Basın Açıklamaları

Kafkas ve Tatar Kökenli Sığınmacılara Yönelik Hukuksuz İadeler ve Keyfi İdari Gözetim Uygulamaları Derhal Durdurulmalıdır!

Kafkas ve Tatar Kökenli Sığınmacılara Yönelik Hukuksuz İadeler ve Keyfi İdari Gözetim Uygulamaları Derhal Durdurulmalıdır!

Türkiye, tarihsel ve insani sorumluluklarının bir gereği olarak asırlardır Kafkasya ve Tatar coğrafyasından gelen muhacir ve sığınmacılara ev sahipliği yapmış; bu topluluklarla tarihsel, kültürel ve toplumsal bağlar temelinde güçlü bir bütünleşme sağlamıştır. Ancak son dönemdeki bazı idari uygulamalar ve sınır dışı işlemleri, Türkiye’nin tarihsel ve insani sorumlulukları ile hukuk devleti ilkesi bakımından kaygılara yol açmakta; Kafkas ve Tatar topluluklarında endişe ve güvensizliği artırmaktadır. İlgili süreçlerin hukukun evrensel ilkeleri, insan hakları ve hukuki güvenlik ilkesi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini önemle vurguluyoruz.

Movlat ve Iusup Tsuroev Vakası: Movlat ve Iusup Tsuroev kardeşler 2024 yılında Türkiye’ye sığınmışlardır. Iusup Tsuroev, haksız bir suçlama nedeniyle İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıp 2 Şubat 2026 tarihinde beraat etmiş ve bu karar 17 Mart 2026’da kesinleşmiştir. İki kardeş 10 Ağustos 2026 tarihinde Geri Gönderme Merkezi’nden serbest bırakılmış, fakat sonrasında kendilerinden haber alınamamıştır. Daha sonra Rus makamlarına teslim edildikleri anlaşılmış ve orada ağır işkencelere maruz kaldıkları kamuoyuna yansımıştır. İade süreci, 6458 sayılı YUKK veya 6706 sayılı Adli İşbirliği Kanunu’ndaki hiçbir yargısal süreç işletilmeksizin kayıt dışı yöntemlerle gerçekleştirilmiştir. Vaha İbrahimov Vakası: Çeçenistan bağımsızlık mücadelesinin sembol isimlerinden Cevher Dudayev’in danışmanı Vaha İbrahimov, kamuoyuna yansıyan beyanlarında yer aldığı üzere gerçekleştirmeyi planladığı programlar için Türkiye’ye gelmek istemiş; ancak 21 Ağustos 2026 tarihinde soyut gerekçelerle ve hukuka aykırı şekilde ülkeye girişine izin verilmemiştir.

Timur Bichurin Vakası: Rusya’daki baskılardan kaçan Tatar muhacir Timur Bichurin, Dosyaların Kontrolü Komisyonu (CCF) tarafından hakkındaki INTERPOL kaydı hukuka aykırı bulunup silinmesine ve Eskişehir İdare Mahkemesi’nin sınır dışı etme kararını iptal etmesine rağmen, yaklaşık 9 aydır Ankara Akyurt Geri Gönderme Merkezi’nde idari gözetim altında tutulmaktadır. İdari gözetim kararının dayanağı olan sınırdışı kararı iptal edildikten sonra derhal serbest bırakılması gerekirken, idarenin hala gözetim altında tutması, hukuka ve kanunlara aykırıdır.

Abdulvagab Abdulaev Vakası: Dağistanlı Kumuk Türk’ü muhacir Abdulvagab Abdulaev, Rusya'nın talebiyle konulan meşruiyeti tartışmalı Interpol kayıtları gerekçe gösterilerek aylarca idari gözetim altında tutulmuştur. Ancak kamuoyu duyarlılığı neticesinde serbest bırakılmış, bu serbest bırakma eylemi de idari gözetim mekanizmasının ne kadar keyfi çalıştığını gözler önüne seren bir örnek olarak kayıtlara geçmiştir. Yabancı ülke makamlarının mesnetsiz istihbarı verileri veya soyut güvenlik talepleri doğrultusunda sığınmacılar hakkında sınır dışı kararları almak, kesinleşmiş yargı ve beraat kararlarını yok saymak ve kişileri usulsüz yöntemlerle ya da süresiz idari gözetim cenderesiyle iadeye zorlamak Anayasa’nın 17. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesinde düzenlenen kötü muamele yasağına ve 6458 sayılı YUKK’un 4. maddesinde güvence altına alınan "Non-refoulement" (Geri Göndermeme) ilkesine ve temel insan haklarına açıkça aykırıdır. Toplumsal huzursuzluğu tırmandıran, sığınmacıların hukuki güvencelerini yok eden ve devletin egemenlik hakkını gölgeleyen bu hukuka aykırı uygulamalara derhal son verilmelidir.

MAZLUMDER olarak başta İçişleri Bakanlığı ve Göç İdaresi Başkanlığı olmak üzere ilgili kurumları;

• Hukuk devleti ilkelerine, idarenin mahkeme kararlarıyla bağlılığı ve egemenlik yetkilerine uygun hareket etmeye,

• Anayasa’nın 17. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesinde güvence altına alınan işkence ve kötü muamele yasağı ile 6458 sayılı YUKK m. 4’te yer alan "geri göndermeme ilkesi" uyarınca; Tsuroev kardeşler vakasındaki tüm karanlık noktaları aydınlatmaya ve benzer kayıt dışı/hukuksuz iadeleri derhal durdurmaya,

• Vaha İbrahimov ve benzer durumdaki kişiler hakkında somut ve hukuki gerekçelere dayanmaksızın uygulanan idari tedbir ve kısıtlamaların hukuka uygun, ölçülülük ve hukuk güvenliği ilkelerine uygun olarak tekrar değerlenlendirmeye,

• Yüzyıllardır bu toprakların ayrılmaz bir parçası olan Kafkas ve Tatar toplumunda derin kırılmalara yol açan bu hukuk tanımaz politikalardan vazgeçerek, hukuki güvenliği ve toplumsal vicdanı tesis eden politikalar yürütmeye davet ediyoruz.