Ülkemizde ve Dünyada yaşanan hak ve özgürlük
kısıtlamalarına yönelik yapmış olduğumuz basın açıklamalarımızın bir yenisi ile
yine burada bulunmaktayız.
Bilindiği gibi; Üniversitelerde başörtüsü
yasağını kaldırmak üzere Anayasa'nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan
düzenlemeleri Anayasa Mahkemesi reddetti. Anayasa
mahkemesi üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasına yönelik verdiği
kararla Başörtüsünü değil, kanun önündeki eşitliği ve hiç kimsenin eğitim
hakkının engellenemeyeceğini öngören özgürlükçü düzenlemeleri reddederek, kendisinin
bizzat uyması gereken anayasayı çiğnemiştir. Yasama yapan
meclisin yetkisini gasp etmiştir. Mahkeme
heyeti yapmış olduğu müzakerelerde, başörtüsünün "Türkiye'de 'siyasi simge'
olarak görüldüğünü ve üniversitelerde serbest bırakılmasının güya laiklik
ilkesine aykırı olduğu" gibi saçma bir gerekçe öne sürmüştür. Hâlbuki Mahkeme bu kararıyla
Anayasa'nın 148. maddesini çiğnemiş oluyor. Anayasa'nın 148. maddesi çok açık:
Anayasa Mahkemesi "Anayasa değişikliklerini... Sadece şekil bakımından
inceler ve denetler." Anayasa Mahkemesi'nin dün verdiği, iptal kararı, bir
Anayasa ihdası anlamına geliyor. Anayasa Mahkemesi üzerindeki meşruluk
tartışmalarını bu karar daha da arttıracaktır. Mahkeme, yasama organının yerine
geçmiştir. Hatta kurucu organın da yerine geçmiştir. Bundan sonra TBMM'nin
anayasa değişikliği yapma hakkı kalmamıştır.
Bu
karala sadece başörtüsünün kaderi belirlenmiş olmuyor, başka gerçekleri de gün
ışığına çıkarmış oldu. Anayasa Mahkemesi
bu kararla sistem içinde kendisine yeni bir rol biçmiş oldu. CHP anlayışındaki ideolojik
bakışla rejimi korumayı, devleti kollamayı hedefleyen bir rol. Sanki olağanüstü
dönemin ürünü olan İstiklal Mahkemeleri'nin ruhu 2008 Türkiye'sinde Anayasa
Mahkemesi'nin üzerinde dolaşıyor. Bundan
sonra AKP de kapatılır, MHP'ye de her an kapatma davası açılırsa sürpriz olmaz.
Hatta bu anlayışla meclis bile yargılanabilir. Çünkü bu kararla CHP dışındaki diğer
partilerin olağan siyasî faaliyetler yapması güçleşmiş oldu.
Halkımızın % 80ninin olumlu olarak çözülmesini
istediği başörtüsü meselesini ve bu beklentilerinden dolayı iktidara taşıdığı
siyasi iradenin karşısına engel olarak yargı çıktı. Bu milletin, vesayetlerin,
çobanların, kapıcıların, işçilerin kanaatleri, oyları, fikirleri, akılları,
kararları bu azgın azınlık nazarında kayda değerlik arz etmiyor. Bu ülkede
milyonlarca insanın sandığa giderek seçtiği ve kendilerini iktidara taşıyarak
meclise gönderdiği milletvekillerine; "sizler, biz istemedikçe bir kanun
yapamazınız." Anlamına geliyor. Bu kararla aslında halka sizin oylarınız
değersiz ve hiçbir anlam ifade etmiyor, anlamı çıkıyor. Oldu olacak; bundan
sonra "halkı da, meclisi de partileri" de kapatın CHP'yi iktidara getirin ve
ülkeyi siz yönetin. Ne gerek var secime veya meclise nede olsa her şeye siz
karar vereceksiniz.
Türkiye'de hak, hukuk ve adaletin olmadığını bir kez
daha ortaya koyan bu kararı tanımıyoruz. Her ne kadar bu kanun iptal edilse de geçmişte
olduğu gibi bugünde mevcut yasalarla bile başörtü yasağının hukuki bir dayanağı
yoktur. Ancak üniversitelere başörtüsü ile girilemez şeklinde bir yasa çıkarmak
gerekir ki; buda olmadığına ve olamayacağına göre yapılanların yasadışı
olduğunu ilan ediyoruz. İslam inancını düşman gören, hukuku resmi ideolojiye
kurban eden bir yargı kararı ne meşru ne de makuldür. Hiç kimse bizden fıtratı,
İslam'ı ve hukuku ezip geçen bir mahkeme kararına saygı duymamızı
beklememelidir.
Van Hak ve Özgürlükler Platformu olarak
bu güne kadar yapmış olduğumuz basın açıklamalarının ne kadarda yerinde olduğu
ortaya çıkmıştır. Bizler insanımızın gerilimlerden uzak kalmasını
arzulamaktayız. 70 milyonluk ülkeyi bu kadar germeye kamplaştırmaya ve
ayrıştırmaya kimsenin hakkı yoktur. Bir gün kendilerine de hukuk lazım
olacaktır. Birde bu hukuksuzluğu hukukçuların yapmış olması artık "tuzunda
koktuğu" durumdur. Buna neden olanlar tarih önünde hesap vereceklerdir. Bu engeller
bizi yıldıramayacak aksine mücadele azmimizi arttıracaktır. Sabahın en yakın
olduğu an, karanlığın en yoğun olduğu andır.
Gökkuşağı Derneği Üyesi
Kemal ÇELEN
VAHÖP (VAN HAK ve
ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU)
Gökkuşağı Derneği, İnsan-Der,
Memur-Sen,
Mazlum-der, Umut-Der, Anadolu Gençlik
Derneği