Yurt İçi Raporlar

2002 MART İhlal Raporu

2001 Yılı MART Ayı İnsan Hakları İhlalleri Raporu

İ

MAZLUMDER

MART 2001 İNSAN HAKLARI RAPORU(*)

YAŞAMA HAKKI

Faili Meçhul Cinayetler/Şüpheli Ölümler : 12

Yerinde İnfaz ve İşkence ile Ölüm : 5

Çatışmalarda Ölen ve Yaralananlar : 9 ölü, 1 yaralı

Sivillere Yönelik Eylemler : 4 olay, 1 yaralı

KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ

İşkence/İşkence İddiası : 23

Çeşitli Amaçlarla Yapılan Baskı ve Tehditler : 4+ Resul Aydemir'in Kardeşleri

Cinsel Taciz/Tecavüz : 2

Gözaltılar : 3033

Tutuklamalar : 10

Yerleşim Merkezlerine Yönelik Baskılar

Boşaltılan/Yakılan Köyler : 1

Cezaevlerinde Yaşanan Olaylar : 15

Cezaevlerinde Ölüm : 2

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ

İstenen Ceza : 30 yıl 8 ay hapis; +(Diyarbakır Yenişehir)

Verilen Ceza : 6 yıl 4 ay hapis; 120.000.000,-lira para cezası

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Kapatılan/Toplatılan/Yasaklanan Yayın ve Etkinlik : 11 (11 Gün)

Gazetecilere ve Yayın Organlarına Yönelik Baskılar/Saldırılar : 2+59

DİN ÖZGÜRLÜĞÜ : 579+

Yargılamalar : 579+65+

El Konulan Kurban Derileri : 59672

ÖĞRENİM ÖZGÜRLÜĞÜ : 72

Öğrenci Olayları : 1 olay, 1 yaralı

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ

Kapatılan Sivil Toplum Örgütü : 1

Sivil Toplum Örgütlerine Yönelik Baskılar/Saldırılar : 20

SIĞINMA HAKKINA YÖNELİK İHLALLER : 73

ÇALIŞMA YAŞAMINA YÖNELİK İHLALLER : 2269

Ölenler : 5

İşten Atılanlar : 2264

_______________________________

*Bu rapor, MAZLUMDER İnsan Hakları İhlallerini İzleme Komisyonu tarafından hazırlanmıştır.

YAŞAMA HAKKI

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER/ŞÜPHELİ ÖLÜMLER : 12

12 Şubat 2001 tarihinden itibaren haber alınamayan Mardin Lisesi 1. Sınıf öğrencisi Nevaf Bakır'ın (18) cesedi, 10 Mart 2001 Cumartesi günü Mardin'in Kayacan Sitesi bölgesinde çobanlar tarafından bulundu.

13 Mart 2001 tarihinde İstanbul Ataköy'de elleri ve ayakları bağlandıktan sonra işkence edildikten sonra boğularak öldürülmüş 25 yaşlarında bir erkek cesedi bulundu.

16 Mart 2001 tarihinde Bursa'da bir dolmuşta şoförlük yapan Hasan Yağcı ve arkadaşı Salih Güvenç'in cesetleri Osmangazi sınırları içinde Çukurca Mahallesi'ndeki bir tarlada bulundu. Olay, Yağcı'nın çalıştığı aracı teslim etmemesi üzerine yapılan araştırma sonucunda ortaya çıktı. Yağcı'nın yüzüne, Güvenç'in de ensesine iki kurşun sıkıldığı belirlendi.

23 Mart 2001 günü İstanbul Gaziosmanpaşa'da bir parkın girişine bırakılan iki mukavva kutuda kimliği belirsiz biri kadın iki kişinin cesedi bulundu.

24 Mart 2001 günü Mersin'de başına tek kurşun sıkılarak öldürülen bir kişinin cesedi bulundu. Merkeze bağlı Iğdır köyü yakınlarındaki bahçesinde portakal toplayan çiftçi İlkay Ersöz'ün su kanalı kenarında toprağa gömülü bulduğu cesedin kimliği tespit edilemedi.

Yaklaşık bir ay önce İstanbul Eminönü'de kaybolan ilköğretim öğrencisi Zeynel Kutlubay'ın cesedi, 25 Mart'ta Kumkapı Sahil Kennedy Caddesi kenarındaki boş bir arsada vatandaşlar tarafından bulundu.

30 Mart 2001 akşamı Ankara'da bir inşaat şirketinde muhasebeci olarak çalışan Fazlı Yılmaz iş yerinde boğazı kesilerek öldürülmüş olarak bulundu. Yılmaz'ın cesedini Bayındır sokaktaki iş yerine giden arkadaşları buldu.

Adana'nın Onur mahallesinde Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü'nden bir süre önce işten çıkarılan Mehmet Canpolat ile eşi Döne Canpolat'ın cesetleri bulundu. Olay yerinde yapılan incelemelerde karı-kocanın kimler tarafından öldürüldüğü belirlenemezken, şahısların boğazlarının kesilerek öldürüldüğü belirtildi.

İstanbul Taksim'de bir evden koku gelmesi üzerine yapılan incelemelerde bıçaklanarak öldürülmüş bir ceset bulundu. Feridiye Caddesi Farabi sokaktaki evde bulunan cesedin Betsalel Özdemir adlı şahsa ait olduğu anlaşıldı.

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, FP İstanbul Milletvekili Nazlı Ilıcak'ın "Hizbullah'a yönelik operasyonlar ve Türkiye'de faili meçhul olaylar" hakkındaki soru önergesini cevapladı. Tantan'ın verdiği bilgiye göre, 1987-2000 yılları arasında polis sorumluluk bölgesinde 1991 "siyasi nitelikli cinayet" meydana geldi. Bunlardan 639'u halen faili meçhul iken, 114'unun faili belli firarda, 1238'inin faili yakalandı. Bu arada Türkiye'de 1996-2001 yılları arasında toplam 426 "siyasi nitelikli kayıp" başvurusu yapıldı. Kayıp başvuruları, 1997, 1998 ve 1999 yıllarında yoğunlaştı. Hakkında kayıp başvurusu yapılan 46 kişinin cesedi bulunurken, 90 kişinin sağ, 18 kişinin ise cezaevinde olduğu anlaşıldı. 272 kişi hakkında ise herhangi bir bilgi bulunmuyor. Tantan 17 Ocak 2000 tarihinde Hizbullah'a yönelik başlatılan operasyonlarda, kayıtlarda hakkında "siyasi nitelikli kayıp" başvurusu bulunan kişilerden 24 kişinin cesedine ulaşıldığını, 4 kişinin operasyonlarda örgütün elinden sağ olarak kurtarıldığını ve 1 kişinin de örgüt mensubu olarak yakalanarak cezaevine konulduğunu belirtti. Tantan, operasyonlar sonucu "hücre evleri"nde çıkartılan cesetlerle ilgili olarak İstanbul'da 8'i faili meçhul olmak üzere 19, Konya'da 8'i faili meçhul olmak üzere 10, Van'da ise faili yakalanan 2 olmak üzere toplam 31 cinayet olayının tarihlerinin tespit edilememesi nedeniyle 2000 yılı istatistikleri içinde yer aldığını kaydetti. Detay için Yeni Gündem'in 4 mart sayısına bak.....

YERİNDE İNFAZ ve İŞKENCE İLE ÖLÜM : 5

.................... günü Aydemir ailesinin Aydın E tipi Cezaevi çevresindeki evini aramak isteyen güvenlik görevlilerine aile fertlerinin arama iznini sorması üzerine dayak atılmasına ve bazı aile fertlerinin gözaltına alınmasına karşı çıkan Resul Aydemir, polis aracının çarpması sonucu hayatını kaybetti. Görgü tanıkları da MAZLUMDER İzmir Şubesince oluşturulan İnceleme Heyetine, Resul Aydemir'in polis otosunun çarpması sonucu öldüğünü belirttiler. Aydemir'in cesedi otopsi için İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı'na götürülürken ölüm nedeninin belirlenebilmesi için 5-6 ay gibi bir sürenin geçebileceği belirtildi. Bu arada Aydın Valiliği yaptığı açıklamada, Aydemir'in kalp ve sinir rahatsızlığı tedavisi gördüğü iddiasında bulundu. Valiliğin bu iddiası ailenin diğer fertlerince yalanlandı. Ölüm olayı üzerinde Aydın'da halk kitleleriyle polis kuvvetleri arasında taşlı sopalı çatışmalar yaşandı.

16 Mart akşamı Diyarbakır Terörle Mücadele Şubesinde görevli polis memuru Nazmi Kayaalp, "tuvalet sırası" nedeniyle kavga ettiği Şahin Kavçin adlı şahsı başından vurarak öldürdü. Olay, bir kafeteryanın tuvaletine giden Kayaalp'in eşinin Kavçin'in bulunduğu tuvaleti vurması ve Kavçin'in de Kayaalp'in eşine 'sen ne görgüsüzsün' demesi üzerine yaşandı.

İstanbul Esenyurt'da bir toptancıda çalışan Ahmet Yıldız adlı şahsı çalıştığı işyerinden gözaltına almak isteyen jandarmalar, Ahmet Yıldız'ın Uzman Çavuş Murat Tekin'i bıçakla yaraladığını ve bu sırada Tekin'in silahının kaza ile ateş alması nedeniyle Yıldız'ın hayatını kaybettiğini belirttiler. Görgü tanıkları Yıldız'ın Murat Tekin tarafından infaz edildiğini belirttiler. Olay, bazı yayın organlarında 14 Mart 2001 tarihinde "Kız kaçırdı, jandarmayı bıçakladı, canından oldu" ve "jandarmayla çatışan çılgın aşık öldü" şeklindeki başlıklarla yer aldı.

17 Mart gecesi Diyarbakır Koşuyolu'ndaki Oryıl Petrol Kavşağı'nda hırsızlık yaptığı iddia edilen Selahattin Atlı adlı kişinin polisin kendisini yakalayacağı sırada silahla intihar ettiği öne sürüldü. Görgü tanıkları, Atlı'ın Oryıl Petrol Kavşağı'ndaki polislerin "dur" ihtarına uymadığı için arkasından vurularak öldürüldüğünü söylerken, polis telsizlerinden olay intihar vakası olarak duyuruldu.

20 Mart gecesi Trabzon'un Çömlekçi mahallesindeki evinin önünden silah sesi gelmesi üzerine sokağa çıkan Asım Ceylan adlı şahıs, olay yerine gelen polislerin darbeleriyle hayatını kaybetti. Trabzon Emniyet Müdürü İsmail Güven Demirci, ölüm nedeninin öğrenilmesi için doktor raporunu beklediklerini ifade ederek olayla ilgisi bulunanlar hakkında işlem yapacaklarını söyledi. Ölüm olayı üzerine sokağa dökülen kalabalıklar "Polise bir şehit daha verdik" ifadeleriyle tepkilerini dile getirdi. Bu gelişmelerin ardından olayla ilgisi saptanan bazı polisler açığa alındı. Olayla ilgili açıklamalarda bulunan Trabzon Valisi Adil Yazar da şunları söyelid: "Ön raporda cafe sahibi Ahmet Ceylan'ın vücudunda darp izleri tespit edildi. Görgü tanıkları da polisin kötü muamele yaptığı doğrultusunda ifade verdiler. Olayla ilgili komiser Hüseyin Çapkın ile polis memuru Ali Kılıç'ı açığa alarak haklarında adli soruşturma başlattık". Vali Yazar, otopsi raporunun gelmesinden sonra soruşturmayı derinleştireceklerini belirterek "Kanunun verdiği yetkiyi aşan ve kötü muamelede bulunan kamu görevlisi varsa mutlaka cezasını çeker" dedi. Bu arada öldürme olayı sonrası polis tarafından tehdit edildiklerini belirten bir grup, Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu.

ÇATIŞMALARDA ÖLEN VE YARALANANLAR : 9 ölü, 1 yaralı

Şırnak kırsalında 9 PKK'lı öldürülürken, Tunceli'nin Gökçek Jandarma Karakolu'na saldıran PKK'lılar 1 eri yaraladılar.

SİVİLLERE YÖNELİK EYLEMLER : 4 olay, 1 yaralı

Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Abalı köyündeki tarlasına çalışmaya giden 11 yaşındaki Musa Başbuğ, yola döşeli mayına basması sonucu ağır yaralandı.

İstanbul Esenler'de bir mobilya mağazası ile Sıracevizler Caddesi'ndeki Akbank Şubesi'nin girişine; Ankara'da da İran Büyükelçiliğine bomba atıldı.

KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ

İŞKENCE/İŞKENCE İDDİASI : 23

Ankara Keçiören Ülkü Ocaklarına üye 4 kişinin, yanlarındaki kıza ıslık çaldıklarını iddia ettikleri üç genci ocağa götürerek işkence yaptıkları belirtildi. İşkence sonucu bir haftalık rapor alan gençlerden Keçiören Lisesi öğrencisi Aytaş Şan İHD'de bir basın toplantısı düzenledi.

