Haber Analiz

(Haber Analiz)

Yeni Genel Kurmay Başkanlığına atanan Orgeneral İlker Başbuğ TSK'nin basın için uyguladığı akreditasyon kriterlerini değiştirdi. Fakat kimse niye böyle yaptığını bilmiyor. Uzamanlar nedenler konusunda farklı şeyler düşünüyor fakat hepsi bunun demokrasi için bir şey ifade etmediği konusunda hemfikir.

Her ne kadar bazı kurumlar tarafından demokratikleşmenin örnekleri olarak alkışlansa da, Genel Kurmayın sivil toplum örgütleri ve medya için yeni ayrımcılık politikası yıllardır demokrasi için savaşmış sivil örgütlerine göre bu, yeni seçilmiş Genel Kurmay Başkanının siyasete daha çok karışmak istemesinin çabaları olarak görülüyor.

Genel Kurmay Başkanı Başbuğ TSK'nin basın için uyguladığı akreditasyon kriterlerini değiştirdi. Fakat, akreditasyon kriterlerinin ne olduğu halen bilinmiyor,ama açıkça görülüyor ki medya kurumunun ne kadar etkili olduğu hesaba katılmıyor. TSK, web sitesini kendi almış olduğu kararları yayınlamak için bir bülten olarak kullanıyor, TSK akreditasyon için yeni kriterlerini açıklamadı , ilave olarak TSK, yorumlamalara da açık değil.

Yeni akreditasyon kriterleri Star, Yeni şafak günlük gazetelerinin ve Kanal 24 Televizyonu'nun davet edilmesini sağladı. Genel Kurmay Başkanı Başbuğ'un vereceği brifing için bu üç medya gurubunun daha önce TSK faaliyetlerinin yapıldığı caddelerin yakınlarından geçmesi bile yasaktı .

Başbuğ'un Diyarbakır'a yakın zamanda yaptığı ziyaret, sivil toplum örgütleriyle görüşmesi, Bu TSK tarafından akredite edilen medya tarafından önemli bir açılım olarak sunuldu. Kimse davet edilen sivil toplum örgütleri için hangi kriterlerin kullanıldığını bilmiyor ama bölgedeki problemleri sık gündeme getiren sivil örgütlerin davet edilmediği de açıktır.

TSK'nin bu yeni ayrımcı politikası hakkında konuşurken İnsan Hakları Derneği Başkanı Hüsnü Öndül akreditasyon teknik kriterlerini bilmediğini fakat bunun çok politik olduğunu, bunu gördüğünü söylüyor. Fakat ben bu durumu garipsemiyorum çünkü TSK Anayasaya göre hareket ediyor ki bu Anayasa zaten tamamıyla anti - demokratik tir.

Ahmet Abakay, Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı (ÇGD), TSK'nin akreditasyon uygulamalarının adaletsizliğe yol açtığını söylüyor, elbette kurumlar kimi kendi toplantısına çağıracağına karar verme hakkına sahiptir fakat kriterler kim beni seviyor ve ben kimi seviyorum olursa bu adaletsizliğe neden olur. Eğer bir gazete yüksek bir dolaşım oranına sahipse yada kamuoyunu etkileyecek bir güce sahipse bu davet edilmeli. Ben bu ayrımcılığa karşıyım diyor.

Abakay, birde TSK'ye medya organlarından korkmamasını tavsiye ediyor ve yayıncıların kendi misyonlarını yerine getirdiğini hatırlamasını istiyor TSK dan. Bunlar halkı haberdar ediyorlar. Herkes duyduğu şeyi rapor etmeli. Eğer tutarsızlık olursa bunun da metotları var uyarmak için. Askeri hareketler yada korku için bir neden yok.

Ömer Faruk GERGERLİOĞLU, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği Başkanı, MAZLUMDER bir insan hakları derneği, TSK'nin davranışlarının basın özgürlüğüne karşı çalıştığını çünkü TSK kendisini her şeyin üstünde gördüğünü söylüyor. " TSK yürütme gücünün altında bir organ ve sadece devletin güvenliğiyle vazifelidir." Fakat o kendisini her şeyin üstünde bağımsız bir güç olarak görüyor. TSK bu ayrımcı ideolojik uygulamalarını sadece basın için uygulamıyor aynı zamanda, Diyarbakır'da ki son olayda görüldüğü gibi, bu sivil toplum örgütleri içinde aynıdır.

Özgür-Der'in yayınladığı deklarasyon da, Dernek başkanı Hülya Şekerci yeni akredite olan basın organlarının bunu memnuniyetle karşılamamaları gerektiğini söylüyor. Bu sadece yapılan baskıyı biraz hafifletmedir. Ve bu iğrenç ve egoistlik olur. Şekerci, bu keyfiliğe karşı bütün medya gruplarının birleşik bir tavır sergilemesi gerektiği çağrısını yapıyor.

Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, onun organizasyonu akredite olmadı, TSK'nin davranışının Türk demokrasisinin ikileminin sonucu olduğunu belirtiyor. "Askeriyenin kendisini politikadan daha yüksek bir pozisyona yerleştirmeye çalışmasını çok rahatsız edici bulduğunu belirtiyor." Türkiye dışında, siyaseti ilgilendiren şeylere askeriyenin müdahale ettiği başka bir demokrasi yok. Tanrıkulu soruyor; akredite olmayan medya gruplarının okuyucularının farklı bir Genelkurmay başkanımı var? yoksa bunlar vatandaş olarak görülmüyorlar mı?

12 Eylül 2008 Cuma Ayşe Karaabat Today's Zaman

Çeviri: Orhan ÖRS

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basında MazlumderTarih 2008-09-18
Okunma Sayısı : 1613
OHAL Raporu
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2533408

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari