Bursa İnegöl İlçesi Olayları MAZLUMDER Gözlem Raporu

BURSA İNEGÖL İLÇESİNDE 25-26 TEMMUZ 2010 TARİHLERİNDE MEYDANA GELEN OLAYLARLA İLGİLİ MAZLUMDER BURSA ŞUBESİ GÖZLEM RAPORU

02 Ağustos 2010

Olay: Bursa İnegöl ilçesinde 25 Temmuz 2010 akşamı saat 21.00 sularında Orhaniye Mahallesi çinili camii önünde aynı mahalle sakinlerinden küçük bir grup ile Huzur Mahallesi (Kürt kökenli vatandaşların mukim olduğu mahalle) sakinlerinden olup şehir içi otobüs işletmeciliği yapan grup arasında, Sebebi her iki grupça kendi yanlarından farklı anlatılsa da her haliyle basit bir asayiş olayı olarak başlayan kavgada Orhaniye mahallesi sakinlerinden bazıları bıçakla ve darp ile yaralanarak hastaneye kaldırılmış, olayla bağlantılı olarak Huzur mahallesi sakinlerinden üç kişi de polis tarafından gözaltına alınarak İnegöl Belediyesinin arkasındaki merkez polis karakoluna götürülmüşlerdir.

Olayın ilçede duyulması ve yaralananların ikisinin öldüğü rivayetinin yayılması üzerine ağırlıklı olarak Orhaniye ve komşu Mesudiye Mahallesi sakinlerinden oluşan yaklaşık 500 kişilik bir grup, merkez polis karakolunun etrafında toplanmış ve gözaltındaki şahısların kendilerine teslim edilmesini talep etmeye başlamışlardır.

Aynı gün ilçede bir siyasi partinin mitinginden ve ilçede icra edilen bir halk konserinden dönen kalabalığında katılmasıyla beraber karakolun etrafında büyük bir insan kitlesi toplanmıştır.

Kalabalığın artmasıyla birlikte taşkınlık da artmış, bir kısmı alkollü olan grup önce karakolu hedef alarak taşlamaya başlamış, daha sonra tamamen kontrolden çıkmış ve karakolun önünde 'Kahrolsun PKK' sloganları eşliğinde önce polis araçlarını, daha sonra belediye hizmet araçları ile ambulansları yakmışlar, çevredeki Kürt vatandaşlara ait olduğunu zannettikleri işyerlerini tahrip etmişlerdir.

Bu arada Huzur Mahallesine de kimi yönlendiriciler tarafından gözaltındakilerin öldürüldüğüne ilişkin haberlerin ulaştırılması üzerine, bu mahalle sakinleri de kalabalık bir grup halinde ilçe merkezindeki polis karakoluna gitmek üzere İnegöl-Bursa-Ankara çevre yoluna çıkmışlar, ancak jandarma kendilerine engel olmuş, yol da bu nedenle saat 24.00 den 03.30'a kadar kapalı kalmıştır.

Bursa Valisinin Yenişehir üzerinden ilçeye ulaşması ve takviye olarak gelen çevik kuvvet ekiplerinin duruma vaziyet etmesi ile olaylar kontrol altına alınmıştır.

İnceleme heyeti: MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı Av. Şakir Çalışkan, Başkan Yardımcısı Hasan ÜNAL, Gaste Bursa Genel Yayın Yönetmeni ve MAZLUMDER Üyesi İlyas Ermiş, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Uzmanı ve MAZLUMDER Üyesi Mücahit Gültekin, Mehmet Erman MAZLUMDER Üyesi

Yapılan görüşmeler:

İnegöl Belediye Başkanı Ali Nur Aktaş: Olaylar saat 21.30 sularında başladı. Toplanan kalabalık 300 kişi civarında idi. Saat 23.30 da Bursa'ya telefon edilerek takviye güvenlik gücü istendi. Saat 24.00 sularında kalabalığı yatıştırmak için bir konuşma yaptım. Ancak sakinleştirmeye muvaffak olamadım. Taşkınlığın artması ve belediyemize araçlar da dâhil olmak üzere yakılmaya başlanması ile belediyenin bodrum katına sığınmak zorunda kaldım. Bu kargaşa sırasında Kürtlere ait olduğu zannedilen 4 işyeri zarar gördü. Vali Bey saat 02.00 sularında gelip, 05.00 sularında ilçeden ayrıldı. Ayrılmadan önce mülki ve askeri erkan ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile bir toplantı yaparak sağ duyu çağrısında bulundu. Doğma büyüme İnegöllüyüm. Böyle bir olayın benzerini hiç görmedim. İnegöl'de siyaset yapmam hasebiyle İnegöl halkını iyi tanırım. O gece meydanda bir partinin sıkça kullandığı işaret ve sloganları kullanan ve birçoğu da sarhoş olan kalabalık içinde tanıyabildiğim kimse yoktu. Bu bana ilginç geldi.

İnegöl Süper Kanal Yöneticisi Fikret Bayram: Saat 22,30 da 5 kişinin yaralandığına dair bir bilgi geldi. Saat 23.30 da Belediye karşısındaki merkez karakoluna geldiğimde karakol önünde yaklaşık bin kişilik bir kalabalık vardı. Görebildiğim ve tespit edebildiğim kadarıyla kalabalık ağırlıklı olarak İnegöl spor taraftarları ve Orhaniye Mahallesi gençlerinden oluşuyordu. Saat 24 sularında Belediye Başkanı bir konuşma yaptı. Ancak kalabalığı sakinleştiremedi. Takviye olarak gelen çevik kuvvet ekibi iner inmez kalabalığın üzerine biber gazı sıktı. Bu hareket kalabalığı daha da tahrik etti. Kalabalığı oraya yönlendiren insanlardan bir kısmı taşkınlığın artması ve olayların kontrolden çıkması üzerine grubu dağıtmaya çalıştılar.

Gördüğüm ve çok önemli olduğunu düşündüğüm bir ayrıntı da gecenin ilerleyen saatlerinde kalabalığı yatıştırmak için polis, kalabalığın içinden bazılarını istedikleri şahısların karakolda olmadığını göstermek için içeriye alıp gezdirdiler. Anladığım kadarıyla polis gözaltındaki şahısları karakoldan başka tarafa tahliye etmişti.

Anladığım kadarıyla Orhaniye halkı polisin ilk olaya yeterli müdahale yapılmadığı önyargısıyla polis karakoluna gelmiştir. İnegöl'de bu tür asayiş olayları sürekli olabilir. Bu olay da çıkışı itibariyle sıradan bir asayiş olayıdır.

Genç Ajans Yöneticisi Ömer Şen : Olayların çıktığını duydum. Saat 24.00 de merkez polis karakoluna gittim. Yaklaşık 500 kişilik bir kalabalık vardı. Olayları özellikle kışkırtan alkollü gençler idi. Kalabalığın içinde aktif olanların sayısı 100 kişiyi geçmez. Bu olay vesilesi ile görüldü ki İlçenin güvenliğinden sorumlu personel yetersizliği mevcuttur. Kalabalığın attığı sloganlar; 'Kahrolsun PKK, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Ya Allah Bismillah Allahuekber'

Bana göre İlçemize 20 yıl önce göç ile gelen Kürt vatandaşların topluca Huzur Mahallesine yerleştirilmeleri yanlış olmuştur. İnegöl'ün her yanına dağıtılmalı idi.

Yine benim kanaatime göre tipik bir asayiş olayı ülkenin genel atmosferinin etkisi ile etnik çatışmaya dönüştürülmek istenmiştir.

İnegöl İmam Hatip Mezunları Derneği (İHMED) Başkanı Haydar Cerrah: Adi bir adli vaka olarak başlayan hadise ülke gündeminin etkisi ile Türk - Kürt çatışmasına çekilmeye çalışılıyor. Olaya siyasi bir kılıf bulunarak polis karakolu ve belediye binası taşlanıyor.

İnegöl'de bu tür olayları çıkaranlar, kültürel düzeyi düşük olan İnegöl spor taraftarı ve Orhaniye mahallesi gençleridir.

Orhaniye Mahallesi Muhtarı Veli Çetin: Mahallenin % 80 i yerlidir.15 - 20 yaş arası gençler hareketlidir. Mahallemizde çok fazla sayıda tekel bayii ve bar bulunmaktadır. Bu durum kötü alışkanlıkları teşvik ediyor. Mahallemizde 17 bin nüfusa karşılık tek bir ilköğretim okulunun bulunması eğitim düzeyinin düşük kalmasına sebebiyet vermektedir. Mahalle olarak devletten yeterli hizmeti alamıyoruz. Söz konusu olayda polis yetersiz kalmıştır. Karakol önünde araç yakan insanların bu işleri daha öncede yapmış olduğunu tahmin ediyorum. Kalabalıktan gizlenme gereği duyuyorlardı. Şapkalarını yüzlerine indirerek tanınmamaya gayret ediyorlardı. Atletlerini çıkarıp yakıyor ve aracın içine atıyorlardı.

Olayda yaralanıp hastaneye yatırılan yaralılardan Yunus Uyan: Mehmet Seyit ile otobüsü üç kez üzerimize sürmesi nedeniyle Mesudiye mahallesinde tartıştık. Daha sonra Orhaniye mahallesinde bulunan Çinili Camii önünde arkadaşlarla otururken kalabalık bir grup sopalarla üzerimize saldırdı. Bu arbede sırasında sırtımdan bıçaklanarak yaralandım.

