YAŞAMA HAKKI
FAİLİ
MEÇHUL CİNAYETLER/ŞÜPHELİ ÖLÜMLER
06
Aralık 2000'de Adapazarı'nın Yazlık
beldesinde kimliği belirsiz bir kadın cesedi bulundu.
07 Aralık 2000'de İstanbul'un Eminönü İskelesi yakınlarında
bir çanta içine parçalanarak konmuş, kimliği belirsiz bir erkek cesedi
bulundu.
09
Aralık 2000 günü İstanbul Kartal'da
vücudunun bazı yerleri parçalanmış kimliği belirsiz bir erkek cesedi bulundu.
18
Aralık 2000 günü İstanbul'da Selman
Tunacan adlı şahıs iple asılarak öldürülmüş halde bulundu. Bostancı Tuna
Caddesi'ndeki Kayalar Sitesi B Blokun çatı boşluğunda iple asılı olarak bulunan
Tunacan'ın, askerden izinli olarak ayrıldığı belirtildi.
19
Aralık 2000 günü, Ankara'nın Etlik
semtindeki evlerinde Osman ve Nabiye Söyleriz adlı yaşlı bir çift,
bıçakla öldürüldükten sonra ateşe verilerek yakıldılar.
Mardin'in
Kızıltepe ilçesindeki evlerinde Selanik Ağaoğlu, Cemile Ağaoğlu ve
çocukları Hakan Ağaoğlu'nun cesetleri bulundu. Evde bir tabanca ile
tabancaya ait 8 adet boş kovan bulundu. Mardin Emniyet Müdürü Necmettin Seymen,
"olayın cinayet mi, intihar mı olduğunu araştırıyoruz" dedi. Mahalle sakinleri
Hakan Ağaoğlu'nun bir süredir bunalımda bulunduğunu, anne ve babasını
öldürdükten sonra intihar etmiş olabileceğini öne sürdüler. Ağaoğlu, 18 Nisan
1999 seçimlerinde FP'den Şenyurt Belde Belediye Başkan adayı olmuştu.
Gazeteci
yazar Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993 günü uğradığı bombalı saldırı sonucu,
"tasarlanarak öldürülmesine iştirak ettiği ve bu amaçla oluşturulan çeteye
mensup olduğu" gerekçesiyle Ankara 1 Nolu DGM'de idam istemiyle yargılanan
sanık Abdullah Argun Çetin'in dosyası, "Umut Davası" dosyası ile birleştirildi.
Mahkeme heyeti, Çetin'in yargılandığı dosya ile Umut Davası arasında "Hukuki ve
fiili irtibat bulunduğu" gerekçesiyle birleştirme kararı aldığını açıkladı.
YERİNDE
İNFAZ VE İŞKENCE İLE ÖLÜM
28 Şubat 1997 tarihinde
Malatya'dan kaçırıldıktan sonra 1 Mart 1997 tarihinde Ankara'nın Kalecik
ilçesinde boş bir arsada, işkenceyle hafızası kaybedilmiş olarak bulunan İslami
Dayanışma Vakfı eski Başkanı İsmail Özer, yaklaşık üç yıl aradan sonra hayatını
kaybetti. 20 Aralık 2000 tarihinde hava almak için çıktığı balkondan aşağı
düşen Özer'in, yapılan otopsi sonucu düşmeden önce beyin kanaması geçirdiği
anlaşıldı. Özer, kaçırılarak işkence edildikten sonra derin bir ruhi sarsıntı
içinde hayatını sürdürmüştü.
ÇATIŞMALARDA
ÖLEN VE YARALANANLAR
İstanbul
Gaziosmanpaşa'da 2 polis; İstanbul Okmeydanı'nda MLKP üyesi 2 kişi hayatını
kaybederken,
İstanbul
Gaziosmanpaşa'da 12 polis yaralandı.
SİVİLLERE YÖNELİK EYLEMLER
19
Aralık 2000 akşamı, İstanbul Zeytinburnu Ülkü Ocağına silahlı saldırı
düzenleyen kimliği belirsiz kişiler, Şükrü Sancak adlı kişinin ölümüne neden
oldular. İki kişinin de yaralandığı saldırıyı TKEP/L adlı yasadışı örgüt
üstlendi.
Adana'da bir kahvehaneye
atılan molotofkokteyli nedeniyle Murat Avşar ve Ahmet Ateş adlı şahıslar
yaralandı.
Hakkari'nin Yüksekova
ilçesinde Kayalar İş Merkezi'nin önüne bırakılan bomba patladı ve ardından iş
merkezinin karşısında bulunan Kardelen Bilardo Salonu, kimliği belirsiz
kişilerce otomatik silahlarla tarandı. Saldırı sonucu Abdülkerim Kaya ile
Tacettin Mengeş adlı şahıslar hayatlarını kaybederken, İbrahim Karay adlı şahıs
da yaralandı.
BOMBA VE MAYIN PATLAMASI
Eminönü Mısır
Çarşısı'nda 9 Temmuz 1998 tarihinde meydana gelen ve 7 kişinin ölümü 121
kişinin de yaralanması ile sonuçlanan patlama ile ilgili tartışmalara
Üniversiteler Bilirkişi Raporu noktayı koydu. Rapora göre, 'Olay tüp gaz
sıkışması sonucu meydana geldi, patlama nedeninin bomba olması mümkün değil.'
Olayın sanıklarından olan ve idam istemiyle yargılanan sosyolog Pınar Selek' in
babası ve aynı zamanda avukatı Alp Selek, mahkemenin talebi üzerine hazırlanmış
olan bu tek raporun olayı açıklığıyla anlattığını ve davayı tamamen
çökerttiğini söyledi. Baba Selek, "Olayın bir komplo olduğu anlaşılmıştır.
Dava daha önce tanık ifadeleriyle çökmüştü; ancak bu raporla tamamen çökmüştür.
Kızımın tahliye olacağını umuyorum, zira 2,5 yıldır boş yere yatmaktadır."
şeklinde konuştu. Baba Selek mahkemeye müracaatta bulunarak kızının tahliyesini
istedi. Duruşma 31 Ocak 2001 tarihinde görülecek.
İstanbul
Beyoğlu'nda Pamukbank ve Beşiktaş'ta Emlakbank şubelerine; Güngören Belediyesi
Kültür Merkezi binası önüne; Eyüp'te Kocasinan Merkez Mahallesi Muhtarlığı'na;
Şişli'de Pamukbank'ın ATM'sine; Güngören'de bir kamyona; Beyoğlu'nda Yapı Kredi
Bankası şubesine; Avcılar'da bir ATM'ye; Esenler'de bir İETT otobüsüne;
Maltepe'de Ziraat Bankası şubesi ile bir apartmanın garaj kapısına; Eyüp'te bir
polis otosuna; Gaziantep'te de bir
başka polis otosuna bombalı/silahlı saldırıda bulunuldu.
İstanbul
Bağcılar'da bir çöp bidonundaki bombanın patlaması sonucu, olay yerine gelen
polislerden birisi yaralandı.
Silvan'a bağlı Kıbrıs
köyünde çalışmak üzere tarlaya giden 13 yaşındaki Mehmet Doğru, kırsal alana
döşenen mayına bastı. Patlama üzerine olay yerine giden köylüler, Doğru'nun
parçalanmış cesedi ile karşılaştılar.
KİŞİ
ÖZGÜRLÜĞÜ
KAÇIRMA/KAYIP
Aram Yayınevi çalışanı Nergiz Ekinci'nin gözaltına
alındığının kabul edilmediği açıklandı. Aram Yayınevi tarafından yapılan
açıklamada, 20 Aralık'ta İstanbul'da gözaltına alınan Ekinci'nin can
güvenliğinden endişe duyulduğu belirtildi.
İHD İstanbul
Şubesi, Bala Başta isimli üniversite öğrencisinin 19 Aralık günü Taksim'de
yapılan eylemde gözaltına alındığını, ancak daha önce kabul etmelerine rağmen
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi yetkililerinin "Bizde yok" açıklaması yaptığını belirtti.
İŞKENCE/İŞKENCE
İDDİASI
Eskişehir'in
İmişehir köyünde ikamet eden Ercüment Öztürk, Eskişehir cezaevindeki bazı
tutukluların ailelerini Eskişehir'de kent merkezinden cezaevine götürüp
getirdiği için iki defa alınıp tehdit edildi. 26 Aralık günü Eskişehir
Otogarında bir sivil ekip tarafından gözaltına alındı fakat ailesinin ve
MAZLUMDER'in başvurularına hep gözaltında olmadığı yolunda cevap verildi.
Nihayet gece yarısından sonra Ercüment Öztürk'ün Eskişehir Emniyet Müdürlüğü
Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince alındığı öğrenilerek ailesine bildirildi.
Bunun hemen ardından ailesini arayan Emniyet yetkilileri, Ercüment Öztürk'ün
rahatsızlandığı için Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldığını bildirdiler.
Hastane yetkilileriyle yapılan görüşmelerde ise Ercüment Öztürk'ün elleri ve kolları bağlı vaziyette bir tarlada
bulunduğu ve hastaneye getirildiği, kendisine öldürücü tarım ilaçları
içirildiği öğrenildi. Kendi çabasıyla yuvarlana yuvarlana yol kenarına kadar
gelebilen ve kendisini görenlerce hemen hastaneye yetiştirilen Öztürk yapılan
tedavisinden sonra taburcu edildi, soruşturma henüz sürmekte ise de yakınları,
yarım kalmış bu faili meçhul cinayetin faillerinin bulunabileceğinden yana pek
umutlu değiller.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü
Mali Şube eski Müdürü Salih Güngör "tehdit" ve "haraç" iddiasıyla gözaltına
alındığı Emniyet Müdürlüğü'nde işkence gördüğünü iddia etti. ABD'de yaşayan
Melahat Üzümcü adlı kadının şikayetinde adı geçmediği halde gözaltına
alındığını ve Organize Suçlar Şubesi'nde her türlü kötü muameleye maruz
kaldığını söyleyen Güngör "Boynumda disk kayması olduğunu bilmelerine rağmen
hücrede bana soğuk hava verilmesi işkencedir. Organize şubede tam bir gestapo
yönetimi var" dedi.
Evine düzenlenen baskında,
iki misafiri ve beş kardeşiyle birlikte gözaltına alınan HADEP Sarıgazi Belde
Başkanı Mehmet Buğur, gördüğü işkenceden dolayı 15 gün iş görmez raporu aldı.
Sarıgazi'de 13 Aralık günü basın açıklaması yapan TAYAD'lı ailelerin eyleminden
sonra gözaltına alınan ve çıkarıldığı savcılıkta serbest bırakılan Buğur,
Sarıgazi Jandarma Karakolu'nda, diğer şahıslarla birlikte yoğun işkenceye maruz
kaldıklarını söyledi.
Yeni Gündem
Gazetesi Siirt dağıtımcılarından Osman Tekmen, polis otosunda tehditlere maruz
kalarak tartaklandığını açıkladı.
17 Haziran 2000 akşamında,
çöplükten kağıt toplarken bacanağı S.G ile birlikte oto hırsızlığı yaptıkları
gerekçesiyle gözaltına alınarak Ambarlı Polis Karakolu'na götürüldüklerini
söyleyen B.S., burada çeşitli işkencelere maruz kaldıklarını açıkladı. B.S
olayı şöyle anlattı: "Gözlerimizi bağladılar. Beş altı polis vardı. İçlerinden birisi 'ben
karateciyim' diyerek tekme tokat bize saldırdı. Biri göğsümün üzerine zıpladı.
Nefes alamaz duruma geldim. Bir ara gözlerimizi açtılar. O polis 'ben boksör
oldum pazularıma bak' dedi. Korkudan baktım bakınca yumruğu ile yüzüme vurdu.
'Şimdide sapık oldum' diyerek cinsel organlarımıza elektrik verdi." Gözaltında
durumlarının kötüleşmesi üzerine Avcılar'daki bir sağlık ocağına
götürüldüklerini belirten B.S., daha sonra Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk
edildiklerini ve burada işkence
gördüklerine dair rapor aldıklarını anlattı. Gözaltında 4 gün kaldıktan sonra
Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'na çıkarıldıklarını ve burada Sulh Ceza
Mahkemesi tarafından tutuklanarak cezaevine konduklarını söyleyen B.S., 21 gün
içeride kaldıktan sonra çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildiğini açıkladı.
Avukatı Ersin Dere aracılığıyla Silivri Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda
bulunan B.S., Ambarlı Karakolu'nda görevli polisler Murat Çakıcı, Müjdat
Arayan, Bircan Ballı, Rıza Köklü, İbrahim Murat Gazi ve Ömer Yiğit Doğan
hakkında dava açtı.
Mardin Cumhuriyet Savcısı
İsmail Zafer Kaya, Mardin Merkez Komutanlığı'nda görevli jandarma astsubayları
Mustafa Kıraç, Naci Karahisar ile uzman çavuşlar Ali Çekül ve Ali İzi hakkında,
PKK'ya üye olmaktan yargılanan Nusret Sülük ve Yusuf Çelik'e işkence yaptıkları
iddiasıyla dava açtı. Savcı Kaya, işkence yaptığı iddia edilen askerler
hakkındaki iddianamede, Sülük ile Çelik'in işkence gördüğünün doktor
raporlarıyla belirlendiğini kaydederek, askerlerin 5 yıl ağır hapis ve ömür
boyu kamu faaliyetlerinden men cezasına çarptırılmasını istedi.
Manisa'nın Akhisar
ilçesinde dişini tedavi ettirip de arabasıyla evine dönerken bir kaza yaşayan
Ferzende Ak adlı şahıs, kazaya neden olan şahsın hasarı karşılamasını istediği
için götürüldüğü Şehit Ilgaz Polis Karakolu'nda işkence gördüğünü açıkladı. 5
Aralık günü yaşanan işkence olayı, kazaya neden olan şahsın bir polis
arkadaşını arayarak olay yerine gelmesini rica etmesiyle başladı. Kazaya neden
olan şahsın "herkes kendi arabasını yapsın" demesini karşı çıkan Ak, polislere,
şikayetçi olduğunu kazada bir suçu bulunmadığını belirtti. Ancak polisler,
talebinde ısrarcı olan Ak'ı karakola götürerek işkence ettiler. Akhisar Devlet
Hastanesi'nden aldığı işkence raporuyla mahkemeye çıkarılan Ak serbest
bırakıldı.
Kamuoyunda "Manisalı
Gençler" olarak bilinen davanın gerekçeli kararında "sanıkların üzerlerine
atılı suçu işlediklerine dair hukuka aykırı alındığı kesinleşen ikrarlarından
başkaca mahkumiyetlerini gerektirir kesin ve inandırıcı deliller elde
edilmediğinden tüm sanıkların beraatlarına karar verildiği bildirildi.
DHKP/C üyesi oldukları
iddiasıyla gözaltına aldıkları Ali Şahin Pütün, Alev Yıldız, Mustafa Tosun,
Nazım Mercan ve Özcan Kumuz'a 12 gün boyunca işkence yapan polisler hakkında
açılan dava İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada, İstanbul
Emniyet Müdürlüğü'nde görevli komiserler Fethi Vuruşkan, Dursun Ali Öztürk,
Savaş Akın, komiser yardımcısı Erkan Kabakçılı ile polisler Nuh Çelik, Erhan
Mamikoğlu, Halil Melengeç ve Talip Kaya yargılanıyordu. Mağdurlar için Adli Tıp
Kurumu'ndan 15 gün "iş ve gücünden olacak şekilde işkenceye maruz kaldıkları"
yönünde rapor geldikten sonra polislere, önce 1 yıl ağır hapis ve 3 ay
memuriyetten men cezası verildi. Mahkeme heyeti cezada indirim öngören TCK'nın
59/1 maddesini uygulayarak polislere verilen cezayı 10 ay ağır hapis, 2 ay 15
gün de memuriyetten men cezasına çevirdi. Mahkeme heyeti daha sonra "Sanıkların
bir daha suç işlemeyeceklerine dair kanaat" edindikleri gerekçesiyle bu cezayı
erteledi.
ÇEŞİTLİ AMAÇLARLA
YAPILAN BASKI VE TEHDİTLER
İnsan Hakları Derneği
Ankara Şube Sekreteri İlhami Yaban, üyeleri Alihan İlhan'a sivil polisler
tarafından muhbirlik teklifinde bulunulduğunu açıkladı.
GÖZALTILAR
ADANA: Cezaevlerine yönelik operasyonu protesto etmek
isteyen, çeşitli sivil toplum kuruluşlarına mensup 5 kişi;
ANKARA: 1991 yılında Ağrı'da yaptığı bir konuşma nedeniyle
DBP Merkez Yürütme Kurulu üyesi Nurettin Basut;
F tipi karşıtı gösterileri organize ettiği gerekçesiyle 22 kişi;
cezaevlerine yönelik operasyonu protesto etmek isteyen, çeşitli sivil toplum kuruluşlarına
mensup 7 kişi; tutuklu yakınlarının açlık grevinde bulunduğu TSİP merkezinden
19 kişi; İHD Ankara Şubesinde düzenlenen baskında 5 kişi;
ÇANAKKALE: Cezaevi ziyaretinden çıkan Proleter Halkın Birliği
Dergisi eski başkanı Salih Aksu; F tipi cezaevleri karşıtı basın açıklaması
yapmak isteyen 16 kişi;
ÇORUM: Cezaevlerine yönelik operasyonu protesto etmek isteyen
13 kişi;
DİYARBAKIR: Azadiya Welat Gazetesi Diyarbakır Temsilcisi Erdem
Yücedağ; Demokrasi Platformu'nun organize ettiği açlık grevi dolayısıyla 8
sendikacı; cezaevi operasyonlarıyla ilgili açıklama yapan DBP Diyarbakır İl
Başkanı Şiyar Bozhan;
EDİRNE: Avrupa ülkelerine geçmek isteyen 74 mülteci;
ELAZIĞ: EMEP Elazığ il örgütünün çıkardığı "IMF bütçesine
hayır" başlıklı bildirileri dağıtan iki EMEP üyesi;
ESKİŞEHİR: F tipi
cezaevlerini protesto eden 50 kişi; her hangi bir gerekçe gösterilmeden şehir
otogarından Ercüment Öztürk adlı bir kişi;
HATAY: Bir otobüsün bagajında 7 mülteci;
İSTANBUL: Gerekçe gösterilmeden Azadiya Welat Gazetesi ve Pine
Dergisi Genel Müdürü Seyit Karabaş ile temsilci Suat Özalp; Beyoğlu'nda F tipi
cezaevlerini protesto edenlerin 200'ü; Ümraniye'de evine düzenlenen baskınla
Yeni Gündem Gazetesi muhabiri Neriman Dağdelen; Bahçelievler'de bildiri dağıtan
4 EMEP'li; Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer'in ifadesiyle, Emek
Platformu'nun iş bırakma eylemine katılan 300 eğitimci; F tipi cezaevlerini
protesto eden 34 kişi; Atatürk Havaalanı'nda İHD yöneticisi Nimet Tanrıkulu;
Şirinevler'de Yeni Evrensel Gazetesi satan Yılmaz Ağbulut ve Metin Yıldırım
adlı şahıslar; İHD İstanbul Şubesi'nde düzenlenen baskınlar sırasında şube
yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 23 kişi; DSP Beyoğlu ilçe binasına
girerek F tipi aleyhine eylem yapan 5 kişi; operasyon düzenlenen Bayrampaşa
Cezaevi önüne giden ve aralarında İHD şube yöneticilerinin de bulunduğu 31
kişi; Bayrampaşa Cezaevi'ne dönük operasyonları takip eden CNN Türk, Show TV ve
ATV muhabirleri; cezaevlerine yönelik operasyonu protesto etmek amacıyla Taksim
Meydanı'nda 50; Esenler'de Yeni Evrensel
Gazetesi satan 4 kişi; cezaevlerine yönelik operasyonu protesto etmek amacıyla
DSP İstanbul il binasına giden 6 kişi; Okmeydanı'nda öldürülen Özkan Tekin'in
cenazesi sırasında 4 kişi; Taksim'deki TAYAD şubesinden 23 kişi; Kağıthane'deki
evlerine düzenlenen baskınla Evin, Berin ve S. (13) adlı kız kardeşler;
Cumhuriyet Gazetesi'nin basıldığı Çağdaş Matbaada grev yapan 22 işçi;
İZMİR: Korsan gösteri yaptıkları iddiasıyla HADEP üyesi 6 kişi; iki ayrı kamyonda
96 mülteci; Bank-Sen İzmir şube çalışanı Zuhal Erhan ve ablası;
KAYSERİ: Cezaevlerine yönelik operasyonu protesto etmek isteyen 7
kişi;
KOCAELİ: Cezaevlerine yönelik operasyonu protesto etmek
isteyen 42 kişi; açlık grevinde bulunmak isteyen 8 kişi;
MALATYA: HADEP il binasına yapılan baskını izleyen Yeni Gündem
Gazetesi muhabiri Ayşe Oyman ile burada açlık grevinde bulunan 24 kişi;
MERSİN: F tipi cezaevlerini protesto eden 5 kişi;
SAMSUN: Cezaevlerine yönelik operasyonu protesto etmek
isteyen 40 kişi;
SİİRT: HADEP Gençlik Kolları üyesi üç kişi;
VAN: Tatvan'da 17 mülteci gözaltına alındı.
TUTUKLAMALAR
ANKARA: Örgüte yardım ve yataklık ettikleri gerekçesiyle TSİP
Genel Başkanı Turgut Koçak ve iki parti yöneticisi;
İSTANBUL: Azadiya Welat Gazetesi ve Pine Dergisi Genel Müdürü Seyit Karabaş ile
temsilci Suat Özalp; F tipi cezaevi karşıtı gösteriler sırasında gözaltına
alınan SİP yöneticisi Hüseyin Karabulut, ÖDP yöneticisi Kemal Bozkurt;
İZMİR: İzmir Buca'da YNK'yi protesto gösterisi düzenledikleri gerekçesiyle
gözaltına alınan HADEP Gençlik Kolları Başkanı Hakan Kızıl ile Fikret Arslan,
Serhat Yaşar, Mahir Dinler ve Ahmet Kaya adliyeye sevkedildi. Cumhuriyet
Savcılığı'ndaki sorgularının ardından tutuklanan 5 kişi Nazilli Cezaevi'ne
gönderildi.
KOCAELİ: Cezaevlerine yönelik operasyonu protesto etmek isteyenlerin 3'ü
tutuklandı.
YERLEŞİM MERKEZLERİNE YÖNELİK BASKILAR
"Köye
Dönüş Projesi" kapsamında oluşturulan ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ikinci
köykenti Şırnak Başağaç Köykenti'ne, 13 aile yerleştirildi. Bölgede "Köye
Dönüş Projesi" kapsamında hizmetlerin toplu halde verilmesi amacıyla
oluşturulduğu öne sürülen Siirt'in Eruh ilçesinde ilk kez yaptırılan Bayraklı
Köykenti'ne de 3 ay önce 115 aile yerleştirilmişti.
CEZAEVLERİ
Açlık Grevleri ve
Cezaevleri Operasyonu (Hangi cezaevlerinde operasyon yapıldı ve hangisinde kaç
kişi öldü?)
Aralık ayı başındaki
Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında, Devlet Bakanı ve Hükümet sözcüsü Tunca
Toskay, "cezaevlerindeki açlık grevleri ve ölüm oruçları ile ilgili eylemlerin
sona erdirilmemesi halinde müdahale dahil, gereğinin yerine
getirileceğini"söyledi. Toskay Bakanlar Kurulu'nun ölüm oruçlarının temel
talebi olan "F tipi" cezaevlerinden vazgeçilmesi konusundaki yaklaşımının ise,
"F tipi cezaevlerinin ivedi olarak hizmete sokulması için bütün tedbirlerin
hızla alınması gerektiği" olduğunu aktardı.
Adalet Bakanı Hikmet Sami
Türk ölüm orucu eylemcilerine ve yakınlarına, hazırladıkları tasarılar
yasalaşmadıkça F tipi cezaevlerine nakiller yapılmayacağı yönünde açık güvence
verdi. Her aşamada eleştirilerden yararlanacaklarını duyuran Adalet Bakanı
Türk, ölüm orucundaki mahkumların isteklerinden biri olan ağır hastaların
tedavileri ve tedavi edilemeyecek durumdakilerin infazının ertelenmesi
konusunda da çalışma başlattıklarını anlattı.
F tipi cezaevleri ve
benzeri birtakım uygulamalardan vazgeçilmesi talebiyle sürdürülen ölüm
oruçlarına değinen Başbakan Bülent Ecevit, ölüm oruçlarının kendilerini çok
üzdüğünü ve kaygılandırdığını belirtti. Ecevit şunları söyledi: "Bilindiği
gibi, şimdiye kadar koğuş sistemi büyük ölçüde silahlı karargahlar haline
gelmişti. Devletin otoritesi tamamen yol edilmek isteniyordu. Hiçbir devlet
buna ilelebet katlanamazdı. Onun için F tipine geçmekte kararlıyız." Aynı gün,
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk de "Şu anda cezaevlerindeki açlık grevlerine ve
ölüm oruçlarına son verilmesini bekliyoruz. Vazgeçme halinde gerekli tüm
hazırlıklar yapılmıştır. Sağlık personeli bu amaçla beklemektedir." dedi.
Çeşitli çevrelerden oluşan
kimselerin, ölüm orucuna çözüm umuduyla Bayrampaşa Cezaevi'ndeki tutuklu ve
hükümlülerle yaptıkları görüşmeler sıklaştı.
Ölüm oruçlarıyla ilgili bir
basın toplantısı düzenleyen Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Türkiye genelinde
1110 kişinin açlık grevinde, 249 kişinin de ölüm orucunda olduğunu söyledi.
Türk, ölüm orucuna başlayan tutuklu sayısının her geçen gün arttığını
belirtirken, tutukluların taleplerine de değindi. Türk, işkenceye karışan
polislerin yargılanması, hasta tutukluların tedavi edilmesi, TMY'nin 16'ıncı
maddesinde değişiklik yapılması ve cezaevlerini denetleyecek bir sivil
inisiyatifin kurulması konusunda uzlaşıldığını, buna rağmen eylemin
sürdürüldüğünü söyledi. Türk, eylemcilerin 20 veya 18 kişilik oda önerilerinin
koğuş sisteminin devamı anlamına geldiğini savunarak, "Cezaevi reformu
projemizde oda sistemini geçersiz kılacak herhangi bir öneriyi kabul etmemiz
söz konusu olamaz." dedi.
Cezaevlerindeki ölüm
orucunun 47. gününde, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun MHP'li üyesi
Mehmet Arslan, "gebersinler, ölsünler ne yapalım kendileri istedi" dedi.
Komisyon üyelerinin itirazı üzerine Arslan, bu defa, "Ne yani ölmesinler diye
altlarına mı yatalım" dedi. Arslan'a ilk karşı çıkan FP Genel Başkan Yardımcısı
ve Komisyon üyesi Mehmet Bekaroğlu, "Ölmelerini engellemek bizim görevimiz.
Sözleriniz bu çatıya yakışmıyor. Kimsenin ölmesine izin veremeyiz." diye tepki
gösterdi. Arslan, bu tepkisinden bir süre sonra, Komisyondaki görevinden istifa
ettiğini açıkladı.
19
Aralık 2000 sabahı ölüm orucundakilere yönelik olarak aynı anda yirmi
cezaevinde operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlar boyunca, tek haber
kaynağı resmi yetkililer oldu; basın mensuplarıyla ilgili kimseler cezaevlerine
yaklaştırılmadılar. Cezaevlerinin tamamından dumanlar yükselirken, çeşitli iş makinaları
duvarları delmekte kullanıldı. Operasyonlarda gaz bombaları da kullanıldı.
Operasyonlar sonrası ikisi güvenlik görevlisi olmak üzere toplam 29 kişi
hayatını kaybederken, 6 hükümlünün de kaybolduğu bildirildi. Bayrampaşa ve
Ümraniye cezaevlerinde ölen mahkumların otopsilerinde, 13 mahkumdan 5'inin
ateşli silahla, 2'sinin gaz ve duman zehirlenmesiyle, 5'inin ise yanmaya bağlı
olarak öldüğü belirlendi.
Operasyonun
ilk günü bir açıklama yapan Başbakan Bülent Ecevit, operasyonun "Teröristleri
kendi terörizmlerinden koruma ve kurtarma girişimi olduğunu" söyledi.
Operasyonu "Hayata Dönüş" olarak adlandıran İçişleri Bakanı Sadettin Tantan da
"operasyona bir yıl önce karar verdik. Seçilmiş jandarma komando ekipleri
oluşturuldu. Cezaevlerinin projeleri çıkarıldı, maketleri yapıldı. Komandolar
bu maketler üzerinde bir yıldır özel eğitim alıyor. Öyle bir günde yapılmış bir
şey değil. Kriz merkezimizi Müsteşar Saim Çotur başkanlığında bir hafta önce
kurduk. Harekete geçmek için en uygun an tespiti yapıldı. Bir yılda planlandı,
bir haftadır da uygulaması yapılıyor" diye konuştu. Operasyonun ne zaman ve
nasıl planlandığı ile ilgili olarak da Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, son güne
kadar beklendiğini ileri sürdü. Adalet Bakanı'yla çelişen açıklamalarını F tipi
cezaevlerine nakiller konusunda da sürdüren Tantan, hangi F tipine kimlerin
yerleştirileceğinin bile çok önceden belirlendiğini kaydetti.
Adalet
Bakanı Hikmet Sami Türk'e bir gazetecinin "Bayrampaşa ve Bartın cezaevi
arasında iki mahkumun telefon görüşmesi basına yansıdı. Ancak Bartın'dan
telefon çıkmadı" sorusu üzerine, Türk'ün yanında bulunan Ceza ve Tevkif Evleri
Genel Müdürü Ali Suat Ertosun araya girdi ve Bartın Cezaevi'nde telefon
bulunduğunu söyledi. Aynı gazetecinin, "Bu telefon konuşmasındaki talimata
rağmen Bartın Cezaevi'nde kendisini yakan çıkmadı" sorusu üzerine Türk "Bunu
değerlendirebilecek durumda değilim, ama bu görüşme kaydedilmiştir, teşhir
edilmiştir" yanıtını verdi. Türk daha sonra, "Şimdi size bir şey söyleyeceğim;
devlete karşı şüpheci ifadeler taşıyan sorular sormayınız" diyerek garip bir
tavır ortaya koydu.
Bartın
Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Tanrıkulu, Bartın Cezaevi'nde Bayrampaşa
Cezaevi'ndeki mahkumlarla bağlantı kurmakta kullanılan cep telefonunun iki
yıldır dinlendiğini ileri sürdü.
Adalet Bakanı Hikmet Sami
Türk, ölüm orucu ve açlık grevini sona erdirmek amacıyla yapılan "Hayata Dönüş"
operasyonundan sonra toplam 2018 tutuklu ve hükümlünün ölüm orucu, açlık grevi
ve dönüşümlü açlık grevi eylemini sürdürdüğünü açıkladı. Türk düzenlediği basın
toplantısında, "Hayata Dönüş" operasyonunun F tipi cezaevlerine nakilleri
zorunlu kıldığını ifade ederek, halen Edirne F tipi cezaevine 327, Kocaeli F
tipi cezaevine 337 ve Sincan F Tipi Cezaevine de 5'i hastanede olmak üzere 341
tutuklu ve hükümlünün nakledildiğini kaydetti.
Operasyonlar sonrası bir
televizyon kanalına konuşan Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, "F tipi
cezaevlerine yapılan nakiller kalıcı mı?" sorusu üzerine nakillerin üç gün için
yapılmadığını vurguladı. F tipi cezaevlerinin kullanılmak için yapıldığını
yineleyen Türk "F tiplerinde her hangi bir eksik varsa, elbette bunları
düzeltmeye hazırız" dedi.
Cezaevlerinin
yılların ihmaliyle bir sorunlar yumağı haline geldiğini söyleyen Hikmet Sami
Türk şöyle devam etti: "Bu durumun nedenleri arasında Adalet Bakanlığı'nın
yıllardan beri cezaevlerini düzeltmeye yeterli kaynaklardan yoksun bırakılması,
mevzuatın yetersizliği, görevlerini yapmada zaman zaman yetersiz kalan bazı
görevlilerin bulunması, terör örgütlerinin cezaevlerinin koğuş sistemine dayalı
fiziki yapısı içinde idari zafiyetlerden de yararlanarak fiili bir egemenlik
kurması gösterilebilir." Sorunlara doğru çözüm bulabilmek için, sonuca etkili
bütün nedenlerin çok iyi analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Türk, bunun da,
basın önünde bir bakanlığın, başka bir bakanlığı suçlaması yerine, ortak bir
çalışmayla yapılabileceğini kaydetti. Türk cezaevleri girişinde arama ve
kontrollerin sadece Adalet Bakanlığı görevlilerince değil, jandarma ve cezaevi
personeli tarafından birlikte yapıldığını bu durumda cezaevlerine dış
kapılardan geçirilerek sokulan yasak maddelerle ilgili sorumluluğun, sadece
Adalet Bakanlığı personeline yüklenmesinin "haksız ve insafsız" bir suçlama
olduğunu savundu.
İçişleri Bakanı
Sadettin Tantan'ın, Terörle Mücadele Yasası'nın 16'ncı maddesindeki değişikliğe
karşı olduğunu basın toplantısında açıkladığının hatırlatılması ve bu konuda
Adalet Bakanlığı'nın herhangi bir engelle karşılaşıp karşılaşmayacağının
sorulması üzerine de Adalet Bakanı H. Sami Türk şunları söyledi: "Biz
tasarılarımızı İçişleri Bakanımızın da katılacağı bir çalışmayla son şekline
kavuşturmak istiyoruz. Bu konu da daha fazla bir şey söylemek istemiyorum."
Diğer
yetkililerin "10 yıldır Türkiye'de cezaevlerine girilemiyordu" ifadelerinin
hatırlatılması üzerine İçişleri Bakanı Sadettin Tantan şunları söyledi:
"Devletin ayıbını bu operasyon temizlemiş oldu bu ayıbın mimarlarını ve
aktörlerini halkımız bu operasyonla tanıma fırsatı elde etmiş oldu" dedi.
Edirne F tipi
cezaevine sevk edilen tutuklu ve hükümlüleri ziyaret etmek amacıyla Edirne'ye
giden avukatlara, görüşme için izin verilmedi.
Cezaevinde mahkumlarla
Adalet Bakanı arasında görüşmeleri sürdüren FP Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu, TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç, TTB 2'inci Başkanı Metin Bakkalcı
ve İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk
tarafından "kandırıldıklarını"
açıkladılar. Kendilerini "mutabakat grubu" olarak adlandıran söz konusu
4 kişi, yaptıkları yazılı açıklamada, sorunun operasyon yapılmadan çözülebileceğini
vurgulayarak, "Başlatılan operasyon ve hemen ardından kimi cezaevinden tutuklu
ve hükümlülerin F tipi cezaevlerine nakledilmeleri, Adalet Bakanı'nın baştan
itibaren şu ana kadar vermiş olduğu taahhütlerdeki içtenliği konusunda ciddi
kuşkular oluşturmaktadır." dediler.
Operasyonlar
sonrası toplanan TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, cezaevleriyle ilgili
alt komisyondan bilgi aldı. Toplantıdan sonra açıklama yapan Komisyon Başkanı
Hüseyin Akgül, cezaevlerine yapılan müdahalenin insanın en kutsal hakkı olan
yaşama hakkını korumak amacıyla yapıldığını belirterek "Müdahaleler,
komisyonumuzca bir insan hakkı ihlali olarak değerlendirilmemiştir" dedi.
Rahatsız olduğu için bu toplantıda bulunamayan ve çözüme dönük görüşmelerin
tamamında bulunan FP Genel Başkan Yardımcısı ve Komisyon üyesi Prof. Dr. Mehmet
Bekaroğlu, ertesi gün, bu açıklamayı "talihsizlik" olarak değerlendirdi.
Bekaroğlu, Mecliste düzenlediği basın toplantısında "Bütün bunlar olmamalıydı
ama oldu. Dahası var şimdi provokasyonlardan ve muhtemel bir kaostan korkuyoruz. Başbakana hak vermemek
mümkün değil. Kuvvetle muhtemeldir ki birileri düğmeye bastı. Ülkede ciddi bir
toplumsal krizin tüm işaretleri var" diye konuştu. Bekaroğlu üyesi bulunduğu
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun işlevini de sorgulayarak "Komisyonun
görevi, devletin yaptığı operasyonları haklı çıkarmak değildir" dedi. Adalet
Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın "Çoğu zaman birbiriyle
çelişen açıklamalarının kuşkuları daha da arttırdığını" söyleyen Bekaroğlu,
"Gizlilik ve çelişkiler, yapılanın meşruluğunu tartışılır hale getirmektedir.
Bu nedenle ayak üstü açıklamalar yerine kurulacak bir merkez aracılığıyla ölü
ve yaralıların durumu düzenli açıklanmalıdır" dedi. Bekaroğlu, bir başka açıklamasında da operasyondan sonra altı
mahkumun kayıp olduğunu söyledi.
Ulucanlar
Cezaevi'nde 10 mahkumun öldürüldüğü operasyonla ilgili 86 sanıklı davanın
duruşması yine olaylı geçti. Jandarma mahkumları ve avukatları tartakladı.
Mahkeme heyeti avukatların reddi hakim taleplerini kabul ederek davadan
çekildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya Ulucanlar Cezaevi'nde
ölüm orucunda bulunan Hülya Yürekli ve Fatma Hülya Tunga'nın da aralarında
olduğu 5'i tutuklu 10 sanık katıldı.
Cumhurbaşkanı
Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen afla ilgili yasa tasarısı, Meclis
Genel Kurulu'ndan aynen geçti. Kabul edilmesinin ardından Köşk'e gönderilen
yasa Cumhurbaşkanı Sezer tarafından onaylandı.
DÜŞÜNCE
ÖZGÜRLÜĞÜ
Milli
Güvenlik Kurulu hakkında "Eften püften konulara burnunu sokma" gibi ifadeleri
kullanan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yıldırım hakkında inceleme
başlatan İstanbul DGM Savcılığı, Yıldırım'ın sözlerinin Türk Ceza Kanununun
159. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle görevsizlik
kararı vererek, dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
CNN
Türk Televizyonundaki bir canlı yayında, Metris Cezaevi'nde eylem yapan İBDA/C
örgütü üyesiyle telefon bağlantısı kurarak örgütün açıklamalarını yayınladığı,
örgüte yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle yargılanan Mehmet Ali Brand
beraat etti.
"Askerlikten
soğutma" iddiasıyla haklarında açılan davada Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nde
yargılanan Hasan Celal Güzel, Abdulmelik Fırat, Ali Nesin ve Cevat
Özkaya'nın katılmadıkları duruşma, Ali
Nesin'in talimatla ifadesinin alınması için görevlendirilen 3. Kolordu
Komutanlığı Askeri Mahkemesinden cevap gelmemesi üzerine ertelendi.
"Ben
Kimin Kurbanıyım" adlı kitabından dolayı hakkında TCK'nın 312/2 maddesinden
dava açılan yazar Emine Şenlikoğlu, tutuksuz yargılandığı duruşmaya polis
zoruyla getirilmesine isyan etti. Mahkemelerden kaçan bir insan olmadığını
söyleyen Şenlikoğlu "Canım yandı, onuruma dokundu" diye konuştu.
Diyarbakır
2 Nolu DGM'de "devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine
propaganda yaptığı" iddiasıyla yargılanan İHD Mardin Şube Başkanı Cemil Aydoğan
hakkında beraat kararı verildi. Kararın gerekçesinde "insanların dili, kimliği,
tarihi ve fikriyle kendini ifade edebilmesi ve özgür bir Anayasa isteminin
bölücülük suçunun unsurlarını oluşturmadığı" belirtildi.
İstanbul
Antimilitarist İnisiyatif olarak 15 Mayıs 1999 Dünya Vicdani Retçiler Günü'nde
yaptıkları açıklama nedeniyle haklarında dava açılan Gökhan Birdal, Mustafa
Şeyhoğlu ve Yasin Yıldırım beraat etti. Birdal, Yıldırım ve Şeyhoğlu, "izinsiz
bildiri dağıttıkları" gerekçesiyle açılan davadan beraat etmişti. Diğer dava
ise görevsizlik kararı verilerek Genelkurmay Askeri Mahkemesi'ne gönderilmişti.
8'inci
Cumhurbaşkanı Kenan Evren hakkında iddianame hazırladığı için görevinden
uzaklaştırılarak hakkında Yargıtay 9. Ceza tarafından TCK'nın 159. maddesi
gereği "Türk Silahlı Kuvvetleri'ne hakaret" suçundan dava açılan Adana
Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, "Suç işlemedim, görevimi yaptım. Anayasayı
ihlal ederek ihtilal yapan kişi hakkında dava açtım" dedi. Adana 1. Ağır Ceza
Mahkemesi'de ifade veren Kayasu, 12 Eylül ihtilalini gerçekleştirenlerin,
Anayasa'yı ihlal ettiklerini söyleyerek "Türk Silahlı Kuvvetleri'ne hakaret
suçunu işlemedim" dedi.
Ermeni
soykırımı tasarısına atıfta bulunmak amacıyla "Sadece Ermeniler değil,
Süryanilar de katledildi" şeklindeki basın açıklaması sebebiyle Diyarbakır 2
Nolu DGM'de tutuksuz yargılanan papaz Yusuf Akbulut'un yargılanmasına devam
edildi.
HADEP Malatya İl
Başkanı Mehmet Şahiner, HADEP İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen resim,
şiir ve kompozisyon yarışmasının ödül töreninde kendilerine Kürtçe müzik yasağı
getirildiğini açıkladı. Şahiner Malatya Valiliğinden izin alarak Renkli Düğün
Salonu'nda düzenledikleri törende Kürtçe türkü söylemesinin Malatya Emniyet
Müdürlüğü'nde görevli polisler tarafından ses cihazı kapatılarak engellendiğini
belirtti.
İSTENEN
CEZA
Geçen
yıl Diyarbakır'da yapılan "Yaşamda Kadın, 8 Mart'ta Kadın" konulu panele
katılan Suzan Samancı, Ayşe Düzkan, Sevil Erol, Av. Gülizar Tuncer ve Semra
Somersan hakkında Diyarbakır DGM savcılığı tarafından dava açıldı. DGM
Cumhuriyet Savcısı Ali Çelebi tarafından hazırlanan iddianamede,
konuşmacıların, dünyada ve bölgede kadınların sorunları ile ilgili olarak yaptıkları
konuşmaların bölücü içerikli olduğu savunularak "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan propaganda yapmak"
suçunu işlediğini iddia etti. Savcı Çelebi, konuşmacıların Terörle Mücade
Yasası'nın 8. maddesi gereği cezalandırılmalarını istedi.
Gazeteci
Can Dündar hakkında, Aktüel Dergisi'nde yayınlanan bir yazısında Sağlık Bakanı
Osman Durmuş'un kişilik haklarına hakaret ettiği gerekçesiyle dava açıldı.
Dündar ve derginin Sorumlu Yazıişleri Müdürü Murat Tunalı hakkında, 16'şar aya
kadar hapis cezası isteniyor.
Aktüel
Dergisinde "Bir Sabah Korkma" başlıklı yazısıyla devletin askeri
kuvvetlerini alenen tahkir ve tezyif ettiği iddia edilen yazar Ahmet Altan'ın
yargılanmasına İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.
VERİLEN
CEZA
Emekçiler
Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü
Ahmet Kaya'ya, bölücülük propagandası yaptığı gerekçesiyle İstanbul 5 Nolu
DGM'ce 450 milyon lira para cezası verildi. Kararı açıklayan Mahkeme Başkanı,
derginin 11'inci sayısındaki "Dönem fiili durumlar yaratmayı dayatmıştır"
başlıklı yazıda bölücülük propagandası yapıldığının açık olarak anlaşıldığını
belirtti. Kaya'yı 3713 sayılı yasanın 8/2 maddesi gereğince 6 ay hapis, 180
milyon lira ağır para cezasına çarptıran mahkeme heyeti, bu cezayı 5 ay hapis
150 milyon lira ağır para cezasına indirdikten sonra hapis cezasını da para
cezasına çevirerek, toplam 450 milyon lira ağır para cezası verdi.
Özgür
Bakış gazetesinin kupon karşılığı okurlarına dağıtmak istediği "1900'den 2000'e
Kürtler" isimli kronolojik albümün editörlüğünü yapan gazeteci Zeynel Abidin
Kızılyaprak hakkında, 1 yıl 4 ay hapis; 1 milyar 300 milyon lira da para cezası
verildi. Mahkeme heyeti kararı "Terörle Mücadele Yasası"nın 8. Maddesine
dayandırdı.
CEZAEVİNDEN GİREN
DÜŞÜNCE MAHKUMU
Hakkındaki hapis
cezasının infazı için Kartal Özel Tip Kapalı Cezaevine gelen; ancak
işlemlerinin eksik olması nedeniyle jandarmaya teslim edilen sanatçı Şanar
Yurdatapan, Üsküdar İnfaz Savcılığı'na çıkarıldıktan sonra cezaevine konuldu.
Yurdatapan, kesinleşmiş hapis cezasının 4 aylık ertelemesinin dolması nedeniyle
cezaevine gelmişti. Yurdatapan'ın, "Düşünceye özgürlük-
CEZAEVİNDEN
ÇIKAN DÜŞÜNCE MAHKUMU
Şartlı
salıverilme ve cezaların ertelenmesi yasası kapsamında aralarında Prof. Dr. Yalçın Küçük'ün de bulunduğu 34
mahkum Gebze Özel Tip Cezaevi'nden tahliye edildi.
Hakkında
açılan davalardan mahkum ve 3 yılı aşkın süredir hapis yatan Müslüm Gündüz,
Malatya E tipi Cezaevi'nden tahliye
edildi.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
RTÜK
Başkanı Nuri Kayış'ın verdiği bilgiye göre yüksek kurul 2000 yılı içinde toplam
4087 gün yayın durdurma kararı verdi.
1992
yılının başlarında askerlerin denetiminde Diyarbakır'a
KAPATILAN/TOPLATILAN/YASAKLANAN
YAYIN VE ETKİNLİK
Özgür
Radyo 180 gün; Özel FM 120 gün; Radyo Expres 30 gün; Güneş ve Ufuk TV ikişer
gün; Kanal D 2 gün; Show TV, Kanal 7, Samanyolu TV, Star TV, TGRT, ART TV,
Mesaj TV, Number One TV ve Genç TV 1'er gün; Kanal 6 üç gün; Şanlıurfa TV 1 ay;
Hatay TV 7 gün; Ege TV 3 gün; Radyo Nur 180 gün; Radyo Arkadaş 180 gün; Hedef
Radyo 1 gün süreyle RTÜK tarafından kapatıldı.
Emekçi
Kadınlar Birliği Bülteni'nin 21. sayısı; Devrimci Demokrasi Gazetesi'nin 11
Aralık tarihli sayısı; cezaevlerine yönelik haber ve yorumlar nedeniyle Yeni
Evrensel Gazetesi'nin 22 Aralık tarihli sayısı toplatıldı.
Sorun
Yayınları Sahibi Sırrı Öztürk yaptığı açıklamada, araştırmacı-yazar Mehmet
Kemal Işık tarafından yazılan "Ünlü Kürt Bilgin ve Birinci Kuşak Aydınlar" adlı
kitabın İstanbul 4 nolu DGM kararıyla "bölücülük" yaptığı gerekçesiyle
toplatıldığını belirtti.
Fırat'ta
Yaşam Gazetesi'nin yayını, "Ölüm oruçlarına geniş yer verdiği" ve
"eylemi desteklediği" gerekçesiyle 3 gün durduruldu.
Çorum
1. Sulh Ceza Mahkemesi, İstanbul 4 Nolu DGM'nin yayın yasağına dayanarak Çorum
Haber ve Çorum Gündem'in 18, 20; Çorum Hakimiyet'in 18; Merhaba'nın 18, 19, 20
ve Dost Haber'in 16, 18, 20 Aralık tarihli sayılarının toplatılmasına karar
verdi.
GAZETECİLERE
VE YAYIN ORGANLARINA YÖNELIK BASKILAR/KISITLAMALAR
İstanbul
4 Nolu DGM, "ölüm oruçları" ve "F tipi"cezaevleriyle ilgili yayın yasağı
getirdi. Yazılı, sesli ve görsel basın yayın organlarında ölüm oruçları ve F
tipi cezaevlerini protesto eylemlerine ilişkin haberlerde "Amacı ve hedefi kamu
otoritesini yok etmeye, cezaevindeki yönetimin kamu görevlilerinde değil kendi
militanlarında olduğunu göstermeye yönelik olan ve yasadışı terör örgütlerince
planlanıp uygulamaya konulan eylemlerin gereğinden fazla yer aldığı"nın
belirtildiği kararda şöyle denildi: "Suç teşkil eden eylemlerin vukuuna
sebebiyet verdiği anlaşıldığı belirtilen bu tarz yayınların yasaklanmasına
karar verilmiştir."
Diyanet
İşleri Başkanlığı tarafından bu yıl 19'uncusu düzenlenen fuara yine bazı
yayınevleri ve yazarların kitapları sokulmadı. Yasaklı yazarlardan bazıları
şunlar: Harun Yahya, Yaşar Nuri Öztürk, Mustafa İslamoğlu ve Abdurrahman
Dilipak.
Valilik
aracılığı ile Diyarbakır'daki çeşitli sendika, siyasi parti ve insan hakları
kuruluşlarına gönderilen bir tebligatla, F tipi ile ilgili söyleşi, afiş,
slogan, demeç, basın açıklaması, el ilanı, imza kampanyası gibi etkinliklerde
bulunmak yasaklandı.
İstanbul
Okmeydanı'ndaki silahlı çatışmayı haber yaparken Star Televizyonu muhabiri
Muharrem Çağlar, polisin yumruklu saldırısı sonucu hastaneye kaldırıldı.
Ankara
Kızılay'da F tipi karşıtı grupla polis arasında çıkan çatışmaları izleyen Yeni
Evrensel Gazetesi muhabiri Jülide Kalıç, Kanal D televizyonu kameramanı Ali
Berber, Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Serdar Özsoy ve Hürriyet Gazetesi muhabiri
Hasan Tüfekçi yaralandı.
Yeni Şafak
Gazetesi'ndeki köşesinde Kanal 7 televizyonunun da aralarında bulunduğu bazı
yayın organlarını eleştiren gazeteci Yalçın Çetinkaya'nın işine, Kanal 7
televizyonu yöneticilerinin uyarısı üzerine son verildiği belirtildi.
22
Aralık tarihli MGK toplantısında görüntü alınması yasaklandı.
DİN
ÖZGÜRLÜĞÜ
Bartın İl Milli
Eğitim Müdürü Mehmet Gümüş, İmam Hatip Lisesinde kızı bulunan memurların isim
listesini çıkartarak, valilikten işlem yapılmasını istedi. 37 kişilik bir memur
listesi hazırlayan Gümüş, suç unsuru olarak gösterdiği başörtüsü konusunda
"Bu tür olaylar sansasyona ve provokasyona açıktır. Laik Türkiye
Cumhuriyeti düşmanları bunu fırsat bilip kamuoyunu provoke edebilirler."
uyarısında bulundu. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, müftülük görevlilerini bile
kızlarına başörtüsü taktırdıkları gerekçesiyle suçlu ilan etti. 16 Kasım 2000
tarihinde valiliğe gönderilen dilekçede, şu ifadeler dikkat çekti: "Örtülü
ve örgütlü bir şekilde başörtüsü takmada ısrar eden öğrenciler ve bu konuda
baskı yapan velilerin çocuklarını yasalara, okulun ilgili mevzuatına uymamaya
yönlendirdiği ve cesaretlendirdiği görülmektedir. Öğrenci ve velilerin bu
tutumu irticai faaliyetleri desteklemek olarak algılanmaktadır. Söz konusu bu
okulumuzun kız öğrencileri ve velileri, okul mevzuatının öngördüğü kılık
kıyafete uymamaktadır ve bundan sonra da direnecekleri açıktır. Kılık Kıyafet
Yönetmeliği'ne uymayan kız öğrencilere bundan sonra verilebilecek ceza
"okuldan tasdikname ile uzaklaştırmak" olacaktır. Bu durumda kız ve
erkek öğrenciler daha önce olduğu gibi bu cezayı protesto için çeşitli eylemler
yapabilirler. Birçok öğrencimiz mağdur olabilir. Bu tür olaylar sansasyona ve
provokasyona açıktır. Laik Türkiye Cumhuriyeti düşmanları bunu fırsat bilip kamuoyunu
provoke edebilirler." Bu arada Bartın Lisesi Müdür Vekili Yaşar Doğan,
öğrencileri teker teker odasına çağırarak "Ya şimdi başınızı açarsınız ya da
seni okuldan, babanı da memurluktan attırırım"diyerek tehdit ve şantajlarda
bulundu.
FP Adıyaman milletvekili
Mahmut Göksu'nun "ÖSS'ye neden başörtülü öğrencilerin alınmadığı" yönündeki
yazılı soru önergesini cevaplandıran Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu,
başörtüsü yasağına dayanak olarak "Anayasa'nın 2. maddesi olan 'Türkiye
Cumhuriyeti'nin Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir
hukuk devletidir' ilkesi, 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesi, din ve vicdan
hürriyetini düzenleyen 174. maddesi ile yargı kararlarını" gösterdi.
Diyanet İşleri
Başkanlığı, Türkiye genelinde faal durumda bulunmayan 3135 Kur'an Kursu
binasını sokak çocuklarına ayırmayı kararlaştırdı. Boş durumda bulunan eski
Kur'an Kursu binalarından uygun durumda olanlar, sokak çocukları için yatılı
okula dönüştürülecek. Bu okullar tıpkı üniversitelere ait vakıfların ilköğretim
okulları gibi çalışacak. Mülkiyeti Diyanet'te bulunacak, ancak Milli Eğitim
Bakanlığı ile protokol yapılarak
öğretmen desteği sağlanacak.
Konya Emniyet
Müdürlüğü'nün Güneysınır İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne gönderdiği 9 Kasım 2000
tarihli talimatta, polislik için başvuruda bulunan imam hatip ve meslek lisesi
mezunu adayların dosyalarının işlemden çıkartılması istendi.
Samsun'un Havza
ilçesi Cumhuriyet Savcılığı, Belediye Başkanı Tuncer Keskin hakkında,
"ilçede pazar kurulduğu günler belediye hoparlöründen dua okuttuğu"
gerekçesiyle açılan soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Salı günleri ilçede
kurulan pazar öncesinde, belediye hoparlörlerinden "pazar duası"
okuttuğu yolundaki şikayet dolayısıyla İçişleri Bakanlığı'nca Cumhuriyet
Savcılığı'na yapılan suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma sonucunda,
olayda cezai takibat yapılmasını gerektirecek suç unsuru bulunmadığı
gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi.
KAMU
GÖREVLİLERİNE YÖNELİK BASKILAR
Van Yüzüncü Yıl
Araştırma Hastanesi'nde görevli 15 başörtülü hemşirenin işine son verildi.
MEB Personel
Genel Müdürlüğü, İstanbul Tuzla'da sınıf öğretmenliği yapan S.T'den ilginç bir
savunma istedi. Müsteşar Vekili Remzi Sezgin imzasıyla yazılan yazıda , S.T'nin
suçu şöyle anlatıldı: "Genç kızlara belli bir tarikatın kitaplarını okumalarını
sağlayan gerici fikirleri onlara aşılayarak kapalı giyinmelerine ve aileleri
ile bağlarını koparmalarına neden olan eşinizin, bu konudaki çalışmalarına
ilişkin toplantılarını kendi evinizde yapılmasına izin verdiğiniz ve yardımcı
olduğunuz." Öğretmene, "hakkında yapılacak işleme esas olmak üzere 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu'nun 130. Maddesi gereğince savunması için 7 gün süre"
verildi.
İstanbul Vakıf
Gureba Hastanesi acil bölümünde başörtülü olarak hizmet veren hemşire Büşranur
Ünal başörtüsünü çıkarması için yapılan baskılara dayanamayarak istifa etmek
zorunda kaldı.
Şanlıurfa Valisi
Muzaffer Dilek, Şanlıurfa Tılfındır Sağlık Ocağı'na giderek, ocağa başörtülü
olarak giren hademe, hemşire vb personelin isimlerini alarak bu şahıslara göz
yuman baştabip hakkında soruşturma başlattı.
Antalya'da görev
yaptığı okulda kadın öğretmenlerin elini sıkmayan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
öğretmeni Ahmet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığı İl Disiplin Kurulu'nca 'Bir yıl
kıdem tenzili' cezasına çarptırıldı.
Ankara
Altındağ Öğretmen Abdullah İlköğretim Okulu öğretmeni Fatma Akdoğan'ın görevine
başörtülü olduğu gerekçesiyle son verildi.
Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmenleri Aysel Bilgü (12 yıllık) ve Serap
Turgut (6 yıllık), başörtülü oldukları gerekçesiyle Yozgat'ta görev yaptıkları
okullardan atıldılar.
YAŞ
KARARLARI
Yüksek
Askeri Şura, her hangi bir yargı kararı olmaksızın 'disiplinsizlik"
gerekçesiyle 18 subay ve astsubayın görevine son verdi.
ÜNİVERSİTELER
İstanbul
Üniversitesi'nde başörtülü öğrencilere uygulanan 'ikna odası' yönteminden sonra
MÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Beyaz da uygulayacağını
açıkladığı 'rehabilitasyon programı' ile başörtüsü yasağını anlatmaya
çalışacak. Prof. Dr. Beyaz öğretim üyelerine gönderdiği yazıda, önümüzdeki
günlerde fakültede başörtüsü yasağının başlayacağını vurgulayarak başını açmayı
reddeden öğrencileri ikna için "rehabilitasyon programı"uygulayacağını
bildirdi.
Van
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü dersler ve sınavlara başörtülü olarak giren
47 öğrenciyi okuldan uzaklaştırdı.
ÖĞRENİM
ÖZGÜRLÜĞÜ
Üniversitelerin
belirlediği 6 rektör adayının Yükseköğretim Kurumu (YÖK) tarafından 3'e
indirilmesinin anayasaya aykırılığı iddiası üzerine Anayasa Mahkemesi, konuya ilişkin
2547 Sayılı YÖK Kanunu'nun 13. maddesinin iptal istemini esastan görüşmeye
karar verdi. Ankara 6. İdare Mahkemesi, baktığı bir davada, 2547 Sayılı YÖK
Kanunu'nun 13. maddesinin Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bularak, iptal
istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne gitmişti.
Uludağ Üniversitesi'nde
ülkücü oldukları belirtilen bir grubun saldırısına uğrayan Serdar Karakuş adlı
öğrenci göğsünden yaralandı.
İstanbul
ve Marmara Üniversitelerinde sağ sol çatışması çıktı. İÜ'deki olayda biri polis
üç kişi yaralandı. Marmara'da 2 öğrenci yaralandı.
Azerbaycan'daki
darbe girişimine adı karışan ve bu öğretim döneminde İstanbul Üniversitesi
Hukuk Fakültesi kadrosuna alınan Ferman Demirkol'un derslerine girmesini
istemeyen 26 öğrenci hakkında İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünce soruşturma
açıldı.
ÖRGÜTLENME
ÖZGÜRLÜĞÜ
KAPATILAN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ
İHD Ankara Şubesi 7 Aralık'ta, Van Şubesi 19 Aralık'ta,
Konya Şubesi de 22 Aralık'ta basılarak çeşitli gerekçelerle kapatıldı ve dernek
yöneticileri hakkında soruşturma başlatıldı. İHD Van Şubesinin, dönüşümlü açlık grevlerinin yapılması
dolayısıyla amaç dışı kullanıldığı; Malatya Şubesinin ise yasak yayın
bulundurduğu gerekçesiyle kapatıldığı belirtildi.
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK BASKILAR/SALDIRILAR
MAZLUMDER Bursa Şube Başkanlığı tarafından düzenlenen
'İnsan Hakları Küreselleşme ve Türkiye' konulu panel, Emniyet Müdürlüğü'nün
izin vermemesi sonucu mahkeme kararı ile yapıldı.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi'nin Dünya İnsan Hakları Günü
etkinlikleri çerçevesinde bir grup dağcının, işkencenin sembolü olan Filistin
Askısını Yalova Çınarcık Şenköy'de bulunan dağa tırmanarak zirveye gömmesini
jandarma engelledi.
Hatay Dörtyol'da KESK ve Kamu-Sen temsilcileri
tarafından 1 Aralık'ta yapılan iş bırakma ve basın açıklaması eylemi nedeniyle
dava açıldı. Savcılık, "236 sayılı yasanın ihlal edildiği" gerekçesiyle 300
kişinin ifadesinin alınmasını istedi.
Ankara
Kızılay Meydanında F tipi karşıtı göstericilerle, polis ve ülkücü gruplar
arasında yaşanan olaylar sonrasında, TSİP Genel Merkezi ve ÖDP Çankaya ilçe
örgütü taşlı sopalı saldırılara maruz kaldı.
DBP
Ankara il merkezine giren kimliği belirsiz kişiler, büroyu tahrip ettiler.
İHD İstanbul Şubesi, arama izni olmaksızın basılarak
arandı. Baskın sırasında şubede bulunan 23 üye ve yönetici gözaltına alındı.
Diyarbakır'da 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü
etkinlikleri kapsamında HADEP tarafından düzenlenmek istenen "2000'li Yıllarda
Demokrasi ve İnsan Hakları Mitingi'ne olağanüstü hal yasalarına dayanılarak
izin verilmedi.
Memurlara yüzde 10'luk zammı ve zorunlu tasarruf
fonundaki paraların ödenmesi için Emek Platformu'nca 1 Aralık'ta düzenlenen
eyleme destek veren memurlar hakkındaki soruşturmalar yurt genelinde devam
etti.
EMEP Merzifon ilçe yöneticileri, geçtiğimiz 1 Mayıs'ta
'izinsiz bildiri dağıttıkları' gerekçesiyle haklarında açılan davadan beraat
ettiler.
Kızılay'da F tipi cezaevlerini protesto gösterisinde
çıkan olaylarda gözaltına alınan ve haklarında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmek iddiasıyla dava açılan 58 kişi
sorgularının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
İnsan Hakları haftası etkinlikleri çerçevesinde
Tunceli İnsan Hakları Anıtı önüne karanfil bırakmak isteyen Tunceli Demokrasi
Platformu, EMEP ve sendika temsilcileri polis tarafından engellendi.
Emek Platformu'nun aldığı karar gereği Eskişehir'de 1
Aralık günü maaş zammını protesto için iş bırakma eylemine katılan 2700
öğretmen hakkında Valilikçe soruşturma başlatıldı.
SIĞINMA HAKKINA YÖNELİK İHLALLER
Edirne'de
74; Hatay'da bir otobüsün bagajında 7; İzmir'de iki ayrı kamyonda 96 ve Van
Tatvan'da da 17 mülteci gözaltına alındı.
ÇALIŞMA
YAŞAMINA YÖNELİK İHLALLER
ÖLENLER:
Kahramanmaraş'ın Pazarcık İlçesinde kullandığı dozerin altında kalan İbrahim
Şahin; Zonguldak'ın Gedik beldesinde bir kömür ocağında zehirlenen Coşkun ve
Şakir Demiro adlı kardeşler; Konya Seydişehir'de bir apartmanın kalorifer
kazanı patlaması sonucu kaloriferci Ahmet Göktaş; Mersin'de bir inşaattan düşen
Ali Kamış adlı işçi hayatını kaybetti.
İŞTEN
ATILANLAR:
Ankara'da kurulu Emta
Holding bünyesindeki şirketlerden 60 işçi; Erzincan Şeker Fabrikası'ndan geçici
statüsünde olan 24 işçi; Ixir'den 106 kişi; Gebze'de kurulu Gencer
Alüminyum'dan 40 işçi; Tofaş Fabrikası'ndan 1900 işçi; Tunceli'nin Pülümür
Belediyesi'nden 10 işçi; Niğde'de kurulu Ditaş'tan 400 işçi; Gaziemir'de kurulu
Dekorsan'dan 90 işçi; BRT televizyonundan 15 kişi; Erzincan'ın merkeze bağlı
Yaylabaşı belediyesinden 5 işçi; İzmir'de kurulu Ege Özel Sağlık Hastanesi'nden
100 işçi; YAŞ kararıyla 18 subay ve astsubay işten atıldı.
Muğla
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin özelleştirilmesine karşı
geçen ay iş bırakma ve iş yavaşlatma eylemi yapan 522 termik santral işçisi
hakkında disiplin kovuşturması başlatıldığı ve işçilerin 2'şer yevmiyesinin
kesildiği belirtildi.
YARGI
HABERLER
Danıştay İdari Dava
Daireleri Genel Kurulu, FP'den İstanbul milletvekili seçilen Merve Kavakçı'nın
Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali
istemiyle açılan davada son noktayı koydu. Genel Kurul, Kavakçı'nın karar
düzeltme istemini reddetti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, PKK'ya yardım ettikleri
gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılan ve 4'ünün yaşı 63 ile 77 arasında
değişen 6 kişi hakkındaki hükmü onadı. Yargıtay 9.Ceza Dairesi, Malatya DGM'nin
6 kişi hakkında verdiği mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesini
tamamlayarak, sonucu açıkladı. Yüksek Mahkeme, Malatya DGM'ce, PKK'ya yardım ve
yataklık ettikleri gerekçesiyle 3 yıl 9'ar ay hapis cezasına çarptırılan Naciye
Sevük, Ali Adır, Güllü Çelik, Yemiş Altıntaş, Emin Kıyançiçek ve Fatma Sevük
hakkındaki hükmün onanmasına karar verdi. Söz konusu 6 kişi, Türk Ceza
Kanununun 169. Maddesi uyarınca 3 yıl 9'ar ay hapis cezasına mahkum edilmişti.
Eğitim-Sen Diyarbakır yöneticileri hakkında Kürtçe davetiye bastırdıkları
gerekçesiyle DGM'de açılan dava beraatla sonuçlandı.
"Silahlı çete ve
PKK'nın sair efradı olmak" suçlarından tutuklanıp 2 yıl 3 ay cezaevinde kalan
Halil Dalkılıç, bu suçtan beraat ettikten sonra haksız yere hapiste
yatırıldığını belirterek hazineye dava açtı. 3 milyar lira maddi, 17 milyar
lira manevi tazminat talebinde bulunan Dalkılıç'ın davası Siverek Ağır Ceza
Mahkemesi'nin "yetkisizlik" kararıyla İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne
gönderildi.35 yaşındaki Halil Dalkılıç, hazırladığı dava dilekçesinde "silahlı
çete ve PKK'nın sair efradı olmak" suçlarından 27 Ekim 1992 tarihinde gözaltına
alındığını belirterek 9 Kasım 1992
tarihinde cezaevine girdiğini belirtti.
Yargıtay 9. Ceza
Dairesi kamuoyunda ikinci "Manisalı Gençler" davası olarak bilinen ve DHKP-C
örgütü üyesi oldukları, örgüte yardım ve yataklık ettikleri gerekçesiyle 15
yıla kadar hapis cezalarına çarptırılan 13 gence ilişkin hükmü onadı. Daire bir
sanık hakkındaki mahkumiyet kararını ise esastan bozdu. Yargıtay 9. Ceza
Dairesi, DHKP-C örgütüne yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle 2 yıl 6 ay ağır
hapis cezasına çarptırılan Şenay Kaplan hakkındaki hükmü esastan bozdu.
Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın istemini kabul ederek Siyasi
Partiler Yasası'nın parti kapatmayı zorlaştırdığı kabul gören ve 'odak'
konusunu düzenleyen 103/2 fıkrasını, beşe karşı altı oyla iptal etti. İptalle
yasak eylemlerin odağı haline gelindiğinin tespitinde inisiyatif mahkemeye geçti.
Laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği ve kapatılan RP'nin devamı
olduğu gerekçesiyle FP'nin kapatılması ve RP'den sonra bu partiye geçenlerin
milletvekilliğinin düşürülmesi istemiyle
açılan davanın esasa ilişkin görüşmeleri başladı.
Andıç belgesinin
açıklanması nedeniyle Genelkurmay tarafından yapılan açıklamada yer alan 'bazı
karanlık düşünce sahibi kişi ve kurumlar' ile 'kötü emel sahipleri'
ifadelerinin kendisini hedef aldığı gerekçesiyle dava açan FP İstanbul
milletvekili Nazlı Ilıcak'a Genelkurmay'dan cevap geldi. Genelkurmay Başkanı
Hüseyin Kıvrıkoğlu bu açıklama ile Nazlı llıcak'ın hedef alınmadığını açıkladı.
FP'li ılıcak, "ihtilafın tatlıya bağlanması beni sevindirdi" diyerek davasından
vazgeçeceğini belirtti.
Sivas'ta genel
nüfus sayımı yasaklarını ihlal ettikleri gerekçesiyle haklarında dava açılan 51
kişiden 40'ına 159 milyon 700'er bin lira para cezası verildi. Mahkeme yaşları
15-18 arasında olan 11 kişiyle ilgili
kararını ise önümüzdeki günlerde verecek.
Ankara 2 Nolu
DGM, gazeteci Uğur Mumcu suikastının faillerini yakalamak amacıyla başlatılan,
daha sonra ortaya çıkan bağlantılar üzerine Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı,
Prof. Dr. Muammer Aksoy ve Doç. Dr Bahriye Üçok'un öldürülmesi gibi 22 olayı
kapsayan "Umut Operasyonu"na ilişkin 21 sanıklı davada 4 sanığın tahliyesine
karar verdi. Arif Tarı, Devriş Polat, Yüksel Pekdemir ve İsmail Koçhan'ın
tahliyelerine karar verildiğini açıklayan mahkeme, Hizbullah itirafçısı
Abdulkadir Tunç'un ifadesinin de alınmasını kararlaştırdı.
Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu, Şevket Kazan'ın Adalet Bakanlığı döneminde Bayrampaşa
Cezaevi Savcılığı görevine getirilen ve aykırı uygulamalarıyla dikkat çeken
Necati Özdemir'i en ağır disiplin cezası olan "meslekten ihraç" cezasına
çarptırdı. Yüksek Kurul'un Özdemir'le ilgili kararı, Adalet Bakanlığı Teftiş
Kurulu Başkanlığı'na bağlı müfettişler tarafından hazırlanan soruşturma
raporunun değerlendirilmesi sonucunda verildi. Raporda, Özdemir'in Bayrampaşa
Cezaevi Savcılığı döneminde gerçekleştirdiği ileri sürülen eylemler sıralandı
ve soruşturmaya konu olan davranışların, hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref
ve onurunu bozacak nitelikte olduğu vurgulandı.
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM), müebbet hapis cezasına çarptırılan Ayfer
Ercan'ın gözaltında gördüğü işkence ile ilgili yaptığı başvuruyu "kabul
edilebilir" buldu.
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi 1. Dairesi, Abdullah Öcalan'ın avukatlarının yaptığı
başvurunun incelenmeye alınmasını kararlaştırdı. AİHM'den yapılan yazılı
açıklamada, Türkiye aleyhine yapılan şikayet başvurusunun Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi'nin 5. maddesinin 2.ve 5. fıkraları dışındaki fıkraları ile
başvuruda sözkonusu edilen diğer tüm maddelerin incelenmeye alınmasına karar
verildiği belirtildi. AİHS'nin 5. maddesinin 2. fıkrası, tutuklanma nedeniyle
ilgili bilgilendirme hakkı, 5. fıkrası ise tazminat hakkıyla ilgili bulunuyor.
AİHM gözaltındaki
bir kişiye insanlık dışı muamele yapılmasından dolayı Türkiye'yi maddi tazminat
ödemeye mahkum etti. AİHM'in kararına göre, yasadışı örgüt üyesi olduğu
gerekçesiyle1993'ün Haziran ayında gözaltına alınan Leyla Büyükdağ'a mahkeme
masrafları da dahil olmak üzere 115 bin Fransız Frangı ( yaklaşık 10 milyar 700
milyon TL)maddi tazminat ödenecek.
AİHM Mehmet Gül
adlı bir Türk vatandaşının evine yapılan polis baskını sırasında oğlunun
güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğü iddiasıyla yaptığı şikayet
başvurusunda, Türkiye'yi maddi tazminat ödemeye mahkum etti. Mahkeme
Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşama hakkıyla ilgili
2.maddesi ve mağdur olduğunu iddia edenlerin etkin bir başvuru hakkına sahip
olmalarıyla ilgili 13.maddesini ihlal ettiği görüşüne vardı. AİHM Türkiye'nin
mahkeme masrafları da içinde olmak üzere Gül ve ailesine toplam 86 bin Sterlin maddi
tazminat ödemesini kararlaştırdı.
Ankara Jandarma
Bölge Komutanlığı Harekat Eğitim Şube Müdürü Kıdemli Albay Fevzi Yıkılmaz,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine açılan beş bine yakın
başvurunun jandarma ile ilgili olan 20 tanesinden 18'inde aleyhte karar
çıktığını açıkladı. Jandarma Komutanlığı'nca düzenlenen "İnsan Hakları"
seminerine katılan Yıkılmaz şu bilgileri verdi: "Jandarmayla ilgili 179
başvurudan 159'u için dava açıldı; 20'si sonuçlandı. 18'i Türkiye aleyhinde
2'si lehte sonuçlandı. Bu güne kadar ödenen 2.8 trilyon liralık tazminatın 1.1
trilyonu jandarmayla ilgilidir.
İNSAN HAKLARI POLİTİKALARI
Anayasa
Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, bir gazetecinin, "Kürtçe TV'nin Anayasa
değişikliği gerektirip gerektirmediğine" ilişkin sorusu üzerine şöyle konuştu:
"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, resmi dil olarak Türkçe'yi ve devlet olarak
üniter devlet sistemini öngörmektedir. Anayasa değişmeden resmi bir dil
şeklinde olması kuşkusuz mümkün değil. Yöresel bakımdan kendi kültürlerini kullanmaları
bakımından belki sınırlı yayın organlarıyla yayın yapmaları için bir düzenleme
düşünülüyor. O halde Anayasaya aykırı olmaması düşünülebilir."
Cumhurbaşkanlığı
Özel Kalem Müdürü ve Dışişleri Başdanışmanı Tacan İldem, Genelkurmay'ın tepkisi
hatırlatılarak Cumhurbaşkanı Sezer'in Kürtçe TV konusundaki görüşlerinin
sorulması üzerine, "Cumhurbaşkanımız bu alanda atılması gerekli adımları, AB
ilişkilerimiz bağlamında olduğu kadar ondan bağımsız olarak her halükarda
gerçekleştirilmesi gerekli ölçütler olarak görmektedir."dedi.
FP
Grup Başkan Vekili Bülent Arınç, FP'nin kapatılmasını da engelleyecek olan
Anayasa değişikliği görüşmelerinin Kıvrıkoğlu'nun Ecevit'i ziyaretinin ardından
Anayasa Komisyonu'nda ertelenmesine sert tepki gösterdi. Genelkurmayı kasteden
Arınç, bazı çevrelerin Anayasanın 69.maddesiyle ilgili değişikliği
istemeyebileceğini, ancak Millet Meclisi'nin iradesine ipotek konamayacağını
söyledi. Arınç, Başbakan Bülent Ecevit'in "Düğmeye basılmış olabilir, bir
provokasyon olabilir" şeklindeki sözlerinin çok önemli olduğunu belirtti.
Bülent Arınç, bunu söyleyenin, -bir başbakan ve hükümetin başı ise- düğmeye
basılmış olmasından haberdar olamsı gerektiğini kaydederek, "Düğmeye basıldı mı
sorusunun arkasında bir hükümet, otorite boşluğunun yattığını hep beraber
görüyoruz. Şu anda hükümet Türkiye'yi yönetme yeteneğinden mahrumdur. Böyle bir
mahkumiyet Türkiye için en büyük felaketlerden birisidir" diye konuştu.
Kıvrıkoğlu
23 Aralık 1930'da öldürülen Asteğmen Kubilay'ı anma günü dolayısıyla bir mesaj
yayımladı. Kubilay'ın laiklik, akıl, ilim ve vicdanın egemenliğini hakim kılmak
ve bunu yaşama geçirmek uğrunda canını feda ettiğini anımsatan Kıvrıkoğlu,
"Yaktığın meşale, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan Türkiye
Cumhuriyeti'nin ulusal egemenliğini, Atatürk ilke ve inkılaplarını, laik
Türkiye Cumhuriyeti'ni korumayı ve kollamayı Türk milleti için görev haline
getirmiştir" dedi.
TBMM
Anayasa Komisyonu, Yüksek Mahkemenin Siyasi Partiler Yasasının "odak" olmak
gerekçesiyle parti kapatmaya yeni kriterler getiren ve kapatmayı güçleştiren
103/2. maddesini Anayasaya aykırı bularak iptal etme gerekçesi açıklanıncaya
kadar çalışmalarına ara verdi. Dolayısıyla Komisyon, siyasi partilerin
kapatılmasını zorlaştıran Anayasa Değişikliği Teklifi'nin görüşülmesini de,
Anayasa Mahkemesi'nin Siyasi Partiler Yasası'nın 103.maddesinin 2. Fıkrasının
iptaline ilişkin gerekçeli kararının yayınlanmasına kadar erteledi. Karar
Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra FP'ye ikinci bir darbe olarak
değerlendirildi.
Anayasa Mahkemesi,
partilerin 'odak olma' yoluyla kapatılmasını zorlaştıran Siyasi Partiler
Kanunu'nun 103. maddesinin ikinci fıkrasının iptal gerekçesini açıkladı.
Gerekçede, söz konusu düzenlemenin, 'partilerin 'odak' haline geldiğinin
saptanmasını neredeyse imkansızlaştıracağına işaret edildi. FP kapatma davası
görüşülürken ele alınan SPK'nın 103. maddesinin ikinci fıkrasının iptal
gerekçesi Resmi Gazetede yayımlandı. Gerekçeli kararda, Anayasanın 68.
maddesinin 4. fıkrasında, parti yasaklarına yer verildiğine dikkat çekilerek şu
hatırlatmada bulunuldu: Partiler bu kurallara uymalı; 'Partiler devletin
bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına,
eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik
cumhuriyet ilkelerine aykırı olamazlar. Sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya
herhangi bir diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamazlar ve suç
işlenmesini teşvik edemezler." Gerekçede, bir partinin odak haline
geldiğinin ancak Anayasa Mahkemesi tarafından tespit edilebileceğine vurgu
yapıldı. Gerekçede şöyle denildi: "103'üncü maddenin ikinci fıkrasındaki
düzenlemeye göre Anayasanın 69'uncu maddesinin 6'ncı fıkrası uyarınca bir
siyasi partinin 68'inci maddenin 4'üncü fıkrası hükümlerine aykırı fiillerin işlendiği
odak haline geldiğinin saptanması olanaksızlığa varan bir zorluk
içermektedir." 'Yaptırım zorlaştırılamaz'. Partilerin, demokratik düzeni
yıkmaya ve tehlikeye yönelmeleri durumunda, yaptırım uygulanmasının gereğine
işaret edilen gerekçede, bunun engellenmesinin ya da önemli ölçüde
zorlaştırılmasının demokratik sistemin özüyle bağdaşmayacağının altı çizildi.
Gerekçede daha sonra şu görüşlere yer verildi: "Partiler hakkındaki yasal
düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi'nin parti yasakları ile düşünce ve buna bağlı
olarak siyasi örgütlenme özgürlüğü arasındaki hassas dengeyi kurmasına ve
korumasına elverişli olması gerekir. İtiraz konusu düzenlemenin ise buna olanak
vermediği açıktır. Yüksek Mahkeme, bu gerekçelerle SPK'nun 103'üncü maddesinin
2'nci fıkrasını Anayasanın 68 ve 69'uncu maddelerine aykırı bularak oy
çokluğuyla iptal etti."
DÜNYA İNSAN HAKLARI RAPORU
Uluslararası
Af Örgütü'nün (UAÖ) 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla açıkladığı
'Çocuklara İşkence-Dünyanın Gizli Utancı' konulu rapora göre, dünyada yaklaşık
100 milyon sokak çocuğu şiddet ve tacize maruz kalıyor. UAÖ'nün Ekim 2000'de
başlattığı İşkenceye Karşı Kampanya'nın bir parçası olarak sunulan raporda,
çocukların savaş ve siyasi çatışmaların içine düştükleri için işkence
gördükleri açıklandı. Filistin'deki çatışmalara da yer verilen raporda şu
bilgiler yer aldı: "Şu ana kadar en az 90 Filistinli çocuk öldürüldü. Bazı
İsrailli çocukların yanı sıra yüzlerce Filistinli çocuk yaralandı. Filistinli
çocuklar gece geç vakit veya sabaha karşı tutuklanarak polis karakollarında
sorguya alındılar. Burada dövüldüler ve aşırı psikolojik baskıya maruz
kaldılar. Bazı ülkelerde de çocuklar yumruk, sopa, iskemle ayağı, silah
kabzası, kırbaç, demir boru ve elektrik kablolarıyla dövülüyorlar.
Latin Amerika'da
son 10 yılda 220 gazetecinin öldürüldüğü bildirildi. Kuzey-Güney Amerika İnsan
Hakları Enstitüsü'nün yayınladığı rapora göre, bu süre içinde 50 gazetecinin
kaybolduğu, 1500 gazetecinin de çeşitli saldırılara maruz kaldığı belirtildi.
ABD: Arkansan Eyaleti'nde, 1989'da bir gece bekçisini öldürmekten suçlu
bulunan David Dewayne Johnson adlı 37 yaşındaki idam mahkumunun cezası iğneyle
infaz edildi. New York'ta 2 sokak satıcısının yasadışı bir biçimde satış
yaptıkları gerekçesiyle Kur'an ve diğer dini kitaplara el koyan New York
polisi, Müslüman cemaati üyelerinden özür dileyerek onlarla birlikte iftar
açtı. Florida eyaletinde, 14 yıl idam edilme sırasını bekledikten sonra 11 ay
önce kansere yenik düşen bir mahkumun masum olduğu ortaya çıktı. Frank Lee
Smith'in masumiyeti, 1985'te 8 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz edilmesi ve
öldürülmesi davası kapsamında yapılan DNA testi sonucunda kanıtlandı. Smith,
eyaletin Fort Lauderdale kentinde bir kız çocuğunu tecavüz ettikten sonra
dövdüğü ve boğduğu gerekçesiyle idam cezasına çarptırılmış ve 1990'da infaz
edilmesi beklenen ölüm cezası ertelenmişti. Teksas eyaleti, 38 kişinin idam
cezasının infaz edilmesiyle ABD'de bir yılda en çok idam uygulanan eyalet oldu.
Teksas'ta bu yıl içerisinde iki mahkumun daha idam edilmesi bekleniyor.
1997'deki 37 idam ile yine en çok idam uygulanan eyalet rekorunu elinde
bulunduran Teksas'ta 1982'de tekrar uygulanmaya başlayan idam cezalarından bu
yana 236 kişi idam edildi. Teksas Valisi George Bush döneminde idam edilenlerin
sayısının ise147 olduğu bildirildi.
AFGANİSTAN: Afganistan'ın kuzeyinde meydana gelen iki mayın
patlamasında 25 kişi öldü.
