Beytar'ın Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı şikayet dilekçesinde şu ifadeler yer almıştı: "Ankara Barosu'nun düzenlemiş olduğu konferansa konuşmacı olarak katılan şüpheli Tansel Çölaşan yapmış olduğu konuşmasında 27 Mayıs 1960 askeri darbesini doğru gördüğünü, hukuku ve demokrasiyi askıya alan darbe eylemini devrim olarak nitelendirmiştir. Şüpheli Tansel Çölaşan, hukukun güçlenmesini ve demokrasinin yerleşmesini savunması gerekirken hukuku ve demokrasiyi askıya alan bir fiili savunur olmuş olması da hukuk mantalitesi içinde kabulü mümkün değildir. Şüpheli hakkında 5237 sayılı yasanın 215. maddesinde tanımı yapılmış bulunan suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmasını dilerim."
Dilekçeyi inceleyen Danıştay Başkanlığınca, MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Emrullah Beytar'a aşağıdaki cevap gönderildi:
"Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı basın suçları soruşturma bürosunun 18.03.2008 günlü ve Basın Soruşturma No: 2008/753, Basın Karar No:2008/5 sayılı görevsizlik kararı ekinde Başbakanlığımıza gönderilen, Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan'a yönelik ilgi şikâyet dilekçeniz incelenmiştir.
İnceleme konusu olayda, şikâyet dilekçesinin işleme konulabilmesi için 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nda ön görülen ceza soruşturması ve disiplin kovuşturması sürecinin başlatılabilmesi için bu kanunda aranılan koşulların varlığı söz konusu olmadığından, Danıştay meslek mensubu hakkında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bilgilerinize rica ederim."
Sumru ÇÖRTOĞLU
Danıştay Başkanı
ÇÖLAŞAN NE DEMİŞTİ?
Ankara Barosu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla "Kadın Olmak" konulu sempozyumun, "Hukukta Kadın" başlıklı oturumunda konuşan Çölaşan, büyük fedakârlıklarla kurulan cumhuriyetin belirsizliğe gittiğini gören halkın, ihtilal öncesi toplumsal bir öfkeye kapıldığını öne sürmüş ve "Kimse idam cezasını istemez ama o dönemde bunlar idam edildiğinde toplumsal bir coşku vardı. 27 Mayıs'ı burada ihtilal olarak görmek hata olur. 1960 ihtilali aslında bir devrimdir" diye konuşmuştu.