CEZAEVİ SÖYLEŞİLERİ'NİN 36.'SI TAYYAR TERCAN'IN KATILIMI İLE GERÇEKLEŞTİ

MAZLUMDER Cezaevi Komisyonu tarafından yürütülen Cezaevi Söyleşilerinin 36.’sı, 17.03.2018 tarihinde yaklaşık 9,5 yıllık hapishane tecrübesiyle eski mahpus gazeteci Tayyar Tercan’ın katılımı ile gerçekleştirilmiştir.

Program, MAZLUMDER Genel Sekreteri Av. Kaya Kartal’ın açılış konuşması ile başlamıştır. Kartal, MAZLUMDER çatısı altında geçtiğimiz Ocak ve Şubat ayları içinde, bugüne kadar halen devam eden 28 Şubat mağduriyetleri ve bilhassa cezaevlerinde devam eden mağduriyetler konusunda birçok kişi ve kurumun da destek ve katılımı ile yaklaşık 8 haftalık bir kampanya gerçekleştirilmiş olduğunu, 28 Şubat mağduriyetlerinin artık daha fazla uzatılmadan derhal giderilmesi gerektiğini, 28 Şubat mağduriyetleri giderilene kadar da çalışmalarının devam edeceğini belirtmiştir. Daha sonra, 14.03.2018 tarihinde MAZLUMDER Cezaevi Komisyonu adına Kocaeli 1 ve 2 No’lu cezaevlerine yönelik gerçekleştirilen ziyarete değinen Kartal, oradaki mahpusların selamını da ileterek anılan ziyaretten bahsetmiştir. Kartal, son olarak söyleşi konuğu Tayyar Tercan’ı kısaca tanıtarak sözlerini sonlandırmıştır.

Tayyar Tercan, öncelikle kendisi ve geçmişi hakkında bilgi vererek konuşmalarına başlamıştır. Tercan, kendisinin Büyük Doğu fikriyatını benimsemiş bir yazar olarak 1990’lı yıllarda çeşitli dergilerde görev aldığını, bu süreç içinde 1996 yılında Ankara Mamak’ta evinde bulunmadığı bir gün kolluk görevlileri tarafından arama işlemi gerçekleştirildiğini, durumdan haberdar olduktan sonra emniyete gittiğini ve bir daha ancak 9,5 yıl sonra dışarı çıkabildiğini beyan etmiştir. Ankara’da Emniyete gider gitmez gözaltına alınarak İstanbul’a getirildiğini 11 gün boyunca yoğun şekilde işkence gördüğünü ifade eden Tercan, soruşturma aşamasında işkence gördüğüne dair Adli Tıp Kurumundan rapor dahi almış olmasına rağmen ne savcılık ne sorgu hakimi ne de mahkeme sürecinde mezkûr rapora itibar edilmediğini, işkence altında kendisine zorla imzalattırılan ifade tutanakları ile yargılamaya tabi tutulduğunu ve neticeten örgüt üyeliği suçlaması ile 12,5 yıl hapis cezası aldığını beyan etmiştir.

Anılan mahkeme kararında sadece örgüt üyeliği nedeniyle ceza aldığını, iddianamede örgüt üyeliği dışındaki kendisine isnat edilen suç vasfındaki eylemler konusunda ise mahkemece herhangi bir ceza verilmediğini ifade eden Tercan, iddianamede yaşanmamış olayların dahi suç olarak kendisine isnat edildiğini, mahkemece verilen karar sonrasında ise daha büyük bir vahametle karşılaştıklarını beyan etmiştir. Şöyle ki, 12,5 yıl hapis cezasına ilişkin temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9.  Ceza Dairesi tarafından iddianamede yer alan eylemler nedeniyle de ceza verilmesi gerektiğine hükmedilerek kendisi hakkındaki 12,5 yıl hapis cezasının değiştirilerek 36.5 yıl hapis cezasına çevrildiğini belirten Tercan, 36,5 yıl hapis cezasının da indirimlerle birlikte 29,5 yıla düşürüldüğünü, kendisi hakkındaki verilen mahkeme kararının bu şekilde onanarak kesinleştiğini ifade etmiştir.

Bu karar sonrasında yaklaşık 9,5 yıllık bir cezaevi tecrübesi yaşayan Tercan, 2005 yılında ceza kanununda gerçekleşen değişikliklerle birlikte tahliye edildiğini, daha sonra kendisi hakkında yürütülen başkaca ceza davaları nedeniyle 1 yıl Ankara’da kaçak yaşadığını, 3 yıl da yurtdışında bulunduğunu, söz konusu suçların zaman aşımına uğraması ile birlikte tekrar Türkiye’ye dönüş yapabildiğini ifade etmiştir.

Cezaevinde bulunduğu süreçte Noel Baba adı altında yapılan operasyonu yaşayanlardan birisi olduğunu belirten Tercan, bu operasyonda arkadaşları ile birlikte haksız şekilde saldırıya uğradıklarını, koğuş içerisine ağır silahlarla ateş açıldığını ve yoğun şekilde gaz bombası atıldığını, bu olay sebebiyle bir arkadaşlarının şehit edildiğini, kendisinin de bacağından yaralandığını, bu operasyonun koğuşta bulunan herkesi tek tek başka yerlere dağıtmak ve sindirmek gayesi ile yapıldığını, bu operasyon nedeniyle kendisine ve arkadaşlarına karşı açılan davaların halen devam ettiğini beyan etmiştir.

28 Şubat ve cezaevlerindeki mağduriyetler konusuna da değinen Tercan, o dönemde yapılan sözde yargılamalar nedeniyle 20 yılı aşkın süredir halen cezaevlerinde tutulan mahpusların bulunduğunu ifade ederek, bu konuda herkesin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini, sorunun çözümü için gayretlerin artarak devam ettirilmesi gerektiğini, en başta kendi adımıza ahirette vebal altında kalmamak adına tüm Müslümanların bu konuda duyarlılık göstermesi gerektiğini vurgulamıştır. Tercan, cezaevlerindeki mahpuslara bir mektup göndermekten tutun da dışarıdaki ailelerle ilgilenmeye, mağduriyetleri eylemler/basın açıklamaları ile kamuoyunda duyurmaktan tutun da hukuki yollara başvurmaya kadar her türlü yöntemle cezaevlerindeki mahpuslara yardım edilebileceğini belirtmiştir.

Program katılımcıların soruları ile sonlandırılmıştır.

 

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Cezaevi SöyleşileriTarih 2018-03-21Yer MAZLUMDER Genel MerkeziKatılımcılar TAYYAR TERCAN
Okunma Sayısı : 268
OHAL Raporu
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2461261

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari