bulunamadığını bildirdi. Altınbaş'ın
öldürülmesinin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen halen sonuçlandıramayan ve
2006'da zamanaşımına girecek olan davanın kayıp polisi Kılıç, İstanbul'da
yakalandı. Polisin davaya bakan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne "emekli olduğu
için nerede oturduğu bilinmiyor" şeklinde yanıt vermesi nedeniyle bulunamayan
Kılıç, oturduğu evde gözaltına alındı ve Ankara'ya getirildi. Kılıç, ifadesi
alındıktan sonra serbest bırakıldı. Altınbaş ailesinin avukatları ise iki yıl önce
Kılıç'ın maaşını çektiği banka şubesini, daha sonra da ev adresini buldu ve
adresi mahkemeye bildirdi. Mahkeme de adresi polise vererek incelemelerini
istedi. Ancak, polis "Bu adreste kimse oturmuyor" yanıtını verdi. Mahkemeye
getirilen Kılıç ise ifadesinde yıllardır avukatların verdiği adreste
oturduğunu, polisin de kendisini bu adresten gözaltına aldığını söyledi. Polis
bu kez de 57. hükümette bakanlık danışmanı olarak görev yapan, son iki seçimde
MHP'den milletvekili aday adayı olan İbrahim Dedeoğlu'nun Sincan'da oturduğu
siteyi bulan polis, kendilerine verilen adreste hangi blokta oturduğunun
belirtilmemesi nedeniyle tebligatı iletemedi. Daha önce dört polis çeşitli
hapis cezalarına mahkum edilmiş, Yargıtay kararı usul yönünden bozmuştu.
Altınbaş'ın avukatı Oya Aydın, davanın zamanaşımına uğrama tehlikesi olduğu
belirterek, adresler belli olduğu halde sanıkları bulmamakta direnen emniyet
müdürlükleri hakkında suç duyurusunda bulundu.
Kocaeli'nin Gebze İlçesinde,
Hereke Beldesinde çaldıkları 41 LA 312 plakalı otomobile ait 34 ZE 9691
numaralı plakayı takarak gezen Seyfettin Arslan (20), Erdal Akyol (20) ve
Selçuk Mardin (21), AKSA Sapağında, polisin "dur" ihtarına uymayarak kaçtı.
Trafik ve Asayiş Ekiplerinin takip ettiği oto hırsızları, Güzeller Mahallesi
Bağdat Caddesindeki cezaevi yakınında, polise tabancayla ateş ettiler. Polisin
de açtığı ateş sonucu otomobilin arka koltuğunda oturan Seyfettin Arslan öldü,
diğer iki kişi ise sağ olarak gözaltına alındı.
Limiter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'i
gözaltında işkence yaparak öldürdükleri iddiasıyla yargılanan polisler Ahmet
Okuducu, Mehmet Yutar ve Erol Erşan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki
duruşmaya katılmadı.Duruşma ertelendi.
SİVİLLERE YÖNELİK EYLEMLER :2
İstanbul Bahçelievler Çavuşbaşı
Mahallesi'ndeki Bağlar İlköğretim Okulu'nun yanında plakası alınamayan
otomobildeki kişilerce ateş açılması sonucu, Hayati İlhan ve Mert Delican
yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren kişiler aynı araçla kaçarken, İlhan ve
Delican Özel Gelişim Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Kayseri'nin MHP'li İncesu
İlçesi Belediye Başkanı Ali İpiçürük'ün evine kimliği belirlenemeyen kişi
tarafından av tüfeğiyle 2 kez ateş edildi.
Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.
BOMBA VE MAYIN PATLAMASI(16
olay)
Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde,
Tepebaşı Mahallesi'ndeki AK Parti İlçe Başkanlığı binasına, kimlikleri henüz
belirlenemeyen kişi veya kişilerce molotofkokteyli atıldı maddi hasar meydana geldi.
İstanbul Merter'de E-5 Karayolu
kenarında bulunan 2 katlı Mc Donalds'daki bir görevli, giriş katında masaların
altında mukavva bir kutuda zaman ayarlı bomba buldu.
Mardin'in Midyat İlçesi'nde,
Sivrice Köyü yakınlarındaki dağlık alanda
mayın patlaması sonucu hayvan otlatan Ramazan Akpınar (17), öldü,Zübeyir
Ağırman (16) ile Sait Ağırman (16) ise yaralandı.
AKP'nin Kağıthane'deki irtibat
bürosuna atılan molotofkokteylileri küçük çapta maddi hasara neden oldu.
Güngören Genç Osman Mahallesi Doğanbey
Caddesi'ndeki Blok Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin önünde park halinde bulunan,
firmaya ait 2 adet minibüse molotofkokteyli atıldı. Araçalarda maddi hasar
meydana geldi.
İstanbul Saraçhane'de toplanan
yaklaşık 30 kişilik bir grup, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri
Daire Başkanlığı'nın giriş kapısına molotofkokteyli ve ateş attı.
Üsküdar Demokrasi Meydanı'nda
toplanan yaklaşık 20 kişilik başka bir grup , park halindeki bir İETT otobüsüne
molotofkokteyli attı.Maddi hasar meydana geldi.
Bahçelievler'de de bir banka şubesine
molotofkokteyli atildi.
İzmir'de Metin Tüfekçi
yönetimindeki belediye otobüsüne, Yamanlar Mahallesi'nde molotofkokteyli
atıldı.Olayda can kaybı olmadı.
Van'da bir anaokuluna
molotofkokteyli atılması sonucu çıkan yangın, maddi hasara yol açtı.
Van 'da
bayram tatili süresince bir ilköğretim okulu , bir lise ve bir
otobüs benzin dökülerek kundaklandı.
İstanbul Esenler'de, İnönü
Caddesi üzerinde bulunan Bayrampaşa Telekom Müdürlüğü'ne yüzleri kaşkolla
örtülü 2 kişi tarafından atılan molotofkokteyli, binada küçük çaplı maddi
hasara yol açtı.
Taksim'de, Tepebaşi'ndaki
TÜSIAD binasinin arka giriş kapisinin önündeki kaldirima, kimligi belirsiz bir
kişi tarafindan ses bombasi atildi .Sesten etkilenen Deniz Uyan (25), Alman
Hastanesi'ne götürüldü.
İstanbul Taksim Divan Kavşağı'nda bulunan İngiliz
havayolu şirketi British Airways'in bürosuna kimliği belirsiz şahıslar
tarafından konulan ses bombası patladı.Olayda maddi hasar meydana geldi.
İstanbul'da Beşiktaş Barbaros
Bulvarı Hoşsohbet Sokak 1 numarada bulunan Unidet Parcel Service adlı kargo şirketinin
giriş kapısı önüne, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce yerleştirilen
bombanın patlaması nedeniyle, işyerinin kapısı parçalandı.
Girne Amerikan Üniversitesi temsilciliğin
faaliyet gösterdiği 8 katlı binanın girişindeki şirkette gerçekleşen patlamada,
cam ve tabelalar parçalanırken, işyerinin içinde de maddi hasar meydana geldi.
KISI
ÖZGÜRLÜGÜ
KAÇIRMA/KAYIP:2
İstanbul'da 31 Aralık 2002
tarihinde kaybolan Taylan Mengeş'ten halen haber alınamadığı bildirildi.
Samsun'un Bafra ilçesinde, 20
milyar liralık emekli ikramiyesini almak için evden ayrılan, Ballıca Sigara
Fabrikası'ndan emekli olan Mustafa Esmer (46) adlı kişiden haber alınamadığı
bildirildi.
1994'te Dersim'in Mirik
Mezrası'na düzenlenen operasyondan sonra bir daha kendilerinden haber
alınamayan 7 kişinin yakınları, olaydan 9 yıl sonra Tunceli Cumhuriyet
Başsavcılığı'na başvurarak, dönemin askeri yetkilileri hakkında dava açılmasını
istedi. Bolu Komando Tugayı'na bağlı askeri birliklerin Mirik Mezrası'na 24
Eylül 1994 tarihinde yaptığı operasyon sonrasında Hıdır Işık, Hatun Işık, Elif
Işık, Yeter Işık, Düzali Serin, Gülizar Serin ve Dilek Serin'den haber
alınamadı. Kaybolan kişilerin yakınları, aradan 9 yıl geçtikten sonra Tunceli
Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak, sorumluların cezalandırılmasını talep
etti. Kayıp yakınları Süleyman Işık ve Kamer Serin, Tunceli Baro Başkanı
Hüseyin Aygün ve avukat Özgür Ulaş Kaplan aracılığıyla yaptıkları başvuruda,
dönemin askeri yetkilileri hakkında TCK'nın 448. maddesi uyarınca, 24 yıldan 30
yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılmalarını istedi. Başvuruda, dağlık
alanda bulunan mezraya operasyon öncesi giriş ve çıkışların güvenlik
kuvvetlerince yasaklandığı kaydedilerek, operasyon çerçevesinde güvenlik
görevlilerinin, 24 Eylül 1994 tarihinde Hıdır Işık, Hatun Işık, Elif Işık,
Yeter Işık, Düzali Serin, Gülizar Serin, Dilek Serin'i evlerinden aldıkları, o
tarihten itibaren bu kişilerden hiçbir haber alınamadığına dikkat çekildi.
Dilek Serin'in o zaman 3 yaşında olduğu belirtilen başvuruda, Ali Işık'ın da
ertesi gün ailesinin akıbetini öğrenmek için köye gitmesinden bir süre sonra
başı ezilmiş vaziyette ölü olarak bulunduğu ifade edildi. Başvuruda, "Her iki
aileye ait büyük ve küçükbaş hayvanlar birkaç gün sonra köyün karşısında
bulunan karakol yetkililerince ailelere teslim edildi. Operasyon bitiminden
sonra güvenlik güçlerinden izin alarak köye giden kişiler, evlerin içindeki
eşyalar ile birlikte roket atılarak yakıldığı ve köyün bir bütün olarak
harabeye çevrildiğini görmüşlerdir" denildi.
1995 yılında Hakkari'nin
Çukurca İlçesi'nde operasyon gerçekleştirilen askerler tarafından "PKK'lilerin
izini sürmesi" için yanında götürülen, ancak bir daha da kendisinden haber
alınamayan Ahmet Er'in kardeşi Ali Er, AİHM'e başvurdu. PKK'lilerin Kavuşak Köyü
yakınlarında konuşlanan seyyar tabura 17 Temmuz 1995 tarihinde yaptıkları
baskının ardından Çukurca İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı'na bağlı askerler,
bölgede başlattıkları operasyon çerçevesinde, bölgeyi iyi tanıdığı ve
PKK'lilerin saklanacağı yeri bildiği gerekçesiyle Kavuşak Köyü'nde ikamet eden
50 yaşındaki Ahmet Er'i de yanlarına aldı. Bölgede 2 gün operasyon yürüten
askerler üslerine geri dönerken, köylü Er'den ise haber alınamadı. Er'in kardeşi Ali ER AİHM'e başvurdu.
İŞKENCE/ISKENCE IDDIASI ve KÖTÜ
MUAMELE
İstanbul Emniyet Müdürlüğü,
Bakırköy'de takip ettikleri oto hırsızını yakaladıktan sonra dayak atan
polisler hakkında soruşturma açıldığını bildirdi. Açıklamada, "Polis yetkileri
dahilinde zor kullanmak suretiyle şahsı yakalamak zorunda kalmıştır" ifadesine
yer verildi.
İzmir'de düzenlenen bazı basın
açıklamaları ile mitinglere katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan Ali Durmuş,
gözaltında hakaret ve dayağa maruz kaldığını belirterek İHD'ye başvurdu.
Kayseri Sarız İlçe Jandarma
Komutanlığı'nda görev yapan ve isimleri öğrenilemeyen bir üst teğmen ile 3
asker, 29 Ocak 2003'te Yeni Atılım gazetesi muhabiri Selver Orman'ın çatışmada
öldüğü iddiasıyla Tavla Köyü'nde oturan ailesine başsağlığı dilemeye gitti
,sonra aileyi bir saat sorguladı.
29 Ocak günü İdil'e giden İHD heyeti
tarafından hazırlanan raporda, İdil Cumhuriyet Savcısı Turgay Talas, İdil İlçe
Jandarma Komutan Vekili Ahmet Şen, İdil İlçe Emniyet Amiri Ömer Elhan ile
Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı'nda gözaltında tutulan 24 kişiyle
görüşmeler yapıldığı belirtildi. Raporda, İdil İlçe Jandarma Komutanlığında
gözaltında tutulanlar ile yapılan görüşmelerde arama izni olmadan evlere
yapılan baskınlarda gözaltına alınanların yaklaşık 30 saat karakolun
yemekhanesinde sandalyede oturtuldukları, kimseyle konuşmalarına, hareket
etmelerine, uyumalarına izin verilmediği, yeterince yiyecek alamadıkları,
ayrıca kendilerine işkence yapıldığı ifade edildi.
Şebinkarahisar'in bir köyünde
2000 yilinda yaşanan olayda, köye giden Astsubay Mesut, fail Kemal'i
bulamayinca, oglu Abdurrahman'i gözaltina aldi. Abdurrahman'i dövüp, sakalini
ve biyigini kestirdi. Şebinkarahisar Agir Ceza Mahkemesi'nde Astsubay 6 ay
hapis cezasina çarptirildi ve karari temyiz etti. Yargitay 8. Ceza dairesi,
sanigin 5 yila kadar hapis cezasi öngören işkenceden cezalandirilmasi
gerektigini bildirdi. Ancak yerel savcilik sanik aleyhine temyiz başvurusu
yapmayinca Yargitay, az buldugu cezayi onamak zorunda kaldi.
Siirt'in Kurtalan ilçesine
bağlı Erdurak (Kelemerane) Köyü korucuları M. Emin Cangir, Metin Cangir, İdris
Cangir, Ömer Cangir ile Engin Cangir ,
Çayırlı (Sıarta) mezrasını bastıktan sonra 2 çobanı dövdü, 400 baş koyuna da el
koydu. Korucu baskınına ilişkin herhangi
bir yasal işlemin yapılmadığı öğrenildi.
Yaşlari 15 ile 21 arasinda
degişen 11 kişiye işkence yaptiklari iddiasiyla 6 polisin yargilandigi ve
kamuoyunda "Ikinci Manisa Davasi" olarak bilinen davada,Mahkeme Heyeti, sanik
polislerden Ahmet Bereket, Mustafa Taner Paylaşan, Fatih Berkup ve Yakup Dogan
hakkinda, TCK'nin 102/4 maddesi geregince davanin zaman aşimi sebebiyle ortadan
kaldirilmasina karar verdi. 1 sanik
polis de ölümü nedeniyle dosyalari ortadan kalkarken, Başkomiser Mustafa Sara 2
kişiye işkence yapmaktan 2 yil hapis cezasina çarptirildi.
Ankara'daki Newroz kutlaması
sırasında İHD Ankara Şube yöneticisi Saadet Erdem'i dövdüğü iddia edilen polis
İzzet Açıkgöz'ün Ankara 24. Asliye Ceza
Mahkemesi'ndeki davasına devam edildi.Hakim olay sırasında çekilen video
kasetlerinin izlenmesi için duruşmayı erteledi.
Haydar Durmaz isimli kişiye
işkence yapmakla suçlanan, ancak mahkemede Durmaz'i gözaltina aldiklarini bile
kabul etmeyen polisleri, gözaltindaki Rus kadinlarla ilgili belgeler yalanladi.
Durmaz'in, "Gözaltindayken iki Rus kadini da oradaydi" ifadesi, belgelerle
kanitlanirken, gözaltini ve işkence iddialarini kabul etmeyen polislere cezaevi
yolu göründü.
"KADEK'e üye olduğu" iddiasıyla
tutuklanarak cezaevine konulan Mijdin Beyav'ın annesi Behice Beyav, oğlunun
gözaltında işkence gördüğünü ileri sürerek, İHD Adana Şubesi'ne başvurdu.
Savcılığı'na da suç duyurusunda bulunacağını bildirdi.
Cizre İlçesi'nde, AK Parti
binasına giderek, tecridi protesto etmek isteyen siyahlar giyinmiş yaklaşık 100
kadın, ilçe merkezinde polisin saldırısına uğradı. Saldırı sırasında Ayşe
Ölmez, Gulê Uysal, Cane Gasır, Nadire İnedi ve Fatma Erkul adlı kadınlar cop ve
kalas darbeleri sonucu çeşitli yerlerinden yaralandı. Olay sırasında gözaltına
alınan Halime Çağlı, Fehime Dalmış, Emine Dalmış ve Besna Kulanç ise ifadeleri
alındıktan sonra serbest bırakıldı.
Şanliurfa'nin Bozova Ilçesi'ne
bagli Hacilar Köyü'nde okul bahçesindeki Atatürk büstünü kirdiklari
gerekçesiyle gözaltina alinan O.D. (13), A.B. (16), R.Ö. (17), M.K. (17), A.K.
(16), M.K. (15), Ö.D. (15) adli çocuklara jandarma tarafindan "işkence"
yapildigini iddia eden aileler, jandarma görevlileri hakkinda suç duyurusunda
bulundu
Batman'da tecride karşi yapilan
eyleme katildigi iddia edilen A.I. (12) adli çocuk, 4 polis tarafindan
kalaslarla dövüldügünü iddia etti.
Hakkari'nin Biçer Mahallesi'nde
bulunan eski Medrese önüne yağan kar üstüne "Tecride hayır" ve "Biji serok Apo"
şeklinde slogan yazıldığını tespit eden Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi'ne bağlı
polisler, 11 Şubat 2003 'te çevrede bulunan bazı evlere baskın düzenledi.
Baskında A.A (14), İ.A. (15), M.A. (16) ile S.A. (17) adlı çocuklar, "Ayakları
ile karı ezerek, yazı yazdıkları" gerekçesiyle gözaltına alındı. Çocuklar
kendilerine gözaltında iken işkence yapıldığını ileri sürdü.
Adana Savaş Karşiti Platform
adina açiklama yapan ÇHD Adana Şube Yöneticisi Hüseyin Kiliç'in konuşmasi
sirasinda polisin kalabaliga müdahale
ettigi bildirildi.Polisin müdahalesine karşi çikan ÇHD Adana Şube Başkani Şiyar
Rişvanoglu, Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Kiliç, Egitim-Sen Adana Şube Başkani
Halil Kara polisler tarafindan dövüldü.Çogunlugunu DEHAP ve HADEP'lilerin
oluşturdugu 24 kişi gözaltina alinarak, Adana Il Emniyet Müdürlügü'ne
götürüldü.
Kırıkkale'de bir vatandaş,
hastanede yatan babası için ikametgah ilmühaberi istediği muhtarın, mahallede
kaydının bulunmadığını söyleyerek, oğluyla birlikte kendisini dövdükleri
iddiasıyla polise başvurdu. Olay, Kırıkkale'nin Çallıöz Mahallesinde meydana
geldi. Aynı mahallede oturduğunu iddia eden Murat Karabay (36), babası Nail
Karabay'ın hastane işlemlerini yaptırabilmek için muhtarlığa gitti. Muhtar
Demirtaş, Karabay'a talebi üzerine mahallede kaydı bulunmadığı gerekçesiyle,
söz konusu evrakı düzenleyemeyeceği cevabını verdi. Çıkan tartışmanın ardından,
mahalle muhtarı Ahmet Demirtaş ile oğlu Ömer Demirtaş'tan dayak dayak yediği
iddia edilen Murat Karabay, hastaneye kaldırıldı. Karabay, hastanede polise
verdiği ifadede, muhtar Ahmet Demirtaş ve oğlundan şikayetçi olduğunu
söyledi.(???)
Batman'da Abdullah Öcalan'ın
lehine yapılan gösteriye katıldığı iddiasıyla gözaltına alınan 40 yaşındaki
zihinsel engelli Selma Beyazoğlu, İl Emniyet Müdürlüğü'nde işkence gördü.
Siirt'te Çakmak mahallesinde
ikamet eden 25 yaşindaki Cevher Kaçar, 15 Şubat akşami gece saat 22.00'de
hayvanlarina yem vermek için gittigi ahirdan çikarken, telsizli ve maskeli 4
polis tarafindan mahallenin çikişinda bulunan kuytu bir köşeye götürülerek
dövüldügünü iddia etti.
Öcalan'la ilgili gösteriye katıldıkları belirtilen 9 çocuğa İstanbul
Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında iken işkence edildiği iddia edildi.
Hak ve Özgürlükler Partisi
(Hak-Par) Genel Başkan Yardimcisi Ibrahim Güçlü, Parti üyesi olan Fikret
Şahin'in, 15 Şubat gecesi saat 01.00'da evinin önünden kendini polis olarak
tanitan 4 kişi tarafindan bir arabaya alinarak sorgulandigini tehdit ve şiddete
maruz kaldigini iddia etti.
Adana,
Hatay ve Mardin'de yapılan savaş ve tecrit karşıtı gösterilerde gözaltına
alınanlardan 61 kişi tutuklandı. DİHA'ya konuşan avukat Cemşit Tabak,
tutuklanan 30 kişinin Kürkçüler E Tipi Kapalı Cezaevine girişleri sırasında
jandarmalar tarafından dövüldüğünü söyledi.
Van'da
bir fotograf stüdyosunda çalişan Hecer Orhan,14 Şubat 2003 gecesi Abdullah Öcalan'in Türkiye'ye getirilişinin
yildönümü öncesinde protesto gösterilerinin yogunlaştigi Hacibekir (Xaçort)
Mahallesindeki evine giderken kar maskeli polisler tarafindan feci şekilde
dövüldügünü anlatti..
Hacıbekir mahallesi Bayirli ve Sürmeli sokaklarindaki birçok eve
baskin düzenleyerek, çocuklari dövdügü bildirildi. Mahalle sakinlerinden
Muhteber Bor, 15 Şubat 2003 gecesi kar maskeli kişilerin evlerine baskın
düzenlediğini , çocukları ve kendisine kötü muamelede bulunarak dövdüklerini
ileri sürdü.
Gözaltına alındığı Edremit
Karakolunda yaşamını yitiren, ardından intihar ettiği yönünde rapor hazırlanan
Özgür Ünal'la ilgili olarak 7 polisin
yargılanmasında dosyanın ağır cezaya gönderilmesi istemi yanıtsız kaldı.
DEHAP Adana İl Başkanı Mehmet
Cançelik, parti binasında 15 Şubat 2003 tarihinde Adana Savaş Karşıtları
Platformunun düzenlediği savaş karşıtı eylemde yaşanan polis müdahalesini,
mahallelerde üyelerine yönelik uygulanan baskıyı ve eylemde gözaltına alınarak
tutuklananlara karşı geliştirilen keyfi uygulamaları yaptığı basın
açıklamasıyla kınadı.
DEHAP Büyükçekmece Kavaklı
Belde Örgütü yöneticisi Nigar Yıldız, bir gurup arkadaşı ile birlikte
bayramlaşmak üzere AK Parti Esenyurt Belde Teşkilatına gelen İçişleri Bakanı
Abdulkadir Aksu'nun yanına gitti. Aksu ile bayramlaşan Yıldız savaş ve tecrit
karşıtı konuşmalarından ötürü gözaltına alındı.Yıldız gözaltında,işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını iddia etti.
Siirt'te oy istemeye gelen AK
Parti milletvekili Yekta Haydaroğlu ile eski milletvekili Mervan Gül'e,
"Türkiye'yi savaşa sürüklüyorsunuz, hangi yüzle gelip oy istiyorsunuz" diye
soran gençler, AK Parti Baykan İlçe Başkanı Halil Tanboğa tarafından dövüldü.
TAYAD, Bakırköy Kadın ve Çocuk
Tutukevi'ndeki 10 kadın tutuklunun işkence ve dayak ile Uşak ve Gebze'deki
cezaevlerine sevk edildiğini bildirdi. Jandarma baskınından birçok tutuklunun
yaralandığı Elif Yaş'ın da bayıldığı bildirildi.
Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAD-DER) ve İHD, 15 Şubat 2003'te tecrit ve
savaş karşıtı eylemlerde gözaltına
alınarak tutuklanan38 kişiye ilişkin olarak düzenlenen basın toplantısında tutukluların, Kürkçüler E Tipi Cezaevi'nde
baskılara maruz kaldığı belirtildi. tutukluların saç ve bıyıklarının kesilmek
istendiği, buna karşı çıkanların gardiyanların saldırısına uğradığı bilgileri
verildi. Tutukluların falakaya yatırıldığının ve hücrelere atıldığının
bildirildiği açıklamada, görüşe giden ailelerin de baskılara maruz kaldığı dile
getirildi. Açıklamada, işkencenin bir an önce son bulması ve işkencecilerin
yargı önüne çıkarılması istendi.
Adana'nın Ceyhan İlçesi'nde
Öcalan lehine yapılan gösterilere katıldığı gerekçesiyle 15 Şubat 2003'te gözaltına alınarak Ceyhan Emniyet
Müdürlüğü'nde sorgulanan Ali Avcı, Esat Söylemez ile Abdurrahman İnanç, işkence
gördüklerini belirtti.
Diyarbakır'da 27 Şubat'ta polis
olduklarını söyleyen kişiler tarafından kaçırılıp zorla bir araca
bindirilen Özgür Halk Dergisi çalışanı
Cevat Düşün (18), kendisinin dövüldüğünü,tehdit edildiğini ve kendisine ajanlık
teklif edildiğini ileri sürdü. Düşün, can
güvenliginin olmadigini dile getirerek, Cumhuriyet Savciligi'na suç duyurusunda
bulunacagini söyledi.(27)
ÇEŞITLI AMAÇLARLA YAPILAN BASKI
VE TEHDITLER
Sivas Cumhuriyet
Üniversitesi'nde taşeron statüsünde çalişan ve toplu sözleşmesinden dogan ücret
farklarini almak için dava açan işçiler, Rektör Ferit Koçoglu'nun davadan
vazgeçmeyen işçileri işten atacagi tehditiyle karşilaşti.
Savaş karşiti eylemlere katilarak alanlarda
barişi ve gelecegini savunan gençler, polisin tehditleri ile karşilaştiklarini
açikladilar. Üniversite ögrencileri Deniz Sevimli ve Taner Güzelkaya, polisin kendilerini tehdit ettiklerini ileri
sürdü.Güzelkaya ,5 Şubat günü Mamak Mutlu Mahallesindeki evinden çikarken sivil
polisler tarafindan zorla bir arabaya bindirildigini ve Kizilay'a gelince
tehdit edildigini söyledi.Sevimli de yaklaşik bir aydir polislerin kendisini
sürekli takip ettigini belirtti.
GÖZALTILAR
15???: Yeniden Atılım Gazetesi'nin teknik işlerinin
yapıldığı Etkin Ajans'a baskın düzenleyen polis tarafından 15 kişi;
53-ADANA: Savaş Karşiti Platform adina açiklama yapan ÇHD
Adana Şube Yöneticisi Hüseyin Kiliç'in konuşmasinin ardindan polisin
müdahalesinde, aralarinda çogunlugunu DEHAP ve HADEP'lilerin oluşturdugu 24
kişi; Seyhan ve Yüregir ilçesinde polisin yaptigi ev baskinlarinda çogu HADEP
üyesi 9 kişi; Bariş talebinde bulunan bir gruptan 20 kişi;
44-ANKARA: Sakarya Caddesi'nde gerçekleşen eylemden sonra
dagilan toplulugun arasindan Taylan Gürel, Sevilay Yildirim ve Kerem Tekoglu
isimli DEHAP üyeleri polisler tarafindan; Irak'a yönelik muhtemel ABD
saldirisini protesto amaciyla TBMM önünde eylem yaptigi sirada, 11 Greenpeace
üyesinin eylem sebebiyle; Güvenlik güçlerinin, Kugulu Park'ta eylem
yapilmasinin yasal olmadigi yönünde uyarilarina ragmen savaşa karşi oturma
eylemini sürdüren 9 TAYAD üyesi; Temel Hak ve Özgürlükler Dernegi üyesi bir
grubun AK Parti Genel Merkezi önünde yapmak istedigi basin açiklamasina
müdahale eden polis tarafindan, 18 kişi; Gazi Üniversitesi ögrencisi Sevilay
Y., Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ögrencisi Taylan G. ve işçi oldugu
bildirilen Kerem T., molotofkokteyli eylem planladiklari iddiasiyla;
64ANTALYA: Yavuz Özcan Parkı içinde toplanan 64 savaş
karşıtı, polis tarafından;
7ARTVİN: Hopa İlçesi'nde tüm dünyada yapılan ışık söndürme
eylemine destek vermek için Sundura Mahallesi'nde yapılmak istenen savaş
karşıtı gösteride 7 kişi;
9-AYDIN: Kuşadasi Ilçesi
Güzelçamli Beldesi'nde, DSP ve MHP belde başkanlari, parti binalarindaki Türk
Bayraklari'nin yirtik ve sökük olmasindan dolayi; Emniyet Müdürlügü'ne bagli
birimlerde görevli 350 polisin görev aldigi operasyonda, durumlari şüpheli
görülen 9 kişi;
2-BATMAN:
Abdullah Öcalan'ın avukatları ve ailesi ile görüştürülmemesinin protesto
edildiği eylemi izleyen Azadiya Welat gazetesi muhabiri Mahmut Akıl ile Dicle
Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Gönül Morkoç Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipleri
tarafından;
3BURSA: Kaçak kurban derisi
topladıkları iddia edilen 3 Kur'an Kursu hakkında yasal işlem yapılırken,
kurslara ait derileri taşıyan üç kamyon sahibi;
35-DİYARBAKIR: İnönü Caddesi üzerinde savaş karşıtı basın
açıklaması yapmak isteyen Demokrat Gençlik Platformu'ndan yaklaşık 20 kişi;
HADEP Merkez ilçe binası önünde arama yapan Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler
tarafından, parti binasından çıkan 13 HADEP'li; Savaşa karşı düzenlenen basın
açıklaması sırasında BTS Diyarbakır eski Şube Başkanı Hasan Soysal ve BES
Diyarbakır Şube Başkanı Serdal Savaşçı tartaklanarak;
1-EDİRNE: Demokratik Halk Partisi (DEHAP) Tekirdağ İl
Başkanı Gültekin Atmaca;
4-HAKKARİ: Ayaklarıyla kara "Tecride hayır" ve "Biji serok
Apo" sloganlarını yazdıkları iddiasıyla A.A (14), İ.A. (15), M.A. (16) ile S.A.
(17) adlı 4 çocuk;
231-(1000?)İSTANBUL: Avcılar'da bir hayır kurumu için deri topladığı
iddiasıyla bir kişi; AK Parti İl Merkezi önünde toplanarak ABD ve savaş karşıtı
eylem yapmak isteyen ve kendilerine "Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği" adını
veren savaş karşıtlarından 7 kişi ile
TAYAD, Özgür Der, Savaşa Hayır Platformu'nun da destek verdiği yaklaşık
40 kişilik grubun tamamı; ABD askerinin
Türkiye'ye konuşlanmasına olanak sağlayan tezkerenin Meclis Genel Kurulu'nda
kabul edilmesini protesto etmek için AK Parti İl Başkanlığı'na bayram hediyesi
olarak ABD bayrağını vermek isteyen 40 kişi yaka paça; Temel Haklar ve
Özgürlükler Derneği Girişimi üyesi bir grubun, AK Parti İl Başkanlığı önünde
bir araya gelerek savaş karşıtı yapmak istediği basın açıklamasına müdahale
eden polis tarafından 12 kişi ve polisin bu tutumunu protesto eden başka bir
gruptan 28 kişi; Irak'ta Savaşa Hayır diyenler aralarında yer alan "Çocuklar
Duymasın" dizisinin oyuncuları Tamer Karadağlı, Özgür Ozan ve dizinin senaristi
Birol Güven'in de bulunduğu bir grup sanatçı ve sanatçı arkadaşlarının durumunu
öğrenmek üzere emniyete giden Memet Ali Alabora; KESK Eğitim-Sen 1 No'lu Şube
Başkanı Musa Biçer ve 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Toprak; "Halka Sor"
kampanyasının parçası olarak dünyada diğer savaş karşıtlarıyla aynı gün Kadıköy
İskele Meydanı'nda yapılacağı duyurulan kitlesel basın açıklamasına katılmak
üzere Bakırköy'den bir otobüsle Kadıköy'e gitmek isteyen 31 kişi ile
Kadıköy'den, İskele Meydanı'na toplu halde yürümeye çalışan 30 kişi; Kadıköy
İskele Meydanı'nında, savaşın mücadele ile durdurulabileceği vurgulayan,
aralarında sendikacı ve sanatçıların da bulunduğu bini aşkın kişi; Kadıköy'de
yapılan barış eyleminde stajyer muhabir Gökhan Durmuş; Maltepe Savaş Karşıtı
Platformunun düzenlediği, "Savaşa karşı bir dakika karanlık" eyleminde 23 kişi;
DEHAP Büyükçekmece Kavaklı Belde Örgütü yöneticisi Nigar Yıldız, bir gurup
arkadaşı ile birlikte bayramlaşmak üzere AK Parti Esenyurt Belde Teşkilatına
gelen İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'nun yanından ayrıldıktan sonra; Ümraniye
Çakmak Mahallesi Atatürk Parkında yapılan "Barış için 1 dakika karanlık"
eylemden sonra evlerine dönene Taner Doğan, Özcan Yüce ve Şahin Doğan, sivil
polisler tarafından; Maltepe Savaş Karşıtı Platformu'nun yapmak istediği 1
dakika karanlık eylemine müdahale polis tarafından 4 kişi; Kartal Endüstri
Meslek Lisesi önünde savaş açıklaması yapmak isteyen öğrencilere müdahale eden
polis tarafından, Dursun Çuhalcı, Ali Can Yıldırım ve Halil İbrahim Önal adlı
öğrenciler;
50-İZMİR: HADEP Torbalı Gençlik Kolları Sorumlusu Burhan B. (19),
Ersin S. (21), Sedat S. (20), Muhterem G. (22), Şahin İ. (19) ve Ramazan Ç.
(30) Torbalı İlçesi ve Kadifekale Semtinde, "korsan gösteri düzenlemek,
karayolunu trafiğe kapatmak, yasak yayın bulundurmak, yasadışı slogan atmak ve
terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak" suçları iddiasıyla; Menderes
İlçesi'ne bağlı Küner Köyü'nün muhtarı ile öğretmeni, izinsiz kurban derisi
topladıkları iddiasıyla; Kınık ilçesinde, yasadışı yollardan ülkeye giriş
yaptıkları belirtilen 31 kişi ile söz konusu kişilerin, kaçmasını organize
ettikleri gerekçesiyle Hayati Kılıç ve Hasan Koştu; İzmir ve ilçelerinde,
izinsiz deri topladıkları iddia edilen 18 kişi; Urla'da 'Savaşa hayır'
dövizleriyle eylem yaptıkları iddia edilen ilköğretim okulu öğrencileri S.Ö.,
A.D., A.G., N.B., S.Ç., G.S., C.S., M. T. ve B.S.;
26KONYA: Beyşehir ilçesindeki "Hatirli Kahvehanesi"nde
arkadaşlari ile okey oynarken öldürülen Egireler Köyü eski muhtari Abdullah
Alaboga'nin (58), katilini görmediklerini söyleyen, aralarinda kahve sahibi
Süleyman Çakir'in da bulundugu 25 kişi;
23MALATYA: Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği Girişimi
tarafından yapılan, "savaşa karşı referandum" talepli basın açıklaması
sırasında, aralarında Ekmek ve Adalet Dergisi Malatya temsilcisi Cihan
Akdeniz'in de bulunduğu 3 kişi; Savaş Karşıtı Platformu'nun Önbinkonutlar
Semti'nde düzenlediği "1 dakika karanlık" eylemine müdahale eden jandarma
tarafından, aralarında EMEP Malatya İl Başkanı Necnet Bali, KESK Dönem Sözcüsü
Nurettin Kınık ve Av. Yıldız İmrek'in bulunduğu yaklaşık 20 kişi;
54SİİRT: Abdullah Öcalan'ın avukatlarıyla
görüştürülmemesini protesto etmek amacıyla Demokratik Halk İnisiyatifi'nin
çağrısı üzerine bayram kutlaması yapmayıp sokaklarda gösteri yapılan olaylarda
4 kişi; AK Parti'ye ait seçim bürosu önünde toplanan bir grup HADEP'li, "savaşa
hayır" sloganları atarak, bürodaki partilileri "yuhlamaya" başlayınca polis
müdahale etti ve göstericilerden 50 kişi;
3ŞANLIURFA: DEHAP eski Milletvekili Adayi Remzi
Kizoglu'nun da aralarinda bulundugu 3 kişi, gerekçe gösterilmeden;
28VAN: DEHAP ve HADEP Gevaş ve Muradiye ilçe binalarina,
"Yasak yayin bulundugu" ihbari üzerine yapilan baskinda, DEHAP yöneticileri
Fetihi Canli, Murat Aslan, Zeki Aslan ile Ilhami Güler; Cumhuriyet Caddesi'nde
koyun sürüleriyle dolaşan tüccarlarla polis arasinda çikan tartişmada 8 koyun
tüccari "Yanliş yerde satiş yaptiklari" gerekçesiyle; Cumhuriyet Caddesi Soydan
Kavşagi önüne gelen 8 kadin zincirle kendilerini cadde kenarindaki demir
bariyerlere baglayarak attiklari sloganlarla savaşa protesto ederken, DEHAP Il
Başkanligi yöneticilerinden Behiye Koçak ve Hatice Bariş Tan ile Nezahat Gür,
Esma Turgut, Ayşe Akdogan, Cariye Ölmez, Besna Akdogan, Sonay Şahin gözaltina
alindi.
TUTUKLAMALAR
1ANKARA: Adalet ve İçişleri Bakanlığı'na "Savaş ve tecride
hayır" yazılı faks çektiği için gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanan
Reşit Emin Şahin;
61ADANA: Adana, Hatay ve Mardin'de yapılan savaş ve tecrit
karşıtı gösterilerde gözaltına alınanlardan 61 kişi;
7BİTLİS: Tatvan ilçesinde izinsiz basın açıklaması yapmak
istedikleri için gözaltına alınan DEHAP'lılardan 7'si;
1HAKKARİ: Belediyeye ait ekmek fabrikasında çalışan Mesiha
Bozkurt isimli işçi, 15 Şubat günü esnafa ekmek vermediği gerekçesiyle;
8İSTANBUL: Kadıköy'de yapılan
"Savaşa Hayır" mitingi sırasında gözaltına alınan ve DGM Savcılığı'na çıkarılan
15 kişiden 8'i KADEK'e "yardım ve yataklık" ettiği iddiasıyla;
2İZMİR: Kınık ilçesinde, yasadışı yollardan ülkeye giriş
yaptıkları belirtilen 31 kişi yakalanırken söz konusu kişilerin, kaçmasını
organize ettikleri gerekçesiyle yakalanan Hayati Kılıç ve Hasan Koştu
çıkarıldıkları mahkemece;
2VAN: Minibüs durağında beklerken polisler tarafından
gözaltına alınarak, Alay Komutanlığı'na götürülen Azadiya Welat Gazetesi
dağıtımcısı Hamza Özkan ile Özgür Kadının Sesi Dergisi çalışanı Derman İşçimen
tutuklandı.
GÖZALTINDA ÖLÜM
Lise öğrencısi Özgür Ünal'ın
gözaltında intihar ettiği yönünde rapor hazırlayan karakolda görevli Komiser
Hakan İzmir, polisler Engin Ayışık ve Ekrem Çırakoğlu'nun görevi ihmal suçundan
yargılandığı davanın duruşması Edremit Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşma. duvardaki ayak izleri ve Ünal'a ait olduğu belirtilen terliklerin
taban fotoğraflarının karşılaştırılıp, izlerin terliklere ait olup olmadığının
belirlenmesi için ileri bir tarihe
ertelendi.
YERLESIM MERKEZLERINE YÖNELIK BASKILAR
ARDAHAN:Polisin, işyerlerini
tek tek gezerek işyerinin kime ait
oldugu, kaç yilinda kuruldugu, ortalama kazancin ne kadar oldugu, kaç kişinin
çaliştigi ve hangi saatlerde açilip kapatildigina dair bilgi toplamaya başladi.
HATAY: Abdullah Öcalan'a yönelik tecrit ve
savaş protestolarinin ardindan polis ablukasi altina alinan Hatay'in Dörtyol
ilçesine bagli Mezbaha Mahallesi halki, 15 Şubat'taki eylemlerden sonra
mahalleyi abluka altina alan polislerin rasgele ateş açtigini, kurşunlarin
dükkanlara ve evlerin duvarlarina isabet ettigini belirtti.
MARDİN: Ömerli'nin Xirbikatlo
Köyü'nde düzenlenen baskında bütün köylüler hiçbir gerekçe gösterilmeden
gözaltına alındı. Nusaybin'deki bir köyde ise halk toplu dayaktan geçirildi.
SİİRT: Kurtalan ilçesine bağlı
Erdurak (Kelemerane) Köyü korucuları, M. Emin Cangir, Metin Cangir, İdris
Cangir, Ömer Cangir ile Engin Cangir, Çayırlı (Sıarta) mezrasını bastıktan
sonra 2 çobanı dövdü, 400 baş koyuna da el koydu. Yaralanan çobanlar Tahir ve
Lokman Cangir Kurtalan Sağlık Ocağı'nda tedavi altınaalındı..
CEZAEVLERİ
19 Aralık Operasyonu sırasında
Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunan 167 tutuklu hakkında "toplu isyana kalkışmak"
suçlamasıyla açılan davaya Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.Davaya
tutuklu sanıklar getirilmezken, tutuksuz sanık Hacer Arıkan, Erol Arıkan, Özlem
İnal ve Mehmet Yaman hazır bulundu. Dava, tüm sanıkların bir arada
yargılanmaları için güvenlikli ve geniş salonun hazırlanması ve dosyadaki
eksiklerin giderilmesi kararı ile 27 Haziran 2003 tarihine ertelendi.
Malatya E Tipi Cezaevi'nde
tutuklu bulunan ve ayağında kangren tehlikesi geçirdiği için ameliyata alınan
Nurcan Yücel'in hastanede tedavi olması gerekirken, ameliyatın hemen ardından
cezaevine götürüldüğü ve pansumanlarının cezaevi idaresi tarafından yapılmadığı
ile sürüldü. Cezaevi Disiplin Kurulu tarafından mahkeme onayı olmadan Yücel'e
görüş ve mektup yasağı getirildiği de bildirildi.
Ağır kalp hastası Kazım
Yılmaz'ın cezası Yargıtay tarafından onanmasına karşın, kesinleşen hüküm,
cezaevi savcılığına gelmediği için "infazının durdurulması" işlemi ve af için
Cumhurbaşkanlığı'na başvurma işlemi yapılamadığı bildirildi.
İzmir Kırıklar F Tipi
Cezaevi'yle ilgili olarak açıklanan
raporda cezaevinde kalanların çoğunun
siyasi mahkum olduğu (35-40), tecridin mahkumların sağlığı
üzerinde yarattığı tahribatın artarak devam ettiği bildirildi. Mahkumlarda içe
kapanıklık, sessizleşme, ilgiyi toplamada zorlanma, özellikle beyaz ve gri gibi
renklere tahammülsüzlük, kötümserlik gibi davranış bozukluklarının geliştiği
,yemek, ısınma, kişisel temizlik gibi konularda çok büyük sıkıntılar yaşandığı
,avukat ve aile görüşlerinde, ve gazete, dergi, kitap taleplerinde zorluklarla
karşılaşıldığı bildirildi.
Uyuşturucu ticareti yaptigi
gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine konulan Tahir Inal'in ikinci ayagi da
kangren teşhisi konulduktan sonra kesildi. Kardeşinin cezaevinde insani
ihtiyaçlarini dahi karşilayamaz duruma düştügüne dikkat çeken Osman Inal, geri
kalan cezanin affedilmesi için Cumhurbaşkani Ahmet Necdet Sezer'e başvuracagini
söyledi.
Tutuklu
ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği (TUHAD),'ın yaptığı açıklamada Ümraniye
Cezaevi'nde 10 kadar gardiyanın 2 tutukluyu dövdüğü belirtildi.Tutuklu
yakınlarının da gardiyanların saldırısına uğradığı iddia edildi.Durumu Ümraniye
Cumhuriyet Başsavcılığı'na ilettiklerini ifade ettiler.
19 Aralık 2000'de 'Hayata Dönüş
Operasyonu' adı altında gerçekleştirilen ve çok sayıda kişinin yaşamını
yitirdiği cezaevi baskınından ağır yaralı
olarak kurtulan Bayrampaşa Cezaevi C-1 koğuşunda kalan Birsen Kars ve Gülizar Kesici, kendilerine
karşı kimyasal silah da kullanıldığını saatlerce değişik türde gaza maruz
kaldıklarını belirterek, yetkililer
hakkında suç duyurusunda bulundu.
Ankara Numune Hastanesi'ne
kaldirilan ve zorla müdahale edilen ölüm oruçlularından Ali Koç, Fatma Köse ve Özlem Türk'ün
yaşamlarini yitirmesi üzerine, tutuklu avukatlari harekete geçti. Avukatlar,
tutuklularin yataklara zincirlendigini, bileklerinin kesilerek işkenceyle
müdahale edildigini ve hastalara gerekli bakimin yapilmadigini öne sürerek,
Numune Hastanesi Başhekimligi ve çalişanlari ile Saglik Bakanligi ve Adalet
Bakanligi hakkinda suç duyurusunda bulundu.
Kırıklar F Tipi Cezaevi'nde,
hükümlülere baskı yapıldığı ileri sürüldü. Hükümlü İlker Kartal, ailesiyle
telefon görüşmesi yaptığı sırada
"telefonda hissettirmeden ikinci bir kişiyle 15 saniye konuşmak"
suçundan disiplin cezasına çarptırıldı. Kartal, aldığı ceza uyarınca altı ay
açık görüş yapamayacak, telefon hakkından yararlanamayacağı bildirildi. Bir
süre önce içeriye Kürtçe doküman alınmamasını protesto etmek için açlık grevi
yapan İnan Çoban'a da, zincirleme disiplin cezaları verildi. İnan, şu anda üç
kişilik odada tek başına tutulduğu ifade edildi. Yine Kırıklar F Tipi
Cezaevi'nde elektrik faturasını ödeyemeyen hükümlülerin, elektriklerinin
bir hafta boyunca kesildiği kantindeki şeker, çay gibi ürünlerin piyasa
fiyatının üzerinde satıldığı ifade edildi.
JİTEM'in Tekirdağ F Tipi
Cezaevi'nde tutuklu bulunan Veli Özdemir'in avukatı Ercan Kanar müvekkiline
ajanlaştırmak için baskı uygulandığını bildirdi. Ercan Kanar, müvekkili
Özdemir'in 30 Ocak 2003 günü, biri Binbaşı Osman olmak üzere iki JİTEM
görevlisi tarafından avukat görüş mahallinde sorgulandığını açıkladı. Av.
Kanar, uygulamaya göz yuman cezaevi idaresi görevlilerinin, görevden alınması
ve soruşturma açılması için Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduğunu
bildirdi.
Bakırköy Kadın ve Çocuk
Tutukluevi'nde bulunan 11 kadın Adalet Bakanlığı tarafından Uşak ve Gebze
cezaevlerine gönderilmelerine tepki gösterildi. Uzun süre cezaevi araçlarında
bekletilen kadınlardan Ebru Gümüşoğlu, Nursel Demirdövücü, Aysel Gündoğan, Ayşe
Tuncer ve Neriman Şaşmaz Gebze Cezaevine; Filiz Gencer, Aysu Baykal, Mesude
Pehlivan, Ayfer Uzel, Şengül Mert, Fatma Yıldırım Uşak Cezaevine gönderildi.
Kadınlar cezaevine giden avukatlarıyla görüştürülmediler.
Yozgat E Tipi Cezaevinde açlık
grevine giren 23 KADEK'li tutukluya, açık görüş ve telefon görüşmesi
yaptırılmadığı ileri sürüldü. Tutuklu yakınları, yasal dergi ve gazetelerin de
cezaevine alınmadığını belirterek, engellerin son bulunmasını istedi.
Üsküdar Paşakapisi Cezaevi'nde
iki grup arasinda henüz bilinmeyen bir nedenle tartişma çikti. C Blok'da yatan
adi suçlular arasinda çikan tartişma kavgaya dönüşürken, olayda 9 mahkum kesici
ve
delici alet darbeleriyle
yaralandi. Tartişmaya müdahale etmek isteyen cezaevi görevlileri ise mahkumlar
tarafindan C Blok'a sokulmadi.
Avukat Gülizar Tuncer, Bolu F
Tipi Cezaevi'nde bulunan müvekkili Bülent Barmaksız'ın hastaneye gidiş-gelişte
üzerinin 9 kez aranmasına tepki gösterince gardiyanlar tarafından dövüldüğünü
söyledi. İzlerin silinmesi ve rapor almasının engellenmesi için uzun süre
doktora çıkarılmadığını da belirten Av. Gülizar Tuncer müvekkilinin Bolu Devlet
Hastanesi'ne gönderildiğini fakat doktorun
muayene etmeye bile gerek görmeden, rapora, 'darp ve cebir izi yoktur'
şeklinde yazmış" olduğunu ifade etti.
CEZAEVLERINDE ÖLÜM-4
Manisa'nın Salihli ilçesindeki
Salihli Kapalı Cezaevi ve Tutukevi'nde, 'fiili livata' suçundan tutuklu bulunan
İsmet B.'nin (46), koğuşun tuvaletinde bulunan atık su borusuna çamaşır ipiyle
kendini astığı belirtildi.
İstanbul Bahçelievler'de polis
memuru Şahin Ekiz'i şehit ettiği, Fatih'te de balıkçı Mehmet Azman'ı
öldürdükten sonra hafız Selman Okumuş'u ağır yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan
Yaşar Akgün'ün Metris Cezaevi'nde intihar ettiği bildirildi.
Trabzon'un Of ilçesinde, "2
kişiyi işyerine el bombasi atarak öldürmek" suçundan Trabzon E Tipi Kapali
Cezaevinde tutuklu bulunan Romanya uyruklu Nincu Portaze'nin, tek başina
kaldigi koguşta tespih dizmekte kullanilan ipi tavandaki kalorifer borusuna
baglayip, intihar ettigi açiklandi. Portaze'nin psikolojik sorunlari oldugu
bildirildi.
Tutuklu olarak bulunduğu
Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde 16 Şubat 2003 tarihinde tecridi protesto etmek için
kendini yakan 23 yaşındaki Orhan Uğur, kaldırıldığı hastanede hayatını
kaybetti.
DÜSÜNCE
ÖZGÜRLÜGÜ
İfade özgürlüğü önündeki
engelleri kaldırmak için "mahkum" olan yazıları yeniden yayınladığı için
Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nde mahkum edilen gazeteci yazar Nevzat Onaran,
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nden atıldı. Gazeteci Onaran'ın meslek örgütü olan
ÇGD üyeliğinde düşürülmesine götüren mahkumiyet süreci, ifade özgürlüğü
önündeki engellerin kaldırılması mücadelesinin bir uzantısı olarak gerçekleşti.
Aydın'ın Kuşadası İlçesi
Güzelçamlı Beldesi'nde, vatandaşların jandarma 156'ya yaptığı ihbarda,
beldedeki DSP ve MHP binalarında asılı olan Türk Bayrakları'nın yırtık ve sökük
olduğu bildirildi. Olay yerine giden jandarma ekipleri, yırtık ve sökük olan
Türk Bayrakları'nı yerinde tespit ettikten sonra, DSP Güzelçamlı Belde Başkanı
Ahmet Hakan ile MHP Belde Başkanı Hikmet Bayrak'ı gözaltına aldı. ??
İzmit'te, Özel Atlı Karınca
Kreş ve Çocuk Bakımevi'nde bulunan 3-8 yaş grubundaki 50 civarında çocuğun,
olası Irak savaşını protesto amacıyla basın açıklaması yapması üzerine,
öğretmenleri hakkında "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na
muhalefeti teşvik" gerekçesiyle soruşturma açıldı. Bunun sonucunda, kreş ve
çocuk bakımevinin sorumlu müdürü Gülseren Karakuzu ile öğretmenler Ebru Yılmaz
ve Mehtap Baktın için suç duyurusunda bulunuldu.
Malatya Temel Haklar ve
Özgürlükler Derneği Girişimi tarafından yapılan, "savaşa karşı referandum"
talepli basın açıklamasına polis müdahale etti. Aralarında Ekmek ve Adalet
Dergisi Malatya temsilcisi Cihan Akdeniz'in de bulunduğu 3 kişi gözaltına
alındı.
İstanbul DGM, Aram Yayınları
tarafından yayınlanan "Kasırga Taburu" adlı kitap PKK üyelerinin hatıralarının,
düşüncelerinin ve eylemlerinin destansı şekilde anlatılarak, "yayım yoluyla
yasadışı örgüte yardımcı davranışta bulunduğu" iddiasıyla basın kanununun Ek 1/2 maddeleri gereğince İstanbul DGM tarafından toplatıldı.
Tarık Zafer Tunaya Kültür
Merkezinde düzenlenen "Kadına Yönelik Şiddet" konulu konuşmasındaki, "Terörle
Mücadele Kanunu'na muhalefet ederek, devletin bölünmez bütünlüğü aleyhine
propaganda" yapıldığı iddiasıyla yargılanan İHD Genel Başkan Yardımcısı Eren
Keskin'in dava dosyası ile ilgili olarak
İstanbul 1 Nolu DGM'de görülen duruşmada Mahkeme heyeti, dosyanın
Cumhuriyet Savcılığına gönderilip mütalaa verilmesi için incelemeye alınmasına
karar vererek, duruşmayı erteledi.
Tüm Öğretim Elemanları Derneği
Genel Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, YÖK Başkanlığı'na yazdığı bir yazıda,
YÖK Başkan vekili Tutmaç Sayraç'ın adini yanlışlıkla "Tagmaç Sayraç" olarak
yazdi. GÜ Rektörü Prof. Dr. Riza Ayhan, Prof. Hatipoglu'nun, Tugmaç Sayraç'a
hakaret ettigini belirterek 'kinama' cezasi ile cezalandirdi. Ceza üzerine
Hatipoglu, YÖK Başkanligi'na itiraz etti. Öte yandan, YÖK Başkani Kemal
Gürüz'ün Kanal-7'de yayinlanan 'Iskele Sancak' programinda Hatipoglu'nun,
"Kemal Gürüz Amerikanci'dir" sözlerinden dolayi Ahmet Hakan Çoşkun ile Tahir
Hatipoglu'na 15'er milyar liralik tazminat davasi açtigi ögrenildi.
Trabzon'da
geçen yıl düzenlenen "Dünya Barış Günü" etkinlikleri çerçevesinde 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri
Kanunu'na muhalefet ettikleri iddiasıyla tutuksuz yargılanan 7 kişinin davasına Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde
başlandı. Davada, KESK Trabzon Şubesi üye ve yöneticilerinden Mustafa Boz,
Celal Akaç, Behzat Şanlı, İnsan Hakları Derneği Trabzon Şubesi Başkanı Sinan
Kutay ile üye Gültekin Yücesan, Mazlum-Der Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi
Kadir Sağlam, Hak-İş Trabzon Temsilcisi Neşat Reis hazır bulundu. Sanıklar,
haklarındaki suçlamaları reddetti.
Ekmek ve Adalet Dergisinin 49.
sayısı "Hapishanelerde huzur ve istikrar değil direniş var, Direnenler
katledilir ve Öcalan'ın kaçırılışının 4. yılında protestolar" başlıklı
yazılarda, yasadışı örgütlerin propagandası yapıldığı gerekçesiyle İstanbul DGM
tarafından toplatıldı.
İstanbul DGM savcılığı
"Saklanmaya çalışılan bir meşale İbrahim Kaypakkaya" isimli kitap hakkında
soruşturma başlatırken yazarlarını, yayınevi sorumlularını, kitabın basıldığı
matbaa yetkililerini ifade vermeye çağırdı.
İSTENEN CEZA-2
Tohum Yayınları tarafından
yayımlanan Aytekin Yılmaz'ın "Çökkültürlükten Tekkültürlüğe Anadolu" adlı
kitabı hakkında, Beyoğlu Cumhuriyet savcılığı yazar ve yayınevi sahibinin
'Cumhuriyeti neşren tahkir ve tezyif ettikleri' gerekçesi ise TCK'nun 159.
maddesi gereğince soruşturma başlattı.
Özel bir televizyon kanalında
yayınlanan "Hülya Avşar Şov" adlı programında, Türk Milli Takımı'nı Dünya
Kupası'nda desteklemek amacıyla stüdyoya getirilen ve üzerinde ay yıldız
bulunan balonlara ayağıyla vurduğu gerekçesiyle Türk Bayrağına hakaret suçundan
hakkında dava açılan ünlü sanatçı Hülya Avşar'ın İstanbul Adliyesi 4. Sulh Ceza
Mahkemesi'nde yargılanmasına devam edildi.
BASIN
ÖZGÜRLÜGÜ
Türk basın tarihinde "modern
sansür"ün uygulandığı gazete olarak geçen Yeni Politika gazetesinin Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı başvuru kabul edildi. AİHM, Türkiye'nin
"ifade özgürlüğü yasağı", "ayrımcılık yasağı", "adil yargılama hakkının ihlali"
ve "devletin sınırların sınırlandırılması kuralını ihlal" ettiği gerekçesiyle
dosyayı esastan görecek.
RTÜK
RTÜK, bir tartışma programında
YAŞ'zede Binbaşı Mustafa Hacımustafaoğulları'nın konuşmasını gerekçe
göstererek, Kütahya 43 TV'ye 1 ay kapatma cezası verdi.
İstanbul'da ABD'nin
kullanılacağı ileri sürülen Kurtköy Sabiha Gökçen Havaalanı'nın elektronik
cihazlarına ve iletişimine zarar verdiği gerekçesiyle RTÜK tarafından Mesaj,
Gözde, Best, Şahin, Genç ve Gül FM'in yayını durduruldu.
KAPATILAN/TOPLATILAN/YASAKLANAN
YAYIN VE ETKİNLİK
Gebze Belediye Kültür
Salonu'nda Mesaj FM tarafından düzenlenen Çocukça isimli tiyatro oyununa izin
verilmedi. Tiyatro sanatçısı Erol Çam ve arkadaşlarının oynayacağı palyaço,
Hacivat-Karagöz ve çeşitli komedi programlarına, üstelik saatler kala yapılan
bu uygulama tepkilere yol açtı.
Ardahan'ın Göle ilçesinde
yayımlanan Yeşil Göle gazetesi, Kaymakam Alper Faruk Güngör hakkında 2002 yılı
Ağustos ayında "Köylüleri tezek kokuyorlar diye makamına almıyor" başlıklı
haber nedeniyle gazete Sahibi Halis Kılıç hakkında peş peşe davalar açıldı.
Gazeteye verilen resmi ilanlar kesildi. Maddi imkansızlıklar gazetenin
yayımlanmasını çıkmaza soktu. Yeşil Göle gazetesi 30 Ocak tarihinden itibaren
yayınına son verdi.
İstanbul 1 Nolu Devlet Güvenlik
Mahkemesi (DGM) Komünist gazetesinin 31 Ocak 2003 tarihli 102. sayısında yer
alan "Yalanlamalar sorunu çözmüyor" başlıklı haber-yorum yazısında KADEK
propagandası yaptığı iddiası ile toplatılmasına karar verdi.
İşçi-Köylü gazetesinin 2003
Ocak sayısı, İstanbul 1 No'lu DGM tarafından "Kürt Ulusal Hareketi Nereye
Gidiyor?" başlıklı yazıda "bölücülük" yapıldığı iddiasıyla Anayasa'nın 28, CMUK
86 ve 5680 sayılı Kanun'un Ek 1/2 maddeleri gereğince toplatılmasına karar
verildi.
Kütahya'da yayın yapan Kanal 43
televizyonu, 25 Ekim 2002 günü SP Kütahya milletvekili adaylarının katıldığı
"Ankara Yolunda" adı ile yayımlanan programında, SP milletvekili adayı Mustafa
Hacımustafaoğulları'nın yapmış olduğu konuşma gerekçe gösterilerek 24 Şubat
2003 tarihinden itibaren bir ay süre ile kapatıldı.
Ekmek ve Adalet dergisinin 49.
sayısı İstanbul DGM tarafından toplatıldı. Toplatmaya gerekçe olarak çeşitli
sayfalarda yer alan, "Hapishanelerde huzur ve istikrar değil direniş var,
Direnenler katledilir ve Öcalan'ın kaçırılışının 4. yılında protestolar"
başlıklı yazılarda, yasadışı örgütlerin propagandasının yapıldığı gösterildi.
GAZETECİLERE VE YAYIN ORGANLARINA
YÖNELİK BASKILAR / KISITLAMALAR
Adana Basın Savcılığı
tarafından Adana'da yayın yapan Radyo Dünya'da Kürtçe program yapıldığı
gerekçesiyle Genel Yayın Yönetmeni Sabri Ejder Öziç'in ifadesi alındı.
Kültür Bakanlığı'nın izniyle
çıkarılan ve Türkiye'nin dört bir yanındaki müzik marketlerinde serbest satılan
kasetlerden türküler çalan Gün TV ve Radyo, 3257 sayılı yasaya muhalefet ettiği
iddiasıyla 31 milyar 427 milyon lira para cezasına çarptırıldı.
Ardahan'da yayımlanan "Kuzey
Doğu Anadolu" gazetesi sahibi Fakir Yılmaz, bayramlaşma törenini izlemek üzere
gittiği 25. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na alınmadı.
Temel Haklar ve Özgürlükler
Derneği Girişimi üyesi bir grubun, AK Parti İl Başkanlığı önünde bir araya
gelerek savaş karşıtı basın açıklaması yapmak istemesi sonucu 40 kişi gözaltına
alınırken , haber yapan gazetecilere de engel olundu.
KESK Diyarbakır Şubeler Platformu tarafından
savaşa karşı yapılmak istenen basın açıklamasına polis müdahale etti.
İşçi-Köylü gazetesinin Tokat
muhabiri Sefagül Keskin hakkında, "Yasadışı örgüte üye olmak" suçlamasıyla ,12
yıl 6 ay ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası istemiyle yargılandığı
bildirildi. 5 Mart 1999'daki Çankırı Valisi'ne düzenlenen suikast nedeniyle
aranan Selma Korkut'un 11 Aralık 2002'de teslim olmasından sonra gözaltına
alınan Keskin, daha sonra tutuklanmıştı.???
Evrensel Gazetesi muhabiri
Gökhan İmrek, Gaziantep Üniversitesi Yüksekokulu kampüsü içerisinde 27 Şubat
günü saat 13:00 sıralarında saldırıya uğradı.
GÖZALTINA ALINAN GAZETECİLER-20
Yeniden Atılım Gazetesi'nin
teknik işlerinin yapıldığı Etkin Ajans'a baskın düzenleyen polis, 15 kişiyi
gözaltına aldı.
Abdullah Öcalan'ın avukatları
ve ailesi ile görüştürülmemesinin protesto edildiği eylemi izleyen Azadiya
Welat gazetesi muhabiri Mahmut Akıl ile Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri
Gönül Morkoç Batman Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipleri tarafından gözaltına
alındı.
Kadıköy'de yapılan barış
eyleminde stajyer muhabir Gökhan Durmuş gözaltına alındı.
Van'da minibüs durağında
beklerken polisler tarafından gözaltına alınarak, Alay Komutanlığı'na götürülen
Azadiya Welat Gazetesi dağıtımcısı Hamza Özkan ile Özgür Kadının Sesi Dergisi
çalışanı Derman İşçimen, tutuklandı.
DIN
ÖZGÜRLÜGÜ
İstanbul Valiliği'nden yapılan
açıklamada, Avcılar'da bir hayır kurumu için deri topladığı iddiasıyla bir
kişinin gözaltına alındığı, Şişli'de belediyenin kesim yeri dışında kurban
kestiği iddia edilen bir kişiye de para cezası uygulandığı bildirildi.
Türk Hava Kurumu
tarafından(THK),Bursa'nin Yıldırım BağlaraltıMahallesi Baglaralti Camii Koruma
Dernegi'ne bagışlanan 63'ü küçük, 40'i büyükbaş olmak üzere toplam 103 deriye
el konulduğu ve dernek yöneticileri hakkında da yasal işlem başlatıldığı ifade
edildi.
Izmir'in Menderes Ilçesi'ne
bağlı Küner Köyü'nün muhtarı Durmuş
Akduman ile okul öğretmeni İsa Elbir izinsiz kurban derisi topladıkları
iddiasıylaJandarma tarafından gözaltına alındı. Bu kişilerin Menderes Nöbetçi
Savcılığının sözlü talimati ile serbest bırakıldığı öğrenildi.
İzmir ve ilçelerinde, izinsiz deri
topladıkları iddia edilen 18 kişi hakkında yasal işlem yapıldığı bildirildi.
Bursa'da vatandaşların kendi
istekleriyle bazı dernek ve kurslara verdiği 425 kurban derisine THK tarafından el konuldu. Kaçak kurban
derisi topladıkları iddia edilen 3 Kur'an Kursu hakkında yasal işlem yapıldığı
ve kurslara ait derileri taşıyan üç kamyon sahibinin gözaltına alındığı
öğrenildi. Öte yandan Bursa'da, Çarşı Karakolu ekipleri ise merkez Osmangazi
İlçesi Çirişhane Mahallesi Ceylan Sokak'taki boş bir depoda kaçak toplandığı
iddiasıyla 100 kurban derisine el koydu.
KAMU GÖREVLİLERİNE YÖNELİK
BASKILAR
Yükseköğretim kurulu
(YÖK), öğrenci ve personelin başörtü
takmalarına göz yumdukları öne sürülen Fatih Üniversitesi eski Rektör Vekili
Prof. Dr. Fahrettin Gücin ile Sağlık Bilimleri Yüksekokulu ve Ankara Meslek
Yüksekokulu müdürlerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında gerekli yasal
işlemlerin yapılmasını istedi..
Eskişehir'de, sınıflara girerek
öğrencilere oruç tutmamalarini ve orucun geri zekali yapacagini" ileri süren
Pilot Binbaşi Ali Tekin, Ilkögretim Okulu Müdürü Ahmet Börcek, okulun Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi ögretmeni Haydar Aslan'i, "Derslere girerken
selam verdigi" iddiasiyla sürgüne gönderdi.
ÖĞRENIM
ÖZGÜRLÜGÜ
25 Haziran 2002 tarihinde "Yedinci
Gündem gazetesi okuduğu, Kürtçe kaset dinlediği ve HADEP'lilere ait Mozaik
Çayevi'ne gittiği" gerekçesiyle diploma almasına bir gün kala okuldan
uzaklaştırılan Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencisi Muhammet Okulmuş,
verdiği hukuk mücadelesini kazandı.
İzmir'in Asarlık Beldesi 100.
Yıl İlköğretim Okulu'nda okuyan bazı öğrenciler, karne parası veremedikleri ve
geçmiş aidatlarını ödemedikleri gerekçesiyle karnelerini alamdılar. Bazı
aileler ise paraları ikinci yarı yıl ödeyeceklerine dair kağıda imza atıp
garanti verdikten sonra çocuklarının karnelerini alabildi.
Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
Prof. Turhan Uslu, emeklilik işlemleri sürerken,YÖK tarafından "devlet memurluğundan çıkarılma" cezasına
çarptırıldı.
Mersin'in Anamur İlçesi 'ne bağlı Çarıklar Beldesi Rüştü Kazım Yücelen
İlköğretim Okulu 4-A sınıfında okuyan Senem Kısaç, okulun istediği 5 milyon
lira veremeyince karnesini alamadı.
*** (düşünce,örgüt)HÜ Ankara Meslek
Yüksekokulu Turizm Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan İmrek hakkında , 24 Ekim 2002
günü Yüksel Caddesi'nde DEHAP'ın seçim kampanyası çerçevesinde yapılan eylemde
konuşma yaptığı gerekçesiyle YÖK Yasası'nın 54. maddesi uyarınca suç sayıldı
vesoruşturma açıldı. İmrek'in 3 Mart 2002 tarihinde okul kafeteryasına
üniversite öğrencilerinin savaş istemediğini belirten afiş asması da soruşturma
konusu yapıldı. İmrek'in 12-13 ve 16-17 Eylül günlerinde, "IMF'ye ve savaşa
hayır" başlıklı afişleri üniversiteye asması soruşturma nedeni sayıldı. Bununla
yetinmeyen üniversite yönetimi, neredeyse İmrek kolunu kaldırsa soruşturma
açtı. 6 Kasım YÖK protestosu eylemine katıldığı ve bildiri dağıttığı için 2
soruşturma daha açıldı. İmrek'e son açılan soruşturma ise, 18 Aralık günü
kampüs içinde afiş astığı için oldu.
17 Aralık2002 günü savaş karşıtı eylem
yaptıkları için Emeğin Partisi'ni basarak gözaltına aldığı gençlerin ve polisin
'şüpheli' gördüğü başka öğrenci evlerine Sivas Emniyet Müdürlüğü tarafından
mektup gönderildiği ileri sürüldü.
Samsun ve ilçelerinde son 4 ay
içinde kız çocuklarını ilköğretime göndermeyen, 562 kişi hakkında İl ve İlçe
Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda
bulunuldu. Yetkililer, bu kişilerin savcılıkça ifadeleri alındıktan sonra, "222
Sayılı Eğitim ve Öğrenim Kanunu"na göre yasal işlem yapılacağını söyledi.
Aydın'ın Nazilli İlçesinde
topladıkları hurdaları satarak sürdüren İsmet Ekin, ekonomik kriz nedeniyle
çocuklarını okula gönderemeyince 1 milyar lira para cezasına çarptırıldı.
İzmir'in Karşıyaka ilçesinde 8.
sınıf öğrencisi olan G.A. (14) "öğretmeni tarafından tekme tokat dövülerek omuz
kemiği kırıldığı" iddiasıyla karakola başvurdu.
Hacettepe Üniversitesi'nde
ikinci dönemin başında kayıt yaptırmak isteyen ögrenciler, harç, kimlik parasi,
kirtasiye giderleri, laboratuar masraflari gibi gerekçelerle istenen paraların
yanı sıra 10 milyon liralik "kayit masraflarina katilim payi" adı altında bağış
zorlaması ile karşılaştıkları iddia edildi.
Dumlupınar Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği
öğrencisi Erdoğan Koşar'ın fakültede görevli öğretim üyeleri ve yöneticileri
hakkında, "görevi ihmal ettikleri ve kötüye kullandıkları" gerekçesiyle suç
duyurusunda bulunmasının ardından Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı konu ile
ilgili soruşturma başlattı. Ancak, rektörlük soruşturma komisyonu, bahsi geçen
kişileri 'mağduriyete sebep vermedikleri' iddiasıyla soruşturmaya gerek
görmedi.
ÖRGÜTLENME
ÖZGÜRLÜGÜ
Mersin'in Mut MHP İlçe Başkanı
Mehmet Gürsel Aydın, uğradığı silahlı saldırı sonucu yaralandı.
Edip Akbayram'ın Taksim
Meydanı'nda savaş karşıtı konseri "provokasyon olabileceği" ve "güvenliğin
sağlanamayacağı" "Böyle bir engelleme meşru değildir" şeklinde değerlendirdi.
Sendika binasını, "YÖK'e hayır"
demek için basın toplantısı düzenleyen üniversite öğrencilerine tahsis eden
Eğitim-Sen Van Şube yöneticileri hakkında, soruşturma başlatıldı.
"Savaşı durdurmak elimizde"
başlıklı bildirileri dağıttıkları gerekçesiyle tutuklanan DEHAP Muş Gençlik
Kollari üyesi 5 kişi hakkinda, "KADEK'e yardim yataklik ettikleri" iddiasıyla
dava açıldı.
İzmir'de,aralarında HADEP Torbalı Gençlik Kolları Sorumlusu
Burhan B. (19)Ersin S. (21), Sedat S. (20), Muhterem G. (22), Şahin İ. (19) ve
Ramazan Ç(30)'ın bulunduğu 6 kişi (30)
gözaltına alınarak Torbalı İlçesi ve Kadifekale Semtinde, "korsan
gösteri düzenlemek, karayolunu trafiğe kapatmak, yasak yayın bulundurmak,
yasadışı slogan atmak ve terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak" suçları
iddiasıyla İzmir DGM Başsavcılığı'na sevk edildiler.
Niğde'nin MHP'li Belediye
Başkanı Mümin İnan'ın, KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen üyelerine baskı yaparak,
Kamu-Sen'i örgütlemeye çalıştığı iddia edildi.
Diyarbakır'da, İnönü Caddesi
üzerinde savaş karşıtı basın açıklaması yapmak isteyen Demokrat Gençlik
Platformu'na izin verilmedi Aralarında DEHAP yöneticilerinin de bulunduğu
yaklaşık 20 kişi gözaltına alındı.
DEHAP ve HADEP Van Gevaş ve
Muradiye ilçe binaları, "Yasak yayın bulunduğu" ihbarı üzerine polis tarafından
basıldıBaskında'Barış-Aşıtı 'yazılı bazı
tişört ve dergilere el konlurken DEHAP yöneticileri Fetihi Canli, Murat Aslan,
Zeki Aslan ile Ilhami Güler gözaltına
alındı.
HADEP Gevaş İlçe Başkanı
Muzaffer Yildiz, DEHAP ilçe teşkilatinin açılışı sırasında Kürtçe konuşma
yaptığı gerekçesiyle 7 gün hapis, 1 milyar 570 bin lira da para cezası aldı.
Ankara Savaş Karşıtı
Platformu'nun savaşı protesto amacıyla
TBMM'ye yapmak istediği yürüyüş, polisler tarafından engellendi.
Seçilecek kadar oy alan, ancak
antidemokratik seçim yasası nedeniyle milletvekili olamayan 51 DEHAP'lı Arınç'a
savaş ve tecride karşı mektup vermek istedi. Randevu alamayan DEHAP'lılar,
mektubu Başkanvekili Ateş'e iletti. DEHAP'lıların Meclis dışında açıklama
yapmaları da engellendi.
HADEP Diyarbakır Merkez ilçe
binası önünde arama yapan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler, parti
binasında çıkan 13 HADEP'liyi gözaltına aldı.
27 Aralık 22002 tarihinde Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya
Fakültesi'nde savaş karşıtı eyleme katılan öğrencilere, okul yönetimi
tarafından soruşturma açılırken, Ankara Valiliği de öğrenci ailelerine resmi
bir mektup göndererek savaş karşıtı eylemleri "terörist eylem" olarak
nitelendirildi.
17 Aralık2002 günü savaş
karşıtı eylem yaptıkları için Emeğin Partisi'ni basarak gözaltına aldığı
gençlerin ve polisin 'şüpheli' gördüğü başka öğrenci evlerine Sivas Emniyet
Müdürlüğü tarafından mektup gönderildiği ileri sürüldü.
HADEP İstanbul İl Örgütü'ne
bağlı büyük bir grup zılgıt, zafer işaretleri ve alkışlarla, Taksim İstiklal
Caddesi'ndeki Fransız Konsolosluğu'nun önüne geldi. "Savaşa hayır, tecride son"
pankartı açan grup, meydana yürümek isteyince polis tarafından engellendi.
2001 yılında sendikal faaliyetleri nedeniyle
OHAL tarafından Tunceli'den Balıkesir'e sürgün edilen KESK'e bağlı ESM üyesi
Mesut Mak'ın, Malatya İdari Mahkemesi'ne açtığı dava OHAL kararnameleri gerekçe
gösterilerek reddedildi.
Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde
düzenlenen DEHAP mitingine katıldıkları gerekçesiyle Halk Eğitim Merkezi'nde
geçici usta öğreticiler olarak çalışan iki kişi, bu yıl işe alınmadı.
Emek Platformu'nun savaşı
protesto etmek amacıyla 16 Ocak 2003 tarihinde ülke genelinde gerçekleştirdiği
iş bırakma eylemine katılan Adıyaman'lı 53 sendikacı hakkında Türk Ceza
Yasası'nın 236'nci maddesi uyarınca soruşturma başlatıldı.
Siirt'te, 9 Mart 2003
tarihinde yapılacak seçimler öncesinde,
AK Parti'ye ait seçim bürosu önünde , "savaşa hayır" sloganları atan 50
HADEP'li gözaltına alındı.
Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde HADEP merkezi
önünde toplanan gruptakiler, "savaşa hayır" sloganları atarak, aynı yerdeki AK
Parti binasına doğru yürüyüşe geçti. Uyarıya karşın yürüyüşü sürdüren
gruptakiler, polis müdahalesiyle dağıtıldı.
13 Şubat 2003 tarihinde AK Parti İstanbul İl
Merkezi önünde toplanarak ABD ve savaş karşıtı eylem yapmak isteyen kendilerine "Temel Haklar ve Özgürlükler
Derneği" adını veren grubun üyelerinde 7 kişi gözaltına alındı.TAYAD, Özgür
Der, Savaşa Hayır Platformu'nun da destek verdiği yaklaşık 40 kişilik grup,
daha sonra, AK Parti binası önünden uzaklaştırıldı.
ABD askerinin Türkiye'ye
konuşlanmasına olanak sağlayan tezkerenin Meclis Genel Kurulu'nda kabul
edilmesini protesto etmek için AK Parti Istanbul Il Başkanligi'na bayram
hediyesi olarak ABD bayrağını vermek isteyen 40 kişi gözaltına alındı.
Temel Haklar ve Özgürlükler
Derneği Girişimi üyesi bir grup, AK Parti İl Başkanlığı önünde bir araya
gelerek savaş karşıtı basın açıklaması yapmak istedi. Basın açıklamasına izin
vermeyen polis, 12 kişiyi gözaltına alırken, polisin bu tutumunu protesto eden
başka bir gruba da göz yaşartıcı gaz kullanan polis 28 kişiyi gözaltına aldı.
DEHAP eski Milletvekili Adayı
Remzi Kızoğlu'nun da aralarında bulunduğu 3 kişi, gerekçe gösterilmeden
gözaltına alınarak Siverek Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
KESK tarafından 17 Ağustos'ta
Ankara'da düzenlenen mitinge katıldıkları gerekçesiyle Diyarbakır'da Eğitim-Sen
üyesi 60 öğretmen hakkında "İlin mülkü amirinin izni olmadan il dışına
çıktıkları" gerekçesiyle idari soruşturma açıldı.
Irak'ta Savaşa Hayir
Koordinasyonu tarafindan başlatilan "Halka Sor" kampanyasinin parçasi olarak
dünyada diger savaş karşitlariyla ayni gün Kadiköy Iskele Meydani'nda
yapilacagi duyurulan kitlesel basin açiklamasina katilmak üzere gruplar halinde
meydana hareket edenlere izin verilmedi. Bakirköy'den bir otobüsle Kadiköy'e
gitmek isteyen 31 kişi ile Kadiköy'den, Iskele Meydani'na toplu halde yürümeye
çalişan 30 kişi polis tarafindan gözaltina alindi. Bu kişilerden 40'i hakkinda
yasal işlem yapilacagi bildirildi.
Adana Savaş Karşiti Platform
adina açiklama yapan ÇHD Adana Şube Yöneticisi Hüseyin Kiliç, ÇHD Adana Şube
Başkani Şiyar Rişvanoglu, Egitim-Sen Adana Şube Başkani Halil Kara polisler
tarafindan dövüldüğü iddia edildi.Aralarinda çogunlugunu DEHAP ve HADEP'lilerin
oluşturdugu 24 kişi gözaltina alinarak, Adana Il Emniyet Müdürlügü'ne
götürüldü.
Savaşı protesto etmek için İstanbul Kadıköy
İskele Meydanı'nı dolduran eylemcilerden 20 'si
gözaltına aldı.
Adana'nın Seyhan ve Yüreğir
ilçesinde polisin yaptığı ev baskınlarında çoğu HADEP üyesi 9 kişi gözaltına alındı.
KESK Diyarbakır Şubeler
Platformu tarafından yapılmak istenen "Savaşa Hayır" mitingine Valilik
tarafından izin verilmedi. KESK'e bildirilen gerekçeli kararda "Valiliğin oluru
ile 45 gün ertelenmesi uygun görülmüştür" denildi.
Ankara'da Sakarya Caddesi'nde
gerçekleşen eylemden sonra dagilan toplulugun arasindan Taylan Gürel, Sevilay
Yildirim ve Kerem Tekoglu isimli DEHAP üyelerinin polisler tarafindan gözaltina
alindigi bildirildi.
Meclis'de savaş oylamasi
öncesinde AKP hükümetini protesto eden TKP üyelerine, AKP Ankara Il Merkezi
önünde yaptiklari eylemin ardindan, polis müdahale etti. TKP Genel Merkezine
döviz ve sloganlarla yürümek isteyen TKP'lilere yapilan müdahale sonrasi çikan
çatişmada, 5 TKP'li ile 3 polis yaralandi.
İstanbul'da Maltepe Savaş
Karşıtı Platformunun düzenlediği, "Savaşa karşı bir dakika karanlık" 23 kişiyi gözaltına aldı.
Van'da, Cumhuriyet Caddesi
Soydan Kavşagi önüne gelen 8 kadin zincirle kendilerini cadde kenarindaki demir
bariyerlere baglayarak attiklari sloganlarla savaşa protesto etti. Gruba
müdahale eden polis, DEHAP Il Başkanligi yöneticilerinden Behiye Koçak ve
Hatice Bariş Tan ile Nezahat Gür, Esma Turgut, Ayşe Akdogan, Cariye Ölmez,
Besna Akdogan, Sonay Şahin'i gözaltina aldi.
Mardin'in Kiziltepe Ilçesi'nde terör örgütü lehine slogan atan gruba polis
müdahale etti. Çok sayida gösterici gözaltina alindi.
Sivas Cumhuriyet
Üniversitesi'nin, sendika üyesi işçileri işten attığı bildirildi.Üniversite ers
yönetiminin ,Ergin Döner adlı bir işçiyi işten çıkardığı , görevleri olmadığı
halde geçtiğimizde haftada 10 işçiye zorla çöp toplattırdığı iddia edildi.
Üniversite, 2001 yılında da sendikal mücadeleye katıldıkları için 28 işçinin
işine son vermişti.
Hak ve Özgürlükler Partisi
(Hak-Par) Genel Başkan Yardimcisi Ibrahim Güçlü, parti üyesi Fikret Şahin'in,
15 Şubat 2003 gecesi saat 01.00'da evinin önünden kendini polis olarak tanitan
4 kişi tarafindan bir arabaya alinarak sorgulandigini ifade etti.
DEHAP Adana İl Başkanı Mehmet
Cançelik, mahallelerde ev baskınları sonucu ve 15 Şubat 2003 tarihinde yapılan
savaş karşıtı eylemde aralarında parti yöneticilerinin de bulunduğu 30 kişinin
gözaltına alındığını ve bu kişilerin 18 Şubat 2003 tarihinde Adana DGM'de
sorgulanmalarının ardından tutuklanarak Kürkçüler cezaevine gönderildiklerini
söyledi. Adana'ya bağlı Ceyhan ilçesinde de üyelerine yönelik baskıların
arttığını söyleyen Cançelik, 7 kişinin de evlerine baskınlar yapılarak
gözaltına alındıklarını belirtti. 19 Şubat 2003 tarihinde cezaevinde bulunan
tutuklularla görüşmeye giden avukatların kendilerine, aralarında parti
yöneticilerinin de bulunduğu 29 kişinin ırkçı marşlar eşliğinde saldırıya
uğradığı şeklinde bilgiler verdiklerini anlatan Cançelik, jandarmalar
tarafından saldırıya uğrayan bu kişilerde kırık, morarma ve ağır travmaların
görülmüş olduğunu açıkladı.
DEHAP Batman İl Örgütü'nün "Savaş ve Tecrit"
konulu yaptığı basın açıklamasının ardından DEHAP İl Başkanı Haydar Tekin'in de
aralarında bulunduğu 12 parti yöneticisi hakkında soruşturma başlatıldı.
Hakkari'de kardan adam yapan esnaf, üzerlerine "Savaşa
hayir" ve "Bizi petrole satmayin" diye yazdiPolis kardan adamları yıktı.????
Büro Emekçiler Sendikası (BES)
Genel Başkanı Bülent Kaya, Diyarbakır'da düzenlemek istedikleri "savaş ve hak
gasplarına karşı" mitingin hiçbir gerekçe gösterilmeden yasaklandığını ve
mitingin 45 gün ertelendiğini
belirtti.
İstanbul Ümraniye Çakmak
Mahallesi Atatürk Parkı 'nda yapılan "Barış için 1 dakika karanlık" eyleminde
Taner Doğan, Özcan Yüce ve Şahin Doğan, sivil polisler tarafından gözaltına
alınıp Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldüler. Daha sonra savcılığa çıkartılan
3 kişi serbest bırakıldı.
DEHAP Dicle İlçe Örgütü'ne
jandarma ve polis tarafından düzenlenen baskında, ."İlçe binasında yasak yayın
ve doküman bulunduğu" gerekçesiyle bazı afiş,(14 ) kitap ve dergilere el
konuldu.
Artvin'in Hopa İlçesi'nde tüm
dünyada yapılan ışık söndürme eylemine destek vermek için Sundura Mahallesi'nde
yapılmak istenen savaş karşıtı gösteride 8 kişi yaralanırken, 7 kişi de
gözaltına alındı.
ABD'nin Irak'a olası savaşını
protesto etmek için başlatılan 1 dakika karanlık eylemi, Antakya'da polis
engeline takıldı. Eylem için toplanan grup 'savaşa hayır' sloganları atarak
dağıldı.
Diyarbakır'da BES ve çok sayıda
sendika ile demokratik kitle örgütü temsilcilerinin düzenlediği savaş karşıtı
gösteride BTS Diyarbakır eski Şube Başkanı Hasan Soysal ve BES Diyarbakır Şube
Başkanı Serdal Savaşçı tartaklanarak gözaltına alındı.
İzmir Urla'da 'Savaşa hayır'
dövizleriyle eylem yaptıkları iddia edilen ilköğretim okulu öğrencileri S.Ö.,
A.D., A.G., N.B., S.Ç., G.S., C.S., M. T. ve B.S. gözaltına alındı. Kimlik
bilgileri ve adresleri alınarak karakolda yaklaşık 30 dakika boyunca tutulan
öğrenciler, daha sonra okudukları Albay Çolak İbrahimbey İlköğretim Okulu Müdür
Yardımcısı H.K.'ya teslim edildi.
Lice Kaymakamı Abdulmutalip
Akdemir, DEHAP'lıların seçim çalışmalarını engelleyen Jandarma Komutanı Hüseyin
Yavuz Polat'la ilgili şikayette, Polat'ın emrindeki askerleri tanık olarak
dinleyip soruşturma izni vermedi.
Maltepe Savaş Karşiti
Platformu'nun yapmak istedigi 1 dakika karanlik eylemine katılan 300 kişiden 4 'ü gözaltina alındı.
Tunceli Savaş Karşiti
Platformu'nun Atatürk Mahallesi'nde yapmak istedigi basin açiklamasina polis
izin vermedi.
Greenpeace üyesi bir grup,
Irak'a yönelik muhtemel ABD saldırısını protesto amacıyla TBMM önünde eylem
yaptı. 11 Greenpeace üyesinin eylem sebebiyle gözaltına alındığı öğrenildi.
Savaş karyıtı gösteri yapan Greenpeace üyesi
bir gruba destek veren 9 TAYAD üyesi gözaltına alındı.
Sarıgazi Savaş Karşıtı
Platformun "Barış İçin 1 Dakika Karanlık" eylemleri kapsamında düşünülen 60
kişinin katıldığı meşaleli yürüyüşte
birçok kişi Jandarma tarafından gözaltına alındı.
Trabzon'da
2002 yılında düzenlenen "Dünya Barış Günü" etkinlikleri çerçevesinde izinsiz
toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenledikleri iddia edilen çeşitli kitle
örgütlerine mensup 7 kişinin yargılanmasına Trabzon 1. Asliye Ceza
Mahkemesi'nda başlandı.Duruşmada tutuksuz yargılanan KESK Trabzon Şubesi üye ve
yöneticilerinden Mustafa Boz, Celal Akaç, Behzat Şanlı, İnsan Hakları Derneği
Trabzon Şubesi Başkanı Sinan Kutay ile üye Gültekin Yücesan, Mazlum-Der Trabzon
Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Sağlam, Hak-İş Trabzon Temsilcisi Neşat Reis
hazır bulundu. Sanıklar, haklarındaki suçlamaları reddetti.
Türk
Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışına asker göndermesi ve yabancı askerlerin
Türkiye'de bulundurulmasına izin veren Başbakanlık Tezkeresi'nin Bakanlar
Kurulu'nda imzaya açılmasını ve Irak'ta çıkacak olası bir savaşı protesto eden
30 kişilik gruptan 9 'u gözaltına alınarak Esat Karakolu'na götürüldü.
Gaziantep'te bir grup DEHAP'lı savaş karşıtı basın açıklaması
yapmak üzere AK Parti İl Başkanlığı'nın bulunduğu binanın karşısında toplandı.
Basın açıklamasının ardından polis gruptakilerin dağılmasını sağladı.
Diyarbakır'da Emek
Platformu'nun ülke genelinde başlattığı yarım saatlik iş bırakma eylemine
katılan öğretmenler hakkında idari soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Antalya'da 64 savaş karşiti,
polis tarafindan gözaltina alindi.Eylemciler daha sonra serbest bırakıldı.
Malatya Savaş Karşiti Platformu'nun
Onbinkonutlar Semti'nde düzenledigi "1 dakika karanlik" eyleminde aralarinda
EMEP Malatya Il Başkani Necnet Bali, KESK Dönem Sözcüsü Nurettin Kinik ve Av.
Yildiz Imrek'in bulundugu yaklaşik 20 kişi, basin açiklamasinin ardindan, kisa
süreligine gözaltina alindi.
Demokratik Halk Partisi (DEHAP)
Tekirdağ İl Başkanı Gültekin Atmaca'nın 27 Şubat 2003 tarihinde gözaltına
alındığı ,gazete ,dergi ve kitaplarına el konulduğu bildirildi.
AK Parti Genel Merkezi önünde basın açıklaması
yapmak isteyen Temel Hak ve Özgürlükler Derneği üyesi bir gruba müdahale eden
polis eylemin yasal olmadığını ileri sürerek 18 kişiyi gözaltına aldı.
Kartal Endüstri Meslek Lisesi
önünde savaş açiklamasi yapmak isteyen ögrencilere müdahale eden polis, Dursun
Çuhalci, Ali Can Yildirim ve Halil Ibrahim Önal adli ögrencileri gözaltina
aldi.
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE
YÖNELİK BASKILAR/SALDIRILAR
SIĞINMA
HAKKINA YÖNELİK İHLALLER
Yasadışı yollardan kaçarak
Türkiye'ye sığınmacı olarak gelen 500'e yakın İranlı, üçüncü bir ülkeye gitmek
için uzun süreden beri cevap alamadıkları Birleşmiş Milletler (BM) Van Yüksek
Komiserliği önünde eylem yaptı.
İzmir'in Kınık ilçesinde, yasadışı
yollardan ülkeye giriş yaptıkları belirtilen 31 kişi yakalandı. Söz konusu
kişilerin, kaçmasını organize ettikleri gerekçesiyle yakalanan Hayati Kılıç ve
Hasan Koştu, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul'daki mülteci kamplarında
yaşayan Çeçenler, gıda ve ısınma başta olmak üzere diğer problemlerinin
giderilmesi için yardım talebinde bulundular. Kafkas Vakfı Başkanı mehdi
Çetinbaş okul çağındaki bazı çocukların
okullara kabul edilmemesinin, Çeçen anne-babaların çözüm bekledikleri
sorunların başında geldiğini kaydetti. Öte yandan, Türkiye'ye gelen
mültecilerin, Çeçenistan'a gittiklerinde Ruslar tarafından Türk ajanlığıyla
suçlandıkları için, geri dönemediklerini söyleyen kamp sorumluları, erkek
mültecilerin iş istediğini dile getirdiler.
Son 8 yılda Türkiye'ye yasadışı
yollardan girip çıkmak isteyen 401 bin 196 kişinin yakalandığı, geçen yıl
İtalya'ya gitmek isteyen 70 geminin Türkiye'den ayrılmadan durdurulduğu
bildirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre Asya, Afrika ve Ortadoğu
ülkelerinden Batı Avrupa Ülkelerine yasadışı göçmen akışı gerçekleşirken her
yıl 500 bin yasadışı göçmenin Avrupa
Birliği ülkelerine girdiği belirtildi.
zmir'in Çeşme İlçesi'nde,
yurtdışına gitmek isteyen 12 kişilik teknenin , lodos sebebiyle Çiftlik
mevkiinde battığı . denizden 4 yabancı uyruklu erkek cesedinin çıkarıldığı kayıp olan 8 kişinin cesedinin
arandığı bildirildi.
ÇALISMA
YASAMINA YÖNELIK IHLALLER(3 olay)
2001 yılında sendikal
faaliyetleri nedeniyle OHAL tarafından Tunceli'den Balıkesir'e sürgün edilen
KESK'e bağlı ESM üyesi Mesut Mak'ın, Malatya İdari Mahkemesi'ne açtığı dava
OHAL kararnameleri gerekçe gösterilerek
reddedildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Mezbahalar Müdürlüğü'nde görevli memur Suzan Çelik, hamile olduğu ve
sancılandığı halde 3 gün boyunca izin alamayınca 4.5 aylık bebeğini kaybetti.
Suzan Çelik, kendisine izin vermeyen müdür yardımcısı hakkında suç duyurusunda
bulundu.
Sivas Cumhuriyet
Üniversitesi'nde taşeron statüsünde çalişan ve toplu sözleşmesinden dogan ücret
farklarini almak için dava açan işçiler, Rektör Ferit Koçoglu'nun kendilerini
işten atmakla tehdit ettiğini ifade ettiler.
ÖLENLER: 9
İstanbul Esenyurt Evren Sanayi
Sitesi'nin yakınında bulunan Star Okey Oyun Fabrikası'nda meydana gelen yangında
Recep Çetinkaya (19), Burhan Demir (18) ve Murat Çelik (18) adlı üç işçi dışarı
çıkamayınca feci şekilde can verdi.
Gaziosmanpaşa
Sultançiftliği'nde meydana gelen göçükte, toprak altinda kalan işçilerin Murat Balci, Mustafa Akyildiz, Ali Dogan ve
Mehmet Köksal adli işçiler oldugu belirlendi.
