Sakarya Şubesi Fındık İşçilerinin Sorunlarının Araştırılması Raporu

C-) GİRİŞİM ve TARİH :

09.08.2008 Cumartesi günü şube başkanı Turgay Etçibaşı, başkan yardımcısı Abdülkadir Dinç, üyeler Ali Abdullah, Orhan Bektaş, N.Fatih Şentürk ve Muharrem Küçükosmanoğlu'ndan oluşan heyetle Adapazarı'ndan Karasu'ya hareket edilmiştir.























D-) GÖRÜŞMELER :



Karasu'da Yapılan Görüşmeler :
1-) İlk olarak Karasu ilçesine bağlı Limandere beldesine gidildi. Burada belde merkezinde lokantacılık yapan Yunus Sipahi'yle görüşüldü.
- Verdiği bilgilere göre işçiler 1 ağustosta gelmeye başladığını, sayılarının bu yıl yaklaşık
olarak 800-1000 civarında olduğunu, günlük yevmiyelerinin 22,00- YTL. olduğunu ve gelenlerin hepsinin Kürt olduğunu,
- Yerel halkla şimdiye kadar herhangi bir gerilim olmadığını, etnik kimlikten kaynaklanan herhangi bir olumsuz olay yaşanmadığını,

- Çalıştırdığı lokantaya müşteri olarak işçilerin değil, ancak dayıbaşı denen (işçileri organize ederek buraya getiren ve yevmiyelerden %10 komisyon olan) kişilerin geldiğini,

- Fındık işi bitince tüm işçilerin hemen döndüğünü, ancak Limandere'ye yakın Ortaköy'de (Yenidoğan) şimdiye kadar toplam 30 kadar fındık işçisi kızın evlenerek burada kaldığını,

- İşçilerin yerel esnaftan sadece sebze meyve tarzı ihtiyaçlarını karşıladığını, diğer

malzemelerini (kuru bakliyat tarzı) ekonomik nedenlerle yanlarında getirdiklerini çünkü buradaki fiyatları pahalı bulduklarını,

- İşçiler sabah saat 5'te kalkıp, saat 7'de çalışmaya başladıklarını, çalışmanın akşam saat 7

'de sona erdiğini,

- Genel olarak yaz aylarında Limandere'de susuzluk yaşandığını ve bu durumun fındık

işçilerinin de yaşam şartlarını olumsuz etkilediğini, işçilerin tamamına yakınının Cuma namazı münasebetiyle bölge halkıyla kaynaşma fırsatı bulduğunu ifade etmiştir.


2-) Daha sonra Karasu ilçesine bağlı Kuyumculu köyüne gidildi. Burada köy merkezinde bakkal işleten ve aynı zamanda fındık bahçesi de olan Sait İskender'le görüşüldü.

- Köyde ekonomik anlamda sıkıntı yaşandığını,

- Belirgin, görünen bir etnik ayrımcılık ve bundan kaynaklanan herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını, ancak bakkaldan örnek verilirse; yumurta fiyatlarında fındık işçilerinin geldiği dönemde doğal bir artış olduğunu, alışverişe gelen işçilerden bir kısmının "Fiyatları biz geldik diye mi arttırıyorsun ?" diye sorduklarını, bunu kendilerine yönelik bir hareket gibi algıladıklarını,

- Fındık bahçesi sahiplerinin tamamına yakınının işçilere Cuma namazı için müsamaha gösterdiklerini,

- İşçiler 20 seneden beri çalışmaya buraya geldikleri için, köy içinde, kahvede vs. yerlerde kendi aralarında Kürtçe konuşmaları yadırganmadığını,

- Eskiden, ekonomik şartların ve fındık yetiştiricisinin durumu daha iyiyken işçilere belirlenen yevmiye fiyatının üzerinde para verildiğini (Örneğin yevmiye 15'ken işçiler 18 civarında para ödenirmiş.),

- Fındık üreticisinin de işçilere verilen parayı az bulduğunu, ancak kendilerinin de ekonomik bakımdan kötü durumda olduklarından barınma vs. gibi şeylerde katkıda bulunmaya çalıştıklarını,

- Kendisinin bu sene fındık işçisi çalıştırmayacağını çünkü toplanan tüm fındığın bedelini işçilere verirse ancak onların parasını ödeyebileceğini, bu nedenle de fındığı kendilerinin toplayacağını söylüyor.

