03.05.08/Kocaeli
Başörtüsüne özgürlük eylemlerimizin bir yılı daha geride
bırakmasının ardından bu alanlarda sürdürdüğümüz hak ve adalet mücadelemize
devam ediyoruz.
Birileri halkın temel hak ve özgürlüklerini hiçe
sayarak siyaset güderken, politika geliştirebilirken, birileri de varmış gibi
davranarak bu hak ve özgürlükler üzerinden nemalanma gayreti içerisinde oldu.
Kimin başörtüsü yasağı ile nasıl bir plan içinde olduğunu her fırsatta deşifre
ettik bu alanlarda. Kendi siyasi gündemleri içerisinde, gündemleri tükenmişken
ve yaptıklar kirli işleri ötrem hevesi içerisindeyken de her zaman joker olarak
kullanacak bir yasakları oldu yastık altlarında. Bu İslami kesim üzerinde
başörtüsü şeklinde tezahür ederken, sol kesim üzerinde düşüncesini ve
ideolojisini baskılama şeklinde tezahür ediyor.
Bu bumerankta bugün bana, yarın san, öbür gün ona
uzanan bıçak herkesi yaralıyor. İş bunun bir zihniyet öteleme meselesi olduğunu
anlaya bilme ve eğer susulursa bir gün susanı da vuracağı gerçekliğidir.
Şeffaflığı kalmamış, derine inmiş sonra derinliği de
kirli bir şekilde ifşa olmuş Devletin baskı, dayatma ile halk üzerinde tahakküm
kurarak varlığını güçlendirmeye çalıştığı görülüyor. Başörtüsü yasağı çözülürse
halk arasında çatışma çıkar, tan doğanda birileri toplantı ve gösteri yürüyüşü
hakkını kullanırken İzmit de başkaları tamda bunun tersi bir fikirde yürüyüş
düzenlerse kaos çıkar, 1 Mayıs İşçi Bayramı taksimde kutlanırsa çatışma çıkar
diyen Devletimiz korkuları ile yüzleşmeli ve aslında kaos ve çatışmanın baskı
ve dayatmalarla olduğunu görmelidir. 1 Mayıs da alanlar Devletin gövde
gösterisine dönüşmüştür. Adeta show yapan emniyet güçlerinin müdahaleleri
alanlarda bulunan, hastane acilinde bulunan insanları sivil toplum
kuruluşlarının binalarının içinde bulana insanları etkilemiştir.
Krizin
muhatabı olan AKP Hükümeti Şemdinli olayında, 301. Madde konusunda, Hrant Dink
cinayetinde Devletin sopasını göstermesi ile bu konuların sonunu getirememişti.
1 Mayıs dan da, bu görüntü ve tablo ile yenik çıktı. Her şeyle ve herkesle, tüm
yasak ve dayatmalarla yüzleşebilen Hükümetler ancak gerçek anlamda iktidar olur
ve yine halkın temel hak ve özgürlüklerini koruyan, halka boyun eğdiren halkın
hizmetinde boyun eğen Devletler Devlet olabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşüne
abartılı bir şekilde müdahale edenleri tıpkı geçtiğimiz yıl Başörtüsüne
Özgürlük yürüyüşümüze müdahale edenler gibi kınıyoruz.
Bununla birlikte kimin gerçek anlamada hak ve
özgürlüklerin bencilce istemeyen, kendine demokratlar olup olmadığını da bu
mesel üzerinde görüyoruz. Bir kısım köşe yazarlarımız geçtiğimiz yıl polisin
bizlere coplu ve biber gazlı müdahalesinin ardından "Niye izinsiz gösteri
yapıyorsunuz" gibi mantıksız yorumlarda bulunarak bizlere müdahale edenlere
alkış tutmuşlardı. Beylerin 1 Mayıs müdahalesine tepki göstermeleri güzel.
Ancak kendinden olmayan düşüncelere de müdahaleyi kınamaları için daha çok hak
ve özgürlük dersleri almaları gerektiği gözüküyor. Aksi halde sizin hak ve
özgürlük anlayışınız inandırıcılığını yitirir.
Kim yaparsa yapsın, kim tarafından yapılırsa yapılsın
zorbalık ve dayatmanın karşısında olacağız ve gerçek anlamada hak ve
özgürlüklerin tesisi için mücadelemizi sürdüreceğiz.
MAZLUMDER Kocaeli Şube Gönüllüsü Zozan GÜNAY