ALMANYA: Almanya'nın Schleswig Holstein eyaletindeki Bad
Malente-Gremsmühlen kasabasında düzenlenen bir bombalı saldırıda 1 kişi hafif
yaralandı. Brandebourg-Sur-Havel Cezaevi'nde, uyuşturucu kaçakçılığından hüküm
giymiş 2 Türk, Türkiye'ye nakledilmelerini sağlamak için 11 haftadır açlık
grevi yapıyor.
BANGLADEŞ: Bangladeş'in liman kenti Mongla'da polisin grev yapan
binlerce tersane işçilerini dağıtmak için ateş açması sonucu 4 kişi öldü. Bir
alışveriş merkezinde gaz tüpünün patlaması, ilk belirlemelere göre aralarında
çocukların da bulunduğu 30 kişi yaralandı.
BOSNA HERSEK: Bosna savaşının başlarında ülkenin doğusundaki
Visegrad yakınlarında öldürülen 40 kadar
Boşnağın cesedi bir nehrin kıyısındaki toplu mezardan çıkarıldı.
CEZAYİR: Yaşanan şiddet olayları nedeniyle 53 kişi öldü.
ÇEÇENİSTAN: Çeçenistan'ı işgal eden Rus güçleriyle Çeçen
direnişçiler arasındaki çatışmalar devam etti. Germencuk'ta işkence edilerek
kurşuna dizilmiş 9 Çeçen cesedi bulundu.
ÇİN: Son 11 ay içerisinde kömür madenlerindeki kazalardan dolayı 5300 kişinin hayatını
kaybetmesi üzerine, hükümet yetkilileri maden işletmecilerine uyarıda bulundu.
Çin'in doğusunda kaçak inşa edilen 450 kilise ve tapınağın kapısına kilit
vurulduğu bildirildi. Shandong eyaletinde Hui milliyetine mensup Müslümanlarla
polis arasında çıkan çatışmalarda 5 kişinin öldüğü, 40'tan fazla kişinin de
yaralandığı bildirildi.
DANİMARKA: Danimarka'nın en büyük dağıtım şirketi FDB,
çalışanların istedikleri takdirde başörtüsü takabilecekleri yönünde karar aldı.
Mağaza yönetiminin başörtüsü takılmasına karşı olduğu ancak ülkedeki büyük
mağaza zincirlerinden Magasin du Nord'un başörtüsü taktığı gerekçesiyle bir
Müslüman genç kızı işe almadığı için cezalandırılması üzerine bu kararı aldığı
belirtildi. Mağaza Müdürü Jörgen Clausen, FDB'nin de başörtüsü takılmasına
karşı çıkarak böyle bir cezaya çarptırılmak istemediğini belirtti. Yüksek
Mahkeme, geçen Ağustos ayında Magasin du Nord'un 1200 dolar tazminat ödemesine
karar vermişti.
ENDONEZYA : Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasında çıkan
çatışmalarda 130 kişi öldü. Endonezya'dan Avustralya'ya deniz yoluyla ulaşmaya
çalışan 2 bot dolusu göçmenden umut kesildi. Sumatra adasındaki Pekanbaru
kentindeki kiliselerin önünde meydana gelen patlamalarda 4 kişinin öldüğü ve
çok sayıda kişinin yaralandığı belirtildi. Noel kutlamaları sırasındaki bombalı
saldırı eylemlerinde ölenlerin sayısı 14'e yükseldi.
FİLDİŞİ: Seçimler öncesinde eski Başbakan Alassane Uattara
taraftarları ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalarda ölenlerin sayısı
30'a yükseldi.
FRANSA: Cezayir'in 1954-1962 arasındaki bağımsızlık savaşı
sırasında Fransız ordusunun yaptığı işkencelerin fotoğrafları ilk kez yayımlandı.
L'Express dergisinde yer alan fotoğraflar, Fransız askerlerinin akıl almaz
vahşetini gözler önüne seriyor. Fotoğraflar Kızılhaç'ta özel görevli olarak
Cezayir'e gönderilen ve Fransız ordusunun insanlık dışı uygulamalarıyla ilgili
kanıt toplayan Jacques Duquesne'ye eşlik eden askerler tarafından çekilmiş.
GUATEMALA: Eski bir askeri üste ortaya çıkarılan toplu mezarda
13 kişiye ait kemikler bulundu.
GÜNEY KORE: Yılbaşı gecesi 1100 mahkumun şartlı salıverileceği
bildirildi.
IRAK:. Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, muhaliflerini susturmak için
işkence yapıp terör estirmekle suçlandı. Konuyla ilgili şikayet ve araştırma
raporlarını inceleyen BM Genel Kurulu, Saddam Hüseyin Hükümetini kınayarak,
Uluslararası İnsan Hakları anlaşmalarına ters düşen bu uygulamalara son
verilmesini istedi.
İRAN: İran'da 1998'de işlenen seri siyasi cinayetlerle ilgili davanın ilk
duruşması basına kapalı olarak yapıldı. Mohr kasabasının Lamerd kentine
bağlanması kararı üzerine güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çıkan çatışmalarda
iki sivil öldü.
İNGUŞETYA: İnguş Cumhuriyeti Parlamento Başkanı Ruslan Pliev,
basına verdiği demeçte, mülteci kamplarındaki durumun "insani felaket
sınırında" olduğunu belirtti. Pliev Rus yetkililerin, mültecilerin barınmasına
yönelik olarak İnguş Cumhuriyeti'ne 17,9 miyon dolar tutarında yardım sözünü
hatırlatarak, yaklaşık 500 mültecinin verem olduğunu ve ülkedeki hastanelerin
Hepatit ve solunum yolları rahatsızlıkları çeken Çeçen hastalarla dolu olduğunu
söyledi. Rus işgalinden kaçarak bu ülkeye sığınan Çeçen sayısının 200 bin
olduğu tahmin ediliyor.
İSPANYA: İspanya'nın kuzeydoğusundaki Barcelona kentinde bir
polis yetkilisi 2 kişi tarafından vurularak öldürüldü. Kuzey Doğusunda bir
belediye meclisi üyesi, araca yerleştirilen bombanın patlaması sonucu ağır
yaralandı.
İSRAİL: İsrail İnsan
Hakları Grubu B'T selem, İsrail'in Filistin ayaklanmasını önlemek için aşırı
güç kullandığını belirtti. 17 ila bu yaşın altındaki 73 Filistinli'nin 29
Eylül-2 Aralık tarihleri arasında İsrail askerleri tarafından öldürüldüğüne
işaret edilen raporda, "İsrail, silahsız Filistin'lilerin gösterilerini
dağıtmak için aşırı ve orantısız güç kullanıyor" denildi. İsrail'in gösterileri
dağıtmak için öldürücü olmayan silah geliştirmediğini kaydeden grup, "sonuç
olarak askerlerin çok sayıda Filistilinin ölmesine ve can kaybına neden olan
plastik kaplı metal mermi ve gerçek cephaneleri var" ifadesini kullandı.
Raporda işgal topraklarında 29 Eylül ve 2 Aralık arasında 264 kişinin öldüğü,
10 binden fazla kişinin de yaralandığı bildirildi.
İSVEÇ: Merkezi Brüksel'de bulunan Birleşmiş Milletler
İşkenceyle Mücadele Dairesi, İsveç'i bir kez daha işkence suçundan dolayı
kınadı. İsveç 1997 yılından beri İranlı bir kadının sığınma başvurusunu
sistematik olarak geri çevirdiği ve ölüm tehlikesi içerdiği halde kadını İran'a
geri göndermeyi planladığı için kınandı.
İTALYA: Lecce'nin kuzey kıyılarında üzeri ceketle örtülmüş 25
yaşlarında bir Kürt gencinin cesedi bulundu. İtalya'da sol çizgideki
"Manifesto" gazetesinde şiddetli bir patlama oldu; bir kişi yaralandı.
İtalya'nın güneyindeki Otranto kıyılarına kaçak yollardan 45 kişiyi getiren
Arnavut teknesi yolcularını yüzerek kıyıya ulaşmaya zorlayınca 3 kişi boğularak
öldü.
JAPONYA: İdam cezalarının yeniden uygulanmaya başladığı
1993'ten bu yana idam edilenlerin sayısı 39'a yükseldi. Japon medyası Adalet
Bakanlığı'na yakın kaynaklara dayanarak verdiği haberde, hırsızlık ve
cinayetten suçlu 52 yaşındaki bir mahkum ile karısını ve ailesini öldüren 57
yaşındaki bir adamın yanında cinayet suçlusu 55 yaşındaki bir kişinin de idam
edildiğini belirtti.
KANADA: Kanada Havayolları Air Canada 3500 çalışanını işten
çıkardı.
KEŞMİR: Başkent Srinagar'da Hindistan ordu karargahı dışında
bir otomobile konulan bombanın patlaması, 6'sı asker olmak üzere 10 kişinin
ölümüne, 23 kişinin de yaralanmasına yol açtı.
KOLOMBİYA: Kolombiya'da başkent Bogota'nın güneyindeki bir köyde
silahlı kişiler 11 kişiyi öldürdü.
KOSOVA: Kosova'nın kuzeyindeki Suhogirlo köyünde, bir
traktörün mayına çarpması sonucu bir Sırp öldü, ağır yaralanan iki kişi
Mitrovitsa'daki Fransız askeri hastanesine kaldırıldı.
PAKİSTAN: Pakistan'ın en büyük muhalefet kurumlarından olan
Cemaat-i İslami Partisi lideri Dr. Azhar Kureyşi, Karaçi kentinde düzenlenen
silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
SRİ LANKA: Askeri otobüse düzenlenen saldırıda 5 kişi öldü. Bir
ağaca bağlanan mayının patlaması sonucu 5 kişi öldü. Hükümet güçleriyle
ayrılıkçı Tamil Kaplanları arasındaki çatışmalarda Tamillerin cepheye
sürdükleri çocuklardan 14'ü hükümet güçlerince öldürüldü.
SUDAN: Başkent Hartum'un banliyölerinden Obdurman'da teravih
namazı için camide toplanan kalabalığın üzerine ateş açılınca 20 kişi öldü,
yaklaşık 40 kişi yaralandı.
TÜRKMENİSTAN: Kadir gecesi dolayısıyla 12 bin tutuklu ve hükümlü
serbest bırakıldı.
UKRAYNA: Ukrayna Devlet Başkanı Leonid Kuçma'nın adının
karıştığı bir skandalla sarsılıyor. Parlamentoda kurulan özel bir Komisyon, Kuçma'nın bir
gazetecinin öldürülmesi için emir verip vermediğini araştırıyor. Cinayetin kanıtları
ise gizlice kaydedilen bir kaset ile gazeteciye ait olduğu tahmin edilen kafası
kopuk bir ceset.
YUNANİSTAN: Sınırdışı edilmeyi bekleyen kaçak göçmenler uzun süren
tutukluluklarını protesto etmek için dudaklarını diktiler. Yunanistan Yüksek
Mahkemesi (Arios Pagos), Trakya Temyiz Mahkemesi'nin, İskeçe Türk Birliği'nin
kapatılmasına yönelik kararını bozdu. Yunan Haber Ajansı ANA'nın haberinde
Yüksek Mahkeme'nin 1550/2000 sayılı kararıyla, İskeçe Türk Birliği'nin
kapatılmasına yönelik ileri sürülen iddiaları yeterli bulmayarak, davayı tekrar
görüşülmek üzere Trakya Temyiz Mahkemesi'ne geri gönderme kararı aldığı
duyuruldu. Yunanistan'da Batı Trakyalı 3 Türk, caminin minaresini kilisenin çan
kulesinden yüksek yaptıkları gerekçesiyle
hapis cezasına çarptırıldılar. İskeçe'ye bağlı Koyunköy Camiine izinsiz
eklemeler yaptıkları gerekçesiyle yargılanan köy imamı İdriz Hasan 3 ay, Emin
Salih ve Bahri Mahzun ise 35'er gün hapis cezasına çarptırıldı. Duruşmanın
ardından temyiz mahkemesine başvuran Hasan Salih ve Mahzun serbest
bırakıldılar.
________________________
(*) Bu Rapor,
MAZLUMDER İnsan Hakları İhlallerini İzleme Komisyonu'nca hazırlanmıştır.