İstanbul Bağcılar'da Nevroz kutlanmasına müdahale eden polisin işten dönen 16 yaşındaki kaporta tamircisi Vedat Gökçe'yi hastanelik ettiği belirtildi. Polisin meydan dayağı sonucu bayılan Gökçe'nin baygın vaziyette yola bırakıldığı ve çevredekiler tarafından önce Bağcılar Ufuk Hastanesi'ne oradan da Haseki Hastanesi Acil Servisine sevkedildiği açıklandı.

Van'ın Erciş ilçesinde 19 Mart günü gözaltına alınan HADEP ilçe Gençlik Kolları üyeleri Abdurrahman Bedir, Şahabettin Demir, Emin Üzen ve Adem Yılmaz, serbest bırakıldıktan sonra kendilerine işkence yaptıklarını iddia ettikleri polisler hakkında suç duyurusunda bulundular. Gözaltında bulundukları süre içinde polislerin kendilerine "Sizi de kaybedeceğiz, sizi sokak ortasında infaz edeceğiz, bir hafta içinde yok olacaksınız" şeklinde tehdit ettiklerini açıklayan gençler, yaşamlarından endişe duyduklarını da ifade ettiler.

Burdur'da kurulu Junior Kot Fabrikası'nda makineci olarak çalışan Hüseyin Şengil, sendikal örgütlenme faaliyetlerine katılanların isimlerini söyletmek için patron ve adamlarının işkencelerine maruz kaldı. Savcılığa başvuran Şengil, şu ifadelere yer verdi: "Bana 'Ben patronuma küfür ettim, tazminatsız iş akdimin fesh edilmesini kabul ediyorum diye yaz ve imzala seni bırakayım dedi'. Kağıtları imzalamayı kabul etmedim. Patronum da, 'tekrar götürün ıslatın ve imzalatmadan getirmeyin' dedi. Beni boş bir koridora çıkararak tekrar vurmaya başladılar. Bu sırada ben bayılmışım. Bundan sonraki gelişmeleri bilmiyorum" .

Mersin'in Demirtaş Mahallesi'nde 20 Mart akşamı Nevroz kutlamalarına müdahale eden polisin 64 yaşındaki Abdullah Dündar'a dayak attığı ve Dündar'ın bu nedenle evinde yatağa düştüğü belirtildi. Dündar'ın vücudunun değişik yerlerinden aldığı darbeler nedeniyle hareket etmekte zorlandığı kaydedildi.

Siirt'in Conkbayır Mahallesi'nde Nevrozu kutlamak amacıyla bir araya gelen şahıslara müdahale eden güvenlik görevlileri, ikisi çocuk 7 kişinin yaralanmasına neden oldular.

Selçuk Üniversitesi öğrencisi Bakıl Açık, önce ülkücülerin sopalı zincirli saldırısına uğradığını, ardından da götürüldüğü Ülkü Ocağı Dergisi Temsilciliği'nde dayaklı sorguya maruz kaldığını açıkladı. Açık, olayla ilgili olarak suç duyurusunda bulundu.

Hakkari'de yapılan Nevroz kutlamalarının ardından Van'a gitmek isteyen HADEP Hakkari İl Başkanı Sebahattin Sıvağcı, HADEP Genel Saymanı Filiz Oğuz ile yöneticiler Musa Çiftçi ve Bedirhan Koçyoğun, kent çıkışında bulunan Zap Karakolu'na götürülerek baskılara maruz kaldıklarını açıkladılar. Karakola götürülenlerden Sebahattin Sıvağcı, "Tüm arkadaşlarımızı çırılçıplak soydular. Onur kırıcı aramaya tabi tutarak Nevroz kutlamalarıyla ilgili sorgulamaya başladılar" dedi.

Ankara Polatlı'da sıra beklediği bilardo salonunda 17.03.2001 Cumartesi akşamı Halit Özata ile sivil giyimli bir astsubay arasında ufak bir tartışma çıkar ve astsubayın çağrısı üzerine karakoldan bir ekip gelir. Gelen ekip Özata'yı alarak astsubayla birlikte karakola götürür. Astsubay, Özata'yı tekme tokat dövdükten sonra (1-2 saat sonra) hiçbir resmi işlem yapmadan, ve ifadesini de almadan serbest bırakır. Jandarma bölgesinde vuku bulan olayın ardından Polatlı merkeze gidip polise şikayette bulunan Özata ve yakınları, adli tabipten rapor aldıktan sonra, kendisinden ve ağabeyinden, şikayetçi olmayacaklarına dair imzalı yazı alınır. Adli tabibin raporunun bir örneği kendilerine verilmez. Ardından Özata devlet hastanesine giderek yüzünde ve ağız içindeki yaralardan dolayı 3 günlük rapor aldı ve savcılığa müracaat etti. Savcılık her ne kadar müracaatı almışsa da "siz şikayet hakkınızdan vazgeçmemiş miydiniz?" gibi sorularla, bu konuda isteksiz olduğunu açığa vurdu.

İşkence aletleri üreterek tüm dünyaya satan ABD'li CCS firmasının Türkiye Distribitörü EHS Elektronik Haberleşme Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ ile ilgili iddiaları TBMM'ye taşıyan FP'li Mehmet Bekaroğlu, Başbakan Bülent Ecevit'e, Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT ve Jandarmanın bu firmadan herhangi bir malzeme alıp almadığını sordu. Sözkonusu şirketin ortakları arasında 12 Eylül askeri darbesi döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü yapan Fahri Görgülü'nün de bulunduğu açıklandı.

Ordu'da cinayet suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırılan ve yaklaşık 4 yıl hapis yattıktan sonra suçsuz olduğu anlaşılarak tahliye edilen Hasan Ersoylu'ya "soruşturma sırasında işkence yaptıkları" iddiasıyla yargılanan 2 jandarma astsubayı, 2'şer yıl hapis ve 6'şar ay görevden uzaklaştırma cezasına çarptırıldı. Ersoylu AİHM'e başvurarak Türkiye aleyhine 1.5 milyon dolarlık tazminat davası açmıştı.

Birtan Altınbaş adlı üniversite öğrencisini 1991 yılında gözaltında işkenceyle öldüren polislerin yargılanmasına Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 10 polisin yargılandığı davanın 1 Mart günkü duruşmasına sanıklardan İbrahim Dedeoğlu ve Hasan Cavit Orhan katıldı. Duruşmada mütalaasını veren savcı, 5 sanığın işkenceyle adam öldürmek suçundan cezalandırılmasını, 5 sanığın da beraatını istedi.

Mardin'de 1993'te, KÇ'ye ağır işkenceler yapıp tecavüz eden 6 polis hakkında Cumhuriyet Savcısı Murat Ertek'in açtığı davanın ardından aynı yıl yaşanan bir tecavüz olayı daha yargıya intikal etti. 13 Eylül 1993 tarihinde gözaltına alınan FÇ'ye işkence yaparak tecavüz eden İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli askerler Şerif Çakmak, Muharrem Gözbek ve Atilla Baş hakkında, Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Projesi avukatlarının yapmış olduğu suç duyurusu üzerine TCK'nin işkenceyi düzenleyen 243. maddesinden dava açıldı. Davayı açan Cumhuriyet Savcısı Salih Kılıçdağı, iddianamesinde tecavüz suçuna yer vermedi. Bu davanın ilk duruşması 28 Mart'ta yapıldı."İşkence yapmaktan" açılan davanın eksik olduğunu belirten mağdur avukatları, müştekinin tecavüze de uğradığını ve psikolojik muayeneden geçmesini istediler. Mahkeme heyeti ise FÇ'yi Adli Tıbba sevketti.

Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'in gözaltında işkenceyle öldürülmesinin 2. yıldönümüne rastlayan davasının 12 Mart günkü duruşmasında iki tutuklu sanıktan biri olan E.E. tahliye edildi. Tahliye kararını protesto etmek isteyen ve işkencenin insanlık suçu olduğunu söyleyen 60 kişi ise duruşma sonrasında çevik kuvvet polisleri tarafından yaka paça gözaltına alındı.

Terör örgütü üyesi oldukları iddiasıyla İzmir DGM'de yargılanıp beraat eden ve kamuoyunda "Manisalı gençler" olarak bilinen 15 gençten 13'ü, İçişleri Bakanlığı adına toplam 759 milyar liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı. Avukatları aracılığıyla bulundukları illerde dava açan gençler, haksız yere tutuklu kaldıklarını ve yargılandıklarını öne sürerek bu davayı açtıklarını belirttiler.

ÇEŞİTLİ AMAÇLARLA YAPILAN BASKI VE TEHDİTLER : 4+ Resul Aydemir'in kardeşleri

Resul Aydemir'in kardeşleri

EMEP Kocaeli il örgütü yöneticilerinden Müslüm Aktaş, iş çıkışı, kendilerini "devletin üst kademelerindeki görevliler" olarak tanıtan 3 kişi tarafından kaçırılarak bir otomobile zorla bindirildiğini ve ölümle tehdit edildiğini açıkladı.

Silopi Jandarma Karakolu tarafından göz altına alınan HADEP ilçe Başkanı Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'den herhangi bir haber alınamazken Cizre ilçe Başkanı Mehmet Dilsiz'e yönelik istifa tehdidi ve baskıların da arttığı belirtildi. Buna rağmen, partiden istifa etmeyen Dilsiz'in yıllardır pamuk ektiği bin dönümlük arazisine girişinin 'yasak bölge' diye engellendiği belirtildi.

Büro Emekçileri Sendikası (BES), Ankara'da üyeleri Taylan Gülhan'ın polis tarafından kaçırılarak, ajanlığa zorlandığını açıkladı.

Bir süre önce Ümraniye Cezaevi'nden tahliye olan Ulaş Yurdakul, jandarmalar tarafından evinin basıldığını, tehdit ve takip edildiğini belirterek başına gelebilecek herhangi bir olaydan Büyükçekmece Jandarma Karakolu'nun sorumlu olduğunu açıkladı.

CİNSEL TACİZ/TECAVÜZ : 2

İstanbul'da Metro otobüs firmasında çalışan D.K.M, Kurban Bayramı'nın üçüncü günü aralarında Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli Zeki ve Murat isimli iki polisin de bulunduğu bir grubun kendisini kaçırarak tecavüz ettiklerini ileri sürdü. İddia sahibi Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunurken, polislerin yanısıra olayla ilgisi tespit edilen ve emekli başçavuş olduğu belirtilen bir kişi daha gözaltına alındı.

Halen Sincan F tipi Cezaevi'nde tutulan Hüseyin Tiryaki adlı mahkum, cezaevinde kendisine ajanlık ve itirafçılık dayatıldığını, kabul etmeyince de tecavüze maruz kaldığını Tabipler Odası ve Cezaevi Savcısına açıkladı.

Muammer Karaca Tiyatrosu'nda 10-11 Haziran 2000 tarihinde yapılan "Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Hayır Kurultayı"nın tertip komitesi ve etkinlikte konuşma yapanlar hakkında "devletin manevi şahsiyetine hakaretten" açılan dava, 21 Mart günü Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 19 kişinin yargılandığı davada müdafi avukatlardan Av. İnci İşbilir, müvekkilleri hakkında açılan dava için izin belgesinin Adalet Bakanı tarafından değil, bakan adına müsteşar tarafından imzalandığını belirterek bunun ikmal edilmesini istedi. İşbilir'in bu talebi mahkeme heyetince reddedildi.

Örgüt üyesi oldukları iddiasıyla İskenderun'da iki yıl önce göz altına alınan lise öğrencileri yaşındaki F.D.P ve N.C.S'nin, tecavüze uğradığı iddiası psikolojik raporla tespit edildi. Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nca hazırlanan raporda mağdurlar için, "Belirtiler, hastanın ağır travmatik bir deneyimi olduğunu düşündürmüştür" denildi.

GÖZALTILAR : 3033

ADIYAMAN: Jandarma Karakol Komutanı'nın Nevroz'un yasaklandığına dair bir yazının belediyeden anons edilmesi talebi geri çevrilince Kömür Belde Belediyesi Başkanvekili Mehmet Yol'un da aralarında bulunduğu 15 belediye personeli;

AĞRI: Doğubeyazıt'da 12 mülteci;

ANKARA: 1986'da Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi'nce hakkında verilen ancak daha sonra kaldırılan gıyabi tutuklama kararı gerekçe gösterilerek Komünist Parti Merkez Komitesi üyesi İlhan Akalın; il genelinde gerçekleştirilen "huzur" operasyonlarında durumları şüpheli görülen ve kimliksiz olan 1794 kişi;

ANTALYA: Nevroz dolayısıyla 4 kişi;

BATMAN: Evlere yönelik baskınlarda 7 kişi;

BURSA: Gemlik HADEP ilçe binası çıkışında Mehmet Şah Demircan, Rukiye İncesi, Engin Kotay ve Bahrettin Polat adlı şahıslar;

EDİRNE: Mevlit okutmak amacı ile toplanılan bir eve düzenlenen baskın sonucu 65 kişi; Türkiye'ye girmek isteyen 53 mülteci;

ERZİNCAN: Haber için Erzincan SSK hastanesine gittiği sırada Yeni Evrensel Gazetesi Erzincan muhabiri Düzgün Akbaba;

GAZİANTEP: Nevroz'a ilişkin bildiri dağıtan EMEP Gaziantep İl Yönetim Kurulu üyesi Hasan Yıldırım ile üyeler Özgül Yatar ve Eşref Karadağ;

İSTANBUL: Atılım Gazetesi Gaziantep Temsilcisi Erdal Gülmüş; Deri-İş Genel Başkan Yardımcısı Musa Servi ile 3 Deri-İş üyesi; 6 yıl önce yaşanan "Gazi Olayları"nı protesto amacıyla Gazi Mahallesinde düzenlenen gösteriler sırasında 270 kişi; kaybolan ehliyeti için Güngören Polis Karakolu'na giden Emin Turhallı adlı pazarcı; EMEP Bahçelievler İlçe Örgütü'nün zamları protesto etmek için yapmak istediği basın açıklamasını izleyen Evrensel Gazetesi muhabiri Savaş Velioğlu ile gazetenin sahibi Avukat Fevzi Saygılı, EMEP GYK Üyesi Sinan Ceviz, Özgür Sağıroğlu, Sende Mike, Faruk Terzi, Emre Seyrek, Ayşegül Saltan, Mustafa Öztürk, İlknur İnan, Hatice İnan, Kibar Toprak, Tayfun Terzi ile soyadları öğrenilemeyen Selam ve Recai adlı şahıslar; Tuzla ve Büyükçekmece'de kurban derilerini "izinsiz" topladıkları için 6 kişi; İstanbul Teknik Üniversitesi'nde yemek boykotu nedeniyle 12 öğrenci; F tipi cezaevlerinin kapatılması talebiyle Eyüp'te gösteri yapan 4 kişi; HADEP Gemlik ilçe binasına "kurban bayramında izinsiz kurban derisi toplandığı" gerekçesiyle düzenlenen baskında İlçe Başkanı Emin Çevik; Esenler'de 8 Mart mitingine çağrı yapan Emekçi Kadınlar Birliği üyesi 6 kişi; cezaevlerinde devam eden eylemlerde dikkat çekmek amacı ile beyaz kefen giyerek açıklama yapmak isteyen 6 kişi; Kasımpaşa'da Nevroz'u kutlayan ve yaşları 9 ile 12 arasında değişen 4 çocuk; F tipi cezaevlerinde devam eden eylemlere dikkat çekmek amacıyla Sultanahmet Meydanı'nda oturmak isteyen 67 kişi; Sarıgazi'deki evleri basılan Adem Tok, Kamil Karakaş ve Ali Tepe ile Sarıyer'deki evi basılan Özlem Yıldız adlı şahıslar; Sincan F Tipi Cezaevi'nde ölüm orucunun 150. gününde yaşamını yitiren Cengiz Soydaş'ı anmak isteyen 200 kişi; Kartal Özel Tip Cezaevi çevresinde tutuklular için uçurtma uçurmak isteyen 45 kişi; Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ndeki başörtüsü yasağını skeçlerle protesto eden mumya kılığındaki 2 öğrenci; KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen İstanbul 6 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Fazlı Kaya; Beyoğlu Galatasaray Lisesi önünde F tipi cezaevlerini protesto etmek amacıyla basın açıklaması yapmak isteyen 3 kişi; gözaltında öldürülen Süleyman Yeter'in duruşmasında bir sanığın tahliye edilmesini protesto eden 60 kişi;

İZMİR: Narlıdere ilçesinde Gülbeyaz Gökçe'nin evine yapılan baskında HADEP üyesi 24 kişi; yurtdışına gitmek isteyen 8 mülteci; düzenlenen operasyonlarda, şüpheli görüldükleri gerekçesiyle 151 kişi; evlerine düzenlenen baskınlarla Lokman Azgan, Bayram Sabah ve Mesut Çağan adlı kişiler;

KOCAELİ: Gebze'de Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde "izinsiz yürüyüş" yaptıkları gerekçesiyle 39 kişi; Körfez'de, kapatılan TAYAD taeafından gerçekleştirilen Ankara yürüyüşü dolayısıyla 10 kişi;

MARDİN: Habur sınır kapısında DBP yöneticileri Bayram Bozyel, Fehmi Demir ile Ağrı, Adana ve Diyarbakır il başkanları;

MERSİN: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle gösteri yapmak isteyen 28 kişi; Nevroz dolayısıyla 56 kişi;

OSMANİYE: Silopi'deki kayıp HADEP'lilerin ilanını dağıtan Mehmet Aktaş adlı genç;

SİİRT: Evine düzenlenen baskınla HADEP üyesi Fadıl Toprak;

ŞIRNAK: Kaybedilen Serdar Tanış'ın babası Şuayip Tanış; kaybedilen HADEP'lilerle ilgili çalışmaları nedeniyle çeşitli baskılara maruz kalan HADEP Cizre ilçe Başkanı Mehmet Dilsiz;

VAN: Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kampüsünde Nevroz'la ilgili gösteri yapmak isteyen 30 öğrenci; Gürpınar ilçesinde tutuklu bulunan HADEP ilçe Başkanı Fevzi Melet'i ziyarete giden Cevdet Armutçu adlı şahıs;

YOZGAT: Sorgun'da işyerlerinin camına hükümet aleyhinde afiş asan 3 esnaf gözaltına alındı.

TUTUKLAMALAR : 10

ANKARA: Genel kontroller sırasında üzerinde kimlik bulunmadığı gerekçesiyle gözaltına alınan Hedef Dergisi Yazı İşleri Müdürü Adnan Akdeniz Taş;

BİTLİS : Nevroz sonrasında Tatvan'ın Pınarbaşı mahallesinde evlerine düzenlenen baskında gözaltına alınan çocuklardan K.S., N.Y, S.Y, H.Y, E.T. ve N.B.;

BURSA: Gemlik'te gözaltına alınan HADEP Gençlik Kolları yöneticilerinden Mehmet Şah Demircan;

VAN: Evlerine düzenlenen baskınlarla gözaltına alınan HADEP İl Kadın Kolları üyeleri Viyan Abi ile Elif Talay tutuklandılar.

YERLEŞİM MERKEZLERİNE YÖNELİK BASKILAR

BATMAN: Sason ilçesine bağlı Tekevler ve Kelhasan köyü sakinlerinden 17 köylünün 5 yıl önce mayınlı bölgede 'canlı dedektör' olarak kullanılması ile ilgili soruşturma takipsizlikle sonuçlandı. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tarafından da tespit edilen bu uygulama cezasız kalırken yeni dava açmak için soruşturma dosyasını isteyen köylülere dosyanın kayıp olduğu söylendi. Soruşturmayı yürüten Sason Cumhuriyet Savcısı Ümit Şahiner ise "Sonuç olarak kapanan bir dosyaydı" diyerek kendisini savundu.

BOŞALTILAN/YAKILAN KÖYLER : 1

DİYARBAKIR: Silvan'a bağlı Çiğdemli Köyü'ne baskın düzenleyen askerlerin Hatip ve Davut Yanık ile Mehmet Göçer adlı köylülere ait evleri ateşe verdikleri ileri sürüldü.

CEZAEVLERİ : 15

Adalet Bakanlığı, Sincan F tipi Cezaevi'nde açlık grevi ile ölüm orucunu sürdüren tutuklu ve hükümlülerin muayenesinin Ankara Tabipler Odası (ATO) üyesi doktorlar tarafından yapılmasına izin vermedi. İstanbul ve Kocaeli Tabip Odalarının, Edirne ve Kandıra F tipi cezaevlerinde incelemelerde bulunmasına izin verilmişti. Bu arada, Numune ve Ankara Eğitim Hastanelerindeki müvekkilleriyle görüşmek isteyen 5 avukatın talebi, Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Bekir Selçuk tarafından 3'lü protokol gerekçe gösterilerek reddedildi.

Gebze Cezaevinden Tekirdağ F Tipi Cezaevine sevk edilen tutuklu Mustafa Yaşar ile görüşmeye giden kardeşi Can Yaşar, cezaevindeki görüş sırasında ayağa bile kalkamayan tutukluların 10 kişilik bir grup tarafından sopalarla dövüldüğüne şahit olduğunu açıkladı.

Kandıra F tipi Cezaevinde bulunan Yüksel Doğan isimli tutuklunun ailesi, mide kanaması geçirdiği için hastaneye kaldırılan oğullarından bir daha haber alamadıklarını belirttiler. Aile, tüm hastanelere baktıklarını, ancak aradan altı gün geçmesine rağmen çocuklarını bulamadıklarını açıkladı.

Tutuklu babası Ali Düzyol, Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde bulunan oğlunun su verilmediği için 20 günden bu yana banyo yapamadığını söyledi.

Cezaevlerine yiyecek ve giyecek alımının yasaklanmasının ardından cezaevlerindeki kantin fiyatlarının hızla yükseldiği belirtildi. Bir ekmeğin 500 bin liraya satıldığı Erzurum E Tipi ve Özel Tip Cezaevinin 1. Müdürü Ayhan Çapacı'nın "fiyatlardan haberim yok" dediği kaydedildi.

Gördüğü işkenceler sonucu felç olan ve halen Eskişehir Kapalı Cezaevi'nde tutulan Cengiz Sarıkaya'nın tek başına kalmasının sakıncalı olduğu hastane raporuyla da teyit edilmesine rağmen Adalet Bakanlığı'nın üç aydır herhangi bir işlem yapmadığı belirtildi. Sarıkaya, "İslami Hareket Örgütü" üyesi olduğu iddiasıyla yargılandığı dava kapsamında önce idama mahkum edilmiş, daha sonra cezası müebbet hapis cezasına çevrilmişti. Sarıkaya hakkında Metris Cezaevi Tabibi Metin Semizer tarafından 2 Şubat 1999 tarihinde hazırlanan raporda "Cengiz Sarıkaya isimli tutuklu, organik akıl bozukluğu bulunan ve sık sık geçirdiği depresif ataklarla gerek konuşma, gerekse yürüme ve oryantasyon bozuklukları içinde. Tedavisi devam etmekte iken 01/02/1999 tarihinde vücudunda ikinci derece ve geniş alanı kaplayan kol ve gövde yanıklarıyla tabipliğimize başvurmuş olup, yedi gün istirahati uygundur. Tedavisi düzenlenmiş olup, durumunu bildiren rapordur." deniliyor. Bu arada Sarıkaya'nın avukatı Faruk Gökkuş, sağ tarafı komple felç olan, psikolojik sorunlar yaşayan ve tek başına zaruri ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olan müvekkilinin sağlık nedeniyle Bandırma Kapalı Cezaevi'ne sevkine ilişkin talebine de Adalet Bakanlığının hala cevap vermediğini söyledi.

Başta Sincan F Tipi Cezaevi olmak üzere çeşitli cezaevlerinde ölüm orucunda bulunan eylemcilerin bir kısmı, çeşitli hastanelere kaldırıldı.

Halen Sincan F tipi Cezaevi'nde tutulan Hüseyin Tiryaki adlı mahkum, cezaevinde kendisine ajanlık ve itirafçılık dayatıldığını, kabul etmeyince de tecavüze maruz kaldığını Tabipler Odası ve Cezaevi Savcısına açıkladı.

Ümraniye Cezaevi'nde biri uzman çavuş 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylara katıldıkları iddiasıyla 399 tutuklu ve hükümlü hakkında dava açıldı.

Tekirdağ F tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Sabri Diri ve Ali Hıdır Polat'ın saçlarının kestirilmesi, yüksek sesle çeşitli şarkılar dinletilmesi ve dayağa maruz kalmalarıyla ilgili yapılan suç duyurusuna savcı "Bunlar normal" diyerek takipsizlik kararı verdi.

İzmir'in Buca ilçesine bağlı Kırıklar beldesinde yapımı süren F tipi cezaevinde incelemelerde bulunan Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, F tipi cezaevlerine dönüşün söz konusu olmadığını bir kez daha söyledi. Türk, F tipi cezaevlerinden 4'ünün hizmete girdiğini, ilk aşamada 6, ikinci aşamada ise 5 F tipi cezaevinin de ihale edildiğini açıkladı. F tipi cezaevlerinde terörle mücadele ve çıkar amaçlı suç örgütleri ile mücadele yasası kapsamındaki tutuklu ve hükümlülerin çoğunlukta bulunduğunu ileri süren Türk, cezaevlerinde halen 415 kişinin süresiz açlık grevinde, 319 kişinin ise ölüm orucunda bulunduğunu söyledi. Bu arada Türk, yıl sonuna kadar 78 cezaevinde, koğuş sisteminden oda sistemine geçileceğini de bildirdi.

Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde 24 Eylül 1996'da çıkan olaylar sırasında 10 tutuklunun ölümü ve 23 tutuklunun yaralanmasından sorumlu tutulan, 26'sı asker 39'u polis 65 güvenlik görevlisi ile 7 cezaevi yöneticisi ve bir cezaevi doktorunun da aralarında bulunduğu toplam 73 sanığın yargılanmasına 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada Gaziantep'e sevk edilirken yolda cezaevi ring aracı içinde dövülerek öldürüldüğü iddia edilen Kadri Demir hakkında Adli Tıp Kurumu'ndan gönderilen otopsi raporu okundu. Raporda Demir'in ya cezaevinde ya da Gaziantep'e sevk edilirken aldığı darp izleri nedeniyle öldüğünün belirlendiği ifade edildi. Bu rapor üzerine söz alan mağdur avukatlarından Sezgin Tanrıkulu, sevk sırasında meydana gelen ölümlerin sorumluları hakkında da dava açılması gerektiğini söyledi. Tanrıkulu, Kadri Demir'in sevkinden sorumlu olan görevlilerin tutuklanmasını istedi. Savcı ise mağdur vekillerinin tutuklama taleplerinin reddini istedi. Kısa bir ara veren heyet, avukatların taleplerini reddetti ve duruşmayı erteledi.

Avrupa İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi (AİÖK), cezaevlerinde ikisi jandarma eri 32 kişinin öldüğü "Hayata Dönüş Operasyonu"yla ilgili ilk raporunu açıkladı. Raporda 'özellikle Bayrampaşa'da bir kadın koğuşuna yapılan müdahale şeklinin ciddi kaygılar oluşturduğu' belirtildi. Bu müdahale yöntemi konusunda ayrıntılı ve bağımsız bir soruşturma yapılması istendi. Komitenin raporunda 'bazı mahkumların ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan olayların güvenlik güçlerinin eylemlerinden değil, kişilerin kendi kendilerine zarar vermek amaçlı eylemlerinden kaynaklandığı' görüşü de yer aldı. Komite bu kanıya mahkumlarla yaptığı görüşmeler sonrasında varıldığını belirtti.

Ulucanlar Cezaevi'nde 26 Eylül 1999'da gerçekleşen ve 10 kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından, aralarında yarbay, binbaşı ve yüzbaşının da bulunduğu 161 jandarma personeli hakkında açılan davaya başlandı. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına 18 sanık katıldı. Sanıklar asker olmaları nedeniyle Jandarma Genel Komutanlığı tarafından hazır bulundurulacak avukat huzurunda savunma yapmak istediklerini belirterek, süre verilmesini istedi.

F tipi cezaevlerine geçişi sağlamak amacıyla 19 Aralık sabahı düzenlenen operasyonlar sırasında Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunan ve yanarak öldüğü açıklanan DHKP/C davası tutuklusu Özlem Ercan'ın babası Hıdır Ercan, kızının ölmediğini bir kez daha söyledi. Cebeci Mezarlığı'na 2 Ocak 2001 tarihinde gömdüğü kişinin kızı olmadığını en baştan beri bildiğini anlatan baba Ercan, "Kızımın adı ölenler arasında geçiyordu. Onun öldüğünü düşünüyorduk. Ama gömdüğüm kişinin kızım olmadığını biliyordum. Çünkü kızımın dişleri protez değildi. Oysa gömdüğümüz kişinin üst dişleri protezdi. Tanınmaz hale gelen üç ceset vardı. Cesetlerin karışmış olduğunu düşündüm. Üstelik ölen kişi benim kızımın arkadaşıydı. Kimsesizler mezarlığına gömülmesine gönlüm razı olmadı. Ama televizyonda izlediğim görüntüler kızımın ölmediğini gösterdi" iddiasında bulundu.

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Şartla Salıverilme ve Cezaların Ertelenmesine İlişkin Yasa'dan 929 tutuklu ve 22 bin 385 hükümlü olmak üzere toplam 23 bin 314 kişinin yararlandığını bildirdi.

CEZAEVLERİNDE ÖLÜM : 2

F tipi cezaevlerini protesto amacıyla 22 Ekim tarihinde ölüm orucuna başlayan Cengiz Soydaş, Sincan F Tipi Cezaevi'nde yaşamını yitirdi. Soydaş, "Hayati tehlikesi yoktur, ancak hastaneye sevkinde fayda görülmektedir" raporu verilmesinden bir gün sonra öldü. Cezaevi yönetimi "Sevkinde fayda vardır" uyarısına karşın "Hayati tehlikesi yoktur" ifadesi nedeniyle Soydaş'ı hastaneye kaldırmadı.

Hırsızlık suçlamasıyla tutuklandıktan sonra Şanlıurfa Kapalı Cezaevi'nin çocuk koğuşuna konulan Mustafa Ç'nin boynuna geçirdiği kemeriyle kendisini merdiven demirlerine asarak intihar ettiği ileri sürüldü.

Bayrampaşa Cezaevi'nde gasp suçundan tutuklu Hakverdi Türkmen adlı kişi, şişli saldırı sonucunda yaralandı.

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ

"Düşünceye Özgürlük:Herkes İçin" kitabına yayıncı olarak imza atan ve aralarında FP'li milletvekillerinin de bulunduğu 14 kişi, Ankara DGM'de ifade verdi. Bu arada sözkonusu kitaba yayıncı olarak imza atan 16 FP'li milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını öngören fezleke TBMM'ye ulaştı. Fezlekede, milletvekilleri Terörle Mücadele Kanunu'nun 169. maddesi ile TCK'nın 312. maddesindeki suçları işlemekle suçlandılar. Necmettin Erbakan, Akın Birdal, Murat Bozlak, Eşber Yağmurdereli ve Hasan Celal Güzel'in konuşmalarını kapsayan "Düşünceye Özgürlük: Herkes İçin" kampanyasına imza veren 70 bin kişi hakkında İstanbul DGM'nin bu kişilerle aynı suçu işledikleri iddiasıyla dava açtığı belirtildi.

İHD eski Genel Başkanı Akın Birdal hakkında "Türkiye'ye ve Türk kimliğine hakaret ettiği" iddiasıyla Türk Ceza Yasası'nın 159'ncu maddesi uyarınca açılan davaya Ankara 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'inde başlandı. Hürriyet ve Gözcü gazetelerinde, Birdal'ın "Ermeni soykırımına karşı Türkiye özür dilemelidir" sözünü sarf ettiği yönünde çıkan haber sonrasında açılan davanın ilk duruşmasında Birdal, iddiaları reddederek davaya neden olan haberin asılsız olduğunu söyledi.

Bağcılar Cumhuriyet Savcısı Mehmet Göktürk hakkında, İstanbul DGM Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na yayın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle açılan dava, zaman aşımından düştü.

Yazar Emine Şenlikoğlu ile eşi yayıncı Recep Özkan, "Ben kimin kurbanıyım?" adlı kitapta "bölücülük propagandası yapıldığı" gerekçesiyle yargılandıkları davadan beraat ettiler. İstanbul 6 Nolu DGM'deki davada Şenlikoğlu ve Özkan'ın TCK'nın 312. maddesinin 2 ve sonuncu fıkraları uyarınca 2 ila 6'şar yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılmaları isteniyordu.

HADEP eski Genel Başkanı Ahmet Turan Demir'in de aralarında bulunduğu 16 parti yöneticisinin "devletin bölünmezliği aleyhine propaganda yaptıkları" gerekçesiyle 3'er yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle yargılanmalarına Ankara 2 Nolu DGM'de devam edildi.

İSTENEN CEZA : 30 yıl 8 ay hapis; +(Diyarbakır Yenişehir)

Abdullah Öcalan'ın İmralı Cezaevinde yazdığı belirtilen "Nasıl Yaşamalı?" adlı kitabı basan yayınevinin sorumlusu hakkında dava açıldı. İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede kitabı basan Mem Yayınevi'nin sorumlusu Eylem Tandoğan'ın TCK'nın 169. maddesi gereğince 'yasadışı örgüte yardım-yataklık etmek' ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 8. maddesinde öngörülen "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan yazılı ve sözlü propaganda yapmak" suçlarından 1 yıl 6 aydan 4 yıla kadar ağır hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Radikal Gazetesi köşe yazarı Perihan Mağden'in kaleme aldığı "fahişe kadın hemşire kadın/hemşire kadın zamanları üstüne" başlıklı yazıda "hemşirelik mesleği ve hemşirelerin kişilik haklarına hakaret edildiği" gerekçesiyle Mağden ile Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Hasan Çakalkurt hakkında 13 yıl 4'er aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.

"Almanya'dan Şok Fotoğraflar" başlığı altında yayınlanan bir haber dolayısıyla Dördüncü Kuvvet Medya hakkında, Doğan Medya Grubu'nun sahibi Aydın Doğan 25 milyar liralık tazminat davası açtı. Doğan'ın vekili Avukat Sibel Kırdar, Dördüncü Kuvvet Medya künyesinde yer alan bütün isimleri davalı listesine yazdı.

Diyarbakır'ın Yenişehir Belediyesi bünyesinde tiyatro, müzik, folklor ve resim eğitimi gibi konularda faaliyetlerde bulunan ancak OHAL Valiliği tarafından kapatılan Yenişehir Gençlik Derneği'nin 5 yöneticisi hakkında, dernek binasında notaya dökülmüş Kürtçe melodi bulundurmaktan dava açıldı.

VERİLEN CEZA : 6 yıl 4 ay hapis; 120.000.000,-lira para cezası

Internet şirketlerinden Superonline'nin eski İnteraktif Bölümler Koordinatörü Coşkun Ak, Super Meydan adlı forum sayfasına 'bir insan' rumuzu ile yazılan bir mesajı yayımladığı için TCK'nin 159. maddesini 4 kez ihlal ettiği gerekçesiyle 40 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mesajı okuyan Macit Musal adlı bir şahsın, Adalet Bakanlığı'na e-posta göndererek suç duyurusunda bulunması üzerine İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı ve bu dava 27 Mart'ta sona erdi. Ak'ın avukatı mahkemeye verdiği savunmada, internet konusunda ülkemizde yasal düzenleme olmadığını vurgulayarak "kanunsuz suç olmaz ilkesinden hareketle müvekkil sanık, olmayan bir yasanın ve tanımı yapılmamış bir 'suç' fiilinin faili olarak yargılanmıştır" diyerek müvekkilini savundu.

Bergama'da siyanürle altın madeni işletmek isteyen Eurogold firmasına karşı düzenlenen 'tenekeli' eyleme öncülük ettikleri gerekçesiyle Bergama Çevre Yürütme Kurulu Başkanı Oktay Konyar ve kurul üyesi İrfan Keskin hakkında hapis ve para cezası istemiyle açılan dava sonuçlandı. Mahkeme Oktay Konyar ve İrfan Keskin hakkında 18 ay hapis ve 60'ar milyon lira para cezası verdi. Cezalar tecil edildi.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Sayıları 4 bini bulan işten çıkarmalarla ilgili bir toplantı düzenleyen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Nail Güreli, işten atmaların medya-siyaset ilişkileri ile doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Güreli, krizin medyaya abartılı biçimde yansıtıldığını ve faturanın çalışanlara çıkarıldığını vurguladı.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Aydın Doğan ve Dinç Bilgin gruplarının aldıkları teşvik bedelleri ile ilgili olarak "16.4 trilyonluk skandal" başlıklı haber nedeniyle hakkında dava açılan Kanal 7 televizyonunun, kamu yararı bulunan bu tür bir yayın yapmasında herhangi bir "suç unsuru"nun bulunmadığına karar verdi.

Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi Türkiye'deki 2001 yılı 'Hapisteki Gazeteciler Raporu'nu açıkladı. Ekşi, geçen yıl Türkiye'de 39 gazetecinin hapsedildiğini belirterek "Bize göre bunlardan sadece biri gazetecilik eylemleri ile ilgili nedenlerden dolayı ceza aldı" iddiasında bulundu. Söz konusu raporda birçok gazeteci görmezden gelindi.

KAPATILAN/TOPLATILAN/YASAKLANAN YAYIN VE ETKİNLİK : 11 (11 gün)

RTÜK'ün kurulduğu 1994 yılından bu yana geçen 7 yılda yayın kuruluşlarına uyguladığı kapatma cezalarının süresinin 35 yılı geçtiği açıklandı. Bu süre zarfında RTÜK, "bölücü" nitelikte yayın yapan 26 radyoya toplam 8 bin gün, "irticai" 22 radyoya da 1891 gün kapatma cezası verirken çeşitli ilkeleri çiğnedikleri gerekçesiyle tüm yayın kuruluşlarına uyguladığı yayın durdurma cezaları ise toplam 12 bin 800 güne ulaştı.

RTÜK, Show TV'ye 1 gün yayın durdurma cezası verdi.

Yeni Dünya İçin Çağrı Dergisi'nin 42. ve 43. sayıları; Devrimci Mücadele Birliği Dergisi'nin 5.sayısı,

Özgür Gelecek Gazetesi'nin 35.sayısı; Fıratta Yaşam Gazetesinin 97.sayısı; Çınar Gazetesi'nin 177. sayısı toplatıldı.

Yeni Evrensel gazetesi, gözaltında öldürülen gazeteci Metin Göktepe için yazılan "Ben mutlaka izlemeliyim arkadaşlar" başlıklı yazıdan dolayı İstanbul DGM'ce verilen kapatma kararının Yargıtay'ca onanması üzerine 7 gün süreyle kapatıldı.

İstanbul DGM, 2000'de Yeni Gündem Gazetesine "Öcalan'dan AİHM'e çağrı" başlıklı haberden dolayı 3 gün kapatma cezası verdi.

AST'nin daha önce 26 ilde yasaklanan "Bir Güzel Çirkin Kral" adlı oyunu 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nde Mardin'de; 29 Mart gününde ise Batman'da valilikler tarafından yasaklandı.

