Türkiye de Cezaevleri sorunu

Ankara, 24 Nisan 2001

TÜRKİYE'DE CEZAEVLERİ SORUNU

Ülkelerin insana, insan haklarına verdikleri değer ve saygının en belirgin bir biçimde ortaya çıktığı mekanlar cezaevleridir. Türkiye'deki cezaevlerinde de pek çok sorun yaşanmaktadır. Yıllardan beridir tutuklu ve hükümlülere hiçbir bireysel ya da özel alan bırakmayan koğuş sisteminin sakıncalarını gidermek için, bu kez de insanları tamamen yalnızlaştıran, izole eden F Tipi Cezaevleri uygulamasına geçildi. Bir ve üç kişilik odalardan oluşan bu cezaevlerine geçmemek için açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerine giren tutuklulara dönük yapılan ve "Hayata Dönüş" adı ile anılan operasyonu sonucunda toplam 30 tutuklu, 2 de asker yaşamını yitirdi. Hala devam eden ölüm orucu eylemlerinde de bugün itibariyle 17 kişi öldü. Tutuklu ve hükümlülerin kararlılığı, hükümetin de duyarsızlığı ne yazık ki devam etmektedir ve bu da ölü sayısının her geçen gün artacağını göstermektedir.

Adalet Bakanlığı, mahkumların isteklerinin kabul edilemez olduğunu ileri sürerek uzlaşma için herhangi bir diyaloga girmek istememektedir. Oysa mahkumların F Tipi cezaevi uygulamasına fiilen geçildiği tarihten önceki ve sonraki talepleri aynı değildir.

İnsana ve insan hayatına değer veren herkes ölümleri durdurmak için çaba göstermeli ve bu kabusa son vermek için elinden geleni yapmalıdır. Biz İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği MAZLUMDER olarak defalarca Adalet Bakanlığı'nı ve hükümeti, "devletin itibarı"nı insan hayatından üstün tutan malum anlayıştan bir an önce vazgeçmeye çağırdık; bugün de bu çağrımızı yineliyoruz.

Adalet Bakanlığı, bu sorunun çözümü için birtakım yasa tasarılarının en kısa sürede parlamentoda görüşüleceğini söylemiştir. Ancak bu tasarıların yasalaşması da bu eylemlerin son bulmasını sağlayamayacaktır. Çünkü bu tasarılar, politik tutuklu ve hükümlülerin, sosyal, kültürel, eğitim ve spor faaliyetlerinden yararlanmalarını, meslek kazandırma ve iş yurdu çalışmalarına katılmalarını, tutuklu ve hükümlüler açısından bir hak olarak görmemektedir. Dolayısıyla, devletin hazırladığı "iyileştirme ve eğitim" programlarına katılmak istemeyen tutuklu ve hükümlülerin durumunun ne olacağına ilişkin hiçbir düzenleme hala düşünülmemektedir.

Oysa cezaevindeki ortak alanların kullanımı, tüm hükümlüler açısından genel kural olmalı ve hiçbir ön koşula bağlanmamalıdır. Ve bu düzenlemeler, daha fazla ölümlere meydan vermeyecek bir ivedilikle ele alınmalıdır. Türkiye'deki insan hakları savunucuları, hükümetin bunu acilen ele alması için uluslararası toplumun da gereken duyarlılığı göstermesini beklemektedir.

Yılmaz Ensaroğlu

MAZLUMDER Genel Başkanı

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2001-04-24
Okunma Sayısı : 2296
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: mazlumder[a]gmail.com | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 4701782