Basın Açıklamaları

Hukuksuz Geri Göndermelere Son Verilsin, Elgazi Ailesinin Hakları İade Edilsin!

Hukuksuz Geri Göndermelere Son Verilsin, Elgazi Ailesinin Hakları İade Edilsin!
MAZLUMDER'in de bileşenlerinden olduğu Sığınmacı Hakları Platformu olarak hukuksuz bir şekilde Suriye'ye gönderilen Taha Elgazi ve eşinin son durumuna ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek ve yetkililere çağrıda bulunmak için basın toplantısı düzenledik.

MAZLUMDER'in de bileşenlerinden olduğu Sığınmacı Hakları Platformu olarak hukuksuz bir şekilde Suriye'ye gönderilen Taha Elgazi ve eşinin son durumuna ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek ve yetkililere çağrıda bulunmak için basın toplantısı düzenledik. Toplantıda MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Ali Öner, Elgazi ailesinin avukatı Av. Abdulhalim Yılmaz, Prof. Dr. Bekir Berat Özipek söz alırken basın açıklaması Yıldız Önen tarafından okundu.

Taha Elgazi de toplantıya görüntülü olarak katılarak, geri gönderme süreci ve son durumu hakkında bilgi verdi.

Basın Açıklaması:

“Hukuksuz geri göndermelere son verilmeli, Elgazi Ailesinin hakları iade edilmeli”

Türkiye’de kamu otoritesi bir süredir, kendi göçmen toplumu içinde tanınanlar ve kanaat önderi olarak kabul edilenler de dahil olmak üzere çok sayıda kişiyi sınır dışı ediyor veya uluslararası hukukun geri gönderme yasağına aykırı biçimde kaynak ülkeye iade ediyor.

Son olarak Özbekistan’ın tanınmış alimlerinden Alişir Tursunov (Mübeşşir Ahmed), sınır dışı adı altında Özbekistan’a iade edildi. Tursunov 7 Mayıs 2025 tarihinde Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) konulmuş ve o tarihten sonra da kendisinden haber alınamamıştı. Daha sonra Özbekistan İçişleri Bakanlığı Tursunov’un 10 Mayıs 2025 Cumartesi günü Türkiye tarafından kendilerine verildiğini, “dinî materyal yaymak” ve “kamu güvenliğine tehdit oluşturmak” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine konulduğunu açıklamıştı.

Bundan kısa bir süre önce de 28 yaşındaki Mısırlı genç Ahmet Ferahat, geri gönderme yasağına rağmen Mısır’a iade edildi. Bunlar kamuoyuna yansıyan olayların iki örnek. Bu bağlamda son zamanlarda zorla geri gönderme olaylarının kurumsal ve sistematik bir uygulama haline geldiğine ilişkin eleştiriler de yapılıyor.

Ferahat, Tursunov ve haksız yere geri gönderilen diğer kişilerle ilgili kararları veren yetkililer, ileriki zamanlarda belki de onların başına gelebilecekleri haber aldıklarında vicdan azabı duyacaklardır. Tıpkı 1999 yılında Rustam Mamatkulov ve Zaynuddin Askarov’un ölüme gönderilmesi gibi.

Ancak konunun ahlaki ve insani boyutundan öte hukuki boyutu vardır ve hukuki açıdan devleti bağlayan, geri gönderme yasağını ihlal ederek kişilerin iade edilmelerinin hukuk devleti ilkesine, Anayasa ve kanunlara aykırı olmasıdır.

Hukuka aykırı sınır dışı işlemlerine son verilsin

Türkiye'de göçmen politikalarının gözlemcilerin beklentilerin tersine sertleşme eğiliminde olduğu, yetkililerin mevcut yasalara aykırı işlemler gerçekleştirmekten kaçınmadıkları gözlemlenmektedir. Son olarak, Suriyeli göçmen ve insan hakları savunucusu Taha Elgazi, eşi ile birlikte sınır dışı edildi.

Taha Elgazi 16 Mayıs Cuma akşamı, aynen ABD’de gözaltına alınan Rümeysa Öztürk gibi, sivil giyimli kişiler tarafından evinin önünde gözaltına alındı. Ertesi akşam yeniden evine gelen sivil giyimli kişiler bu defa da eşini götürdüler.

Elgazi’nin ne için, hangi sebeple gözaltına alındığı, nereye götürüldüğü bilgisi ailesine ve yakınlarına verilmedi. Aradan geçen 3 gün boyunca hiçbir kurum Elgazi ve eşine bilgi vermedi, nerede olduğunu avukatına ve yakınlarına bildirmedi. Bu yüzden ilk zamanlarda karanlık kişiler tarafından kaçırılmış olabilecekleri bile akla geldi.

Sonunda, 19 Mayıs Pazartesi günü sabahı Elgazi Suriye’den arayarak eşi ile birlikte sınır dışı edildiğini bildirdi.

Taha Elgazi ve eşi ile ilgili yapılan sınır dışı işlemi hukuka aykırıdır

Taha, Suriye’de yaşadığı dönemde, Esad rejiminin zulmüne uğradı ve Halep Cezaevi’nde tutuklu kaldı. Bu deneyimleri onu insan hakları mücadelesine yönlendirmede etkili oldu. Türkiye’de özellikle Suriyeli göçmenlerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekmeye çalıştı ve bu konuda aktif çalışmalar yürüttü.

2018 yılında Türkiye vatandaşlığına geçen Elgazi ve eşi o tarihten beri yasalara saygılı bir aile olarak yaşamaya devam etti. Taha Elgazi, kendi ekmeğini kazanmaya çalışırken Suriyeli göçmen toplumunun dertleri ile ilgilenmeyi de ihmal etmedi.

Bir süre önce vatandaşlıklarının iptal edildiğine dair duyum geldi. Ancak, resmi müracaatlarında kendileri ve avukatları herhangi karara ve bilgiye erişemedi. Gözaltına alındıklarında Türk vatandaşlığı kimlikleri üzerlerindeydi. Kendisine sözlü olarak aktarılan bilgiye göre sınır dışı kararı da “vatandaşlığının iptal edildiği, bu nedenle kaçak sayıldığı” şeklinde gerekçelendirildi. Eşine ise “Göç idaresi tarafından geçici koruma kimliği verileceği” söylenerek gözaltına alındı. Vatandaşlığın iptali bir idari karar olduğundan kişilerin buna mahkeme yoluyla itiraz edebilmesi gerekir. Ancak vatandaşlık iptali sonrası prosedür idare tarafından tamamlanmadığından aileye bu fırsat da tanınmamış oldu.

Vatandaşlık iptalindeki hukuksuzluk bir yana, Türkiye’de çeşitli nedenlerle, aile birleşmesi vb. yollarla vatandaşlık almış yüzbinlerce insanın hakkının kamu otoritesinin iki dudağı arasına bırakıldığı duygusu uyandırması bakımından güven zedeleyici bir etki yapacağı da açıktır.

Taha Elgazi, Türkiye’deki göçmenler ve hak temelli STK’lar tarafından yakından tanınan, sosyal uyum çabaları takdirle izlenen bir hak savunucusudur. Türkiye ve Suriye toplumları arasındaki ilişkilerin güçlenmesinde ve yeni Suriye yönetiminin kendisini dünyaya, insanlara, devletlere anlatmasında önemli roller üstlenebilecek bir kişidir. Onun bir an önce özgür bir biçimde Türkiye’ye girişi yapması ve buradaki Suriyeli göçmen toplumu için çabalarını sürdürmesi sağlanmalıdır.

Bu vesileyle Türkiye’nin göç yönetimi hukuk, adalet ve basiretle yeniden ele alınmalı ve mağduriyet üretmeyecek bir işleyişe kavuşturulmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Basın Toplantısını izlemek için:

https://www.youtube.com/watch?v=jHPwbxKPtRk