Giresun'da Batlama Deresi
yöresinde Sunta ve Suntalam Fabrikası'nda çalışan Zafer Can (25), yakıt
tankında ölçüm yaparken, elindeki demir çubuğun yüksek gerilim hattına temas
etmesi sonucunda elektrik akımına kapılarak olay yerinde öldü.
Antalya'nın Kemer ilçesinde,
altyapı çalışmaları sırasında toprak kayması sonucu meydana gelen göçüğün
altında kalan 3 işçiden Özcan Sarı (33) adlı işçi öldü, İlyas Ordu ve Hasan
Kozak adlı işçiler yaralandı.
İstanbul Tuzla'da inşaatı devam
eden bir tankerin makine dairesinde çıkan yangında, dumandan zehirlenen 3
işçiden İsa Önder (31) adlı işçi öldü, Ali Keskin ve Serkan Demir ise Pendik
Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındılar.
Van'ın Çatak İlçesi'nde Çatak
Bahçesaray yol ayrımının 43. ve 60. kilometreleri arasında yol açma çalışması
yapan Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü'ne ait 4 kişilik ekibin içinde bulunduğu
3 iş makinesi, yüksek kesimlerden düşen çığın altında kaldı. Nusret Kızılaslan
olay yerinde yaşamını yitirirken, Selahattin Aslantaş yaralı olarak kurtarıldı.
İzmir'de AYKİM Metal
Sanayii'nde işçi olarak çalışan Abidin Güçlü (39), elektrik akımına kapılarak
yaşamını yitirdi.
Gaziantep'te, 2. Organize
Sanayi Bölgesi'ndeki Gürteks Fabrikası'nda temizlik işçisi olarak çalışan
Ramazan İşçioğlu (21), çalıştığı bölümün üstündeki çatının kar birikmesi sonucu
çökmesi üzerine, altında kalarak hayatını kaybetti.
İŞTEN ATILANLAR: 325
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
Prof. Turhan Uslu emekli olduğu halde üniversite rektörlüğünün isteği ve
YÖKYüksek Disiplin Kurulu'unu kararıyla, memurluktan çıkarıldı.
Ankara İncik'te bulunan özel
Atılım Üniversitesi'nde çalışan 21 işçi, sendikalı olmalarının ardından işten
atıldı.
Niğde'nin MHP'li Belediye
Başkanı Mümin İnan'ın, KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen üyelerine baskı yaparak,
Kamu-Sen'i örgütlemeye çalıştığı Tüm
Bel-Sen üyesi 60 memuru da belediye dışındaki yerlere sürdüğü ,birçok işçiyi de
attığı öne sürüldü.
Fiskobirlik Başkani Salih
Erdem, Dünya Bankasi'nin talimati dogrultusunda 300 işçinin işine son
verdiklerini belirtti.
Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde
düzenlenen DEHAP mitingine katıldıkları gerekçesiyle Halk Eğitim Merkezi'nde
geçici usta öğreticiler olarak çalışan iki kişi, bu yıl işe alınmadı.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nin,
sendika üyesi Ergin Döner 'i işten attığı, görevleri olmadığı halde 10 işçiye
zorla çöp toplattırdığı bildirildi. Üniversite, 2001 yılında da sendikal
mücadeleye katıldıkları için 28 işçinin işine son vermişti.
Eskişehir'de, siniflara girerek
ögrencilere İslam karşıtı propaganda yapan
Pilot Binbaşi Ali Tekin Ilkögretim Okulu Müdürü Ahmet Börcek, okulun Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi ögretmeni Haydar Aslan'i, "Derslere girerken
selam verdigi" iddiasiyla sürgüne gönderdi.
SAGLIK(4)
Malatya'dan İstanbul'a göçen
Nuri Beyhatun'un, 10 milyar liralık faturayı ödeyemediği için Özel Şafak
Hastanesi'nde rehin tutulduğu bildirildi.
Van'da ikiz çocuk dünyaya
getiren Özlem Yavuz'un eşi Uğur Yavuz 740 milyon liralık masrafı ödeyemediği
için eşinin 7 gündür rehin tutulduğunu belirttti.
Bursa Osmangazi'de, Yahşibey
Mahallesi'SSK Bursa Devlet Hastanesi'ne kaldırılan 42 yaşindaki Deniz Ceylan'ın
ölümünü şüpheli bulan Cumhuriyet
Başsavciligi olayla ilgili soruşturma
başlatti.
Mart
1999 'da Bağcılar'da Karma aşı kampanyasında Fevzi Çakmak Sağlık Ocağı 'nda
aşılanan 3 yaşındaki Kübra'nın aşının ertesi günü felç olduğu, üç yıldır
tedavi edilemediği ve özürlü merkezine devam ettiği bildirildi.
Tutulan epikrizde felcin aşı
kaynaklı bir rahatsızlık olduğuifade edildi.
Sosyal
Sigortalar Kurumu hastanelerinde uygulamaya konulan genelge ile hastanelerde
yapılan işlemler için kimlik numarası istenmesi hastaları mağdur ediyor. 1 Ocak
2003 tarihinden bu yana uygulanan genelgeden vatandaşların haberinin olmaması
dikkat çekiyor. Yeni uygulamadan habersiz, polikliniklerde kuyruğa giren
vatandaşlardan muayene sırası geldiğinde kimlik numarası isteniyor. Görevli
memurlarla tartışan vatandaşlar, sırayı başkasına verip kimlik numarasını
öğrenmek için internet kafelere gitmek zorunda kalıyor. Yeni düzenleme
vatandaşı mağdur ederken, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) hastanelerine yakın
esnaf için yeni gelir kapısı haline geldi. İşyerine bilgisayar koyan esnaf, 1
milyon lira karşılığında vatandaşlara kimlik numarası veriyor.(??)
YARGI HABERLERI
19 Aralık Operasyonu sırasında
Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunan 167 tutuklu hakkında "toplu isyana kalkışmak"
suçlamasıyla açılan davaya Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.Davaya
tutuklu sanıklar getirilmezken, tutuksuz sanık Hacer Arıkan, Erol Arıkan, Özlem
İnal ve Mehmet Yaman hazır bulundu. Dava, tüm sanıkların bir arada
yargılanmaları için güvenlikli ve geniş salonun hazırlanması ve dosyadaki
eksiklerin giderilmesi kararı ile 27 Haziran 2003 tarihine ertelendi.
Hakkari Dağ Komando Tugay
Komutanlığı'ndan yırtık postal çaldıkları iddiasıyla Ağır Ceza Mahkemesi'nde
yargılanan 4 çocuğa ilişkin iddialarla ilgili mahkeme heyetince olay yerinde
yapılmak istenen keşif, Tugay Komutanlığı yetkililerince engellendi. Ağır Ceza
Mahkemesi heyeti, tutanak tutarak yargı saygınlığının korunması için keşfe
engel olan yetkililer hakkında işlem yapılmasını kararlaştırdı.
İstanbul Kadıköy'de, 3 kişinin
ölümüyle sonuçlanan operasyona katılan ve 'kasten adam öldürmek' suçundan yargılanan
22 polis, haklarında verilen beraat kararı Yargıtay tarafından bozulduğu için
yeniden yargılandı. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma bazı evrakın
tamamlanması için ertelendi.
Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV)
Başkanı Gülseven Yaşer ile 8 vakıf üyesi, PKK'li bir öğrenciye burs vererek,
"yasadışı PKK-KADEK örgütüne yardım yataklık" yaptıkları gerekçesiyle
yargılandıkları davadan beraat etti.
Anadolu Federe İslam Devleti
(AFİD) örgütünün üst düzey yöneticisi olmak iddiasıyla Erzurum Devlet Güvenlik
Mahkemesi'nde yargılanan ve TCK168/1
uyarınca 18 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırılan Hasan Basri Gökbulut
hakkındaki kararın, savunması alınmadan önce verildiği bildirildi. Gökbulut'un
avukatlarından Hüsnü Tuna, Erzurum DGM Başkanı Bayram Yılmaz ile üyeler Kadir
Kayan ve Şükran Alemdağ Koçöz'ün görevini kötüye kullandığı ve dosyayı
incelemeden karar verdiklerini belirterek, Adalet Bakanlığı'na başvurdu ve
sanıklar hakkında soruşturma açılmasını talep etti.
"PKK-KADEK
üyesi oldukları" gerekçesiyle tutuklanan 6 öğrenci 2 ay sonra serbest
bırakıldı. Tutuklu kaldıkları süre içinde derslere giremeyen öğrenciler sınıfta
kaldı, aileleri ise mağdur oldu. Erzurum DGM'de görülen davada, mahkeme,
öğrenciler hakkında örgüt üyeliği davasının düşmesine, bunun yerine 'yardım ve
yataklık'tan dava açılmasına karar verdi. Tutuklu öğrenciler de tahliye oldu.
AIHM
Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'ne (AİHM), hakkında en fazla dava açılan ülke Türkiye oldu. 2002'nin
bilançosunu çıkaran AİHM'de, sonuç bekleyen toplam 30 bin 828 davanın 5 bin
246'sı Türkiye'ye ait. Bu davaların büyük bir çoğunluğunun mahkumiyetle
sonuçlanması bekleniyor. Türkiye, 2002'de 105 dosyadan mahkum oldu, 106 dava
dostane çözüldü. AİHM'ye başvurularda, ilk üç sırayı Türkiye, Rusya ve Polonya paylaşıyor.
Türkiye'yi 3 bin 784 davayla Rusya takip ediyor. Polonya'nın 3 bin 156 dosyası
bulunuyor. Eskiden en çok dava dosyasına sahip olan İtalya, yaptığı yasal
değişikliklerden ötürü hakkında açılıp karar bekleyen davaları 1722'ye
indirmeyi başardı. Almanya aleyhinde açılıp karar bekleyen dosyaların sayısı da
890. Türkiye'den AİHM'ye yapılan başvurularda işkence, gözaltında ölüm ve
kayıplara ilişkin başvurularda azalma olmasına rağmen, düşünce, ifade ve
örgütlenme özgürlüğü ihlalinde artış kaydedildi. Buna göre, Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) yaşama hakkı ve işkencenin önlenmesini içeren 2.
ve 3. maddelerine ilişkin açılan davalar azalıyor. Ancak AİHS'nin, adil ve
uygun yargıyı içeren 10. ve 11. maddelerine ilişkin açılan davalar arttı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
(AİHM), terörizm suçlusu iki Özbek vatandaşının ülkelerine geri gönderilmesiyle
ilgili yapılan başvuruda, Türkiye'yi suçlu buldu. Özbekistan Cumhurbaşkanı'na
suikast girişiminde bulundukları gerekçesiyle 1998 yılında Türkiye'de yakalanan
iki kişi, iade işlemlerinin engellenmesi için AİHM'ye başvurmuşlardı. AİHM,
1998 yılında aldığı ihtiyati tedbir kararında, Türkiye'den iki Özbek
vatandaşının ülkelerine iade edilmemesini istemişti. AİHM'den İhtiyati tedbir
kararına rağmen iade işlemini yerine getirdiği gerekçesiyle Türkiye'nin, Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiği bildirildi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
(AİHM), Türkiye'nin ağır insan hakları ihlallerini içeren üç önemli davasını
karara bağladı. PKK operasyonun çerçevesinde çeşitli tarihlerde gözaltına
alınıp işkence gören ve DGM'ce ağır hapis cezalarına çarptırılan Zeynep Avcı,
Mehmet Atça, Şükrü Süsin, Faik Kaplan, Abdülkerim Aslan, Çetin Abay, Yusuf
Başaran, Sadun Hamarat, Emin Hazer Adıbelli, Hüseyin Demir, Hasan Doğan, Şehmus
Çüngü, Hasan Uras, Selahattin Genç ile Tekin Özdemir davalarında Strasburg
mahkemesi Türkiye'yi maddi ve manevi tazminata mahkum etti. Ağırlığını AİHS'nin
adil bir yargıyı ve makul bir tahkikat süresini gerektiren 6. ve 5.
maddelerinin ihlal edildiğini içeren kararda Zeynep Avcı'nın en az 21 gün
gözaltında tutulması nedeniyle Türkiye 10 bin Euro manevi tazminat, 3 bin Euro
da masrafları içeren maddi tazminata mahkum edildi. 25 Kasım 1996'da İzmir'de
PKK operasyonu sırasında gözaltına alınan Zeynep Avcı'nın polise götürülüş
tarihi resmi kayıtlara ise 27 Kasım olarak geçirildi. Başvuru sırasında Kocaeli
Cezaevi'nde bulunan Avcı, işkence altında sorgulandıktan sonra 3 Aralık'ta
İstanbul'a getirildi. Sorgusu 18 Aralık'a kadar da burada devam etti. Avcı,
tecavüz dahil en ağır işkencelere maruz kalırken bunlar sağlık raporlarına
işlenmedi. Avcı, 26 Mayıs 1997'de şikayetleriyle ilgili olarak dava açtı. Ancak
5 Ağustos 1997'de delil yetersizliğine karar veren mahkeme 17 Eylül'de de
davayı kapattı. Avcı ise DGM'de "vatanın bölünmez bütünlüğü"nü içeren TCK'nin
125. maddesinden yargılandı. Davası halen süren Avcı, özgürlük ve güvenliğin
sağlanmasını içeren AİHS'in 5, işkence ve kötü muameleyi yasaklayan 3, etkili
çözümü kapsayan 13. maddelerinin Türkiye tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle
AİHM'e başvurmuştu. Atça ve Özdemir davaları olarak bilinene davaların
kararında ise AİHM "DGM'lerin verdiği kararın özellikle askeri bir yetkilinin
olmasından dolayı bağımsız olamayacağı ve bağımsız olmayan bir mahkemenin de
adil bir yargılama yapamayacağı"ndan hareketle Türkiye hükümetini AİHS'nin 6.
maddesinin birinci fıkrasını ihlal ettiğinden dolayı mahkum etti. AİHM, Özdemir
davası mağdurların her birine 3 bin Euro ile Atça davasında ise maddi tazminat
olarak her bir mağdura 14 bin Euro maddi tazminat ödemesini uygun gördü. Mehmet
Atça, Şükrü Süsin, Faik Kaplan, Abdülkerim Aslan, Çetin Abay, Yusuf Başaran,
Sadun Hamarat, Emin Hazer Adıbelli, Hüzeyin Demir, Hasan Doğan, Şehmus Çüngü,
Hasan Uras ve Selahattin Genç'in AİHM'e ortak başvuruda bulunmuştu. Tümü de PKK
operasyonu çerçevesinde 19 Ocak ve 3 Şubat 1993 tarihleri arasında bölgede
gözaltına alınan başvurucular, uzun sorgunun ardından Diyarbakır DGM'ye
çıkarılarak yargılandı. DGM, 14 Kasım 1996'da açıkladığı kararında Süsin, Atça,
Demir ve Abay'ı PKK üyesi olmaktan 12 yıl 6 ay, Adıbelli, Kaplan, Uras ve
Başaran'ı yardım ve yataklıktan 3 yıl 9 ay hapis cezalarına çarptırdı. Genç,
Çüngü, Doağn, Hamarat ve Aslan ise devletin bölünmez bütünlüğünü bozmaya
çalışmaktan idama mahkum edildi. İdam daha sonra müebbede dönüştürüldü.
Davacılar, AİHS'nin 6. maddesinin 1. bendinde yer alan adil yargılanma
haklarının ihlal edildiğini belirterek AİHM'e başvurmuştu. Başvurusu sonuçlanan
Tekin Özdemir ise 2 Aralık 1995'te PKK üyesi olduğu ve iki kişinin öldüğü
kundaklama eylemine katıldığı iddiasıyla gözaltına alındı. İstanbul'da
gözaltında kendisine ifade imzalattırıldıktan sonra bölücülük suçlamasıyla 6
Aralık'ta DGM'ye çıkarıldı ve tutuklandı. TCK'nin 125. maddesinden yargılanan
Özdemir, 25 Haziran 1997'de verilen kararla idama mahkum edildi. Ceza daha
sonra müebbede çevrilerek onandı. Özdemir, DGM'de adil yargılanmadığını
belirterek AİHS'nin 6. maddesinin 1. bendinin ihlal edildiğini AİHM'e ileterek
itirazda bulunmuştu.
Yeni Politika gazetesinin
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı başvuru kabul edildi. AİHM,
Türkiye'nin "ifade özgürlüğü yasağı", "ayrımcılık yasağı", "adil yargılama
hakkının ihlali" ve "devletin sınırların sınırlandırılması kuralını ihlal"
ettiği gerekçesiyle dosyayı esastan görecek.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Büyük Dairesi, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Refah Partisi
yöneticilerinin temyiz için yaptıkları başvuruyu reddetti. AİHM Büyük Dairesi,
Refah Partisi'nin yöneticilerinin başvurusuyla ilgili olarak, Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) dernek ve örgütlenme hakkıyla ilgili 11.
maddesinin Türkiye tarafından ihlal edilmediği görüşüne vardı. Büyük Daire,
kapatılan RP'nin avukatlarının AİHS'nin 9, 10, 14, 17 ve 18. maddeleriyle
ilgili yaptığı şikayetleri ise incelemeye gerek görmedi. RP Davası'nı 5 yıldır
sonuca bağlamayan AİHM'de, siyasal Hıristiyanlık ağır bastı ve militan
hukukçuların yaptığı gibi RP'yi niyetinden ötürü mahkum etti. AİHM'nin
gerekçeli kararında, "Geçmişte demokratik kural ve ilkelere aykırı düşünen
siyasi partilerin iktidara gelene kadar bu görüşlerini açığa vurmadıklarına
dikkat edilmeli" denilerek, niyet yargılamasına gidildi. Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi Büyük Dairesi'nin kapatılan Refah Partisi eski yöneticileri Necmettin
Erbakan, Şevket Kazan ve Ahmet Tekdal'ın temyiz talebini reddetmesi, "çifte
standartlı karar" olarak değerlendirildi. Hukukçular, AİHM'in kararını iki
yüzlü olarak değerlendirerek, "Eğer AİHM'in üzerinde başka bir mahkeme olsaydı,
AİHM tazminat ödemek zorunda kalırdı" dediler.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
(AİHM), "OHAL bölgesine gazetelerin giriş yasağı" ve "yakılan köy karikatürü"ne
ilişkin görülen davada, Türkiye'yi 31 bin 300 euro tazminat ödemeye mahkum
etti. 19 Ocak 1995'te Özgür Ülke gazetesinde yakılan köylere ilişkin karikatürü
yayınlanan ve hakkında açılan davada 10 ay hapis cezasına çarptırılan Ahmet
Erkanlı'nın AİHM'e yaptığı başvuru, dostane çözümle sonuçlandı. Bu davada
Türkiye başvurucuya 8 bin 300 euro tazminat ödeyecek. Ahmet Erkanlı, Özgür
Ülkede gazetesinde yayımlanan karikatüründen dolayı hakkında TCK'nin "Devletin
askeri kuvvetlerine tahrik ve tezyif" fiilini düzenleyen 159. maddesi uyarınca
dava açılmış ve 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
. AİHM, 1997 yılında yasaklanan
'Ülkede Gündem' isimli gazetede çalışan sekiz kişinin yaptığı başvuruyla ilgili
olarak basın özgürlüğünün ihlal edildiği
gerekçesiyle Türkiye'nin maddi tazminat ödemesini kararlaştırdı. Türkiye,
mahkeme kararı gereğince kişi başına 2 bin 500 euro maddi tazminatla mahkeme
masrafı için toplam 3 bin euro para cezası ödeyecek. Mahkemenin kararında, söz
konusu gazetenin Olağanüstü Hal Bölgesi'nde dağıtımının yasaklanmasıyla ifade
özgürlüğünün ihlal edildiği belirtildi.
Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'(AİHM) nde başörtüsünden dolayı başvurdukları davayı kazanan iki
mağdur öğrencinin davayı kazanmasının ardından, AİHM'nin, eğer başörtüsü
yasağını kaldırırsanız Türkiye tazminat ödemekten kurtulur" önerisine AKP
Hükümetinin "Hayır Başörtüsü yasağı sürecek. Siz Türkiye'den tazminatınızı
alın" şeklindeki cevap verdiği ortaya çıktı.
Leyla Şahin ve Zeynep Tekin,
adli iki ögrenci bundan bir süre önce Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'ne (AIHM)
" Başörtüsü Yasagi" engeliyle karşilaştiklari gerekçesiyle başvuruyor. Leyla
Şahin Bursa Tip Fakültesi'nden Istanbul Cerrahpaşa Tip Fakültesine yatay geçiş
için, sinava girmek istiyor. Ancak Başörtülü oldugu gerekçesiyle Cerrahpaşa Tip
Fakültesinde sinava girmesine izin verilmiyor. Ayrica da, disiplin cezasi
uygulaniyor. Zeynep Tekin ise Hemşirelik Yüksekokul ögrencisi. O da hemşirelik
kepini başörtüsünün üstünde taşimak istiyor. "Başörtüsü Üssü Kep" modasina
karşi çikan yönetim, Tekin'e de disiplin cezasi veriyor. Bunun üzerine, her iki
ögrenci AIHM'ye başvurarak, Türkiye hakkinda tazminat davasi açiyor. Bu davayi
savunmak üzere Türkiye'deki avukatlar yetmiyor, Ingiltere'den avukatlar
tutuluyor. Dava uzun süre AIHM'de bekliyor. Türkiye'nin savunmasi isteniyor.
Ancak bu arada ilginç bir gelişme yaşaniyor. AIHM Türkiye'ye "dostane çözüm "
öneriyor. Nedir bu çözüm?.. "Biz tazminattan vazgeçelim, ama Türkiye'de
başörtüsü yasagini kaldirmak üzere, gerekli önlemleri alsin!". Yani
başlangiçta, Türkiye'yi insan haklarini ihlal ettigi iddiasiyla yargilanan
AIHM, bundan vazgeçiyor. Ama, karşiliginda da , Türkiye Cumhuriyeti
Hükümetinden, bir istekte bulunuyor. Çok genel, çok kapsamli bir istek. "
Başörtüsü yasagi sona ersin!.." Evet olayin özeti, başörtüsü yasagini
kaldirirsaniz, hem tazminat ödemekten kurtulursunuz, hem de demokratikleşmede
önemli bir adim atilmiş olur" deniyor. AIHM bu öneriyi Ankara'ya yani 363
milletvekili bulunan AKP Hükümetine iletiyor. Skandalin "Pes dogrusu" dedirten
kismi bundan sonra başliyor. Seçim meydanlarinda binlerce başörtülü ögrenci ve
velisinin oyunu almak için vermedikleri söz birakmayan AKP, iktidara gelince
büyük bir tezatlik sergiliyor ve AIHM'nin bu tarihi önerisine "Red" cevabi
veriyor.Yani "Türkiye'yi istediginiz kadar mahkum edebilirsiniz, ama biz bu
yasagi kaldiramayiz." diyerek kararini AIHM'e iletiyor. Dostane çözüme aracilik
yapan AIHM, nihai karari verecek olan hükümete bu karari iletiyor. Öneri
Ankara'ya iletildiginde, devlet mekanizmasi içindeki hukuki tepki, "mümkün
degil" dogrultusunda oluyor. Yani "başörtüsü ile ilgili yasaklarin kalkmasi
mümkün degil!..
Türkiye'de son üç yılda 4 bin
600 kişi işkence gördüğü gerekçesiyle mahkemelere başvurdu. Yapılan başvurular
hesaplandığında ortalama günde 4 kişinin işkence gördüğü ortaya çıkıyor.
İşkencecilerin AİHM'de Türkiye'ye maliyeti ise 4.7 milyon lira. CHP Ankara
Milletvekili Yakup Kepenek'in işkenceyle ilgili soru önerisine Adalet Bakanı
Cemil Çiçek tarafından verilen yanıt, Türkiye'ye sürekli tartışma konusu olan
ve " münferit" olduğu savunulan işkencenin boyutlarını gözler önüne serdi.
Çiçek, 2000-2002 arasında 4 bin 600 kişinin güvenlik görevlilerinin işkencesine
maruz kaldığı gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılıklarına başvurduğunu bildirdi.
Toplam bin 92 günlük bu süre başvurusu sayısıyla kıyaslandığında günde ortalama
4 kişinin işkence gördüğü ortaya çıkıyor. Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in verdiği
bilgiye göre, Cumhuriyet savcılıkları, 2000'de yapılan 1.633 başvurunun
490'ını, 2001'de yapılan 1.605 başvurunun 245'ini, 2002'de yapılan 210'unu
ciddi bularak güvenlik mensupları hakkında ceza davası açtı. Diğer başvurular
hakkında ise "görevsizlik, yetkisizlik ve takipsizlik" kararları alındı. Adalet
Bakanı Cemil Çiçek söz konusu dönemde, TCK'nin işkence suçunu düzenleyen 243 ve
kötü muamele suçunu düzenleyen 245'inci maddeleri uyarınca toplam 2 bin 471
dava açıldığını açıkladı. Çiçek, AİHM'in sonuçlandırdığı bu davalarda
Türkiye'yi 121 bin 386 euro, 80 bin 500 ABD Doları, 1 milyon 626 bin 567
İngiliz Sterlini, 723 bin 358 Fransız Frangı tazminata mahkum ettiğini
belirtti. Çiçek, işkence- kötü muamele nedeniyle de AİHM'e bu güne kadar
Türkiye aleyhine 344 başvurunun yapıldığını bildirdi. Başvuruların 247'sinin
halen devam ettiğini kaydeden Çiçek, 32 başvuruda ihlal kararı verildiğini, 65
başvuruda ise dostane çözüm yoluna gidildiğini açıkladı. AİHM 2000 yılında görülen
ve 82'si sonuçlanan davalarda ise Türkiye'nin 3 milyon 364 bin 269 euro, 58 bin
ABD Doları,753 bin 124 İngiliz Sterlini ve 10 milyon 313 bin 710 Fransız Frangı
tazminat ödemek zorunda kaldığını bildirdi.
1992-1998 tarihleri arasında
Kıbrıslı Türklerle Güneyli Rumlar arasında siyasi, sosyal ve kültürel
ilişkilerin geliştirilmesi için Güney Kıbrıs ve Yeşil Hat'a gitmesine izin
verilmeyen Ahmet Cavit An'ın Türkiye aleyhine AİHM'de açtığı dava sonuçlandı.
AİHM, Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) örgütlenme
hakkını kapsayan 11'inci maddesi ve hakların yasal yollardan aranmasını
düzenleyen 13'üncü maddesini ihlal ettiğini hükme bağladı. Türkiye ayrıca,
An'a, 15 bin Euro'luk manevi tazminatın yanı sıra 4 bin 715 Euro'luk mahkeme
masraflarını da ödeyecek. Karar, benzeri başvurulara emsal oluşturacak.
Gerekçeli kararda, Türk makamlarının An'ın 8 Mart 1992-14 Nisan 1998 tarihleri
arasında, Güney Kıbrıs ve Yeşil Hat'ta iki toplumlu toplantılara katılmasının
engellendiği belirtildi. 1989'da Kıbrıslı Rum ve Türkler tarafından kurulan,
Ahmet Cavit An'ın koordinatörlüğünü yaptığı, "Bağımsız ve Federal Kıbrıs
Hareketi" adlı örgütün, iki toplum arasında siyasi, kültürel ve sosyal
ilişkilerin geliştirilmesini hedeflediği kaydedilen kararda, An'ın toplantılarla
Kuzey ve Güney Kıbrıslılar arasında diyalogu arttırmayı amaçladığına dikkat
çekildi. An'ın toplantılara katılmasının reddedilmesinin, iki toplum arasında
barışın sağlanmasına engel oluşturduğu vurgulandı. AİHM, Türk makamlarının,
An'ın 1992-98 arasında Güney Kıbrıs'ta yapılan, iki toplum temsilcilerinin bir
araya geldiği 46 toplantıdan sadece altısına katılmasına hoşgörü
gösterdiklerini belirterek, An'ın Kıbrıs'taki BM barış gücü ve BM Mülteciler
Yüksek Komiserliği'nin düzenlediği iki toplumlu toplantılara katılmasının da
engellendiğini kaydetti.
İNSAN
HAKLARI POLITIKALARI
Her kurban bayramında olduğu
gibi bu bayramda da vatandaşların kurban derilerini THK'ya vermeye zorlanması
hukukçulara göre, birçok insan hakkı ihlalini beraberinde getiriyor. Buna göre
ilk olarak kurban bir özel mülkiyet sorunu olarak ortaya çıkıyor. İnsanlar
ancak kendilerinin olan bir hayvanı Allah'a kurban adayabilir. Dolayısıyla bu
mülkiyet tamamıyla sahibinin tasarrufu altında bulunuyor. Bir kamu otoritesi
insan kurban etlerini ne yapacağıyla ilgili bir doğrudan veya dolaylı talimat
veremeyeceği gibi aynı şeyi kurban derileri için de yapamaz. Devletin vatandaşa
kurban derileri ile ilgili talimatlar yağdırması mülkiyet hakkına bir
saldırıdır. Bu şekilde meşru gösterilemez. Bu konuda ancak devlet kurumları ile
özel dernek ve vakıflar arasında bağış rekabeti yaşanabilir. Derilerin zorla
toplanması bireylerin özgürlüklerinin ihlal edilmesi anlamına gelir. Zorla
kurban derisi toplamak inanç ve din özgürlüğünü ihlal eden bir kamu
otoritesinin diğer bütün özgürlükleri de ihlal etme potansiyeli taşıdığı
belirtiliyor. İnanç özgürlüğünü sınırlama çabalarının diğer özgürlükleri de
sınırlamaya yönelik adımlarla baş başa gittiği bugüne kadar yaşanan bir gerçek
olarak toplumun karşısına çıkıyor.
TBMM Başkani Bülent Arinç, laik
düzende herkesin, dini inanç ve düşünce özgürlügüne sahip oldugunu belirterek,
"Bu bakimdan laiklik, insanlarimizin dini inanç ve düşüncelerini her türlü
baski ve yönlendirmeden uzak bir biçimde yaşamalarinin da teminatidir" dedi.
TBMM Başkani Arinç, "Laiklik" ilksinin Anayasa'ya girişinin yildönümü
dolayisiyla bir mesaj yayimladi. Laikligin Türkiye Cumhuriyeti'nin temel
degerlerinden biri oldugunu belirten Arinç, mesajinda şunlari kaydetti:
"1937'de anayasa hukukumuza giren laiklik ilkesi ile ister Musevi, ister
Hiristiyan, isterse Müslüman olsun toplumdaki degişik inançlar teminat altina
alinmiştir. Laik düzende herkes, dini inanç ve düşünce özgürlügüne sahiptir. Bu
bakimdan laiklik, insanlarimizin dini inanç ve düşüncelerini her türlü baski ve
yönlendirmeden uzak bir biçimde yaşamalarinin da teminatidir. Anayasamiza göre
kimse, ibadete, dini törenlere katilmaya, dini inancini ve düşüncesini
açiklamaya zorlanamaz; dini inancindan ve düşüncesinden dolayi kinanamaz. Bu
nedenle laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin vazgeçilmez ilkeleri arasindadir."
Cumhurbaşkani Ahmet Necdet
Sezer, devletin, "kamusal yaşami ve devlet düzenini etkilemeye çalişan dinsel
tutum ve davranişlar karşisinda duyarsiz kalmasinin düşünülemeyecegini"
bildirdi. Sezer, laikligin, "birey ve toplumun her türlü baskidan uzak, din ve
vicdan özgürlügü içinde yaşamasi anlami taşidigini" ifade etti. Laiklik
ilkesinin Anayasa'ya girişinin 66. yildönümü dolayisiyla bir mesaj yayinlayan
Sezer, laik düşüncenin benimsenmesiyle dogma ve kaliplaşmiş ögretilerden uzak,
özgür düşüncenin oluşturulmasina ortam hazirlandigini; din ve devlet işleri
ayrilarak kişilere din ve vicdan özgürlügü saglandigini dile getirdi.
Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'ne (AİHM), işkence ve gözaltı konularında yapılan şikayetlerde son
yıllarda büyük oranda azalma görüldüğü, bunun polis ve jandarmanın eğitiminden
kaynaklandığını kaydedildi. Jandarma Genel Komutanlığı'nca hazırlanan raporda,
insan hakları ile ilgili ders, seminer ve konferansların jandarma ve polis
okullarında verilmeye başlanması ile birlikte Türkiye aleyhine AİHM'ye açılan
davalarda gözle görülür bir azalma görüldüğü belirtildi. Raporda, Türkiye
aleyhine AİHM'ye en çok 1996-1999 yılları arasında başvuru yapıldığı, bu
yılların aynı zamanda terörün ve terörle mücadelenin en yoğun yaşandığı yıllar
olduğu hatırlatıldı. Raporda, insan haklarının öncelikle bir "kültür ve anlayış
meselesi" olduğu vurgulanarak, genel komutanlığın insan haklarına son derece
büyük önem verdiği savunuldu. 2001-2002 yılları içinde subay, astsubay,
jandarma çavuşu olmak üzere ülke genelinde toplam 29 bin 713 kişiye insan
hakları konularında ders, seminer ve konferans verildiği yazılan raporda, bu
tür eğitim aktivitelerinin 2003 yılında da sürdüğü kaydedildi. Raporda, Avrupa
Konseyi ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde 2002 yıl içinde 100'e yakın
jandarma subayı ile emniyet mensubunun eğitim amacıyla Avrupa ülkelerine
gönderildiği belirtildi. AİHM'ye yapılan başvuruların yıllara göre dağılımı
konusunda da bilgiler verilen raporda, son yıllarda başvurularda azalma olduğu
belirtilerek, "Jandarma ve polis okullarında insan hakları ile ilgili ders,
seminer ve konferansların verilmeye başlanması, dolayısıyla personelin
bilinçlenmeye başlanmasının büyük etkisi olmuştur" denildi. Türkiye ile ilgili
AİHM'deki davaların bilançosu yayımlanan raporda, Brüksel mahkemesinde halen
beklemekte olan 30 bin 828 davanın 5 bin 246'sının Türkiye'ye ait olduğu
bildirildi.
Türk Ceza Kanunu (TCK) ile
Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında, Yasada Değişikliği Yapılmasına
Dair Yasa, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Yasaya göre
"tutukluları ölüm orucuna teşvik edenler" çeşitli cezalara çarptırılırken, ölüm
orucundaki tutuklulara da, zorla müdahalenin önünü açacak. Yasa, ayrıca
müvekkilleriyle görüşmek için cezaevlerine giden avukatlara da bazı yaptırımlar
getiriyor. Cezaevlerinde sürdürülen ölüm orucu eylemini hedef alan yasaya göre,
hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis
cezasına çarptırılacak. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna
teşvik edilmeleri ya da bu yolda talimat verilmesi de, beslenmenin
engellenmesinden sayılacak. Beslenmenin engellenmesi nedeniyle ölüm meydana
geldiğinde, fail 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına mahkum edilecek. Ceza
infaz kurumları ve tutukevlerine ait bina, araç, gereç veya tesislerine karşı
eylem yapılırsa, verilecek hapis cezası 3 yıldan az olamayacak. Hükümlü ve
tutuklular hangi nedenle olursa olsun kendilerine verilecek yiyecek ve
içecekleri sürekli olarak reddettikleri takdirde; bu hareketlerinin kötü
sonuçlarıyla bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu
veya tutukevi tabibince bilgilendirilecektir. Psiko-sosyal hizmet birimince de
bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacak ve sonuç
alınmaması halinde, beslenmelerine, kurum tabibince belirlenen rejime göre
uygun ortamda başlanacak. Beslenmeyi reddederek açlık grevi veya ölüm orucunda
bulunan hükümlü ve tutuklulardan, alınan tedbirlere ve yapılan çalışmalara
rağmen hayati tehlikeye girdiği veya bilincinin bozulduğu, doktorca
belirlenenler hakkında, "isteklerine bakılmaksızın" muayene tedavi ve beslenme
gibi tedbirler, sağlık ve hayatları için tehlike oluşturmamak şartıyla
uygulanacak. Bu gibi haller dışında bir sağlık sorunu olup da tedaviyi reddeden
hükümlü ve tutukluların sağlık ve hayatlarının ciddi tehlike içinde olması veya
hapishanede bulunanların hayatları için tehlike oluşturan bir durumun varlığı
halinde de müdahale edilebilecek. Hükümlü ve tutukluların sağlıklarının
korunması ve tedavilerine yönelik zorlayıcı tedbirler, onur kırıcı nitelikte
olamayacak. Cezaevi iç ve dış güvenliğinden sorumlu personel dahil olmak üzere
sıfat ve görevi ne olursa olsun ceza infaz kurumları ve tutukevlerine giren
herkes, duyarlı kapıdan geçecek. Bu kişilerin üzeri detektörle aranacak ve
eşyaları x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilecek,
ayrıca şüphe halinde elle aranacak. Bu cihazın bulunmadığı yerlerde arama ve
kontrol elle yapılacak. Ancak, milletvekilleri, mülki amirler, cumhuriyet
savcıları, müdafi ve avukatlar, noterler, ceza infaz kurumları ve tutukevleri
kontrolörleri, kontrolörleri izleme kurulu başkan ve üyeleri, uluslararası
sözleşmelerle yetkileri tanınmış kişi ve kuruluşların temsilcileri, ceza infaz
kurumu ve tutukevi koruma birlik komutanı ile kurum müdürünün üstleri, ağır
cezayı gerektiren suçüstü durumları haricinde elle aranmayacak.
DÜNYA
INSAN HAKLARI RAPORU
ABD: El Kaide ve Taliban
esirlerinin tutulduğu Küba'daki Amerikan üssü Guantanamo'da, 20 yaşlarında bir
tutuklunun intihar girişiminde bulunduğu iddia edildi. Binbaşı Paul Caruso, 16
Ocak'ta, hücresinde kendisini asmaya kalkışan tutuklunun, ABD askerleri
tarafından kurtarıldığını ve üsteki hastaneye kaldırıldığını söyledi.
Tutuklunun halen hastanede tedavi altında olduğunu kaydeden Caruso, ayrıntılı
bilgi vermeyi reddetti. Ancak, bu kişinin işkenceden hastaneye kaldırılmış
olabileceği belirtiliyor.
Küba'daki Guantanamo üssünde
tutulan Müslüman esirlerin birbiri ardına intihar girişiminde bulunması, insan
hakları kuruluşlarını endişelendiriyor. ABD esirlerin intihar teşebbüslerinde
ani bir artış yaşandığına dikkat çekti. 14 kişinin intihar girişiminde
bulunduğu belirtiliyor. İnsan hakları kuruluşları, mahkumların izole edilmiş
bir ortamda tutulmasının, intihar girişimi oranındaki artışla bağlantılı
olabileceğini belirtiyorlar. Uzamanlar ABD'yi esirlere gösterilen muamele
nedeniyle de eleştiriyor. Üste 625 esir var.
Bir federal temyiz mahkemesi,
hapishane yöneticilerinin, akıl hastası bir mahkum hakkında, normale dönemsini
sağlayacak ilaçlar verilerek idam edebileceği hükmünü verdi. Arkansas
eyaletindeki Charles Singleton adlı mahkum 24 yıl önce cinayetten idama mahkum
olmuştu. Aradan yıllar geçtikten sonra mahkum akıl sağlığını kaybetti ve cezası
ömür boyu hapse çevrildi. Şimdi temyiz mahkemesi mahkuma, onu iyileştirecek
ilaçların zorla verilmesine karar verdi. Yargıçlardan biri, sonucu idamın
infazı olacak tedavi hakkında tekrar değerlendirme yapmalarına gerek olmadığını
karara ekledi.
Güney Kore'de, ABD askeri
mahkemesinin yargıladığı Amerikan askeri, Koreli bir askere cinsel saldırıdan
suçlu bulundu. Amerikan 8. Ordu Sözcüsü Yarbay Steven Boylan, Tayland kökenli
asker Leng Sok'un, başkent Seul'un kuzeyinde Amerikan askeri üssü Jackson
Kampı'ndaki bir talim merkezinde, Koreli bir askere cinsel saldıran suçlu
bulunduğunu söyledi. Sok'un, şartlı tahliyesiz ömür boyu hapis cezasına
çarptırılabileceği, saldırıya karışan diğer 2 Amerikan askeri hakkında soruşturmanın
sürdüğü belirtildi.
3 insan hakları kuruluşu,
Amerika Ülkeler Örgütü'ne (OAS) başvurarak, Guantanamo Körfezi'ndeki askeri
üste tutulan esirlere işkence yapılmadığı konusunda teminat verilmesini talep
etti. Anayasal Haklar Merkezi, Uluslararası İnsan Hakları Grubu ve Uluslararası
İnsan Hakları Federasyonu tarafından yapılan ortak başvuruda, OAS'ın acilen
devreye girmesi ve üsteki esirlere işkence yapıldığı yönündeki iddiaların
soruşturulması istendi. Amerika Birleşik Devletleri'nin Afganistan'daki askeri
saldırıları sırasında ele geçirilen ve Guantanamo'daki askeri kampa gönderilen
Taliban ile El-Kaide mensuplarına yönelik işkence iddiaları, ilk olarak
Washington Post gazetesi tarafından gündeme getirilmişti. Pentagon Sözcüsü
Barbara Burfeind, "Bu iddialar hakkında yorum yapmıyoruz" demişti.
Guantanamo adasında baskı
altında tutulan esirlerden birinin daha kendini öldürmeye çalışmasıyla, burada
intihar girişiminde bulunanların sayısı 16'ya yükseldi. ABD Savunma Bakanlığı
Pentagon'dan yapılan açıklamada, gözaltındaki bir esirin daha son günlerde
intihara giriştiği belirtilirken, bu kişinin adı ve milliyeti açıklanmadı. Bu
arada, Uluslararası Af Örgütü, Guantanamo'da yakın dönemde artan intihar
girişimleri sebebiyle soruşturma açılmasını isteyerek tepki gösterdi. Af Örgütü
sözcüsü Alistair Hodgett, birisinin ölmeden önce esrilere nasıl davranıldığı,
nasıl sorgulandığı konusunda ABD ve ilgili görevlilerin açıklama yapması
gerektiğini söyledi.
ABD'nin hiçbir statü tanımadan
Guantanamo Üssü'nde tuttuğu El Kaide ve Talibanlı savaş esirlerinden biri daha
intihara teşebbüs etti. Olay insan hakları örgütlerinin gözünü yeniden
Guantanamo'ya çevirdi. ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Barbara Burfeind bir
esirin daha intihara teşebbüs ettiğini ancak görevliler tarafından
engellendiğini açıkladı. Guantanamo'daki intihar teşebbüsleri uluslararası
insan hakları örgütlerini harekete geçirirken, ABD'ye bu konuda yönelen
eleştirilerde giderek artıyor.
Amerikan'ın, Küba'daki
Guantanamo Adası'nda bulunan ABD Deniz Üssünde tuttuğu tutsaklardan 3'ünün daha
geçen hafta içinde intihar girişiminde bulunduğu bildirildi. ABD Savunma
Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, intihar girişiminde bulunan 3 tutsağın,
Guantanamo Üssünde tedavi edildikten sonra tekrara hücrelerine gönderildikleri
belirtildi. Bakanlık sözcüsü, tutsaklardan bazılarının başka ülkelere
transferinin söz konusu olduğunu belirtti, ancak hangi tutsakların hangi ülkeye
gönderileceği konusunda bilgi verilmedi.
Üzerinde "uluslar arası
terörist" yazan Bush resimli tişörtle okula gelen Michigan'lı Bret Barber
okuldan atıldı. Barber, savaşın Amerikalı ilk mağduru oldu.
Vatanlarının bağımsızlığı için
mücadele eden 3 Çeçen grubu terör örgütleri listesine alındı. ABD Dışişleri
Bakanı Colin Powell, Rus devlet televizyonu Rossiya'ya verdiği demeçte,
Rusya'nın endişeleri konusunda hassas olduklarını, Rusya ve Gürcistan'la
birlikte çalıştıklarını söyledi. Powell, grupların isimlerini açıklamadı, ancak
Rus yetkililer, bunların, Çeçen komutan Şamil Basayev'le bağlantısı olan Kamikaze
Şehitleri Taburu, Kafkas Mücahitleri Birleşik Gücü, Dağıstan ve İçkerya
Halkları Kongresi olduğunu belirtti.
Teksas eyaletinde, cinayet
suçundan idam cezasına mahkum olan bir kişinin cezası, zehirli iğneyle infaz
edildi. İdam edilen mahkumun, 1997 yılında cinayet işlemekten ölüm cezasına
çarptırıldığı bildirildi. Eyalette yıl başından bu yana idam edilenlerin
sayısı, son infazla birlikte 9'a yükseldi.
Florida eyaletinde, cinayetten
suçlu bulunan bir kişi idam edildi. Florida Valisi Jeb Bush'un sözcüsü, 1977'de
işledigi cinayetten idama mahkum olan Amos King'in cezasinin, Florida Eyalet
Cezaevi'nde zehirli igneyle infaz edildigini söyledi. King, Florida'da bu yil
idam edilen ilk kişi oldu.
AFGANİSTAN: Kandahar kentinin
güneyinde Rambası Köprüsü'nün havaya uçurulması sonucu 18 kişinin öldüğü
bildirildi.
Kuzeydeki Samangan eyaletinde,
farklı gruplar arasında çıkan çatışmada 4 milis öldü.
Askerler ile Taliban ve Hizbi
İslami üyeleri oldukları sanılan bir grup arasında, güneydeki Kandahar kenti
yakınlarında çıkan silahlı çatışmada 8 kişi öldü.
ABD bombardıman uçaklarının
Taliban şüphelilerine yönelik saldırılarında 17 sivilin öldüğü bildirildi.
Helmand eyaleti hükümet sözcüsü Hacı Muhammed Veli, sivillerin ölümleriyle
ilgili haberlerin başkent Kabil'deki merkezi hükümete iletildiğini ifade
ederek, gelen haberlere göre ölen 17 kişinin çoğunun kadın ve çocuk olduğunu
söyledi. Bagran vadisindeki Sina Keli köyü sakini Hacı Cilani, nehir yatağı
yakınlarında 2 kadın, 2 çocuk ve bir erkeğin cesedine rastladığını belirtti.
Bagram'daki Amerikan üssünden
yapılan açıklamada, Amerikan kara kuvvetlerinin, Helmand eyaletine bağlı Lejay
köyünün güneyinde operasyondan kaçmaya çalışan 3 kişiyi yakaladıkları
belirtildi. Açıklamada, "Eagle Fury" adı verilen operasyon kapsamında 25
şüpheli kişiye ateş açıldığı ve 12 kişinin de yakalandığı belirtildi.
ABD önderliğindeki ittifak
güçleri Afganistan'da yine katliam yaptı. İttifak uçaklarının Bagran bölgesinde
sürdürdüğü bombardımanda onlarca sivil hayatını kaybetti. Bölgede yaşayanlar
günlerdir süren bombalamalarda çok sayıda kişinin öldüğünü söylerken, bazı
kaynaklar ise Bagran'daki 3 köyde 30 kişinin öldüğünü ileri sürüyor.
Kuzeydeki Kunduz eyaletinde
bulunan bir Amerikan üssünün yakınında iki patlama meydana geldi. Amerikan
askeri sözcüsü Binbaşı Bob Hepner, patlamaların nedeninin mayın olabileceğini
söyledi. Bu arada ülkenin doğusundaki Gardez'de de, Amerikan askeri aracının
mayına çarpması sonucu bir asker yaralandı. Bagram'daki Amerikan Hava Üssünden
yapılan açıklamada, ameliyata alınan askerin ayağını kaybettiği belirtildi.
