Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Haklarına Dair Sözleşme vesilesiyle 20 Kasım günü Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kabul edilmektedir. Türkiye'nin de imzalayarak tarafı olduğu bu sözleşme çocuk haklarının güvence altına alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak genelde dünya özelde ise Türkiye'de kabul edilen bu haklara rağmen gerekli güvencenin sağlanamadığını görüyor ve yaşanan son olaylar ile birlikte kaygılarımızın arttığını belirtmek istiyoruz.
16 Kasım gecesi TBMM'ye sunulan cinsel istismar suçu ile ilgili yasa tasarısı ülke genelinde büyük tepkiyle karşılanmıştır. Cinsel istismar mağduru çocugun fail ile evlenmesi durumunda verilecek cezanin geri bırakılmasını ve verilmiş olan hükmün infazının ertelenmesini öngören yasa tasarısı,öngördüğü tarihe kadar işlenmiş suçlar açısından başta zorla evlendirme olmak üzere bazı sebeplerle mağdurların mağduriyetlerini artırma potansiyeli bulundurmakta; bunun yanında tanınan cezasızlık sebebiyle bu tür suçların zaman zaman affedildiği düşüncesinden hareketle ileride islenmesinden endişe ettigimiz suçlar acisindan faillere cesaret verecegi korkusu uyandirmaktadir.
Türkiye'nin halihazirda cinsel istismar suçu siralamasinda dünyada 3. sırada olmasi,bu konuda yasal ve caydırıcılığı yuksek yaptırımlarla ilgili düzenlemeler yapilmasini gerektirirken istismarlarcıların cezasizligini önceleyecek düzenlemeler yapılmasını kabul edemeyecegimizi belirtiyoruz.
Çocuklarımız,sağlıklı yaşam hakkı,çocuk işçiliği,eğitim hakkı,çocuk askerler gibi konularda da büyük hak ihlallerine uğramaktadırlar. Devletin sosyal bir hukuk devleti olmasinin geregi olarak çocuklarımızın bütün ihlallerden korunmasi konusunda pozitif ve negatif sorumlulukları olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
MAZLUMDER DİYARBEKİR ŞUBESİ