GAZETECİLERE VE YAYIN ORGANLARINA YÖNELIK BASKILAR/SALDIRILAR : 2+59

Orman Mühendisleri Odası'nın '21 Mart Dünya Ormancılık Günü' nedeniyle düzenlediği basın toplantısına katılan Kanal D özel haber ekibinden Mine Özlek, orman yağmasıyla ilgili yaptığı araştırmadan dolayı işinden olduğunu ağlayarak anlattı. Özbek, yaptığı haberin ucunun patronuna dokunduğunu söyledi.

Türkiye'ye Bakanlar Kurulu kararıyla halen 24 kitap, 22 dergi, 7 gazete, 2 broşür ve birer adet de bülten, bildiri, mecmua ve harita olmak üzere toplam 59 yayının girmesinin yasak olduğu açıklandı. Sözkonusu yasak yayınlar arasında "Kürtçe Alfabe" gibi 45 yıl önce yasaklanmış yayınlar da bulunuyor.

Görevlendirildiği bir haber için İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Gayrettepe Asayiş Büro Amirliği'ne giden TGRT'nin polis muhabiri Ertuğrul Erbaş, Asayiş Şubeye girdiği sırada, araç yüzünden çıkan tartışma nedeniyle kapıdaki görevli polisler tarafından dövüldüğünü açıkladı.

DİN ÖZGÜRLÜĞÜ : 579+

Yargılamalar : 579+65+

El Konulan Kurban Derileri : 59672

Kurban Bayramı'nda kurban derilerini toplama yetkisi yine Türk Hava Kurumu'na verildiğinden bayram süresince "yetkisiz kişi ve kuruluşlarca kaçak yollardan" toplandığı iddiasıyla toplam 59 bin 672 kurban derisine el kondu. Bu kapsamdaki operasyonlarda deri toplayan 579 kişi de, haklarında işlem yapılmak üzere adli makamlara sevk edildi.

Edirne'de mevlit okutmak amacı ile toplanılan bir eve baskın düzenleyen polis 65 kişiyi gözaltına aldı. Savcılık tarafından ifadeleri alınan 61 kişi serbest bırakılırken ev sahibi Murat Yeşilli ile beraber 3 kişi hakim karşısına çıktı. Nöbetçi hakim 4 kişiyi de tutuksuz yargılamak üzere serbest bıraktı.

MHP Antalya milletvekili Osman Müderrisoğlu başkanlığındaki FP Ordu milletvekili Eyüp Fatsa ve DYP Sinop milletvekili Kadir Bozkurt'tan oluşan TBMM İnsan Hakları Alt Komisyonu üyelerini kabul eden Cumhurbaşkanı Sezer, öğrencilerin başörtülü olarak derslere girmesine karşı olduğunu söyledi. Sezer Anayasa Mahkemesi'nin kararına göre başörtülü derse girmenin Anayasaya aykırı olduğunu, bu yönde YÖK Yönetmeliği bulunduğunu söyledi. Sezer "Başörtülü derslere girilebilmesi için Anayasanın değiştirilmesi gerekir. Anayasa bu yönde değiştirilirse laiklik ilkesine aykırı işlem yapılmış olur" dedi. Anayasadaki bireysel özgürlüklere dikkat çeken Fatsa'ya Cumhurbaşkanı Sezer, "Laiklik ilkesi o özgürlükleri sınırlar. Ben 1958'de üniversitede öğrenciydim. Bir tane bile türbanlı öğrenci yoktu. O zaman bu insanlar Müslüman değil miydi?" diye sordu. Sezer'in bu sorusuna Fatsa'nın cevabı, "O zaman Anadolu insanı kız çocuklarını okumaya gönderemiyorlardı" oldu. Sezer Avrupa'daki başörtüsü serbestisini örnek veren milletvekillerine Fransa'yı hatırlattı ve "Bizdeki laiklik ilkesinin uygulaması onlardan farklı" cevabını verdi. Sezer'in başörtüsü yasağını savunan bu "görüşleri" kamuoyunda çeşitli esprilere konu olurken Anayasa Hukuku Profösörü Mustafa Erdoğan, Sezer'in başörtüsü yasağının Anayasanın gereği olduğu yönündeki yorumuna katılmadığını söyledi. Erdoğan üniversite öğrencilerine yönelik olarak uygulanmakta olan başörtüsü yasağının hiçbir yasal ve Anayasal dayanağının olmadığını söyledi. Prof. Erdoğan, Anayasaya göre bir idari işlemle temel hakların sınırlanmasının mümkün olmadığını kaydetti. Erdoğan şunları söyledi: "Yüksek Öğretim Kanununun geçici 17. maddesi 'yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak üzere kılık kıyafet serbesttir.' diyor. Bu maddeye karşı dava açıldı. Ancak Anayasa Mahkemesi bu kanunun iptal etmedi. Şu anda yürürlükte bulunan ve öğrencilerin üniversiteye başı örtülü ya da açık olarak girmelerini yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır."

Başörtüsü yasağı yüzünden öğrencilerinin dönem kaybına neden olan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni ziyaret eden 1. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Timur, Dekan Prof. Dr. Zekeriya Beyaz'la görüştü. Görüşmenin ardından fakülte yerleşkesinde yapımı devam eden kültür binası, Atatürk büstü ve Atatürk'ün vecizelerinin yer alacağı bölümleri Timur'a gezdiren Beyaz, Timur'un kendisine iade-i ziyarette bulunduğunu belirtti. Orgeneral Timur'un yerleşkeden ayrılması sırasında verdiği asker selamına ise Beyaz, Türk milletinin bütünüyle asker olduğunu ancak selamının "asker selamı" olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, "Din Öğretiminde Yeni Yöntem Arayışları" konulu uluslararası sempozyum düzenledi. Sempozyumun açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz, ilköğretimin 6, 7 ve 8. sınıflarına isteğe bağlı "Kur'an-ı Kerim ve Meali" dersleri konulması gerektiğini belirterek "Bu bir ihtiyaçtır. Bu gerçekleşirse Kur'an kurslarına büyük ölçüde ihtiyaç duyulmayabilir" dedi.

Elazığ'da Fırat Meslek Yüksekokulu'nda, başörtülü öğrencilere okul giriş çıkışlarında başörtülerini takıp çıkarmaları için tahsis edilen kabinlerin kaldırılması üzerine 150 öğrenci eylem yaptı. Ders boykotu ve oturma eylemi gerçekleştiren öğrenciler kabinlerin yeniden tahsis edilmesini talep etti.

ÖĞRENİM ÖZGÜRLÜĞÜ : 72

Öğrenci Olayları : 1 olay, 1 yaralı

YÖK, Fatih Üniversitesi'ne, 2001-2002 öğretim yılı için öğrenci yerleştirilmemesi kararı aldı. YÖK Genel Kurulu'nun almış olduğu karara ilişkin yapılan açıklamada şöyle denildi: "Anayasanın 131. maddesi ile 2547 sayılı kanunun 7. ve ek 10. maddeleri uyarınca YÖK'ün devlet ve vakıf üniversitelerinde yapmakta olduğu inceleme ve denetlemeler sırasında Fatih Üniversitesi ile ilgili zaman zaman mevzuata uygun olmayan durum ve uygulamalar tespit edildiği, bu hususlarda üniversitenin zamanında uyarıldığı, hatta Üniversite Mütevelli Heyeti Başkanı'nın ve Rektör Vekili'nin YÖK Yürütme Kurulu'nun 30 Haziran 2000 tarihinde yapılan toplantısına bir yazı ile davet edilerek, tahsisi taahhüt edilen mal varlığının üniversite tüzel kişiliğine devrinin tamamlanması ve irticai tutum ve davranışlar konusunda ikaz edildiği, en son olarak da YÖK Denetleme Kurulu'na yaptırılan inceleme ve soruşturma raporundan bu hususların düzeltilmediği anlaşılmıştır" YÖK'ün bu kararı kamuoyunda büyük tepkilere neden oldu.

Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde 8 yıllık zorunlu eğitim kapsamında bulunan kız çocuklarını okula göndermedikleri gerekçesiyle yaklaşık 70 veli hakkında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü suç duyurusunda bulundu.

Konya Selçuk Üniversitesi Alaattin Kampüsü'nde 25 kişilik bir grup kampüs çıkışında Bakıl Açık adlı öğrenciye demir çubuk ve zincirlerle saldırdı.

Emek Platformu'nun Ankara'da düzenlediği toplantıya katılan YÖK üyesi Prof. Dr. Alparslan Işıklı'ya "Tarihe üniversite kapatan hoca olarak geçeceksiniz" diyen Sağlık-İş Sendikası Başkanı Mustafa Başoğlu, Işıklı'dan "üniversite kapatılmıyor, örümcekler ayıklanıyor" cevabını alınca irkildiğini belirtti.

Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tuna sözleşmelerini yenilemeyerek işlerine son verdiği öğretim üyeleri Sedat Demir ve Abdullah Gönen hakkında söylediği sözler nedeniyle tazminat ödemeye mahkum edildi. Rektör Tuna, öğretim üyelerine yönelik olarak "Kökten dincileri, şeriatçıları üniversiteden temizledik" demişti ve bu sözleri nedeniyle her iki davacıya da 775'er milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.

KESK'in geçen yıl 1 Aralık'ta gerçekleştirdiği iş bırakma eylemine Çeşme'de katılan 40 öğretmen hakkında açılan davaya devam edildi.

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ

KAPATILAN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ : 1

İstanbul Kadıköy'de bulunan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği (TUHAD), polisler tarafından mühürlenerek kapatıldı. Derneğin Abdullah Öcalan'ın fotoğrafları ve 19 Aralık cezaevleri operasyonu ile ilgili bir karikatür bulundurulduğu gerekçesiyle kapatıldığı belirtildi.

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK BASKILAR/SALDIRILAR : 20

ÖDP ve SİP İstanbul Beyoğlu ilçe binaları kimliği belirsiz kişi veya kişilerce yakıldı.

Tunceli'de Emek Platformu'nun 1 Aralık'ta yaptığı iş bırakma çağrısına uyan KESK'e bağlı Eğitim-Sen'li 13 öğretmene sürgün cezası verildi.

Tunceli'de sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin meydanlarda yapmak istediği her türlü etkinlik valilik tarafından yasaklandı. Vali Mustafa Erkal tarafından yapılan yazılı açıklamada, çeşitli siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşları tarafından açık alanlarda gerçekleştirilen basın açıklamaları ve faks çekme eylemlerinin amacını aşarak izinsiz mitinge dönüştüğü iddia edildi.

Tüm Emekliler Sendikası Balıkesir Şubesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle 18 Mart'ta yapılması planlanan şenliğe, valilik izin vermedi.

Birçok il ve ilçede Nevroz kutlamaları için yapılan başvurulara olumlu yanıt verilirken Gaziantep Valiliği 'W' harfi bulunduğu gerekçesiyle başvuru dilekçesini reddetti.

Tarım Gıda-Sen Genel Başkanı Mihdi Perinçek, sendikalarının Diyarbakır Şube Başkanı Murat Karakuş'un Çankırı'ya sürgün edildiğini bildirdi.

HADEP İstanbul İl Başkanı Av. Doğan Erbaş, 21 Mart'taki Nevroz kutlamaları için 2 Mart'ta yaptıkları izin başvurularının 20 Mart günü saat 11.00'de İstanbul Valiliği tarafından reddedildiğini söyledi.

İzinsiz bildiri dağıtarak Dernekler Yasası'na muhalefet ettikleri gerekçesiyle İstanbul Beyoğlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanan kapatılan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği'nin (TAYAD) 18 kurucu üyesi beraat etti.

Galatasaray Lisesi önünde F tipi cezaevleri ile Üçlü Protokole ilişkin olarak basın açıklaması yapmak isterken tartaklanarak gözaltına alınan ve haklarında 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefetten dava açılan 27'si avukat 39 sanık, suçun yasal unsurları bulunmadığı için beraat etti.

SIĞINMA HAKKINA YÖNELİK İHLALLER : 73

Ağrı Doğubeyazıt'ta 12 mülteci; Edirne'de Türkiye'ye girmek isteyen 53 mülteci; İzmir'de de yurtdışına gitmek isteyen 8 mülteci yakalanarak gözaltına alındı.

Edirne İl Jandarma Alay Komutanlığı yetkilileri Ocak ve Şubat aylarında yaşanan 88 sınır olayında, 1851 göçmeni gözaltına aldıklarını açıkladılar.

ÇALIŞMA YAŞAMINA YÖNELİK İHLALLER : 2269

Ölenler : 5

İşten Atılanlar : 2264

ÖLENLER: İSKİ'nin Tuzla Atıksu Arıtma Tesisleri'ndeki onarım sırasında 1 mühendis, 2 işçi; Haydarpaşa Garı'nda tren raylarının yönünü değiştiren manevra makinesinin çarptığı Mehmet Tüfekçi adlı işçi; İkitelli'de bir sunta fabrikasında, devrilen sunta plakaları altında kalan Nihat Aydemir adlı işçi hayatını kaybetti.

Türk-İş tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye'de son 5 yılda meydana gelen 434.975 iş kazasında 6800 kişi yaşamını yitirdi. Sözkonusu araştırmaya göre, 1996-2000 yılları arasında meydana gelen iş kazalarında ise 18071 kişi iş göremez durumda sakat kalırken, 5595 kişi de meslek hastalığına yakalandı. En fazla iş kazası 1997 yılında meydana gelirken, en fazla işçi 1996 yılındaki iş kazaları sonucunda yaşamından oldu.

İŞTEN ATILANLAR: Medya Grubu bünyesindeki yayın organlarından 85 kişi; Manisa'nın Turgutlu ve İzmir'in Torbalı ilçelerindeki Tukaş fabrikalarından 900 kişi; Tekirdağ yolu üzerinde bulunan demir döküm fabrikası Kutes'ten 33 kişi; Gaziantep'in Nurdağ İlçe Belediyesi'nde çalışan 31 işçi (ücretsiz izne); Turkcell'den 100 kişi; Küçükçekmece Kayabaşı'da kurulu Leke Jeans'ta 300 işçi (15 gün ücretsiz izne çıkarıldılar); Petrol Ofisi A.Ş (POAŞ)'dan 116 sözleşmeli işçi; Tarişbank'tan 64 kişi; Adana'da kurulu SASA'dan 65 işçi; İzmir Çiğli Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Kuzey Tekstil'den 50 işçi; EXSA'dan 500 işçi (ücretsiz izne); İstanbul'da kurulu Öz Çelik -İş Sendikası'na bağlı Kanca El Aletleri Fabrikasından 20 işçinin işine son verildi.

YARGI HABERLERİ

Kamuoyunda Yüksekova Çetesi olarak bilinen davayla ilgili olarak Diyarbakır 4 Nolu DGM kararını açıkladı. 1996 yılında açılan davanın karar duruşmasına davanın tek tutuklu sanığı itirafçı Kahraman Bilgiç ile tutuksuz 12 sanık katılmadı. Müdahil avukatı Yaşar Altürk, davanın uzun süredir devam ettiğine dikkat çekerek, tutuksuz sanıkların tutuklanmasını talep etti. Sanık Hamdi Poyraz'ın vekili Meriç Turan ise, müvekkillinin tutuklanmasını gerektirecek herhangi bir delilin olmadığını belirterek, suçun manevi unsurunun oluşmadığını savundu. Buna karşın mahkeme heyeti, sanıklardan bir bölümü hakkındaki "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak", Naci Düşünmez adlı kişiden para gasp etmek, Esen Oteli sahibi Abdurrahman Düşünmez'den tehditle para istemek ve Düşünmez'in otelinin roketlenmesi suçlarının sabit olduğuna karar verdi. İtirafçı Kahraman Bilgiç 30 yıl, Binbaşı M. Emin Yurdakul 25 yıl 2 ay, Özel Harekatçı Enver Çırak 3 yıl 8 ay, Üsteğmen Bülent Yetüt 7 yıl 4 ay, korucubaşı Kemal Ölmez 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırıldı. Yurdakul, Yetüt ve Çırak'ı memuriyetten men cezasına da çarptıran mahkeme, Yurdakul ve Korucubaşı Ölmez hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkardı. Mahkeme, Kemal Ölmez, İsmet Ölmez, Cemal Ölmez, Ali İhsan Zeydan, Hasan Öztunç, Abdullah Ölmez ve Oğuz Baygüneş hakkında ruhsatsız silah bulundurmak, ayrıca Hasan Öztunç hakkında afyon sakızı bulundurmaktan, Yüksekova Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca, savcının mütalaası doğrultusunda, sanıklar Kurmay Albay Hamdi Poyraz, Hakkari Dağ Komando Tugay eski komutanı Piyade Binbaşı M. Emin Yurdakul, itirafçı Kahraman Bilgiç, Özel Harekatçı Astsubay Ali Kurtoğlu, korucubaşları İsmet ve Kemal Ölmez, Hasan Öztunç, Yüksekova eski Belediye Başkanı Ali İhsan Zeydan, Mustafa Oğuz ve Oğuz Baygüneş hakkında "uyuşturucu ticareti" ve "silah kaçakçılığı" yaptıklarına dair yeterli delil olmadığı gerekçesiyle, beraat kararı verdi. İtirafçı Kahraman Bilgiç, bir önceki duruşmada güvenlik güçlerine teslim olduktan sonra "bir emir eri gibi" olduğunu söyleyerek, "Ne isterlerse yapıyordum. Ben devlete yardımcı oldum. Ancak ben orada tutukluydum ve mecburen yapmak zorundaydım" şeklinde kendini savunmuştu.

Bir şirket tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü'ne hibe edilen silahların kaybolması ile ilgili olarak haklarında dava açılan Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin ile Emniyet Genel Müdür eski Danışmanı Mehmet Korkut Eken'in de aralarında bulunduğu 6 sanığın yargılanmasına Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Eken savunmasında, söz konusu silahların Türkiye'nin milli güvenliği ve ulusal çıkarlarını yakından ilgilendiren mahiyeti çok gizli konularda, dış ülkelerde çalışmalar yapılırken ihtiyaç halinde kullanılmak üzere zamanın Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın sözlü talimatlarıyla kendisi tarafından teslim alındığını söyledi. Bu silahların ismini açıklamadığı bazı dış ülkelere muteber kişiler aracılığıyla sevk edildiğini ifade eden Eken, dış ülkelere sevk edilen silahlardan bazılarının geri alındığını, alınamayanlar içinde muteber kişilerle temas kurma çalışmalarının devam ettiğini kaydetti. Gazetecilerin soruları üzerine bu bilgiyi doğrulayan Ağar, Eken'in devlet sırrını ifşa etmesine bir anlam veremediğini söyledi.

Ankara 2 Nolu DGM'de görülen 'Milli Görüş davası'nın 19 Mart günkü duruşmasında, Savcı Nuh Mete Yüksel, 11 sayfalık esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Yüksel, RP'nin eski Genel Başkan yardımcısı Ahmet Tekdal, Ankara eski milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan ve Şanlıurfa eski Milletvekili İbrahim Halil Çelik için 'devletin siyasi, hukuki, iktisadi temel nizamlarını dini esaslara göre değiştirmek amacıyla anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs' ettikleri gerekçesiyle, TCK'nın 146/1. maddesine göre idam, 22 sanık hakkında da bu suça iştirak ettikleri iddiasıyla 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istedi. Savcı Yüksel, anayasal düzeni yıkarak yerine din devleti kurmak amacıyla militan yetiştirdiği gerekçesiyle MGV ile bu vakfa destek verdiği için MÜSİAD'ın da kapatılmasını talep etti.

Sivas'ta 2 Temmuz 1993'te meydana gelen ve 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların ardından açılan ve yaklaşık 7 yıl süren dava sonunda Ankara 1 Nolu DGM'nin açıkladığı üçüncü kararın temyiz duruşması, Yargıtay'da yapıldı. Kararın usul ve esastan bozulmasını isteyen sanık avukatları, 4616 sayılı şartla salıverilme, dava ve cezaların ertelenmesine ilişkin yasanın Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, kararını 10 Mayıs Perşembe günü açıklayacak.

Diyarbakır 3 Nolu DGM, Hizbullah itirafçısı Abdülaziz Tunç hakkındaki gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, Tunç'un "örgütün çökertilmesi için önemli bilgiler aktardığını göz önüne alarak ceza tertibine yer olmadığı konusunda kanaat oluştuğunu" bildirdi. Operasyonlarda polise yardımcı olan Tunç'un Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde memur olarak göreve başlayacağı belirtildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Ahmet Kılıçkaya, Muhammet Hanefi Yağmur, Mehmet Aluç ile Serdal Kaya'ya yasadışı Hizbuttahrir örgütünün yöneticisi olmak suçundan verilen 4 yıl 2 ay ağır hapis ve 3 milyar 42 bin liralık ağır para cezasını usul ve yasaya uygun bularak onadı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, aynı davada yargılanan ve TMY'nin 7. maddesine göre 2 yıl 6 şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 18 sanık hakkındaki mahkumiyet kararını da onadı. Daire aynı cezaya çarptırılan Yakup Özdemir hakkındaki hükmü ise bozarak Özdemir'in terör örgütüne üye olmaktan değil yardım etmekten yargılanmasını istedi.

Ankara 2 Nolu DGM, Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel'in sanık Fethullah Gülen hakkında gıyabi tutuklama kararı verilmesi talebini reddetti. Mahkeme sanık Gülen'in Papa ile Vatikan'da yaptığı görüşmede bulunan İstanbul'daki Vatikan temsilcisinin dinlenilmesi için İstanbul DGM'ye talimat yazılmasına karar verdi. Duruşmada, "Hocanın Okulları" kitabını İsmail Özdemir ile birlikte yazan Serhat Özkan tanık olarak dinlendi.

AİHM

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Diyarbakır'da 1993'te evinde arama yapılırken polisler tarafından balkondan atıldığı ve ağır yaralandığı iddiasıyla dava açan Devrim Bektay'ın başvurusunu haklı buldu. Mahkeme Türkiye'yi 69.500 sterlin tazminat ödemeye mahkum etti.

AİHM "gözaltında kayıp" davasından mahkum olan Türkiye, 3 davadan daha mahkumiyet aldı. Bir davada ise dostane çözümü kabul etti. Türkiye bu 4 davada 370 bin dolar tazminat ödeyecek.

AİHM, 1989 yılında DGM tarafından 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Abdülaziz Ecer ve Mehmet Zeyrek ile ilgili olarak Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7. maddesinde öngörülen adil yargılanma ilkesini ihlal ettiği sonucuna vardığından Türkiye'yi avukat masrafları hariç Ecer ve Zeyrek'e toplam 21 bin dolar tazminat ödemeye mahkum etti.

Ali Alpay adlı şahsın kamulaştırılan mallarının istimlak bedelinin zamanında ödenmemesi ile ilgili olarak AİHM'de açtığı davada Türkiye dostane çözüm önerisinde bulundu. Başvuru sahibi Alpay'ın da bu öneriyi kabul etmesi üzerine Türkiye'nin Alpay'a 75 bin dolar ödemesi kararlaştırıldı. Aynı nedenlerle AİHM'ye dava açan İsmihan Habibe ve Raziye Özel adlı şahıslar ise Türkiye'nin "dostane çözümü"nü kabullenmediğinden AİHM, Türkiye'nin başvuru sahiplerine toplam 273 bin dolar tazminat ödemesine karar verdi.

Nevroz kutlamalarına katıldıkları gerekçesiyle haklarında "örgüt üyesi" iddiasıyla dava açılan 8 kişi, adil yargılanmadıklarını belirterek AİHM'e başvurdular.

AİHM, Diyarbakır eski Belediye Başkanı Mehdi Zana'nın yaptığı şikayet başvurusunda Türkiye'yi suçlu buldu, ancak maddi tazminat ödemeye mahkum etmedi. AİHM Zana'nın 1996 yılında yargılandığı İstanbul Güvenlik Mahkemesi'nde bir askeri hakimin bulunması nedeniyle Türkiye'nin adil yargılanma hakkıyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.maddesinin 1. fıkrasını ihlal ettiği görüşüne vardı.

Uzun gözaltı şikayetiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açan Batman Belediye Başkanı Abdullah Akın, hükümetle 30 bin frank karşılığında dostane çözüme vardı. Ankara'da 1996'da yapılan HADEP 2. Olağan Kongresi'nde "bayrak indirme" olayı gerekçe gösterilerek, birçok parti yöneticisiyle birlikte dönemin HADEP Diyarbakır il Başkanı Abdullah Akın da gözaltına alınmıştı. 11 gün gözaltında tutulan Akın, uzun süre gözaltında kaldığı gerekçesiyle 1997'de avukatı Mahmut Vefa aracılığıyla AİHM'e başvurmuştu.

Türkiye'nin AİHM'de kaybettiği 72 dava nedeniyle ödemesi gereken tazminat miktarının 4.5 milyon doları aştığı belirtildi. Üç bini geçen yeni başvuruyla aleyhte başvuru sayısı 6 bine yaklaşan Türkiye, 41 üyeli Avrupa Konseyi'nde ilk sıraya yerleşti. İtalya ve Fransa AİHM başvurusu sıralamasında Türkiye'yi izliyor. AİHM'de mahkum olan ülkeler sıralamasında ise İtalya 233 dava ile başı çekiyor. Bu ülkeyi 49 dava mahkumiyetiyle Fransa izliyor. İtalya ve Fransa'nın aldığı mahkumiyetlerin büyük çoğunluğu, bu ülkelerdeki yargı süreçlerinin ağır işlemesinden kaynaklanırken Türkiye'nin aldığı mahkumiyet kararlarına ciddi insan hakları ihlalleri neden oldu. Bu ihlaller arasında ifade özgürlüğünün engellenmesi, haksız gözaltı, işkence, yargısız infaz, parti kapatma gibi olaylar yer alıyor. Türkiye aleyhine AİHM'nin kurulduğu 1959'dan, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ile AİHM'nin mahkeme çatısı altında birleştirildiği 31 Ekim 1998'e kadar 2456 dava başvurusu yapıldı. Bunlardan 132'si kabul edilebilir sayılırken 12'sine dostça çözüm bulundu. 48 yargılamanın 24'ünde Türkiye'nin en az bir Sözleşme maddesini ihlal ettiği kararı verildi. 3 davada ise Türkiye beraat etti. 31 Ekim 1998'den Haziran 2000'e kadar Türkiye aleyhine yapılan başvuruların sayısı 1052 oldu. 2000 yılındaki başvurulardan 338'i kabul edilebilir bulundu. Sadece iki başvuruda dostça çözüm yöntemi seçildi. 25 başvuru için ise yargılama süreci başlatıldı. Mahkemenin kurulduğu andan itibaren 81 kere yargılanan Türkiye bu davalardan sadece dokuzunda beraat etti.

