Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle

ENGLISH | İletişim | Bannerlerimiz | Biz Kimiz | Linkler | RSS Kaynağı  " Kim Olursa Olsun Zalime Karşı Mazlumdan Yana "

MAZLUMDER

Başvuru


 

İhsan Dağı

   Cuntacılık bir hastalık, tedavisi yargılamak


   İhsan Dağı

Zaman 24.02.10

Bir askere darbecilik virüsü bulaşınca artık iflah olmaz. 27 Mayıs darbecileri hayatlarının sonuna kadar kendilerini 'ihtilalci' olarak gördüler.

Darbe sırasında yurtdışında bulunan Talat Aydemir darbeye katılan arkadaşlarının ikbalini görünce kendisi de iki fiili girişimde bulundu. 27 Mayıs'tan altı ay sonra 14'lerin tasfiyesi de darbe içinde darbeydi. Komite'deki herkes, diğer grubun kendilerini asacağından korkuyordu. Bir grup erken davrandı, diğerlerini harcadı. İktidarda kalan komitecilerin de başı Silahlı Kuvvetler Birliği denen başka bir cuntayla dertteydi. İktidarı sivillere devretmeden, bu defa da kendilerine karşı darbe yapılacağı ve kellelerinin gideceği endişesi içindeydiler. Yani cuntacılık hastalığı tüm orduyu sarmıştı 27 Mayıs'ın ardından. 9 Mart girişimi, 12 Mart ve 12 Eylül bu pisliğe bulaşanların eseridir. Silah zoruyla iktidar ve imtiyaz sahibi olunduğunu görenler akıllarından silememişlerdir darbeyi. 12 Eylül darbecisi Kenan Evren boşuna; 'bugün olsa yine yapardım' demedi. Virüs hâlâ vücudunda. Bu bir hastalık; tedavisi de yargı. Cuntacılıktan ancak yargılanarak arınabilirler.

Balyoz planı da 28 Şubat'ta kanına darbecilik bulaşanların eseri. 3 Kasım seçimlerini Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AK Parti'nin açık ara kazanması 28 Şubatçıları şoke etmişti. Partisi kapatılan, müstakbel lideri hapse atılan, bütün sosyal tabanı taciz edilen hareket dönüşerek, büyüyerek iktidara gelmişti. 3 Kasım seçim sonuçları 28 Şubat sürecinin iflasıydı. Yargıyı, üniversiteleri, medyayı avuçlarına almışlar, ama Tayyip Erdoğan'ın dönüşünü engelleyememişlerdi. Artık yapılması gereken 28 Şubat tarzı 'post-modern' değil, 27 Mayıs modeli 'fiili' bir darbeydi.

Kasım 2002-Mart 2003 tarihleri arasında hazırlanan Balyoz Harekât Planı böyle yeni bir stratejinin ürünüdür. Planın mimarı Çetin Doğan TV konuşmalarında 'İktidara yeni gelmiş bir parti hakkında, daha icraatlarını bile görmeden neden bir darbe planı yapılsın?' diyordu. Sanki AK Parti'yi ve Tayyip Erdoğan'ı yeni tanımışlardı 3 Kasım'da. Değil tabii. Balyoz, 28 Şubat'ın balyozu olacaktı hâlâ ayakta kalanlara karşı, ama yapamadılar. Ordunun tam tepesindeki adam direniyordu. O yüzden Mart 2003'te 1. Ordu'da uygulanan plan semineri Genelkurmay'a gitmedi, elden ele dolaştı. Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz, Eldiven, Kafes, 'Bitirme Planı' oldu. Adeta 'cuntalar bayrak yarışı'... Emekli olan ardından gelene bırakıyor.

Darbelere baktığımızda 1. Ordu'suz darbe olmadığını göreceksiniz. Dün gözaltına alınanlardan iki orgeneral 1. Ordu'nun eski komutanları. Çevik Bir gibi. Burada ilginç harp oyunları yapılırmış hep. Örneğin 27 Mayıs darbesinden birkaç ay önce de 1. Ordu'da harp oyunu yapılmış. Hem de dönemin Kara Kuvvetleri komutanı ve cuntacıların lideri Cemal Gürsel'in katılımıyla.