Olayda yaralanıp Hastaneye Yatırılan Yaralılardan Selahattin Orhan: Kavgayı ayırmaya ve tarafları yatıştırmaya çalışırken karnımın sağ tarafından bıçak darbesi aldığımdan ameliyat oldum. Olay Yunus'un anlattığı gibidir.

Huzur Mahallesi eski muhtarı Bayram Soyuşen: Olaya karışan Mehmet Soyuşen kardeşimdir. 27 yıldır İnegöl'de ikamet ediyorum. 10 sene muhtarlık yaptım. ANAP ilçe yönetiminde bulundum. Kanaat önderi durumundayım.

Akşam namazından sonra olaydan haberdar oldum. Orhaniye mahallesinde bizim arabamızın yolunu kesmişler. Olayı duyar duymaz olay mahalline hareket ettim. Maksadım kavga başlamadan önlemekti. Ancak yetişemedim. Ben gidene kadar kavga olmuş ve bizim adamları polis alarak karakola götürmüştü. Durumlarından haber almak için karakola gittiğimizde çok büyük bir kalabalığın toplandığını gördük. Bizde 30 - 40 kişilik bir grup olarak kalabalığın içinde mahsur kaldık. Kavganın görüntüleri güvenlik kameralarında mevcuttur. Kesinlikle bizden kimse ne kahveyi ne de cami önündeki kalabalığı basmıştır. Tersine aracımızın önü kesilmiş, kardeşim ve oğlum dövülmüştür.

Olay iki aile arasında cereyan eden bir kavgadır. Kesinlikle siyasi ve etnik bir yanı yoktur.

TESPİT VE ÖNERİLER:

1- Müessif olayların yaşanmasına neden olan kavganın başlangıcına ilişkin muhtelif aktarımlar söz konusudur. Kavganın başlangıç aşaması farklı şekillerde anlatılsa da, olayın her iki tarafı da kavganın ilk başlangıcını asayişi ilgilendirecek bir çerçevede anlatmışlardır. Taraflar olayın başlangıcına ilişkin "siyasi" ya da "etnik" bir gerekçe sunmamışlardır. Bu da olayların daha sonradan "etnik" ya da "siyasi" bir yöne çekilmeye çalışıldığı argümanını güçlendirmektedir.

.

2.Her ne kadar ilk tespitlere göre olay adli bir vaka gibi görünse de önceden planlanmadığı ve tasarlanmadığı halde kitlelerin etnik temelli olarak bu kadar kolay ve çabuk provoke edilebilmesi toplumsal barış açısından endişe vericidir.

3-Olayda kalabalığın öfkesi genel olarak emniyet güçlerine doğru yöneltilmiştir. Kalabalık "Kahrolsun PKK" sloganları eşliğinde polis otolarına saldırılarak yakmıştır Zarar gören araçların tamamının kamu malı olması ve bu araçların büyük bir bölümünün emniyet güçlerine ait olması düşündürücüdür.

4- Gerek Huzur mahallesinin sakinleri, gerekse de Orhaniye mahallesi sakinleri yaşanan bu olayın olumsuzluklarına işaret ederek, bir daha böyle olayların yaşanmamasına ilişkin temennilerde bulunmuştur.

5- Olay gecesi alkolün de etkisiyle şiddete ve saldırganlığa dönüşen öfke, sonraki günlerde yerini sakinliğe bırakmış görünmektedir. Ancak ilk defa böyle bir toplumsal travma yaşayan ilçenin yaraları henüz çok tazedir. Kamu görevlilerinin, siyasilerin, STK'ların ve kanaat önderlerinin atacakları adımlar bu yaraları sarmaya yönelik olmalıdır. Henüz çok taze olan bu yaraların iyileşmesine dönük adımlar zamanında ve gereken samimiyetle atılamaz ise, bu yaranın toplumsal bilinçaltına işlemesi de mümkündür.

6- Olayın tarafları ve toplumsal role sahip kesimler suçlayıcı, yargılayıcı, tahfif ve tahkir edici bir dil kullanmaktan özellikle kaçınmalıdır. Özellikle olayın taraflarının "özeleştiri" içeren mesajlar vermeleri yaraların sarılmasında ve çabuk iyileşmesinde önemli bir katkı sunacaktır.

7-Kısa zamanda yapılamasa bile olayın tarafları arasında bir diyalog zemini oluşturmanın yolları üzerinde düşünülmeli, Olayın üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra "rasyonel zeminlerde" ve "sağduyu sahibi" ve özellikle "çatışma çözme becerileri" konusunda uzman kişilerin yönetiminde kritiği yapılmalı, topluma düşüncelerini aktarma fırsatı verilerek olaydan gereken derslerin çıkarılmasına çalışılmalıdır.

YAYIN BİLGİLERİKategori Adı Yurt İçi RaporlarTarih 2010-08-03
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: info[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 3245968

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari