Basın Açıklamaları

Polis Şiddeti de Vandallık da Kabul Edilemez! Tutuklamanın Cezalandırma Aracı Gibi Kullanılmasından Vazgeçilmelidir!

Polis Şiddeti de Vandallık da Kabul Edilemez! Tutuklamanın Cezalandırma Aracı Gibi Kullanılmasından Vazgeçilmelidir!

19 Mart 2025 tarihinde, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık gibi isimlerin de bulunduğu 100’den fazla kişi, haklarında devam eden soruşturmalar gerekçesiyle gözaltına alınmış ve bu kişilerin bir kısmı tutuklanmıştır.

Gözaltılar sonrası başlayan protesto eylemleri İstanbul Valiliği tarafından yasaklanmış, bu hukuksuz ve keyfi yasağa uymayan göstericilere polis tarafından orantısız müdahalede bulunulduğuna ve kötü muamele uygulandığına dair birçok görüntü medyaya yansımıştır. Emniyet birimleri tarafından yoğun biber gazı kullanıldığı, yaralama kastıyla pek çok göstericiye fiziki şiddetin uygulandığı, yetki sınırlarının aşıldığı görülmüştür.

Hukuka aykırı müdahalelerde yer alan bazı kolluk mensuplarının kişisel sosyal medya hesaplarında şiddeti öven paylaşımlar yaptıkları, eylem alanında protestoculara yönelik tehdit, küfür ve hakarette bulundukları sosyal medyaya yansımıştır. İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere hiçbir ilgili ve yetkili kurum yaşananlara ses çıkarmadığı gibi yaptıkları açıklamalarla kolluk kuvvetlerinin yanlış davranışlarını cesaretlendirecek beyanlarda bulunmuşlardır.

Bunun yanında eylemlere katılan bazı kişi ve grupların, polislere taş, sopa, balta, asit gibi çeşitli nesnelerle saldırdığı, Cumhurbaşkanının ailesine yönelik hakaret içerikli sloganlar attığı görüntüler medyaya yansımıştır. Protesto gösterilerinin yoğunlaştığı Saraçhane’ye yakın konumda bulunan Şehzadebaşı Camii'nin bahçesinde içki içildiğine ve mezar taşlarının kırıldığına, duvarlara sprey boyayla yazılar yazıldığına dair görüntüler de medyaya yansımıştır. Tüm haklarda olduğu gibi toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanırken de hukuki sınırlar içerisinde kalınması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmemesi esastır. Şiddet, vandallık ve küfür içeren, kutsal değerlere saldırı niteliği taşıyan söz ve eylemler kabul edilemez.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından, gözaltına alınanlarla ilgili açıklamalarda bulunmuştur. Bakanlıkça açıklanan ve basına yansıyan haberlere göre, sabahın erken saatlerinde ve farklı günlerde gözaltına alınan 900 civarında eylemciden, büyük bir kısmı 2911 sayılı kanuna muhalefetten olmak üzere, 260’ı tutuklanmıştır. Eylemcilerin avukatlarının dile getirdikleri müvekkillerinin ilk başta adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilecekken, savcılığın görüş değiştirerek tutuklama talep ettiği ve tutuklamalarda şüphelilerin “şiddet eylemlerine bulaşıp bulaşmadığı”na bakılmaksızın sırf alanda bulunmalarının tutuklama için yeterli sayıldığı iddiaları ve buna ilişkin sorgu tutanakları, tutuklamaların hukuki bir sürecin işletilmesinden çok, eyleme katılanların cezalandırılması amacını taşıdığı izlenimini doğurmaktadır.

MAZLUMDER olarak;

•⁠ ⁠Meşru hakların, başkalarının temel haklarını ihlal ederek, şiddet ve vandallık yöntemleri ile kullanamayacağını vurgulayarak, suç fiillerini işleyenlerle toplantı ve gösteri hakkını kullanan protestocuların aynı muameleye tabi tutulmaması gerektiğini hatırlatır,
•⁠ ⁠Bazı kolluk güçlerinin protestoculara karşı sergilediği hukuk tanımaz tavrın artık son bulmasını,  
•⁠ ⁠Konusu suç oluşturan fiillerde bulunan polisler hakkında cezasızlık algısının pekişmemesi adına ivedi bir şekilde işlem başlatılmasını ve sonuçlarının toplumla paylaşılmasını,
•⁠ ⁠Tutuklamanın bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılması uygulamasından derhal vazgeçilmesini talep ederiz.

MAZLUMDER