27 Mayısçı Numan Esin anılarında bakın nasıl anlatıyor bunu: 'Cemal Gürsel'i ilk defa ihtilalden iki ay önce İstanbul'da gördüm. Bir harp oyunu yapılmıştı. Ben, kurmay subayı olarak oyunu hazırladım. 1. Ordu Bölgesi'ndeki ordu komutanlarının idaresinde bütün kolordu ve tümen komutanları katıldılar. Misafir komutan olarak Cemal Paşa gelmişti. Şöyle bir konuşma yaptı: 'Arkadaşlar, memleket çok güç ve tehlikeli bir durum içinde. Bu durumda, kuşkusuz bize de görevler düşecektir'. Onu dinleyince dedik ki; demek söylenenler doğru; Cemal Paşa da bu işin içinde.' (s.100)

İşte böyle, cuntacılık bulaşıcı ve kalıcı... Balyoz, 28 Şubat'ın devamıdır, 28 Şubat da öncekilerin. Cumhuriyet döneminde bütün cuntaların ve darbelerin anası da 27 Mayıs'tır. Ve şimdi bu meş'um olayın 50. yılındayız. Katılanlardan ve kalıntılarından hesap sormak için sembolik bir yıl... Balyoz soruşturması geriye doğru darbeler ve darbecilerle yüzleşmenin başlangıcı olabilir. Bir elli yıl daha beklemeyelim..

 


insan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği

Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 249
Tarih  Tarih : 24 Şubat 2010 10:17
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Duyurular



ŞUBELER

 Adana Tems.  Ağrı
 Akyazı  Ankara
 Batman  Bursa
 Diyarbakır  Gaziantep
 İstanbul  İzmir
 Kayseri  Kocaeli
 Konya  Kütahya
 Malatya  Sakarya
 Sivas  Şanlıurfa
 Trabzon  Uşak
 Van  Hatay

Alıntı Yazılar

Niçin bu kadar çok vatan haini var? mustafa akyol
mustafa akyol
Yargıya muhtıra Şamil Tayyar
Şamil Tayyar
Nasıl Bir Siyaset - 3 Mehmet ALKIŞ
Mehmet ALKIŞ
Derhal Anayasa değişikliği Hasan Celal güzel
Hasan Celal güzel
Koca komutanları gözaltına almak kolay mı... Oral Çalışlar
Oral Çalışlar
Cuntacılık bir hastalık, tedavisi yargılamak İhsan Dağı
İhsan Dağı
''Yargıdaki dost unsurlar'' Akif Beki
Akif Beki
Askere yargı önünde kol hizası... Ali Bayramoğlu
Ali Bayramoğlu


Kampanya

   
   

"Kim Olursa Olsun Zalime Karşı Mazlumdan Yana"

insan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği © 2005-2008 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Anasayfa | | Ayrımcılık | | Azınlık Hakları/Kültürel Haklar | | Bannerlerimiz | | Biz Kimiz | | Çocuk Hakları | | Dernek Tüzüğü | | Din Özgürlüğü | | Dini Özgürlükler | | Engelli hakları | | Göç Sorunu | | Hak Arama Bilinci | | Hasta Hakları | | İnsan Hakları Araştırmaları | | İnsan Hakları Tarihi | | İnsan Haklarının Dili | | Kadın Hakları | | Kişi Özgürlüğü | | Kürt Sorunu | | Linkler | | MAZLUMDER Tanıtım | | Mülteci Hakları | | Perspektif Sorunu | | Tüketici Hakları | | Tutuklu Hakları | Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Sitemiz En İyi İE7 ve Firefoxta 1024X768 Çözünürlükte Görüntülenir

Haber Altyapı: MyDesign Tasarım ve Kodlama :LeaDeR