ABD'nin 2001'de Afganistan operasyonunu başlatmasından bu yana, saldırılarda
25, kaza ve hastalıklar nedeniyle de 22 Amerikan askeri öldü.
Kuzeyde rakip gruplar arasında
çıkan çatışmalarda 3'ü çocuk 6 sivil öldü.
Zarmat şehrinde meydana gelen
şiddetli patlamada, ayrilma hazirliklari yapan ve içinde Amerikan Özel
Güçleri'nin bulundugu araçtaki askerlerden 10 tanesinin öldügü bildirildi.
ALMANYA: Limburg Kenti, Elz ve
Frickhofen Kasabası'ndaki evlere hakim kararı ile düzenlenen polis
baskınlarında 7 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Frickhofen'de 22
yaşındaki bir Türk genci, kaçak olarak Almanya'da ikamet ettiği için sınır dışı
edildi. Limburg'da da bir iş hanında kalan 1 Bulgar ve 4 Türk genci gözaltına
alındı. 4 Türk sadece izinli oldukları bölgeleri terk ettikleri için tekrar
bölgelerine gönderilmek üzere serbest bırakıldı. Elz'de yakalanan 29 yaşındaki
kaçak bir Türk'ün de sınır dışı edileceği öğrenildi.
AZERBEYCAN: Dağlık Karabağ'da Ermeni
ve Azeri askerleri arasında çıkan çatışmada iki Azerbaycan askeri öldü, iki
Ermenistan askeri yaralandı.
AVUSTRALYA: Dr. Habibullah
Vahidi adlı sığınmacı, yetkililerin kendisini zorla sınır dışı etme kararı
almaları üzerine, 50 kadar Afgan sığınmacıyla kaldığı evde kendisini asarak
yaşamına son verdi. Mülteci Avukatları Grubunun verdiği bilgilerde, geçici
oturum vizesiyle Avustralya'da yaşayan, ancak sınır dışı edilmekle yüz yüze
bulunan 8 bin 600 kadar sığınmacı bulunduğu da açıklandı. Açıklamada, geçici
vizeyle kalan binlerce kişinin, "gönüllü olarak" ülkeyi terk etmeye zorlandığı
da kaydedildi.
BOLİVYA: Askerlerin, hükümetin
vergi artışı ve sosyal harcamalarda kısıntı planlarını protesto eden sivillerle
onlara katılan polislere ateş açması sonucu en az 17 kişi öldü, 100 kişi
yaralandı.
Yapılan protestolarda, ordu
birlikleri ile polisin de destek verdiği, halk arasında çıkan çatışmalarda,
ölenlerin sayısı 22'ye yükseldi.
CEZAYİR: Sidi Bel Abbes
kentindeki bir apartman dairesinde, dördü çocuk ve üçü genç kadın, 7 kişinin
cesedi bulundu. Güvenlik birimlerinin verdiği bilgiye göre, cesetler, apartman
dairesinden kokunun yayılması üzerine, komşuların ihbarıyla yapılan arama
sırasında bulundu.
Radikal İslamcı militanlar,
yola kurdukları barikata takılan araçları taradı. Saldırıda 12 kişi öldü.
ÇEÇENİSTAN: Salı bölgesinde
meydana gelen çatışmada Türkiye vatandaşı 3 kişi şehit oldu. Rusya federal
güçleri ile Çeçen mücahitler arasında çıkan çatışma Duba-Yurt köyü yakınlarında
meydana geldi. Çatışma sonucu Çeçen mücahitler saflarından 4 kişinin öldüğü
açıklandı.
Meydana gelen çatışmalarda ve
mayın patlamasında 10 Rus güvenlik görevlisi öldürüldü. Moskova yanlısı Çeçen
yönetiminden ismini açıklamak istemeyen bir yetkili, Çeçen savaşçıların
düzenlediği 10'dan fazla saldırıda 3 askerin öldürüldüğünü, 3 askerin
yaralandığını belirtti. Grozni'nin yakınlarında patlayan mayın bombası 2 Rus
güvenlik görevlisinin ölümüne yol açarken, Vedeno'da yola yerleştirilen mayının
patlaması sonucu da zırhlı araçtaki 2 görevli öldü.
Çeçen mücahitlerin saldırıları
ve patlayan mayınlar 5 Rus askerinin ölümüne, 9'unun da yaralanmasına yol açtı.
Shali şehrindeki çatışmada ise 1 Çeçen hayatını kaybetti.
Çeçenistan'ın Naur bölgesindeki
Kapustino yerleşim merkezi yakınlarında ortaya çıkarılan toplu mezardan 7 ceset
çıkarıldı. Bağımsız kaynaklardan edinilen bilgilere göre söz konusu mezardan
çıkarılan kişilerin kimlikleri belli oldu. Öldürülenlerden Hüseyin Magamadov'un
geçen Aralık ayında temizlik operasyonu sırasında Ruslar tarafından
kaçırıldığı, Mahmut Alhazurov'un geçen Ekim ayında Ruslarca tutuklandığı, Ahmet
İsraillov'un Kasım ayında Komsomolskoye köyündeki temizlik operasyonunda
alıkonularak bilinmeyen bir yere götürüldüğü ve Vaha İkayev'in yine Ruslar
tarafından bir süre önce tutuklandığı belirtildi. Mezardan cesedi çıkarılan
diğer kişilerin Komsomolskoye'den Mehdi Elmurzayev ve kardeşleri olduğu
kaydedildi.
ÇİN: Müslümanlarla Tibetliler
arasında çıkan çatışmalarda 1 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı
bildirildi.
ENDONEZYA: Birleşmiş Milletler,
Dogu Timor'da insanlik suçu işledikleri gerekçesiyle, 8 üst düzey Endonezyali
yetkili hakkinda suç duyurusunda bulundu. BM, uluslararasi polis teşkilati
Interpol'e de başvurdu.
FİLİPİNLER: İslamcı
gerillalarla askerler arasında çıkan çatışmada, ilk belirlemelere göre 7
gerilla öldü, 5 asker de yaralandı.
ABD askerleri ile Filipin
ordusuyla Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.
Filipin yönetimi, 122 mücahidin öldüğünü iddia ederken mücahit kaynakları çok
sayıda askerin esir alındığını ancak ölü sayısının bilinmediğini bildirdi.
Güneydeki Mindanao adasında
askerlerle Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında devam eden çatışmalarda 157
kişinin öldüğü bildirildi.
ABD askerleri desteğindeki
Filipin ordusuyla Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında son yılların en
şiddetli çatışmaları yaşanıyor. Filipin yönetimi, süren çatışmalarda 200
Müslüman savaşçının öldüğü iddia etti. Ölü sayısının artabileceği belirtiliyor.
Ordu açıklamasında, 6 askerin öldüğü, 55'inin yaralandığı bildirildi.
Güneyde, Müslüman gerillalarla
askerler arasında çıkan çatışmada, 7 asker öldürüldü. Ordu kaynakları 64.
piyade tugayı askerlerini taşıyan bir kamyonun, Mindanao adasındaki Matanog
bölgesi yakınlarında, Moro İslami Kurtuluş Cephesi'ne (MILF) mensup
gerillaların saldırısına uğradığını öne sürdü. Çatışmada 10 askerin de
yaralandığı bildirildi.
Havaalanı yakınında bir
lokantanın önünde, otomobile yerleştirilen bombanın patlamasıyla bir kişi öldü,
10 kişi yaralandı.
Filipinli Müslüman örgütlerden
Moro İslami Kurtuluş Cephesi'ne (MİKC) mensup mücahitler ile ABD-Filipin
askerleri arasında çıkan çatışmalarda 6 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı.
FİLİSTİN: İsrail ordusuna bağlı
40 kadar zırhlı araç, jipler eşliğinde Cenin kentine ve kentteki mülteci
kampına girdi. Filistinli güvenlik kaynakları, İsrail askerlerinin kente
girişlerinde otomatik silahlarla ateş açtığını, ateşe Filistinlilerin de
karşılık verdiğini belirtti. Çıkan çatışmada 2 Filistinli öldü. Ölen
Filistinlilerden birinin Hamas militanı olduğu belirtildi. İsrail ordusu 31
Ocak günü sabaha karşı, zırhlı araçlar ve piyade birlikleri desteğinde, Batı
Şeria'nın El Halil kentinde operasyon başlatırken, Tulkarm kentinde 2
Filistinliyi öldürmüştü. Öldürülenlerden birinin El Fetih grubuna bağlı El Aksa
Şehit Tugayları üyesi 32 yaşındaki Feyyaz Cabir olduğu açıklanırken, diğerinin
kimliğinin henüz belirlenemediği kaydedildi.
İsrail askerlerinin Gazze
Şeridi'nde açtığı ateş sonucu, 19 yaşındaki silahlı bir Filistinli şehit oldu.
İsrail askerlerinin Gazze
Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta bir Filistinliyi öldürdükleri bildirildi.
Filistin güvenlik kaynakları öldürülen Filistinlinin kimliğini açıklamazken,
İsrail ordu kaynakları Mısır sınırı yakınlarında silahlı bir Filistinlinin öldürüldüğünü
duyurdu. Son ölüm ile Aralık 2000'de patlak veren Filistin intifadasında
ölenlerin sayısı 2 bin 173'ü Filistinli 987'si İsrailli olmak üzere 2 bin 860'a
yükseldi.
Gazze Şeridi'nde iki Filistinli
daha işgalci Israil askerlerince şehit edildi. Filistinli güvenlik kaynaklarina
göre, Gazze Şeridi'nin güneyinde tarlada çaliştiklari sirada bir Israil
tankindan açilan ateşle vurulan 60 yaşindaki Salim Kdeha ve 35 yaşindaki Züheyr
Ebuşaab kurtarilamadi. Israil ateşinde iki Filistinli de yaralandi.
İsrail işgal kuvvetleri, Batı
Şeria'nın El Halil kentinde Filistinlilere ait 28 evi buldozerlerle yerle bir
etti. Yüzlerce Filistinliyi evsiz bırakan saldırının, 21 Ocak'tan bu yana
gerçekleştirilen en büyük ev yıkımı olduğu belirtiliyor. 21 Ocak'ta, "izinsiz"
oldukları gerekçesiyle 62 dükkan yıkılmıştı.
2003 yılının Ocak ayı, İsrail
saldırganlığının zirveye tırmandığı dönemlerden biri oldu. Bunun en önemli
sebebi ise 28 Ocak 2003 tarihinde İsrail parlamentosunun yenilenmesi için genel
seçimlerin gerçekleştirilecek olmasıydı. Bu yüzden Ariel Şaron, sokaklara
afişler yapıştırmak, el ilanları dağıtmak, flamalar asmak, mitingler
düzenlemek, gazetelere ilan vermek yerine Filistinlilere yönelik saldırılarını
artırdı. Çünkü siyonist kitle tabanının oyunu kazanmadan en etkili propaganda
metodu buydu. İktidar partisi olmak bu bakımdan Ariel Şaron'un Likud Partisi'ne
avantaj sağlıyordu. Neticede, hiçbir konuda vaat ettiğini yerine getirememesine
ve bir takım kirli çamaşırlarının ortaya dökülmesine rağmen Ocak ayı boyunca
Filistinlilere yönelik saldırılar düzenlemesi Şaron'a beklediği oyu kazandırdı
ve onun partisi seçimlerden birinci parti olarak çıktı. Ocak 2003, iktidardaki
Likud Partisi'nin "propaganda dönemi" olduğundan Filistinlilere yönelik
saldırılarda, dolayısıyla Filistinliler arasında gerçekleşen can kayıplarında
ve yaralanmalarda da önemli artış oldu. Özerk yönetimin Sağlık Bakanı Dr. Ahmet
eş-Şibi'nin verdiği bilgilere göre; Ocak 2003 içinde İsrail saldırıları
sebebiyle Filistinlilerden toplam 72 kişi hayatını kaybetti. Bunların tam üçte
birini 18 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyordu. Ölenlerin 38'i Gazze
bölgesinden, 34'ü ise Batı Yaka bölgesindendi. Ocak ayı boyunca İsrail
saldırıları sebebiyle yaralanan Filistinlilerin sayısı ise 790'ı buldu.
Tank ve buldozerlerle birlikte
Filistin kasabalarına giren işgal güçleri, ev ve işyerlerini yerle bir ediyor.
Batı Şeria'da 14 kişinin yaşadığı bir evi gece yarısı havaya uçuran İsrail
ordusu, Refah kasabasında 5 evi, Deyr El Bala'da ise iki ev, bir kümes ve bir serayı
yıktı.
Suçsuz Filistin halkından yaşlı
ve çocuk demeden önüne geleni acımasızca öldüren işgalci, intifada hareketinde
ölenlerin ailelerine hac yasağı getirdi. Sivil işlerden sorumlu Filistin
Bakanlığı yetkilisi İmad Natça, yaptığı açıklamada "İsrailli yetkililer, şehit
ailelerinden oluşan yaklaşık bin kadar hacı adayına hac farizasını yerine
getirmek üzere Suudi Arabistan'a gitme izni vermeyeceğini bildirdi" dedi.
Natça, Filistinli hacı adaylarının masraflarının Suudi Arabistan tarafından
karşılanmasının beklediğini de belirtti. Öte yandan; Batı Yaka'nın kuzeyindeki
Tulkarim'de 1 Filistinli polisin şehit edildiği bildirildi. Filistinli güvenlik
kaynakları, 20 yaşındaki Reda Hanen'in, Tulkarim'e giren İsrail askerlerince
etrafı kuşatılmış karakoldan çıkarken vurulduğunu belirtirken, bir kişinin de
aynı olayda yaralandığını kaydetti. Bu arada, İsrail ordusuna ait 12 tank ve
zırhlı aracın, 2 helikopter desteğinde Gazze Şeridi'ndeki El Magazi mülteci
kampına girdiği bildirildi. Filistinli kaynaklar, operasyon sırasında
helikopterlerden ateş açıldığını belirtti. Gazze Şeridi'ndeki El Magazi mülteci
kampında 65 yaşındaki bir kadının işgalci askerler tarafından şehit edildiği
bildirildi.
İsrail kuvvetleri,
helikopterler ve ağır silahlar eşliğinde Gazze şehrinin doğusunda bir hastaneye
saldırdı. Saldırıda iki erkek hemşire öldü. El Vefa hastanede çalışan
hemşirelerin, 26 yaşındaki Ömer Hasan ve 41 yaşındaki Abid El Kerim Loubed
oldukları açıklandı. İsrail birlikleri, bölgede görev yapan ve Sınır Tanımayan
Doktorlar Örgütü'ne (MSF) mensup bir doktoru da dövdü. Batı Şeria'nın Nablus
kentinde ise, İsrailliler ile silahlı Filistinliler arasında çıkan çatışmalarda
iki Filistinli ve iki Yahudi yerleşimci hayatını kaybetti. Çatışma sonrası,
İsrail güçleri Filistinlilerin cesetlerine el koydular ve ailelerine
vermediler. İsrail kuvvetleri ayrıca; bir polis, yaşlı bir kadın ve bir gençten
oluşan üç kişiyi daha katlettiler. İsrail'in kuzeyindeki Filistin yerleşim
bölgesi Um El Faham'da ise, bir İsrail polisini bıçaklayarak yaralayan
Filistinli genç öldürüldü. 29 aydır süren İkinci İntifada'da her iki taraftan
da ölenlerin sayısı 2923'e yükseldi. Bunun 2180'ini Filistinliler oluştururken,
ölen İsrailli sayısı 687. bunun yanı sıra on binlerce Filistinli ve İsrailli
saldırılarda yaralandı veya sakat kaldı.
İşgalci İsrail askerleri, Batı
Yaka ve Gazze'de Filistinlilere ait 10 evi yıktı. Nablus yakınlarında bulunan
iki köydeki evlerin dinamitle yıkılması ile 23 kişinin evsiz kaldığı, Gazze
Şeridi'ndeki Han Yunus mülteci kampında da 8 evin yıkıldığı kaydedildi.
Filistinliler ve insan hakları örgütleri, toplu cezalandırma yöntemi olarak
evlerin yıkılmasını kınıyor.
Gazze Şeridi'ndeki bir Israil
askeri kontrol noktasinda bomba yüklü bir aracin havaya uçmasi sonucu, araçta bulunan
3 kişi öldü, 4 Israil askeri hafif yaralandi.
İşgalci İsrail askerleri,
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC)'nin askeri kanat yetkililerinden İmad
Mabruk'u şehit ettiler. İşgalci saldırganlar ayrıca, Gazze Şeridi'nde de bir
Filistinliyi şehit ettiler. Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki Ayn Beyt
ilçesindeki mülteci kampında bir evde şehit edilen Mabruk'un silahsız olduğunu
kabul eden askeri yetkililer, tehlike oluşturduğu için vurduklarını söyleyerek,
gülünç bir mazeret ileri sürdüler.
Gazze Şeridi'nde Kissufim
siniri yakinlarinda 1 Filistinlinin Israil askerlerince şehit edildigi
bildirildi. Son şehitle, Eylül 2000'de patlak veren Intifada hareketinde
hayatini kaybeden Filistinlilerin sayisi 2 bin 192'ye yükseldi.
İsrail işgal askerlerinin Gazze
Şeridi'nde bir Yahudi yerleşim biriminin yakınlarında 2 Filistinliyi şehit
ettiği bildirildi.
Batı Şeria'nın Beytüllahim
kentinde bir İsrailli yüzbaşı vurularak öldürülürken, Kalkilya kentinde bir
Filistinli çocuk da İsrail ordusu tarafından öldürüldü. Hasan El Gül adlı 8
yaşındaki çocuğun İsrail askerlerine taş atan bir grup çocuğun arasında
bulunduğu belirtildi. Filistin güvenlik kaynakları, askerlerin ateş açması
sonucunda 2'si ağır 5 Filistinlinin de yaralandığını bildiriyor. İsrail ordusu daha
önce Nablus ve Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü operasyonlarda 2 Filistinliyi
öldürmüştü.
Gazze Şeridi'nin güneyindeki
Refah'ta 2 Filistinlinin Israil askerlerince şehit edildigi bildirildi.
Filistinli güvenlik kaynaklari, kaçak inşa edildigi belirtilen bir tüneli
dinamitleyen Israil askerlerinin tünelde bulunan 2 Filistinlinin ölümüne yol
açtigini kaydetti. Filistinli güvenlik kaynaklari, Israil askerlerinin Bati
Yaka'daki Tulkarim'de, aralarinda Islami Cihad'in bölge sorumlusunun da
bulundugu 8 Filistinliyi gözaltina aldigini söyledi. Ayni kaynaklar,
askerlerin, 24 yaşindaki bölge sorumlusu Mahmud Koleybi ile 22 yaşindaki Fahid
Savalha'nin yani sira 6 Filistinliyi daha gözaltina aldigini duyurdu.
Gazze Şeridi'nde bir Israil
tankinda büyük bir patlama oldugu, patlamadan sonra tankin alevlere büründügü
bildirildi. Patlamaya, yola yerleştirilen büyük bir bombanin sebep oldugu
bildirildi. El Cezire televizyonu, Gazze Şeridi'nin Beyt Lahia kasabasi
yakinlarinda olan patlamanin, tank bombanin üzerinden geçerken meydana
geldigini ve en az 4 Israil askerinin öldügünü bildirdi.
Gazze Şeridinde bir evde
meydana gelen patlamada ölenlerin sayisi 6'ya yükseldi. Bu arada, Bati
Şeria'nin Nablus kentinde Israil askerlerinin Filistin Kurtuluş Örgütü'nün üst
düzey yetkililerinden Tayser Halid'i tutuklamasi sirasinda çikan çatişmalarda
şehit Filistinlilerin sayisi 2'ye yükseldi.
2 Filistinlinin öldüğü, 18'inin
de yaralandığı bildirdi.
İsrail ordusu helikopterler,
buldozerler ve 40 tankla Gazze ve Batı Şeria'ya saldırdı. Bazı Filistinlilerin
evlerinin de havaya uçurulduğu saldırılarda biri kadın çoğu genç 14 kişi
hayatını kaybetti. Saldırıda ölenlerin arasında Hamas'ın üst düzey bir
yetkilisi bulunuyor.
Havadan askeri helikopterlerle
desteklenen bazı işgal güçleri gerçekleştirdikleri bir saldırıda HAMAS'ın
askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam birliklerine mensup bir genci daha
şehit ettiler.
İşgalci İsrail askerlerine, 40
kadar tank, buldozer ve helikopter desteğiyle girdiği Gazze'de Filistinliler
tarafından karşı koyulmaya çalışıldı. Çıkan çatışmada 4 işgalci asker
öldürüldü. 13 Filistinli de şehit oldu. 30 Filistinli yaralandı. Öte yandan;
akli dengesinin bozuk olduğu bildirilen bir Filistinli, Batı Yaka'daki Nablus
Kentinde İsrail askerlerince şehit edildi. Filistinli hastane kaynakları, Nasır
Ebu Safieh adlı 32 yaşındaki Filistinlinin, İsrail ordusunca uygulanan sokağa
çıkma yasağına rağmen kent merkezinde bulunduğu sırada, askerlerin düzenlediği
saldırıda öldüğünü söyledi.
Hamas
Örgütünden yapılan açıklamada, 21 yaşındaki Kerim Batron'un Gazze kentinde bir
İsrail tankını havaya uçurarak 4 askeri öldürdüğü kaydedildi.
İşgalci İsrail askerleri,
Tulkarim mülteci kampında bir Filistinliyi ve Nablus'ta camiden evine giden 17
yaşındaki genç ile 55 yaşındaki büyükbabasını vurarak şehit ettiler. Daha önce
Batı Yaka'daki Tulkarim'e giren İsrail askerlerinin şehit ettiği Filistinlinin,
24 yaşında bir genç olduğu belirtildi. Filistinliler, bu kişinin silahsız bir
HAMAS taraftarı olduğunu söylediler. Bu arada, Gazze'ye giren İsrail
askerlerinin, Gazze Şeridindeki kıyıyı üç bölgeye ayırdıkları ve
Filistinlilerin seyahat özgürlüklerini kısıtladıkları bildirildi.
Batı Şeria'nın kuzeyindeki
Cenin kasabasında bir Filistinli otomobilinin havaya uçurulması sonucu öldü. El
Fetih'e bağlı El Eksa Şehit Tugaylarına mensup olduğu bildirilen 22 yaşındaki
Tahir Zakani'nin öldüğü patlamada, biri ağır üç Filistinli yaralandı. Filistin
güvenlik yetkilileri, uzak kumandayla gerçekleştirilen patlamadan İsrail'i
sorumlu tuttular.
Filistinli bir kadının
askerlerce bacağından vurulduğu bildirildi. Gazze Şeridi'nde meydana gelen 2
ayrı olayda da, biri 9 ve 19 yaşlarındaki 2 kişinin yaralandığı bildirildi.
Filistinli hastane kaynakları, İsrail askerlerinin Gazze kentinin güneyinde 9
yaşındaki Emine Ebu Husa adlı kız çocuğunu karnından yaraladığını, Refah
kentinde de 19 yaşındaki Mahmud Elsıkli'nin yolda yürürken bacağından
vurulduğunu belirtti.
Batı Şeria'da, iki Filistinli
İsrail askerlerince şehit edildi. Filistinli güvenlik yetkililerine göre,
İsrail birlikleri Nablus kentine baskın düzenledi. Sokağa çıkma yasağı ilan
eden askerler, evinin önündeki Sami Halavi (43) adlı Filistinliyi vurarak
öldürdüler. Nablus yakınlarında da Velit el Masri (23) adlı Filistinli, yine
askerlerin kurşunlarına hedef olarak can verdi.
Filistin güvenlik
yetkililerinden alınan bilgiye göre, 23 yaşındaki Ahmet Nacar, Tulkarim
kentinde otomobiliyle giderken İsrail askerlerinin açtığı ateşle vurularak can
verdi.
Siyonist işgalcilerin Gazze'de
şehit ettigi iki gencin kimligi ancak tespit edildi. Gençlerin kimliklerinin
tespit edilememesine ise, işgalcilerin onlarin cesetlerine bile saldirmalari ve
birtakim organlarini kesmeleri sebep oldu. Işgal güçleri Erez sinir kapisinda
iki genci Israil hedeflerine yönelik saldiriya hazirlandiklari gerekçesiyle
şehit etmişlerdi. Ancak gençlerden birinin hiç silahli olmadigi, bizzat işgal
güçleri tarafindan itiraf edildi. Cinayetin gerçekleştirilmesinden sonra bölge
kuşatmaya alinmiş ve Filistinli işçilerin işlerine gitmeleri engellenmişti.
İsrail askerlerinin yaklaşık 20
tank desteğinde Gazze Şeridi'ndeki Filistin'e ait Beyt Hanun kentine girdi.
İsrail saldırısında 8 Filistinli şehit edildi, onlarca Filistinlinin de
yaralandığı ifade edildi. Filistinli güvenlik ve hastane yetkililerine göre,
Beyt Hanun sanayi sitesinde çalışan 31 yaşındaki Veyl Garbavi ve 32 yaşındaki
Eymen Ebu Şara, İsrail askerlerinin ateşiyle vurularak can verdi. Şara'nın
güvenlik görevlisi olduğu ve başının kesilerek katledildiği bildirildi. İsrail
askerleri Filistinli bir genci de öldürdüler. Kuzeydeki Beyt Hanun kentine
baskın düzenleyen İsrail birliklerinin ateşinde vurulan 15 yaşındaki genç
kurtarılamadı.
Rafah ve Deyru'l-Belah
mıntıkalarına yönelen İsrail askerleri buralarda bir camiyi, iki evi ve bir
güvenlik binasını yıktı, Deyru'l-Belah'ın güneybatısında yer alan el-Bereke
mıntıkasında da geniş bir tarım arazisini tahrip ettiler. İşgalcilerin
saldırılarında çok sayıda Filistinli de yaralandı ve birçokları tutuklandı.
Halepçe'de Ensar El İslam
örgütü militanının düzenlediği intihar eyleminde, militan dahil 4 kişinin
öldüğü bildirildi.
GÜNEY AFRİKA: Özelleştirme
politikalarina karşi direnişi örgütleyen bir yerel halk lideri öldürüldü. Güney
Afrika hükümeti, polis ve ordu güçleri, yoksul halkin giderek yükselen
tepkilerini böylesi baskici yöntemlerle sindirmeye çalişiyor.
GÜNEY KORE: Bir metroda
kundaklama sonucu çıktığı tahmin edilen yangında ölenlerin sayısının şu ana
kadar yapılan araştırmalara göre 124 olduğu bildirildi. Bu arada Acil Kurtarma
Merkezi açıklamasında, yaralı sayısının 140, kayıp sayısının ise 159 olduğu
bildirildi.
IRAK: Irak, Amerikan ve İngiliz
uçaklarının Basra'daki yerleşim bölgelerini bombalaması sonucu 2 sivilin
öldüğünü, 9 sivilin yaralandığını açıkladı.
Irak'ın güneyinde 48 uçuş yapan
Amerikan ve İngiliz savaş uçaklarına ateş açıldı. Irak, uçakların Basra'da
sivil yerleşim birimlerini bombaladığı açıklandı.
ABD'nin Irak'a yapmayı
planladığı saldırının sebebinin Avrasya'ya yeni bir şekil vermek olduğunu
söyleyen muhalif Yahudi entelektüel İsrael Şamir, Irak'tan sonra operasyonun
İran, Suudi Arabistan ve Pakistan'la devam edeceğini, böylece İsrail için
'güvenli bir alan' oluşturulacağını savundu. Şamir, ABD'yi bu savaşa İsrail ve
ABD'deki Yahudi lobisinin sürüklediğini iddia etti.
ABD baskısı üzerine sumen altı
edilen bir Birleşmiş Milletler raporuna göre, savaşta 500 bin Iraklı çocuğun
hayatını yitirebileceği uyarısında bulunuldu. BM'nin raporunda, ABD'nin Irak'a
düzenleyeceği saldırıda karne sisteminin tamamen çökeceğine dikkat çekildi.
Raorda, 1991 Körfez Savaşı'nın ve 10 yıldan fazla bir süre devam eden ekonomik
ambargoların, Irak halkı üzerinde yıkıcı etkilere yol açtığı belirtilerek,
tahminlere göre Irak'ta çocukların üçte birinin yetersiz beslendiği ve halkın
yüzde 60'ının hükümetin karne yoluyla dağıttığı yiyeceklerle hayat mücadelesi
verdiği kaydedildi.
İNGİLTERE: Irkçılığa dayanan
suçlarda, bir yılda yüzde 20 oranında artış meydana geldi. Hükümet kaynakları
tarafından yapılan açıklamada, 2001 yılının Nisan ayıyla 2002 yılının Mart ayı
arasında polis tarafından savcılıklara, 3 bin 728 suç dosyasının gönderildiği
kaydedildi. Bunun, bir önceki yıla göre yüzde 20'lik bir artışa işaret ettiği
belirtildi.
İSRAİL: İsrail askerleriyle
Filistinli tutuklular arasında, ülkenin güneyindeki bir askeri cezaevinde
çatışma çıktığı bildirildi. Askeri yetkililer, isyan alarmına geçen İsrail
askerlerinin cezaevindeki bazı teçhizatları yakan Filistinli tutukluları
dağıtmak amacıyla göz yaşartıcı bomba ve sis bombası kullandıklarını söylediler.
Yetkililer, 20 kadar Filistinli tutuklu ile iki gardiyanın dumandan zarar
gördüğünü ve 5 gardiyanın da, kendilerine atılan nesnelere hedef olarak
yaralandığını belirttiler.
İsrail birliklerinin, Ocak
ayında Filistin bölgelerinde 46 kişiyi öldürdüğü açıklandı. İsrail'de
yayınlanan Ha'aretz gazetesinin haberine göre, öldürülen Filistinliler'in masum
sivillerden oluştuğu belirtildi. Öldürülen masum siviller arasında 4 çocuk, bir
yaşlı bir de akli dengesi bozuk kişi bulunuyor.
Gazze'deki bir hastaneye İsrail
helikopterinden açılan ateş sonucu iki Filistinli hayatını kaybetti. Ayrıca,
Gazze Şeridi'nde, İsrail askerlerinin yıktığı evin altında kalan Filistinli
yaşlı bir kadın da öldürüldü. Bu arada, İsrail askerlerinin Gazze'deki
katliamlarının ardından 5 Filistinliyi daha öldürmesi sonrası Batı Şeria'daki
Nablus şehrinde bir Filistinli, Yahudi yerleşim merkezine ateş açarak, 2
İsrailliyi öldürdü. İsrail Radyosu'nun, askeri makamların açıklamasına
dayanarak bildirdiğine göre, İsrail askerlerinin karşılık vermesi sonucu
silahlı Filistinli öldü.
İşgalci İsrail, 11 Şubat günü
geç saatlerden itibaren Batı Yaka ve Gazze Şeridi'nde tam abluka ilan ederek,
bütün Filistinlilerin İsrail'e girişini yasakladı. Tam abluka sonucunda her gün
çalışmak için İsrail'e giren 100 bin Filistinli bu imkandan mahrum kalırken,
bunlardan İsrail'de çalışma izni olan 20 bin kadarı da işlerine gidemeyecek.
İsrail askerlerine saldırmaya
teşebbüs ettiği gerekçesiyle, askerlerin açtığı ateş sonucu yaralanan ve
İsrail'deki Meir Hastanesi'nde tedavi altına alınan 15 yaşındaki Filistinli bir
kızın, yatağına kelepçelenmiş halde tutulduğu bildirildi. Ameliyat sırasında
kızın kalın bağırsağından bir parça alındığı ve halihazırda 2 kurşunun da kızın
vücudunda bulunduğu öğrenildi. Ameliyathanede tutulan kızın yanında İsrailli 2
kadın askerin sürekli nöbet tuttuğu ifade edildi. Bir insan hakları kuruluşu
tarafından hastane başhekimi Ehud Aharonson'a gönderilen mektupta, kelepçelerin
derhal çözülmesi istendi. Yazıda, "Böbreğinde kurşun yarası olan, kalın
bağırsağının bir kısmı cerrahi müdahaleyle alınmış, seruma bağlı olan ve
vücudunda halen 2 kurşun bulunan 15 yaşındaki bir kızın IDF muhafızlarını alt
ederek kaçacağını yahut doktorlara ve diğer hastalara yönelik ciddi bir tehlike
teşkil edeceğini düşünmek saçmalıktır" denildi.
İSPANYA: Bask dilinde yayın
yapan Egunkaria gazetesinin kapatılmasının ardından, gazete çalışanlarının
işkenceli sorgulardan geçirildiği bildirildi. ETA örgütüyle bağlantısı olduğu
suçlamasıyla kapatılan gazetesinin eski yöneticisi Peio Zubiria, gözaltına
alındıktan bir süre sonra hastaneye kaldırıldı. Zubiria'nın sağlık durumu ile
ilgili hiçbir bilgi alınamıyor. İntihara teşebbüs ettiği söylenen gazetecinin,
aslında ağır işkenceye maruz kaldığı, bu nedenle İspanyol hükümetinin,
yargıçların ve polisin kendisini kamuoyundan saklamaya çalıştığı belirtildi.
Gazete kapattıran İspanyol yargıç Olmo, henüz Zubiria'nın ifadesinin
alınmadığını bildirdi. Kendilerinden haber alınamayan diğer gazetecilere de
polis tarafından işkence yapıldığı kaydedildi.
İSVEÇ: TBMM İnsan Hakları
Komisyonu, İsveç'te Kumla Cezaevi'nde kalan Efendi Çalışır'ın ağabeyinin
başvurusu üzerine, Türk mahkumun yaşadığı koşulları inceleme kararı aldı.
Çalışır'ın cezaevinde insan haklarına aykırı şekilde barındırıldığı, zamanında
müdahale edildiği için bir gözünü kaybettiği ve yakınlarıyla görüştürülmediği
iddia edildi. Komisyon hem İsveç Büyükelçiliği, hem de Türk Dışişleri
Başkanlığını harekete geçirdi. Komisyonun girişiminden bir hafta sonra
Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği cezaevine heyet gönderdi. Çalışır ve Türk
mahkumlarla yapılan görüşmelerle şikayetlerin haklı olduğu ortaya çıktı.
Uyuşturucu kaçakçılığından 10 yıla mahkum Çalışır, cezaevi koşullarıyla ilgili
bir şikayetinin olmadığını, ancak kalan cezasını Türkiye'de çekmek için yaptığı
başvurulara bir yıldan beri yanıt verilmediğini belirtti. Cezasının 4 yılını
Stockholm yakınlarındaki Kumla Cezaevinde çeken Çalışır, iade başvurularına
altı ay içinde yanıt gelmesine rağmen kendi başvurusunun bekletildiğini ifade
etti.
KIRGIZİSTAN:
Bişkek'in merkezinde arkadaşina misafirlige giden Salih Faydali adindaki Türk
işadami gidecegi apartmanin girişinde kimligi belirsiz polis üniformali iki
kişinin saldirisina ugradi. Hastanede işadaminin patlayan dudagina ise 6 dikiş
atildi. Bu arada Türkiye'nin Kirgizistan Elçiligi yetkilileri ise 29 Ocak'tan
itibaren kendilerine 4 saldiri haberinin intikal edildigini kaydettiler.
Başkent Bişkek'te en son Ali Tunç, Harun Yakişik, Salih Faydali ve Abdülkadir
Kocar adindaki Türk vatandaşlari saldiriya ugramişti.
KEŞMIR: Cammu-Keşmir
eyaletinde, bir gazeteci, kimligi belirsiz saldirganlarca öldürüldü.
Yerel "NAFA" Haber Ajansı
sahibi ve Yazıişleri Müdürü Pervez Muhammed Sultan, Srinagar'da uğradığı
silahlı saldırı sonucu öldü.
KOLOMBİYA: Güneydeki Putumayo
bölgesinde, Kolombiya Silahlı Devrim Güçleri (FARC) ile ABD destekli kontralar
arasında çıkan çatışmada 30 kişi öldü. Yetkililer, iki taraftan da 15'er
kişinin öldüğünü öne sürdüler.
Başkent Bogota'daki bir kulüp
binasinda meydana gelen patlamada 32 kişi öldü, 100'den fazla kişi de
yaralandi.
KOSOVA: BM Kosova Misyonu
(UNMIK) Kayıp Kişiler ve Adli Tıp Dairesi (OMPF), 1999 yılından bu yana
Kosova'daki savaşta ölenlerden 4 bin 19 kişinin cesedinin bulunduğunu açıkladı.
OMPF Başkanı Jose Pablo Baraybar, bulunan cesetlerden 2 bin 212'sinin
kimliğinin saptandığını, bu yıl içinde 700'e yakın cesedin daha kimliğini
belirlemeye çalışacaklarını belirtti. Kosova'da hala kayıp olan kişi sayısının
3 bin 324'ü Arnavut olmak üzere 4 bin 233 olduğu belirtildi. Beldgard'ın Kosova
Koordinasyon Merkezi'nce yapılan başka bir açıklamada ise Sırbistan'da çoğu
Arnavut olmak üzere 900'den çok cesedin bulunduğu, kimlik belirleme
çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.
KUZEY IRAK: Kuzey Irak'ta Ensar
grubu ile Talabani taraftarları arasında çıkan çatışmada, 3 IKYB yetkilisi ile
3 sivil öldü.
Musul kenti yakınlarına, bir
füzenin düşmesi sonucu en az 7 kişinin öldüğü birçok kişinin yaralandığı
bildirildi.
NİJERYA: Başkent Lagos'un
merkezinde meydana gelen patlamada ölü sayisinin 50 oldugu bildirildi. Yerel
radyoya göre, görgü taniklari, patlamada bir banka ile 4 katli iki binanin
yikildigini, çok sayida binanin hasar gördügünü ve 50 kadar cesedin ortaya
çikarildigini söylediler. Bir yerel televizyon kanali, patlamaya bir bombanin
yol açtigini bildirmişti.
PAKİSTAN: Liman kent Karaçi'de,
"Pakistan Devlet Petrolü" binasının yakınında güçlü bir patlama meydana geldi,
ilk belirlemelere göre bir kişi öldü.
RUSYA: Uluslararası Af Örgütü,
Rusya'da yaklaşık 17.000 çocuğun cezaevlerinde bulunduğunu açıkladı. Yaşam
koşullarının çok ağır olduğu belirtilen cezaevlerinde çocukların günlük yaşamda
sistematik baskılara ve insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığı belirtiliyor.
Rusya'daki insan hakları durumunu yakından inceleyen ve "Rusya ile Dayanışma"
adı altında bir kampanya başlatan Af Örgütü, yayınladığı yazılı açıklamasında,
ülkenin değişik cezaevlerinde yaklaşık 17.000 çocuğun bulunduğunu belirtti.
Cezaevlerindeki yaşam koşullarını "facia" olarak değerlendiren örgüt, Moskova
yönetimi ile iyi ilişkiler içerisinde olan Almanya'nın bu konuda Rusya'ya baskı
uygulamasını istedi. Açıklamada, "Almanya, yakın ilişkide olduğu ülkelere,
insan hakları konusunu ciddiye aldığını ve hassas davrandığını göstermelidir"
denildi. Çocukların yaşadığı cezaevlerinin kirli, bakımsız ve kalabalık olması
nedeniyle değişik hastalıklara yakalandığını de belirten Af Örgütü,
cezaevlerini "Rusya'nın uykusuz mekanı" olarak değerlendiriyor. Af Örgütü,
"Rusya ile Dayanışma" adlı kampanya yazısında, çocukların polis
karakollarındaki sorgu esnasında işkence altında tutuldukları da belirtiliyor.
Af Örgütü açıklamasında ayrıca, cezaevlerinde çocukların günlük yaşamda
sistematik baskılara ve insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığını belirliyor.
SUUDİ ARABİSTAN: Kuzeydeki El
Cevf eyaletinin Vali yardımcısı Hamad El Uvardi, düzenlenen bir suikast sonucu
öldü. Ulvardi'nin, Skaka şehrinde, arabasıyla ofisine gittiği sırada kimliği
belirsiz saldırganların açtığı ateş sonucu öldüğü bildirildi.
Başkent Riyad'da, 1 Ingiliz
vatandaşinin öldürüldügü bildirildi.
TAYLAND: 1 Şubat'ta hükümetin
başlattigi "uyuşturucuyla mücadele" kampanyasi sirasinda, 24 günde yaklaşik
1000 kişinin öldügü bildirildi. 3 ay sürmesi beklenen kampanya, kullanilan
yöntemlerdeki şiddet yüzünden eleştiri oklarina hedef oluyor. Ölü sayisinin bu
kadar çok olmasi karşisinda yapilan resmi açiklama ise, "çeteler çeteleri
öldürüyor" şeklinde. Ancak hiçbir katilin yakalanmamasi ya da cesetler üzerinde
otopsi yapilmamasi şüphe uyandirmaya devam ediyor. Kampanyayi eleştirenler,
balistik incelemelerde bulunulmasi halinde ölümlere birçok polisin kariştiginin
ortaya çikacagini söylüyor.
YEMEN: İstihbarat merkezi
yakınlarında patlama oldu. Güvenlik yetkilileri, istihbarat merkezi yakınındaki
kalabalık bir pazar yerinde patlayan bombanın, 4 kişinin ağır yaralanmasına yol
açtığını belirttiler.
VENEZÜELLA: Muhalif lider
Carlos Fernandez'in tutuklanmasının ardından gerginliğin tırmandığı
Venezüella'nın başkenti Caracas'ta bulunan İspanya Büyükelçiliği ve Kolombiya
Konsolosluğu'na bombalı bir saldırı düzenlendi. Saldırıda dört kişinin
yaralandığı öğrenilirken, saldırganların kim olduğu konusunda herhangi bir
açıklamada bulunulmadı.
SEYAHAT
ÖZGÜRLÜĞÜ
Irak halkının önünde canlı
siper olmak için kendilerini "canlı kalkan" olarak adlandıran grubun kurucusu
ABD'li eski asker K. Nichols O'Keefe, Türkiye'ye giriş yaparken "geçerli bir
pasaport ibraz edemediği" gerekçesiyle İtalya'ya geri gönderildi. O'Keefe,
Atatürk Havaalanı Pasaport Kısım Amirliği'ne alınarak gösterdiği "Dünya
vatandaşı pasaportu" ile Türkiye'ye giriş yapamayacağı söylendi. Durumu
İçişleri Bakanlığı'na bildirerek O'Keefe geldiği uçakla geri döndü.
Bağdat'a gitmek için Şırnak'ın
Cizre ilçesine gelen canlı kalkan Osman Akkuş'un Habur sınır kapısından
geçirilmesine izin verilmedi. Ankara'dan Gaziantep'e oradan da Cizre'ye otostop
yaparak gelen Osman Akkuş, Bağdat vizesi olduğu halde sınır kapısından
geçirilmemesine tepki gösterdi.
ÇOCUK
HAKLARI
İstanbul Sosyal Hizmetler
Müdürlüğü, son 2 yılda çocuklarını sokakta çalıştıran 533 aile reisi hakkında
savcılıklara suç duyurusunda bulunarak, dava açılmasını sağladı. İl Sosyal
Hizmetler Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, İstanbul Valiliği'nin 19 Ağustos
2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan "Sokakta Yaşayan veya Sokakta
Çalıştırılan Çocukların Korunması Suretiyle Kamu Esenliğinin Sağlanması ile
İlgili Güvenlik Kararı" uyarınca yapılan çalışmalar sonucu 533 aile reisi
hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunuldu. Bu girişimler sonucu
çocuklarını sokakta çalıştırdıkları belirtilen aile reisleri hakkında "yetkili
mercilerin buyruğuna uymamak" suçunu düzenleyen ve 3 ila 6 ay arasında hapis
cezası öngören TCK'nın 526. maddesi kapsamında davalar açıldı. Açılan
davalardan 75'in de ebeveynler ceza alırken, 458 davanın görülmesine halen
devam ediliyor. İl Sosyal Hizmetler Müdürü Kahraman Eroğlu, 4 yıl öncesinde
"sokakta yaşayan ve çalışan çocuk" sorununun İstanbul'u sıkıntıya sokacak
boyutta olduğunu kaydetti.
KADIN
"Gözaltında Cinsel Taciz ve
Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu" kurucularından Eren Keskin, basın
toplantısı düzenleyerek BM bünyesinde kurulan "Kadınlara Karşı Her Türlü
Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi" hakkında bilgi verdi. Kadınların verdiği
mücadeleler sonucunda ilk kez, Bosna ve Ruanda çatışmalarından sonra kurulan
uluslararası mahkemelerde, cinsel şiddet, taciz ve tecavüzün "insanlık suçu"
olarak değerlendirilmeye başlandığını hatırlatan Keskin, bu komitenin
kadınların mücadelesine büyük katkı sunacağını belirtti. Keskin, verilen
mücadele sonucu Türkiye'nin de 1979 yılında BM tarafından kabul edilen
"Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi"ne imza attığını
hatırlatarak, şunları söyledi: "Protokole göre, şiddete maruz kaldığını iddia
eden birey ya da birey grupları (kadınlar) taraf devlete karşı, iç hukuk
yollarını tükettikten sonra, Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi'ne
başvuru yapabilecektir. Komite başvuruyu kabul ederse, ilgili devletten
açıklama isteyecektir. Yine komite, ilgili devletin rızasını alarak, o devlet
sınırları dahilinde, konu hakkında incelemelerde bulunabilecektir. Her ne
kadar, komitenin kararı bağlayıcı yargı kararları değilse de, kadına yönelik
şiddetin uluslararası kamuoyunda duyurulması, ilgili devletlerin sorumluluğa
davet edilmesi ve şiddetin tartışmaya açılması gibi çok önemli faydaları
olacaktır. O nedenle, kadınların mücadelesinin önemli bir kazanımı olan bu
bireysel başvuru hakkını, bir kez daha hatırlatmak ve devlet kaynaklı cinsel
şiddete maruz kalmış kadınlara bu yolu da denemeleri konusunda çağrıda bulunmak
istiyoruz."
KÜLTÜREL
HAKLAR
Edip Akbayram'ın Taksim
Meydanı'nda savaş karşıtı konser yapma girişimi İstanbul Valiliği ve Emniyet
Müdürlüğü'nce "provokasyon olabileceği" ve "güvenliğin sağlanamayacağı"
engellendi.
Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulması için
Harran Üniversitesi Rektörlüğü'ne dilekçe verdikleri gerekçesiyle disiplin
cezası alan öğrencilerin bir üst mahkemeye yaptığı başvuru reddedildi. Harran
Üniversitesi öğrencileri Ferdi Çiçek, Naci Durmuş, Kenan Seçgü, Osman Toy,
Serdar Akşit, Mehmetşah Volkan ve Siracettin Yarız, 27 Ağustos 2002 tarihinde
Gaziantep İdare Mahkemesi'ne itiraz dilekçesi sunmuştu. DİHA'ya konuşan
öğrencilerden Siracettin Yarız, Bölge İdare Mahkemesi'ne itirazda
bulunacaklarını söyledi.
HADEP Gevaş Ilçe Başkani
Muzaffer Yildiz, DEHAP ilçe teşkilatinin açilişi sirasinda Kürtçe konuşma
yaptigi gerekçesiyle 7 gün hapis, 1 milyar 570 bin lira da para cezasi aldi.
Patnos Asliye Hukuk Mahkemesi,
Kürtçe "Savaşa hayir" anlamina gelen "Şerna" isminin iptali için açilan davayi,
"Bir sözcügün yabanci kökenli olmasi kamu vicdanini incitmez" diyerek reddetti.