- Kuyumculu köyünde işçilere yönelik etnik ayrımcılık yapılmadığını, fiziksel şiddet uygulanmadığını ; böyle bir şey olursa ilk önce buna kendisi de dahil yerel halkın tepki göstereceğini,

- Geçen sene Kandil Gecesinde 1500 kişilik etli pilav yaptırılıp, camiden anons edilerek fındık işçilerine de gönderildiğini ifade etmiştir.










3-) Sait İskender'le yapılan görüşme bitmek üzere adını vermek bir dayıbaşı görüşme yerine geldi. (Dayıbaşı : işçileri organize ederek Güneydoğu'dan bu bölgeye getiren ve işçilerin yevmiyelerinden %10 komisyon alan kişi)

- 22-23 yıldır buraya geldiğini ve işçi getirdiğini, bu yıl 170-180 işçi getirdiğini,.

- Yol parası, kendi aldığı % 10 komisyonu ve diğer harcamalar düşüldüğünde işçinin eline pek bir şey kalmadığını,

- İşçilerin hepsinin Kürt olup Mardin Nusaybin'den geldiklerini, Arapların gelmediğini, onların durumlarının iyi olduğunu ve gelen işçilerin çoğu yetim ve ihtiyaç sahibi olduğunu,

- Etnik ayrımcılıkla karşılaşmadığını ve karşılaşsa bu kadar senedir buraya gelmeyeceğini,

- Fındık üreticilerinin bir kısmı işçilere kalacak yer temin ederken, bazısının bunun kendisini ilgilendirmediğini söylediğini,

- Genç kız işçilerin köy şadırvanında bulaşık yıkamaya gittiklerinde sıkıntı olabildiğini,

- İşçiler Sakarya ya gelmek için minibüs kiraladığını ve bir minibüsün 3.000,00 YTL.'ye geldiğini,

ifade etmiştir.


Kocaali'de Yapılan Görüşmeler :

1-) Kocaali ilçe merkezinde, bir fındık tüccarı olan Osman Mert'in işyerinde Kazım ve Fesih isimli 2 dayıbaşıyla görüşülmüştür. Bu esnada işyerinde yerel halktan ve dayıbaşlarının yakını olan kimseler de bulunmuştur.

- Ekonomik sıkıntı olduğunu,

- Yevmiye ücretinin Kaymakamlık'ta belirlendiğini, muhtarların da kurula katıldığını ve işçilere veya dayıbaşlarına bu kurulda yer verilmediğini,

- Bu duruma karşı boykot yaparlarsa terörist muamelesi göreceklerini, buraya hiç gelmeme şeklinde bir yol izleseniz denildiğinde de ekonomik bakımdan gelmeye mecbur olduklarını,

- Dayıbaşlarından biri buraya getirdiği 500 işçisi olduğunu,

- Bahçe sahiplerinin çoğunun bahçelerine gelen işçilerin kalması için kulübe tarzında barakalar yaptıklarını,

- İşçilerin sabah 5'te kalkıp, 6'ya kadar kahvaltı vs. işlerini halledip, saat en geç 7'de çalışacakları yere geldiklerini ve çalışmaya başladıklarını, öğlen 1 saat mola yaptıklarını ve akşam 7'ye kadar çalıştıklarını,

- 20 kişi çalışırken 1 kişinin de aşçı olarak kaldığını ve parasını bahçe sahibinin verdiğini,

- En büyük sıkıntının ücretin düşüklüğü olduğunu ve bunun da fındığın fiyatındaki belirsizlikten kaynaklandığını, işçilerin burada çalışırken yeterince beslenemediğini ve güçten düştüklerini ve en fazla 30 gün çalışabildiklerini,

- Malatya'da kayısı toplama işinde yol parası bahçe sahibine ait olduğu halde burada alınan paranın büyük bir kısmını yol ve diğer ihtiyaçları için harcamak zorunda olduklarını, ekonomik olmasına rağmen geliş gidiş dönemlerindeki yoğunluk itibariyle trenle gelmelerinin mümkün olmadığını, trende yer bulmanın çok zor olduğunu ve bilet bulmak için rüşvet vermek zorunda kaldıklarını,

- Karasu / Kocaali bölgesinde çalışma şartları daha ağır ve ücret daha az iken örneğin Ordu'da hem fındığı toplamanın daha kolay hem de ücretin daha iyi olduğunu,

- Herhangi bir etnik ayrımcılıkla karşılaşmadıklarını,

ifade etmişlerdir.

Bu arada görüşme yerinde olan fındık tüccarı Osman Mert ; özellikle Diyarbakır'dan gelen işçiler olmak üzere bazı işçilerin PKK ve Abdullah Öcalan'la ilgili ima ve davranışlarda bulunduğunu, cep telefonlarında Öcalan'ın resmini taşıdıklarını belirtmiştir.











E-) DEĞERLENDİRME :

1-) Tüm tarafların ortak şikayet ettiği husus ekonomik sıkıntılardır. Fındığın fiyatındaki belirsizlik ve yıllar içindeki istikrarsızlık hem fındık yetiştiricisini hem de fındık işçilerini mağdur etmektedir.

2-) Fındık işçilerinin herhangi bir etnik ayrımcılığa, şiddet eylemine maruz kalmadığı belirtilmiştir. Ancak bu meseleyi 2 açıdan değerlendirmek gerekmektedir. Birincisi ; işçiler sabah 7 - akşam 7 çalışmaktadırlar. Bu da fındık işçilerinin yerel halka karışmasını ve onlarla iş ilişkisi dışında sosyal ilişkilere girmesini fiilen imkansız kılmaktadır.

3-) Resmi makamlardan fındık işçilerine yönelik açık bir ayrımcılık uygulandığına ilişkin veri elde edilmemiştir. Ancak özellikle işçilerin yevmiye ücretlerini tespit eden komisyonda

işçi temsilcilerine yer verilmemesi, işçilerin geliş gidişleriyle ve barınma yerleriyle ilgili mağduriyet giderici düzenlemeler yapılmaması eksiklik olarak görülmektedir.

4-) Özellikle dayıbaşlarının; herhangi bir etnik ayrımcılıkla karşılaşmadıklarını ve şiddet eylemine uğramadıklarını belirtirken takındıkları hal ve tavırlar, maruz kaldıkları problemler olsa bile edindikleri ekonomik menfaatler gereği bunları gündeme getirmek istemedikleri izlenimini uyandırmıştır.











F-) ÖNERİLER :

1-) Her ne kadar bölgede fındık işçilerine karşı herhangi bir etnik ayrımcılık ve şiddet eylemi olmasa da bu durumun yukarıda açıklanan ağır çalışma koşullarından kaynaklandığı ve yerel halkla işçilerin kaynaşamadığı tespit edilmiştir. Potansiyel gerilimi tolere etmek, tanışmak ve yakınlaşmak için gerek resmi makamlar gerekse yerel halk tarafından veya gönüllü teşekküllerce değişik organizasyonlar, sosyal etkinlikler düzenlenmelidir.

2-) Ayrıca medya da konuya gereken duyarlılığı göstermeli, ortak değerler üzerinden sürekli kardeşlik vurgusu yapmalıdır. Zira bugüne kadar büyük çaplı menfi bir olay yaşanmamış olmasına rağmen istenmeyen olayların meydana gelmesinin ihtimal dışı olmadığı kanaatine varılmıştır.

3-) Tespit edildiği kadarıyla en önemli sorunun ücretlerin düşüklüğü ve çalışma şartlarının ağırlığı olduğu düşünüldüğünde ; öncelikle ücret tespit komisyonuna işçi temsilcilerinin katılımının sağlanması ve çalışma saatlerinin ya azaltılması ya da ücretlerin çalışma saatlerine uygun bir seviyeye getirilmesi sağlanmalıdır.

4-) Her ne kadar işçilere yönelik olarak resmi makamlardan insan hakkı ihlali niteliği taşıyan bir müdahalenin varlığı tespit edilmemişse de resmi makamlar (kaymakamlık, belediye, güvenlik güçleri) işçilerle daha yakından ilgilenmeli, onların insan onuruna yakışmayan durum ve fiillere maruz kalmaması için her türlü tedbiri almalıdır.


Turgay Etçibaşı Abdülkadir Dinç

Şube Başkanı Başkan Yardımcısı

Üye Ali Abdullah Üye Orhan Bektaş

Üye N.Fatih Şentürk Üye Muharrem Küçükosmanoğlu

YAYIN BİLGİLERİKategori Adı Yurt İçi RaporlarTarih 2008-09-04
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: mazlumder[a]gmail.com | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 4604590