İNSAN HAKLARI POLİTİKALARI

Hükümet Ulusal Programı açıkladı. Programa, başta bazı hükümet üyeleri olmak üzere toplumun her kesiminden tepkiler gösterildi. Bu arada AB üyesi ülkelerin çevre bakanlarından oluşan AB Konseyi'nin Brüksel'de yapılan olağan toplantısında AB Komisyonu tarafından Türkiye için hazırlanan Katılım Ortaklığı Belgesi (KOB) tartışılmadan onaylandı. AB Konseyi, geçen ay sonunda KOB'un hukuki temelini oluşturan ve bir süre önce Avrupa Parlamentosu'ndan geçen çevre yönetmelik için onayını vermiş ve bu onay Resmi Gazete'de yayınlanmıştı. KOB onayının da önümüzdeki günlerde resmi gazetede yayınlanmasından sonra AB kanadında tüm işlemler tamamlanmış olacak.

AB İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, AB'ye aday ülkeler arasında en geride kalanın Türkiye olduğunu belirterek "Aşırı ihtiyatlı gidersek bu mesafe daha da açılır; yarışın temposunu kaçırırız" dedi. Yılmaz açıklanan Ulusal Program'da AB'nin beklentilerini tam karşılayamadıklarını belirtirken özellikle anadilde yayın konusundaki kısıtlamaların anlamsız olduğunu söyledi.

Kamu çalışanlarına yönelik yeni bir 'fişleme' operasyonu başlatan Başbakanlık, Müsteşar Ahmet Şağar imzasıyla tüm bakanlıklara bir yazı yazarak, her bakanlığın kendi bünyesindeki, 'irticai faaliyetlerin tespiti, izlenmesi ve önlenmesi' amacıyla bir "izleme grubu" oluşturulması talimatını verdi. Sözkonusu yazıda, 'Atatürk ilke ve inkılapları çerçevesinde, Anayasa ve kanunlara göre yürütülen irtica (siyasal İslam) ile mücadeleye ilişkin temel esas ve tedbirlerin 15.05.2000 tarihinde onaylanan İrticai (Siyasal İslam) Faaliyetlere Karşı Yürütülecek Mücadele Stratejisi'yle yürürlüğe konulduğu' belirtildi. Teftiş Kurulu Başkanının da bulunacağı izleme grubunun her ay sonu Başbakanlık'a düzenli bilgi vereceği kaydedildi. Başbakanlığın yazısı üzerine hemen harekete geçen Sağlık Bakanlığı 5 kişilik bir takip kurulu oluşturdu. Sözkonusu "izleme grubu"ndan önce, ordu içerisinde Batı Çalışma Grubu, hükümet bünyesinde de Başbakanlık Takip Kurulu oluşturulmuştu.

Bir gazetecinin "Açıklanan Ulusal Program'da, orta vadede idam cezasının kaldırılması taahhüt edilirken, Cumhuriyet Savcısı, RP'li eski parlamenterler için idam istemiyle dava açtı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, 1984 yılından bu yana verilen idam cezalarının hiçbirinin uygulanmadığına dikkat çekti.

18 Nisan seçimlerinde FP İstanbul milletvekili seçilen, ancak başörtüsüyle TBMM Genel Kurulu'na girmesiyle tartışmaların odağına oturan Merve Kavakçı'nın, "Türk yurttaşlığını kaybettiği" gerekçesiyle milletvekilliğinin düştüğüne ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi Meclis Genel Kurulu'nun bilgisine sunuldu. Yargı kararı ile milletvekili olma yeterliliğinin düşürülmesi kararlaştırılan Kavakçı için aynı gerekçelerle Meclis kararı da aranmadı.

Kanadoğlu FP'nin kapatılması istemiyle açılan davada ek iddianameye karşı FP'nin verdiği ön savunmaya karşı esas hakkındaki görüşünü Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi. Yargıtay Başsavcısı Kanadoğlu, "kapatılan RP'nin devamı olduğu" gerekçesiyle FP'nin kapatılmasını, kurucularına 5 yıl siyasi yasak getirilmesini ve bunlardan milletvekili olan İsmail Alptekin ve Mehmet Özyol'un da milletvekilliklerinin sona erdirilmesini istedi. Kanadoğlu, Erbakan ile Yasin Hatipoğlu arasında geçen konuşma kasetinin de hükme esas alınmasını istedi. FP'nin kapatılan RP ile "Fikir, söylem ve eylem birliği içinde" olduğunu iddia eden Kanadoğlu, kapatılan bir partinin devamı niteliğinde olduğu belirlenen parti için ihtar yolunun işletilemeyeceğini vurguladı. Bu arada Kanadoğlu, başörtüsü konusundaki görüşlerini de ilk kez FP'nin kapatılması istemiyle açtığı davanın esas hakkındaki mütalaasında açıklamış oldu. Kanadoğlu "Öğrencilerin dinsel inançlarını açığa vurma biçimi olan türbanın (başörtüsünün) başka bir dine mensup olanlar üzerinde baskı olduğunu" iddia etti.

DÜNYA İNSAN HAKLARI RAPORU

BM Genel Kurulu 8 saat süren tartışmalı bir oturum sonunda, eski Yugoslavya topraklarında işlenen savaş suçları için kurulan Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi(USSM)'nin 14 üyesini seçti. Mahkemenin görev süresi sona eren 14 üyesinden 8'i yeniden bu göreve seçilirken, mahkeme üyeliği için 6 yargıç ilk kez bu göreve getirildi. Üyelerin 13'ü erkek, 1'i kadın.

Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü'nce (FAO) yayınlanan raporda, dünyada 33 ülkede yalaşık 60 milyon insanın açlık problemi çektiği belirtildi. FAO'nun raporunda açlık sıkıntısının en fazla göründüğü kıtanın Afrika olduğu (16 ülke), bunu Asya (11 ülke), Latin Amerika (4 ülke) ve Avrupa'nın (2 ülke) takip ettiği bildirildi.

Uluslararası Af Örgütü; Çin'de 1999 yılında 1263 idam mahkumunun cezasının infaz edildiğini bildirdi. Merkezi Londra'da bulunan örgüt tarafından yayımlanan raporda, Çin mahkemelerinin aynı yıl 2088 kişiyi idam cezasına çarptırdığı ifade edildi.

Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü Human Rıghts Watch, Rusya'nın Çeçenistan'da yaptığı insan hakları ihlalleri ile ilgili 40 sayfalık bir rapor yayınladı. AB'den Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e 'ortadan kaybolmalar' ve insan hakları ihlalleri ile ilgili baskı yapmalarını isteyen örgüt, "Çeçenistan'da kirli savaş: Zorla ortadan kaybolmalar işkence ve toplu idamlar" başlıklı raporda, Rus güçleri tarafından göz altına alınan sivillerden 52'sinin ortadan kaybolduğunu açıkladı. Gerçek rakamın çok daha fazla olduğuna inandığını belirten örgüt, gözaltında kaybolan Çeçenler'den bir kısmının cesetlerinin bulunduğunu ve bu insanların işkence gördüğünün açıkça belli olduğunu kaydetti. AB ve BM'den İnsan Hakları ihlalleri ile ilgili soruşturma başlatmasını isteyen örgüt, Rusya'nın bu savaşının 'kirli savaş' olduğunu söyledi.

Uluslararası Af Örgütü, işgal altındaki Keşmir'de devam eden insan hakları ihlallerini sona erdirmesi için Hindistan'a çağrıda bulundu.

ABD: ABD'de "İdam Cezasının Kaldırılması Günü"nde Oklahoma ve Virginia eyaletlerinde iki mahkum idam edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan Yıllık Uyuşturucu Kaçakçılığıyla Uluslararası Mücadele raporunda ABD'nin uyuşturucu ile mücadele konusunda Türkiye'ye sağladığı yıllık yaklaşık 500 bin dolarlık yardımın ilgili anlaşmada yer alan insan hakları koşulu nedeniyle geçen yıl Ankara tarafından reddedildiği belirtildi.

ABD'nin Güney Carolina eyaletinde kız arkadaşını öldürmekten idama mahkum olan 39 yaşındaki Willie Ervin Fisher'in cezasının zehirli iğneyle yerine getirildiği açıklandı. Fisher 1992'de tutuklanmıştı.

ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir uçak, Kuveyt'teki bir tatbikat sahası üzerindeki uçuşu sırasında yanlışlıkla bomba attı, olayda 6 kişi öldü.

Uygulanan idam cezalarının sık sık tartışıldığı ABD'de bu kez 14 yaşındaki zenci bir çocuk ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Lionel Tate, 2 yıl önce, oyun oynarken televizyonlarda gördüğü şiddet sahnelerini taklit ederek 6 yaşındaki Tiffany Eunick'i öldürmüştü.

İndiana eyaletinde hırsızlık sırasında bir eyalet bakanını öldürmekten mahkum olan kişi idam edildi.

Haiti ve Saint Martin adası açıklarında, iki geminin batması sonucu ilk belirlemelere göre 30 göçmenin öldüğü 60 kişiden ise haber alınamadığı bildirildi. ABD, Batı Şeria ve Gazze'de sivilleri korumak için bölgede uluslararası bir gözlem gücü oluşturulmasını öngören BM Güvenlik Konseyi kararını veto etti.

Borçları nedeniyle bunalıma girerek ailesini katleden Ronald Dunaway Fluke, ABD'nin Oklahoma Eyaleti'nde idam edildi. Yetkililer, 1997 yılında karısı ile 11 ve 13 yaşlarındaki iki kızını baltayla öldüren 52 yaşındaki Fluke'un 27 Mart gecesi zehirli iğneyle idam edildiğini açıkladı.

ABD'de ceza ve tutukevlerinde 1 milyon 900 bin tutuklu ve hükümlü bulunduğu bildirildi. ABD Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 262 milyon nüfusa sahip ülkede, 30 Haziran 2000 tarihi itibariyle eyalet federal cezaevlerinde bulunanların sayısının yüzde 3 oranında 56 bin 660 kişi arttığı da kaydedildi.

AFGANİSTAN: Muhalif güçlerin komutanı Ahmed Şah Mesud'un sözcüsü Asım Süheyl, açlığın Badahşan bölgesinin bazı yerlerinde 800 bin insanı etkilediğini, bu kişilerden 400 bininin ölüm tehdidi altında olduğunu söyledi.

BELÇİKA: Uluslararası Hapishaneler Gözlem Merkezi (OIP) Belçika'nın Jamiouix Hapishanesi'nde hasta bir mahkumun bakımsızlıktan öldüğünü ve bu ölümün ilk olmadığını açıkladı.

CEZAYİR: Cezayir'de meydana gelen şiddet olaylarında 63 kişi öldü. Bir köyde gizlenen cuntacılardan 8'i öldürüldü. Başkent Cezayir'in 50 kilometre güneyindeki Blida bölgesinde 12 kişi öldürüldü. Cezayir'in batısındaki Tipiza ve El Affrun bölgelerinde 2 ayrı eylemde toplam 25 kişi öldürüldü.

ÇEÇENİSTAN: Çeçenistan'da 50 kişilik yeni bir toplu mezar bulundu. Hankale'deki toplu mezarda ise 1 yaşında minik bir bebeğin cesedine rastlandı. Argun Şehrinde 4 Çeçen genci Ruslar tarafından katledildi. Çeçen mücahidlerle Rus birlikleri arasında çıkan çatışmalarda 32 Rus askeri öldürüldü,17'si yaralandı. Geçen yıl Tangi Çu'da 18 yaşındaki Heda Kungayeva adlı Çeçen kıza tecavüz edip öldürmekle suçlanan Rus Albay Yuri Budanov'un yargılanması 'kurban yakınlarının hazır bulunmaması' gerekçesiyle ertelendi. Çeçenistan'da meydana gelen patlamada Şatoy Bölgesi Savcısı yaralandı. Çeçen savaşçıların saldırıları ve bir bombalı eylemde 9 kişi öldü.

ÇİN: Çin'in Shijiazhuang kentinde meydana gelen patlamalarda 200 kişi öldü. Başkentin 300 km güneybatısındaki kentte aynı anda birkaç patlama meydana geldiği bildirildi. Çin polisi 5 yaşındaki Amerikalı çocuğu yaklaşık 1 ay gözaltında tuttu. Andrew Xue, 11 Şubat'ta Pekin havaalanından ABD'ye gidecekken anne ve babasıyla birlikte gözaltına alındı. New York'taki Çin İnsan Hakları Örgütü'ne göre, ABD vatandaşı olmayı bekleyen anne Gao Zan'ın "devlet aleyhinde faaliyette bulunduğundan" şüphelenen Çin polisi aileyi gözaltına aldı.

EKVADOR: Başkent Quito'daki bir cezaevinde bulunan mahkumlar, yakınlarını ziyarete gelen 120 kişiyi rehin aldı.

ENDONEZYA: Aceh eyaletinde 4 sivilin cesedi bulundu. Sık sık katliamlara sahne olan Aceh eyaletiyle Borneo Adasında çıkan olaylarda 23 kişi öldü.

FİLİPİNLER: Filipinler'in güney kesimlerindeki bir köyde kimliği belirsiz silahlı kişilerin ateş açması sonucu 7 çiftçinin öldüğü bildirildi.

FİLİSTİN: Filistinliler ile İsrail askerleri arasında 5 ayını dolduran çatışmalarda 4 Filistinli daha hayatını kaybetti. İsrail'in Filistin bölgelerini abluka altına almasının ardından Batı Şeria'nın Cenin kenti girişinde İsrail askerleri tarafından geri çevrilen bir Filistinli hasta kadın hastane yolunda öldü. Gazze Şeridi'ndeki Karni geçiş noktası yakınlarında İsrail askerlerinin 19 yaşındaki bir Filistinli'yi öldürdükleri belirtildi. İsrail güvenlik güçlerinin Batı Şeria'nın El Halil kentindeki bir okulun bahçesine el bombası atması sonucu 7 Filistinli çocuk yaralandı. Görgü tanıkları İsrailli bir sınır polisinin bombayı, öğrenciler okul binasından çıktığı sırada attığını söyledi. İsrail ordusunun Filistin topraklarını ablukaya almasına yönelik protesto sırasında, göstericiler arasında bulunan Filistin Yasama Konseyi Üyesi Hanan Aşravi yaralandı. 4 yaşındaki Filistinli bir çocuk, İsrail askerlerinin acil kalp ameliyatı olması için Mısır'a geçmesine izin vermemesi üzerine öldü. Gazze Şeridi'nden Mısır'a geçmesine izin verilmeyen Han Yunus mülteci kampından Abdülfatih Asbahi'nin sınırda yaşamını kaybettiği öğrenildi. Batı Şeria'da gerçekleştirilen bir intihar saldırısında 3 kişi ölürken Gazze'de bubi tuzağı ile oynayan Filistinli bir çocuk ile Batı Şeria'da İsrail askerlerinin attığı göz yaşartıcı bomba sonucu yaşlı bir Filistinli kadın hayatını kaybetti. İsrail askerleri Gazze Şeridi'nde protesto gösterisi düzenleyen Filistinlilerden birini vurarak öldürdü. İsrail askerleri Batı Şeria'daki Ramallah kentinde 21 yaşında bir Filistinliyi vurarak öldürdü.

FRANSA: Fransız adaleti, Nazi savaş suçlusu Alois Brunner'i 345 Yahudi çocuğu Fransa'dan Auschwitz ölüm kampına gödermek suçundan gıyabında bir kez daha ömür boyu hapse mahkum etti.

GÜRCİSTAN: Ülkenin batısında bir otobüsün mayına çarparak patlaması sonucu 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

HOLLANDA: Hollanda'da 1993'te polisin kötü muamelesi sonucu ölen gurbetçi Hüseyin Köksal'ın ailesi AİHM'nde açtığı davayı kazandı. Hollanda hükümeti 140 bin Gulden tazminat ödemeyi kabul etti. Köksal'ın ailesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Hollanda aleyhine açtığı dava 'dostane' çözümle sonuçlandı. Hüseyin Köksal 1997'de küçük bir trafik kazası sonrası polisleri çağırmış ancak polisler Köksal'ın içkili olduğunu öne sürerek, hem olay yerinde, hem de daha sonra götürdükleri karakolda kötü muameleye tabi tutmuşlardı. Köksal fenalaşarak hastaneye kaldırılmış, ancak kurtarılamamıştı.

IRAK: Irak yönetimi, BM ambargosu nedeniyle Ocak ayında yarıya yakını çocuk olmak üzere yaklaşık 16 bin kişinin öldüğünü bildirdi. Başkent Bağdat'ın merkezinde bir otobüs terminalinde iki otobüs arasında yerleştirilen bombanın patlaması sonucu, ilk belirlemelere göre 2 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı. Başkent Bağdat'ta meydana gelen bir patlamada 6 kişi yaralandı. Irak'ın güneyindeki Basra kentinde, 1991'deki Körfez Savaşı'ndan kalan bir bombanın patlaması sonucu 8 çocuğun öldüğü bildirildi.

İNGİLTERE: Merkezi Londra'da bulunan "İslami İnsan Hakları Komisyonu" adlı örgüt, İngiltere'nin yürürlüğe giren "Terörizmle MücadeleYasası"na tepki gösterdi. Komisyon adına yapılan açıklamada İngiltere'nin bu yasa çerçevesinde bazı örgütlerin faaliyetlerine getirdiği yasaklamanın "hür irade için mücadele verenlerin haklarını baltaladığı" dile getirildi.

İRAN: Doran-ı Emruz gazetesinin haberine göre, Firdevsi Üniversitesi'nde yayınlanan"İran-ı Emruz" (Günümüzün İranı) dergisi, Üniversite Yayınlarını Denetleme Jürisi tarafından, Öğrenci Dergileri Tüzüğüne aykırı makaleler yayınlandığı gerekçesiyle kapatıldı.

İSRAİL: Ülkenin kuzeyinde meydana gelen bir patlamada ilk bilgilere göre bir kişi öldü; 2'si ağır 10 kişi yaralandı. Saldırıyı, şimdiye kadar ismi duyulmayan Geri Dönüş Tugayları üstlendi. Başkent Tel Aviv'in kuzeyindeki Netanya'da bir Pazar yerinde intihar saldırısı düzenlendi. Aralarında saldırıyı düzenleyen Filistinli eylemcinin de bulunduğu 4 kişi öldü, 66 kişi yaralandı. İsrail ordusu Gazze Şeridini çevreleyen elektrikli telleri onarmaya başladı. İsrail ordusunun Filistin lideri Yaser Arafat'ın korumalarının bulunduğu binayı bombaladığı, bir korumanın öldüğü, 2'sinin ağır yaralandığı bildirildi.

İsrail'in Filistin bölgelerini kuşatmasına karşı düzenlenen protesto gösterilerinde 11 Filistinli yaralandı. Gazze'de ise Filistinli bir polis, İsrail askerleri tarafından öldürüldü.

İSPANYA: Kuzeyindeki Hermani'de bomba yüklü bir aracın infilak etmesi sonucu, bir polis öldü. Kuzeydoğusundaki Rosas kentinde bir otomobile yerleştirilen bombanın patlaması sonucu bir polisin öldüğü ve çok sayıda kişinin ise hafif yaralandığı bildirildi. İspanya'nın Bask bölgesinde Sosyalist Parti üyesi ve Belediye Başkan Yardımcısı Froilan Elesps uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi.

İTALYA: İtalya'nın Napoli kentinde 20 bin küreselleşme karşıtı gösterici ile polisin çatışması sonucu 100'ü aşkın kişi gözaltına alındı.

KARADAĞ: Başkent Potgoritsa'da aracına bomba yerleştirilen bir kişi bombanın patlaması sonucu öldü.

KIRGIZİSTAN: Doğu Türkistanlı dört müslüman Kırgızistan mahkemelerinde idama mahkum edildi. Adları Ahmet Gönan, Askar Tohtu, Ali Masum ve Bahramean olan dört kişi ülkelerini siyasi suçlu olarak terk etmişlerdi. Kırgızistan'da 3 yıldır tutuklu bulunan 4 Uygur gencin davası sonuçlandı. Oş Orta Sot Mahkemesi, gençlerden 3'ünü idama, 1'ini ise 25 yıl hapis cezasına çarptırdı. Asgar Can Tohti, Ahmet Gören, Behram ve Ali Masum adındaki Uygur Türkleri, Kırgizistan'dan Doğu Türkistan'a gizlice silah soktukları iddiasıyla tutuklanmış, Kırgizistan'ın Oş Kenti hapishanesine atılmışlardı.

KUVEYT : Kuveyt'te El-Majales(Mecalis) dergisi baş editörü Hidaya Sultan El-Salem uğradığı silahlı saldırıda öldü.

KONGO : Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki bir madende meydana gelen çökmede ilk belirlemelere göre 70 kişi öldü.

KOSOVA: Kosova'da Makedonya sınırının hemen karşısındaki bir köye düzenlenen bombardımanda iki kişinin öldüğü bildirildi.

MAKEDONYA: Makedonya gece yarısına kadar teslim olmaz ya da ülkeyi terk etmezlerse Arnavut gerillaları yok edeceğini açıkladı. Ülkenin kan gölüne dönme riskine rağmen AB Üsküp'e destek çıktı. Kalkandelen'de Makedon askerleri arama yapmak için durdurdukları araçta bulunan iki Arnavut'u vurarak öldürdü. Başkent Üsküp'ün kuzeybatısında Kosova sınırı yakınındaki Gracani köyünde çıkan çatışmada da bir polis memuru vuruldu. Makedon Arnavut çatışması yayılıyor. Bir polis öldü, 15 kişi yaralandı.

MALEZYA : Başkent Kuala Lumpur'un varoşlarında yaşanan etnik çatışmalarda 5 kişi öldü.

MISIR: Mısır'da bulunan Fransız okulu, başörtüsünden dolayı okuldan atılan kızlara 160 bin dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Azza Ömer Muhammed Zeki, başörtüsü giydiğinden dolayı üç kardeşiyle birlikte okuldan atılmıştı. Ancak bundan yılmayan Zeki'nin ailesi mahkemeye başvurdu. Başörtüsünden dolayı okuldan atılmanın ifade özgürlüğüne ve ayrımcılığa karşı olma ilkelerini ihlal etmek olduğunu belirten aile avukatı olay için okuldan 10 milyon dolar tazminat istedi. Mahkeme okulu 160 bin dolar tazminat ödemeye mahkum etti.

ÖZBEKİSTAN : Özbekistan'ın seçkin yazarlarından Emin Osman öldü. Özbekistan hükümeti Osman'ın hapiste kendisini asarak intihar ettiğini iddia etti. Osman'ın ailesi ise, hükümeti yalanlayarak, yazarın vücudunda belirgin işkence izlerine rastlandığını ve bundan dolayı Osman'ın işkence altında öldüğünü belirtti. Özbekistan Hükümeti 21 Şubat'ta Osman'ı Hizbuttahrir üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklamıştı.

PAKİSTAN: Şii-Sünni gerginliğinin tırmandığı Pakistan'ın Lahor kentinde 3 silahlı saldırganın camide namaz kılan Sünni cemaate açtıkları ateşte 6 kişi öldü, 10 kadar kişi de yaralandı.

PERU: Peru'da eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori'nin 1997 yılında Japonya büyükelçiliği binasında rehin alma eylemini yapan solcu gerillaların "yargısız infazını" emrettiği yolundaki iddiaların incelenmesi için çalışmalara başlandı.

RUSYA: Rusya iç istihbarat servisi FSB'nin yetkilileri, Çeçen komutan Şamil Basayev'in kardeşi olduğunu söyledikleri bir kişinin öldürüldüğünü açıkladılar. Ordu'nun Ünye ilçesinden bir işadamının, ticaret için gittiği Rusya'nın Yeysk kentindeki evinde öldürülmüş olarak bulunduğu bildirildi. 1989 yılından bu yana Gürcistan ve Rusya ile ticaret yaptığı bildirilen İbrahim Şengül Yeysk kentindeki evinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. İkisi Çeçenistan sınırındaki Stavropol bölgesinde diğeri de Karaçay-Çerkes bölgesinde meydan gelen patlamalarda 20 kişinin öldüğü, 90'dan fazla kişinin de yaralandığı bildirildi.

SUUDİ ARABİSTAN: İstanbul-Moskova seferini yaparken kaçırılan ve Suudi Arabistan'ın Medine kentine indirilen uçaktaki eylem, Suudi yetkililerin 16 Mart saat 11'de düzenlediği operasyonla sona erdi. Birkaç dakika süren operasyon sırasında 3 kişi hayatını kaybederken, bir hostes, pilot ve bir yolcu yaralandı.

_______________________________

*Bu rapor, MAZLUMDER İnsan Hakları İhlallerini İzleme Komisyonu tarafından hazırlanmıştır.

***************************************

Diyarbakır'da son 2 ayda Hizbullah'a yönelik operasyonlarda 373 örgüt mensubu; OHAL kapsamındaki il ve ilçelerde Hizbullah'a yönelik Ocak ve Şubat aylarında 139 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda gözaltına alınan ve adli mercilere sevk edilen 373 kişiden 191'i tutuklanırken, 182'si serbest bırakıldı. Bölgede 1992 yılından bu güne kadar Hizbullah'a yönelik 2 bin 177 operasyonun düzenlediği ve gözaltına alınan 7 bin 511 kişiden 3 bin 243'ünün tutuklandığı, 4 bin 268'inin ise serbest bıraklıdığı öğrenildi.