25 Aralık 2025 tarihinde dayanaksız suçlamalarla hukuka aykırı bir şekilde gözaltına alınıp Akyurt Geri Gönderme Merkezi’ne gönderilen Musa Salih’in (Fazliddin Parpiyev) yaşadığı mağduriyete dikkat çekmek için basın açıklaması düzenledik.
Musa Salih'in eşi ve çocuklarının da katıldığı basın açıklamasında Musa Salih'in avukatı Av. Gülden Sönmez, Türkistanlılar İnisiyatifi adına Burhan Kavuncu, genel başkan yardımcımız Ali Öner yaşanan hukuksuzluğu aktardı.
Basın açıklaması, Hak İhlalleri Komitesi üyemiz Av. Enda Bayram tarafından okundu.
Basın açıklamasının tam metni:
"ÖZBEK ALİM MUSA SALİH SERBEST BIRAKILSIN!
2025 yılının son günlerinde, yılbaşı etkinliklerine saldırı hazırlığı yapıldığı istihbaratı gerekçe gösterilerek güvenlik güçlerince pek çok şehirde eş zamanlı operasyonlar düzenlenmiş; bir kısmı yabancı uyruklu olmak üzere çok sayıda kişi terör suçlamasıyla gözaltına alınmıştır.
Gözaltına alınan isimlerden biri olan Özbek alim Musa Salih (Fazliddin Parpiyev) hakkında, Nisan 2025’te de aynı suçlamayla bir soruşturma dosyası açılmış; yürütülen tahkikat neticesinde delil bulunamadığı ve suçlamaların asılsız olduğu tespit edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kasım ayında takipsizlik kararı verilmiştir. Ancak bu beraat niteliğindeki karara rağmen, hakkında sınır dışı ve idari gözetim işlemleri devam ettirilen Musa Salih, Ankara Akyurt Geri Gönderme Merkezi'ne sevk edilmiştir.
Musa Salih, 2018 yılında Özbekistan'da imam olarak görev yaparken başörtüsü yasağı, sakal bırakma engeli ve çocukların camiye gitmesinin yasaklanması gibi uygulamalara karşı yetkililere çağrıda bulunmuş; bu itirazı nedeniyle görevden alınarak baskılara maruz kalmıştır. Hem can güvenliğini korumak hem de inancını özgürce yaşayabilmek adına Türkiye'ye sığınmış, uzun yıllar Özbek makamlarının taciz ve tehditlerine maruz kalmıştır. Salih, 2021 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kazanmıştır. Özbek yetkililer, eleştirileri nedeniyle kendisinden özür dilemesi ve ülkeye dönmesi için çeşitli yollarla baskı kurmakta, hatta Özbekistan'da kalan aile üyeleri üzerinden tehditlerini sürdürmektedir. Karşı karşıya bulunduğu durum böyleyken, takipsizlik kararıyla sonuçlanan 2025 yılındaki asılsız soruşturma başlar başlamaz Musa Salih'in vatandaşlığı Türkiye makamlarınca iptal edilmiştir.
Uluslararası hukuk ve 6458 sayılı Kanunla teminat altına alınan "geri gönderme yasağı", bir kişinin işkenceye, insanlık dışı muameleye veya yaşam hakkı ihlaline maruz kalacağı bir yere gönderilmesini kesin surette yasaklamaktadır. Bu ilke sadece modern hukuk normlarında değil, kadim devlet geleneğinde ve ahlak yasalarında da "sığınana dokunulmazlık" esasınca kabul gören, devletlerin saygınlığıyla doğrudan ilişkili temel bir ilkedir.
Bilindiği üzere geçtiğimiz yıl bir başka Özbek alim Alisher Tursunov, geri gönderme yasağına rağmen sınır dışı edilmiş; yaşlı ve hasta olan Tursunov’un hapishanede işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığı hak savunucuları tarafından dile getirilmiştir. İade edilmesi durumunda Musa Salih'in de benzer şekilde kötü muamele göreceği, uydurma suçlarla hapse atılacağı ve yaşam hakkının tehlikeye gireceği konusunda kuvvetli ve somut emareler bulunmaktadır.
Türkiye-Özbekistan ilişkilerinin gelişmesi, maalesef Türkiye'deki Özbek göçmenlere yönelik hukuksuz uygulamaları da artırmaktadır. Aynı mağduriyetler Türkmen, Mısırlı ve Doğu Türkistanlı muhacirler için de geçerlidir. Devletler arası siyasi ve ekonomik çıkarlar, hukukun askıya alınmasının mazereti olamaz. Türkiye Cumhuriyeti, temel haklarından yoksun bırakıldığı için kendisine sığınmış insanları hukuka aykırı bir şekilde ateşe atamaz.
MAZLUMDER olarak;
- Musa Salih hakkında hukuka aykırı olarak uygulanan idari gözetimin derhal kaldırılarak serbest bırakılmasını talep ediyor,
- İlgili kurumları, göçmenlere yönelik hukuksuz sınır dışı uygulamalarını bir an evvel sona erdirmeye ve uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırıyoruz."